Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/17754 E. , 2022/9370 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/17754
Karar No : 2022/9370
DAVACILAR : 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 03/04/2017 tarihli oluru ile onaylanan Mersin-Adana Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının, Mersin ili, Mezitli ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … pafta, … ada, … parsel, … ada, … parsel ve … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Davacı, dava konusu taşınmazın 2013 yılında onaylanan önceki 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kentsel gelişme alanı olarak planlandığı, anılan plan kararının değiştirilmesi hususunda bir zorunluluk bulunmadığı, bu nedenle Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 03/04/2017 tarihli oluru ile onaylanan dava konusu çevre düzeni planında da konut kullanımına elverişli kullanım kararı getirilmesi gerektiği, dava konusu çevre düzeni planı ile getirilen kentsel servis alanı kullanım kararının uygun olmadığını ileri sürmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Davalı tarafından, dava konusu çevre düzeni planında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ :
Uyuşmazlıkta, taşınmazların davaya konu planda kentsel servis alanı, yol ve kentsel yerleşik alan sınırlarında kaldığı, davacının taşınmazlarının kentsel gelişme alanı olarak gösterilmesi gerektiği iddialarıyla görülmekte olan davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; leke plan niteliğinde bulunan dava konusu planın ölçeği (1/100.000) göz önünde bulundurulduğunda parsel bazında kararların üretilmesinin mümkün olmadığı, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında genel arazi kullanım kararlarının değerlendirildiği, planın bölge ve havza bazında ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, planlama bölgesinde koruma kullanma dengesinin gözetilmesi gereken alanlardaki yapılaşmalarda keyfiliğin önlenmesi ve azami ölçüde korumanın sağlanması için alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği görülmekle dava konusu çevre düzeni planında taşınmaz yönünden şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …’IN DÜŞÜNCESİ:
Dava, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 03/04/2017 tarihli oluru ile onaylanan Mersin-Adana Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyonunun, Mersin İli, Mezitli İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … pafta, … ada, … parsel, … ada, … parsel ve … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu çevre düzeni planının plan notlarının 4.4. sayılı maddesinde, kentsel yerleşme alanlarının, kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanlarını birlikte ifade ettiği; 4.5. sayılı maddesinde, kentsel yerleşik alanların büyükşehir ve/veya il, ilçe ve diğer kentsel yerleşimlerin sınırları içinde var olan, içinde boş alanları barındırsa da büyük oranda yapılaşmış alanlar olduğu; 4.6. sayılı maddesinde, kentsel gelişme alanlarının bu planın hedef yılına ilişkin nüfus kabulleri ile ilke ve stratejileri doğrultusunda, kentsel gelişmeye ayrılmış alanlar olduğu; 4.11. sayılı maddesinde, kentsel servis alanlarının belediye hizmet alanı, kamu hizmet alanı, konut dışı kentsel çalışma alanı, toplu işyerleri ve küçük sanayi sitesi alanlarının yer aldığı kentsel ölçekte çalışma alanlarını ifade ettiği; 5.3.1. sayılı maddesinde, kentsel gelişme alanlarının, nüfus projeksiyonları ile birlikte, yerleşmelerdeki olası gelişme potansiyellerinin de dikkate alınarak belirlenmesinin planlama ilkelerinin gereklerinden olduğu; 7.1. sayılı maddesinde, bu çevre düzeni planının, plan hükümleri ve plan açıklama raporuyla bir bütün olduğu; 7.2. sayılı maddesinde, bu plandan ölçü alınarak uygulama yapılmayacağı; 7.9. sayılı maddesinde, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının onayından önce onaylanmış nazım imar planları ve uygulama imar planlarının, bu plan kararlarına ve hükümlerine aykırı olmayan karar ve hükümlerinin geçerli olduğu, imar uygulaması görmüş olan alanlarda, imar planlarında verilmiş haklar çerçevesinde uygulamalara devam edileceği; 7.10. sayılı maddesinde, bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış mevzi imar planlarının geçerli olduğu; 7.11. sayılı maddesinde, bu planın onayından önce, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği” kapsamında ya da dönemin ilgili diğer mevzuatına göre uygulama görmüş alanların haklarının saklı olduğu; 8.1.2. sayılı maddesinde, kentsel yerleşme alanlarına