Danıştay Kararı 6. Daire 2019/17040 E. 2022/9940 K. 21.11.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/17040 E.  ,  2022/9940 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/17040
Karar No : 2022/9940

KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının onanmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 12/03/2019 tarih ve E:2014/6332, K:2019/1292 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Balıkesir ili, Ayvalık ilçesi, … Beldesi, … pafta, … parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak belediye meclisinin 06/12/2012 tarihli, 2012/60 sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin, … Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı yazısı ile bildirilen olumsuz görüşü nedeniyle iptaline ilişkin … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının maliki olduğu, Balıkesir ili, Ayvalık ilçesi, … Beldesi, … pafta, … parsel sayılı taşınmazın Altınova belediye meclisince kabul edilen 28/10/1982 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve İller Bankası Planlama Daire Başkanlığınca kabul edilen 1983 tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında “esnek alan (tercihli kullanım alanı)” olarak ayrıldığı, daha sonra, 15/03/1993 onaylı 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı ile taşınmazın kısmen yol, kısmen tercihli kullanım alanı (yolun kuzeyi), kısmen yeşil alan (yolun güneyi) olarak fonksiyonlandırıldığı, 17/01/1999 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu ile taşınmazın yol olan kısmının kuzeyindeki bölümünün (tercihli kullanım alanı olan bölümün) yeşil alana dönüştürüldüğü, 1/5000 ölçekli nazım imar planında ise değişiklik yapılmaması sebebiyle yol olan kısmın kuzeyindeki bölümün tercihli kullanım alanı şeklindeki fonksiyonunun korunduğu, 1999 yılında taşınmazı satın alan davacının talebi üzerine alınan … tarihli, … sayılı Altınova belediye meclis kararıyla hem 1/1000 ölçekli uygulama iimar planında, hem de 1/5000 ölçekli nazım imar planında taşınmazın “kısmen yol, kısmen yeşil alan (yolun güneyi), kısmen tercihli kullanım alanı (yolun kuzeyi)” olarak ayrıldığı, davalı idarece, 05/06/2008 tarihli, 2008/6 sayılı Genelge hükümleri uyarınca, anılan belediye meclisi kararıyla kabul edilen imar planları hakkında görüş istenilmesi sonucu Balıkesir İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünce cevaben “yeşil alanın kaldırılması için zorunluluk bulunmadığı ve kaldırılan yeşil alan kadar eşdeğer yer ayrılmadığının” bildirilmesi üzerine, dava konusu … tarihli, … sayılı beşlediye meclisi kararı ile … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararının iptal edildiği, uyuşmazlıkta; dava konusu … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararı ile sanki 1/5000 ölçekli nazım imar planında da 17/01/1999 tarihinden bu yana taşınmazın bir kısmında “yeşil alan” fonksiyonu varmış ve 06/12/2012 tarihli belediye meclisi kararıyla bu lejant kaldırılmış gibi bir değerlendirme yapılmak suretiyle işlem tesis edildiği, ancak, arazi kullanım kararlarının 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarıyla belirlenemeyeceği, bu hususun 1/5000 ölçekli nazım imar planlarıyla düzenlenebileceği, somut olay bu çerçevede ele alındığında ise, yukarıda özetlenen planlama sürecinde belirtildiği üzere, ihtilafa konu parselin “yol” olarak ayrılan kısmının kuzeyinde kalan bölümünün 28/10/1982 tarihinden bu yana kesintisiz olarak “TKA (tercihli kullanım alanı)” olarak fonksiyonlandırıldığı, parselin sadece “yol” olan kısmının güneyindeki bölümünün 1/5000 ölçekli nazım imar planında ve 15/03/1993 tarihinden beri “yeşil alan” olarak ayrıldığı, parselin “yol” olan kısmının kuzeyindeki bölümünün “yeşil alan” olarak sadece 17/01/1999 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile belirlendiği, bu nedenle, yeşil alanın kaldırılmasından, bunun için zorunluluk olup olmadığından, eşdeğer yer ayrılıp ayrılmadığı değerlendirmesinin yapılmasından söz edilemeyeceği, davacının talebi üzerine alınan 06/12/2012 tarihli, … sayılı belediye meclisi kararıyla 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 1/5000 ölçekli nazım imar planına uygun hale getirildiği, anılan belediye meclisi kararının, imar mevzuatına, plan hiyerarşisine ve hukuka uygun olması karşısında, … tarihli … sayılı belediye meclisi kararının iptali yönünde alınan dava konusu … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararının hukuka uygun olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesi ile iptaline karar verilmiştir.
