Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/15036 E. , 2022/7983 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/15036
Karar No : 2022/7983
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Vakfı
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Samsun ili, Terme ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin Samsun Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonuna yapılan itirazın reddine ilişkin Samsun Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; Mahkemece yapılan 06.04.2017 ve 04.05.2017 tarihli ara kararlarıyla davalı idareden, plan değişikliği yapılırken Milli Eğitim Bakanlığından görüş alınıp alınmadığının ve kaldırılan eğitim alanı yerine eşdeğer alan ayrılıp ayrılmadığının sorulduğu, verilen cevapta, plan değişikliği yapılırken, Milli Eğitim Bakanlığından görüş alınmadığı, eğitim alanı yerine ise revizyon imar planında tüm alanın ihtiyacı olan eğitim tesisleri ayrılmış olduğundan ve dava konusu alandan kaldırılan eğitim alanı yerine eşdeğer alan ayrılması gerekmediğinden yeni bir alan ayrılmadığının belirtildiği, bu durumda, dava konusu taşınmazın, sağlık alanı olarak kullanılmak amacıyla eğitim alanı kullanımından çıkarılması konusunda Milli Eğitim Bakanlığından görüş alınmaksızın ve eş değer alan ayrılmaksızın tesis edildiği anlaşılan Samsun Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu revizyon imar planına doğrudan katkı veren Terme Belediye Başkanlığının da davalı olarak davaya katılması gerektiği halde bu davada Terme Belediye Başkanlığının hasım olarak alınmadığı, bu durumun usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği, dava konusu plan revizyonunun planlamaya ve hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Samsun ili, Terme ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin Samsun Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonuna yapılan itirazın reddine ilişkin Samsun Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptalinin istenilmesi üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan şeklinde nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan; uygulama imar planı da; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 6. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan şeklinde planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmıştır. Anılan Kanunun 8. maddesinde ise alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin ”Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, “Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder.” tanımına yer verilmiş, “Mekansal planlama kademeleri ve ilişkileri” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, mekansal planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekansal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları olarak hazırlanacağı, buna göre planlama kademelerinin, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; mekansal strateji planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planından oluştuğu kural altına alınmış, aynı maddenin 2. fıkrasında, mekansal planların, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanacağı, her planın, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorunda olduğu düzenlenmiş, 25. maddesinde, imar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılabileceği hükmüne, 26. maddesinde, “İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır. b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur.” kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre; plan revizyonlarının, imar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulanmasının mümkün olmadığı durumlarda veya üst ölçekli plana uyumluluğun sağlanması için planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi olarak tanımlandığı, plan değişikliğinin ise imar planlarının, ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmadan teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak kamu yararı amacıyla değiştirilmesi olarak tanımlandığından, bu kapsamda yapılan değerlendirmede, dava konusu imar planının ”plan değişikliği” değil, ”plan revizyonu” niteliğinde olduğu, plan değişikliğinde sosyal ve teknik altyapı alanının değiştirilmesi, kaldırılması veya küçültülmesi durumunda ilgili yatırımcı kuruluşun görüşünün alınması ve bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içerisinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması gerekirken, plan revizyonlarında planlama bölgesiyle ilgili kurum görüşlerinin alınması gerekmektedir.
Bu durumda, dava konusu nazım imar planı, revizyon plan niteliğinde olmasına rağmen, plan değişikliği olduğunun kabulü suretiyle inceleme yapılarak kaldırılan eğitim tesisi alanı için yatırımcı kuruluşun görüşünün alınmadığı ve yerine eşdeğer alan ayrılmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesinde isabet görülmemiştir.
Öte yandan, davacı taşınmazına isabet eden donatı alanlarının, dava konusu nazım imar planı revizyonunda davacı taşınmazı ve çevresindeki kullanım kararları, donatı alanlarına ihtiyaç duyulan bölgelerle olan mekansal ilişkileri, yer bakımından uygunluk, fonksiyonların birbirleriyle uyumu, erişilebilirliği, dengeli, adil ve hakkaniyete uygun yer seçimi gibi planlanan beldenin ve bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimini karşılayacak olan donatı alanlarının, plan bütününde davacı taşınmazını etkileyen yönlerden şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olup olmadığının mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle elde edilecek sonuca göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/09/2022 tarihinde, kesin olarak, oy birliğiyle karar verildi.