ilişkin sınırların, bu plan ile belirlenen alansal büyüklük aşılmaksızın; ilgili kurum/kuruluş görüşleri ile yasal, doğal ve yapay eşikler doğrultusunda, alt ölçekli plan çalışmalarında kesinleşeceği; 8.1.7. sayılı maddesinde, bu planda kentsel yerleşme alanı olarak gösterilmiş olsun ya da olmasın, bağlı bulundukları kentsel yerleşme merkezlerinden kopuk biçimde konumlanan, belediye sınırları içine alınarak mahalleye dönüşmüş/dönüşecek kırsal yerleşme alanlarında; varsa çevre düzeni planında önerilmiş alan sınırları dikkate alınarak, yoksa daha önce belirlenmiş yerleşik alanı ve civarına ilişkin sınırlar dikkate alınarak, yerleşmenin kendi ihtiyacı kadar alanın alt ölçekli planlarının hazırlanacağı, alt ölçekli planlarda, yerleşmenin sahip olduğu geleneksel doku ve yapılaşma özellikleri ile çevresindeki alanın doğal özelliklerinin, planlama aşamasında dikkate alınması ve koruma kararlarına dönüştürülmesinin zorunlu olduğu; 8.6. sayılı maddesinde, kentsel servis alanlarının, bu alanlara ilişkin imar planları ilgili kurum ve kuruluşların görüşü doğrultusunda, ilgili idarece onaylanmadan uygulamaya geçilemeyeceği ve yapılaşma koşullarının alt ölçekli planlarda belirleneceği hükümlerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmazların kentsel yerleşik alan ve kentsel gelişme alanında kalmakta iken dava konusu çevre düzeni planı revizyonu ile kısmen kentsel servis alanı, kısmen kentsel yerleşik alan ve kısmen yol olarak belirlendiği, 20/09/2019 tarihinde bölgeye ilişkin olarak çevre düzeni planında değişiklik yapılmışsa da, değişikliğin anılan taşınmazlara yönelik olmadığı, davacılar tarafından, taşınmazlarda öngörülen kentsel servis alanı kullanım kararının kaldırılması istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu plan ölçeği itibariyle genel arazi kullanım kararlarının üretildiği leke plan niteliğinde olması nedeniyle parsel bazında kararlara yer verilmesinin mümkün olmadığı, planın havza, bölge ve mevzuata uygun tesis edildiği, 2872 sayılı Yasanın 9. maddesinin (b) fıkrasında yer verilen çevre düzeni planı tanımı çerçevesinde planlama bölgesi kapsamında koruma-kullanma dengesi gözetilerek korunması gereken alanların yapılaşmalardan korunması için alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma koşullarının belirlendiği anlaşıldığından, dava konusu planda uyuşmazlığa konu taşınmazlar yönünden planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırılık bulunmamıştır.
Diğer taraftan, plan notlarında, dava konusu planın onaylanmasından önce mevzuata uygun olarak onaylanmış, bu plan kararları ile hükümlerine aykırı olmayan imar planlarının geçerli olduğu ve imar uygulaması görmüş alanlarda uygulamaların imar planlarında verilmiş haklar çerçevesinde devam edeceği belirtilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 29/10/2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2. maddesi ile de aynı Kararnamenin 97. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Çevre ve Şehircilik” ibaresinin “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği” şeklinde değiştirildiği görüldüğünden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının davalı olarak belirlenmesi suretiyle ve Üyeler … ve …’nun, 1/100.000 ÇDP’na askıda itiraz edilmediği, askı süresinin son gününden itibaren altmış gün içinde dava açılması gerekirken 1/5000 ölçekli nazım imar planında yapılan değişiklik üzerine dava açıldığı, bu durumda nazım imar planının dayanağını oluşturmayan 1/100.000 ölçekli plan yönünden dava açma süresinin yeniden işlemeye başlamasının mümkün olmadığı sonucuna varıldığından davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiğine yönelik ayrışık oylarına karşılık, 1/5000 ölçekli nazım imar planının 1/100.000 ölçekli ÇDP’nın uygulama işlemi niteliğinde olduğu, bu kapsamda 1/5000 ölçekli nazım imar planında yapılan değişiklik üzerine başlayan dava açma süresi içinde 1/5000 ile dayanak 1/100.000 ölçekli planlara birlikte veya ayrı ayrı dava açılabileceği gerekçesiyle oyçokluğuyla davanın süresinde olduğuna karar verilerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava konusu taşınmazlar 16/09/2013 tarihli Adana-Mersin ÇDP’nda kentsel yerleşik alan ve gelişme konut alanı olarak planlanmıştır. Anılan plan kapsamında plan hükümlerinin ve plan kararlarının yeniden ele alınmasına gereklilik duyulması üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 03/04/2017 tarihli oluru ile onaylanan Mersin-Adana Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyonu yapılmıştır.