Daire kararının özeti:Davalının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI : Davalı tarafından, İdare Mahkemesi kararının ususl ve yasaya uygun olmadığı bozulması gerektiği ileri sürülerek Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki “Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır.” kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçildi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 12/03/2019 tarih ve E:2014/6332, K:2019/1292 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :Davacının maliki olduğu, Balıkesir ili, …ilçesi, … Beldesi, …pafta, … parsel sayılı taşınmazın Altınova belediye meclisince kabul edilen … tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve İller Bankası Planlama Daire Başkanlığınca kabul edilen 1983 tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında “esnek alan (tercihli kullanım alanı)” olarak ayrıldığı, daha sonra, 15/03/1993 onaylı 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı ile taşınmazın kısmen yol, kısmen tercihli kullanım alanı (yolun kuzeyi), kısmen yeşil alan (yolun güneyi) olarak fonksiyonlandırıldığı, 17/01/1999 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu ile taşınmazın yol olan kısmının kuzeyindeki bölümünün (tercihli kullanım alanı olan bölümün) yeşil alana dönüştürüldüğü, 1/5000 ölçekli nazım imar planında ise değişiklik yapılmaması sebebiyle yol olan kısmın kuzeyindeki bölümün tercihli kullanım alanı şeklindeki fonksiyonunun korunduğu, 1999 yılında taşınmazı satın alan davacının talebi üzerine alınan … tarihli, … sayılı Altınova belediye meclis kararıyla hem 1/1000 ölçekli uygulama iimar planında, hem de 1/5000 ölçekli nazım imar planında taşınmazın “kısmen yol, kısmen yeşil alan (yolun güneyi), kısmen tercihli kullanım alanı (yolun kuzeyi)” olarak ayrıldığı, davalı idarece, 05/06/2008 tarihli, 2008/6 sayılı Genelge hükümleri uyarınca, anılan belediye meclisi kararıyla kabul edilen imar planları hakkında görüş istenilmesi sonucu Balıkesir İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünce cevaben “yeşil alanın kaldırılması için zorunluluk bulunmadığı ve kaldırılan yeşil alan kadar eşdeğer yer ayrılmadığının” bildirilmesi üzerine, dava konusu … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararı alınmak suretiyle, … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararının iptal edilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 275.madddesinde”Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez” kuralı yer almıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 6.maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmıştır. Anılan Yasanın 8. maddesinde ise alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
Dava konusu planın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve plan yapımına dair teknik kuralları belirleyen Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 17. maddesinde; “Nazım planlar üzerinde gösterilen teknik ve sosyal altyapı alanlarının konum ile büyüklükleri, toplam standartların altına düşülmemek şartı ile uygulama planlarında değiştirilebilir.” 27. maddesinde, “İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik alt yapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için:
1) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik alt yapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık ve kuruluşların görüşü alınacaktır.
2) İmar planındaki bir sosyal ve teknik alt yapı alanının kaldırılabilmesi ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir.
3) İmar planında yeni bir sosyal ve teknik alt yapı alanı ayrılması durumunda 1 inci bentdeki esaslara uyulur.
4) Plan müellifinin gerekçeli uygun görüşünün alınması şarttır.
Dini yapı alanlarına ilişkin planlarda ve değişikliklerinde il müftülerinin görüşü alınır.” düzenlemeleri yer almaktadır.
Dava konusu işlem tarihinden sonra yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin “İmar planı değişiklikleri” başlıklı 24.maddesinde, ” İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır.
(2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz.
(3) İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için:
a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır.
b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur.
c) Düzenleme ortaklık payından elde edilen alanların yüzölçümleri toplamının altına düşülmemek kaydıyla, plan değişikliği ile kaldırılan yol alanlarının miktarları, düzenleme ortaklık payından oluşturulan park, çocuk bahçesi, meydan gibi açık ve yeşil alanlarda kullanılabilir. Ancak yol hariç düzenleme ortaklık payına tabi bir kullanımın kamu ortaklık payına tabi bir kullanıma dönüştürülmek istenilmesi halinde, düzenleme ortaklık payına tabi alanın hizmet edeceği etki alanında eşdeğer bir alan ayrılır.
(4) Kat adedi veya bina yüksekliğini artıran imar planı değişiklikleri, yörenin yerleşim özellikleri, dokusu ve kimliği dikkate alınmak suretiyle, şehrin veya alanın yakın çevresinin silüeti, yapıların güneşe göre cephesi ve yönlenmesi özelliklerini olumsuz yönde etkilememesi esas alınarak yapılır.”kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İmar planları, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan, hizmet ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantılar gözönüne alınarak hazırlanır.
Toplum yaşamını yakından etkileyen fiziksel çevrenin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması ve toprağın koruma ve kullanma dengesinin en rasyonel biçimde belirlenmesi için hazırlanan imar planlarının yargısal denetiminde, bu hususlara uyulup uyulmadığının, planlanan yörede taşınmazların imar planında tahsis edildikleri amaç yönünden şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygunluk açısından incelenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta davacı taşınmazına imar planlaması sürecinde 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında verilen kullanım kararlarının ve … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararı ile kabul edilen plan değişikliğinin iptaline ilişkin … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararının planlamanın genel ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davalı idare tarafından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğünün … sayılı … tarihli yazısı ile, dava konusu taşınmazın kullanım kararının “yeşil alan” olduğu davacı tarafça bilinmesine rağmen satın alınmasının plan değişikliğini zorunlu kılan bir durum teşkil etmeyeceği görüşü ile beraber Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 27. maddesi uyarınca, kaldırılan yeşil alanın hizmet gördüğü bölge içinde eşdeğer yeşil alan ayrılması ve oluşan konut alanı ile bölgeye getirilecek ilave nüfusun ihtiyacı olan teknik ve sosyal altyapı alanlarının da dikkate alınması gerekeceğinin belirtilmesi üzerine dava konusu belediye meclisi kararı ile 1/1000 ölçekli plan değişikliğinin iptaline karar verildiği savunmasında bulunulduğu görülmüştür.
Bu durumda davalı idare savunmasında yer verilen ” Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 27. maddesi uyarınca, kaldırılan yeşil alanın hizmet gördüğü bölge içinde eşdeğer yeşil alan ayrılması ve oluşan konut alanı ile bölgeye getirilecek ilave nüfusun ihtiyacı olan teknik ve sosyal altyapı alanlarının yeterli olup olmadığı” hususlarının çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava konusu taşınmaza verilen kullanım kararı, kaldırılan yeşil alan yerine eş değer alan ayrılmasının gerekli olup olmadığı, oluşan konut alanı ile bölgeye getirilecek ilave nüfusun ihtiyacı olan teknik ve sosyal altyapı alanlarının yeterli olup olmadığı incelenmek suretiyle … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile anılan belediye meclisi kararının iptaline ilişkin … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararının kamu yararına, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olup olmadığı hakkında düzenlenecek olan rapor sonucunda karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla dava konusu işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 21/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.