Askıda yapılan itirazların değerlendirilmesi üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 19/07/2017 tarihinde onaylanan ÇDP, 28/07/2017-05/09/2017 tarihleri arasında askıda ilan edilmiştir.
1/100.000 ölçekli Adana-Mersin ÇDP kapsamında yer alan Mersin ili, Mezitli ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazın kentsel servis alanı, … ada, … parsel sayılı taşınmazın kentsel yerleşik alan ve … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazın kentsel servis alanı ve kentsel yerleşik alan kullanımında kaldığı görülmektedir.
Bunun üzerine anılan taşınmazlar yönünden 1/100.000 ölçekli ÇDP’nın iptali istemiyle bakılan açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 9. (b) maddesinde; “Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Sözü edilen maddeye dayanılarak çıkarılan Çevre Düzeni Planlarına Dair Yönetmelikte “Havza” ; bir akarsu kaynağını besleyen yüzey ve yer altı su kaynaklarının tabii su toplama alanını kapsayacak biçimde, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce belirlenmiş alanlar, “Bölge” coğrafi, sosyal, ekonomik, fiziksel nitelikleri açısından benzerlik gösteren alan ve/veya Devlet Planlama Teşkilatınca belirlenmiş olan istatistiki bölge (düzey 2) birimleri olarak tanımlanmıştır.
Çevre Düzeni Planlarına Dair Yönetmeliğin 4. maddesi (ç) bendinde, Çevre düzeni planı açıklama raporu: Çevre düzeni planının vizyonunun, amacının, hedeflerinin, stratejilerinin, ilkelerinin ve politikalarının açıklandığı ve bunlar doğrultusunda belirlenen projeksiyon nüfusuna, sektörel yapıya, alan büyüklüklerine, plan kararlarına, plan uygulama araçlarına, kurumsal yapıya ve denetime ilişkin gerekçeli açıklamaların yapıldığı ve çevre düzeni planı ile bütün olan rapor; (d) bendinde; çevre düzeni planı araştırma raporu; Planlama alanına ilişkin geleceğe yönelik projeksiyonların yapılabilmesi, plan kararlarının, koruma ve gelişme politika ve stratejilerinin ve plan hükümlerinin belirlenebilmesi için 7. nci madde kapsamında toplanan verilerin planlama çalışmasında kullanılacak biçimde analiz ve sentezinin yapıldığı, alana yönelik fırsatların, tehditlerin, güçlü yönler ve zayıflıkların belirlenerek ilgilisine göre farklı disiplinlerden uzmanlarca hazırlanan rapor, olarak tanımlanmış; çevre düzeni planının niteliklerinin belirlendiği 5. maddesi (e) bendinde, “planlamaya temel oluşturan verilerin farklılığından dolayı farklı mesleklerden uzmanların fiili katılımı ile hazırlanan üst ölçekli bir plan olduğu” plan nitelikleri arasında yer almıştır.
Yönetmeliğin Planlama Alanının Tespiti Başlıklı 6. maddesinin 1/a bendinde Planlama alanı; Çevre ve Orman Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Çevre Kanunu kapsamında; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen büyük akarsu havzaları veya Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından belirlemiş istatistiki bölge birimleri (düzey 2) ile birlikte idari sınırları da dikkate alınarak, en az iki il sınırını içerecek şekilde belirlenir hükmü yer almıştır.
Diğer taraftan 14/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 38. maddesinin 2. fıkrası ile Çevre Düzeni Planlarına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmış, Geçici 1. maddesinde, bu yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce onay makamına sunulan veya idare meclisinde gündeme alınan plan tekliflerinin bu yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılacağı hüküm altına alınmıştır.
Davaya konu çevre düzeni planının plan notlarının 4.4 sayılı maddesinde, kentsel yerleşme alanlarının, kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanlarını birlikte ifade ettiği, 4.5 sayılı maddesinde, kentsel yerleşik alanların büyükşehir ve/veya il, ilçe ve diğer kentsel yerleşimlerin sınırları içinde var olan, içinde boş alanları barındırsa da büyük oranda yapılaşmış alanlar olduğu, 4.6 sayılı maddesinde, kentsel gelişme alanlarının bu planın hedef yılına ilişkin nüfus kabulleri ile ilke ve stratejileri doğrultusunda, kentsel gelişmeye ayrılmış alanlar olduğu, 4.11 sayılı maddesinde, kentsel servis alanlarının belediye hizmet alanı, kamu hizmet alanı, konut dışı kentsel çalışma alanı, toplu işyerleri ve küçük sanayi sitesi alanlarının yer aldığı kentsel ölçekte çalışma alanlarını ifade ettiği, 5.3.1 sayılı maddesinde, kentsel gelişme alanlarının, nüfus projeksiyonları ile birlikte, yerleşmelerdeki olası gelişme potansiyellerinin de dikkate alınarak belirlenmesinin planlama ilkelerinin gereklerinden olduğu, 7.1 sayılı maddesinde, bu çevre düzeni planının, plan hükümleri ve plan açıklama raporuyla bir bütün olduğu, 7.2 sayılı maddesinde, bu plandan ölçü alınarak uygulama yapılmayacağı, 7.9 sayılı maddesinde, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının onayından önce onaylanmış nazım imar planları ve uygulama imar planlarının, bu plan kararlarına ve hükümlerine aykırı olmayan karar ve hükümlerinin geçerli olduğu, imar uygulaması görmüş olan alanlarda, imar planlarında verilmiş hakları çerçevesinde uygulamalara devam edileceği, 7.10 sayılı maddesinde, bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış mevzi imar planları geçerli olduğu, bu alanlarda yoğunluk artışı ve türdeğişikliği getirecek plan değişikliği/revizyonu yapılamayacağı, 7.11 sayılı maddesinde, bu planın onayından önce, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği” kapsamında ya da dönemin ilgili diğer mevzuatına göre uygulama görmüş alanların haklarının saklı olduğu, bu alanlarda yoğunluk artışı ve kullanım değişikliği getirecek plan değişikliği/revizyonu yapılamayacağı, “Özel Hükümler” başlıklı 8. bölümde kentsel yerleşme alanlarına ilişkin koşulları düzenleyen kısmın 8.1.1 sayılı maddesinde, bu alanlarda; konut ve konut kullanımına hizmet verecek sosyal, kültürel donatı ve teknik altyapı tesisleri ile toptan ve perakende ticaret türleri yer alacağı, ticari depolama, konut dışı kentsel çalışma alanı, küçük sanayi siteleri ve turizm kullanımları da yer alabileceği, bu alanlarda sanayi kullanımları ve sanayiye yönelik depolama kullanımlarına ilişkin planlama veya plan değişikliği yapılamayacağı, kentsel yerleşme alanlarında var olan sanayi tesisleri ve sanayiye yönelik depolama kullanımları ekonomik ömrü dolduğunda sanayi alanlarına taşınacağı ve/veya bu kullanımların bulunduğu alanlar rehabilite edileceği, bu kullanımlara ilişkin yoğunluk arttırıcı ve sanayi türünü değiştiren plan değişikliği yapılamayacağı, rehabilite edilen alanlarda kentsel yerleşme alanlarına ilişkin kullanımların yer alabileceği, 8.1.2 sayılı maddesinde, kentsel yerleşme alanlarına ilişkin sınırların, bu plan ile belirlenen alansal büyüklük aşılmaksızın; ilgili kurum/kuruluş görüşleri ile yasal, doğal ve yapay eşikler doğrultusunda, alt ölçekli plan çalışmalarında kesinleşeceği, 8.1.3 sayılı maddesinde, bu planla belirlenen kentsel gelişme alanlarının nazım imar planları, bu planın ilke ve stratejileri ile nüfus kabullerine göre, bütün olarak yapılacağı, uygulama imar planlarının etaplar halinde yapılabileceği, 8.1.4 sayılı maddesinde, bu planda kentsel yerleşik alan olarak gösterilen, fakat imar planı bulunmayan alanların nazım imar planlarının, bu planın ilke ve stratejileri ile nüfus kabullerine göre, bütün olarak yapılacağı, uygulama imar planlarının etaplar halinde yapılabileceği, 8.1.5 sayılı maddesinde, kentsel yerleşme alanlarındaki yoğunluk dağılımının, bu planda kentsel yerleşme alanları için yapılmış olan nüfus kabulü esas alınarak, alt ölçekli planlarda yapılacağı, alt ölçekli planlarda yer alacak nüfusun, o yerleşme için bu planla getirilen toplam nüfus kabulünü aşamayacağı, 8.1.6 sayılı maddesinde, bu alanlarda yapılacak alt ölçekli planlarda, bu planda kabul edilen nüfusun gereksinimi olan kentsel sosyal ve teknik altyapı alanlarının, 3194 sayılı “İmar Kanunu”nda belirtilen standartlar çerçevesinde sağlanacağı, 8.1.7 sayılı maddesinde, bu planda kentsel yerleşme alanı olarak gösterilmiş olsun ya da olmasın, bağlı bulundukları kentsel yerleşme merkezlerinden kopuk biçimde konumlanan, belediye sınırları içine alınarak mahalleye dönüşmüş/dönüşecek kırsal yerleşme alanlarında; varsa çevre düzeni planında önerilmiş alan sınırları dikkate alınarak, yoksa daha önce belirlenmiş yerleşik alanı ve civarına ilişkin sınırlar dikkate alınarak, yerleşmenin kendi ihtiyacı kadar alanın alt ölçekli planlarının hazırlanacağı, alt ölçekli planlarda, yerleşmenin sahip olduğu geleneksel doku ve yapılaşma özellikleri ile çevresindeki alanın doğal özelliklerinin, planlama aşamasında dikkate alınması ve koruma kararlarına dönüştürülmesinin zorunlu olduğu, 8.6 sayılı maddesinde, kentsel servis alanlarının, bu alanlara ilişkin imar planları ilgili kurum ve kuruluşların görüşü doğrultusunda, ilgili idarece onaylanmadan uygulamaya geçilemeyeceği ve yapılaşma koşullarının alt ölçekli planlarda belirleneceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Çevre düzeni planı kararlarının, kurumlardan ve arazi çalışmalarından elde edilen veriler, nüfus projeksiyonları ve yerel idarelerin imar planları, bölgesel yatırım kararları, koruma statülü alanlar ulaşım ağları gibi plana girdi sağlayan verilerin değerlendirilmesi sonucunda oluşturulması, dolayısıyla nüfus projeksiyonlarına göre, yerleşim alanlarının belirlenmesi, bu doğrultuda, tarım alanları, orman alanları, meralar, jeolojik açıdan sakıncalı alanlarının korunması, bu tür alanlarda, münferit kentsel gelişme taleplerinin ise plan bütünlüğü gözönünde bulundurularak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Genel ilke olarak, plan kararları ile fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amaçlanır.
Bu amaç çerçevesinde, Çevre Düzeni Planı ölçeğinde hangi usül ve esaslara göre planlama yapılacağı ayrıntıları ile ilgili Kanun ve Yönetmeliklerde düzenlenmiştir.
Ayrıca, bir bölgede önceki plan kararları ile belli bir amaca yönelik tanımlama yapılmış olmasının o bölgenin tamamının amacı, kapsamı, niteliği ve esasları ilgili mevzuatta belirlenmiş olan çevre düzeni planında aynı amaca tahsis edileceği sonucunu doğurmayacağı açıktır.
Taşınmazların davaya konu planda kentsel servis alanı, yol ve kentsel yerleşik alan sınırlarında kaldığı, davacının taşınmazlarının kentsel gelişme alanı olarak gösterilmesi gerektiği iddialarıyla davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Leke plan niteliğinde bulunan dava konusu planın ölçeği (1/100.000) göz önünde bulundurulduğunda parsel bazında kararların üretilmesinin mümkün olmadığı, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında genel arazi kullanım kararlarının değerlendirildiği, planın bölge ve havza bazında ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, planlama bölgesinde koruma kullanma dengesinin gözetilmesi gereken alanlardaki yapılaşmalarda keyfiliğin önlenmesi ve azami ölçüde korumanın sağlanması için alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği görüldüğünden davaya konu planda taşınmaz yönünden şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir.
Kaldı ki, plan notlarında belirtildiği gibi bu planın onayından önce mevzuata uygun olarak onaylanmış mevzi imar panlarının geçerli ve uygulama görmüş alanların haklarının saklı olduğu ve taşınmazların kentsel yerleşik alan kullanımında kalan kısımlarının alt ölçekli imar planlarında konut olarak değerlendirilebileceği de açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 10/11/2022 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliğiyle karar verildi.