Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/1788 E. , 2022/7776 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/1788
Karar No : 2022/7776
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülkiyeti davacıya ait Bursa İli, Gemlik İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, …parsel sayılı “kapama zeytin bahçesi” vasfındaki taşınmazı da kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işlemi ile söz konusu parselasyon işleminin dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla: Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmazın niteliğinin tapuda zeytinlik olduğu ve üzerinde zeytin ağaçlarının bulunduğu, etrafında da zeytinlik alanlarının olduğu dikkate alındığında taşınmazın depolama ve küçük sanayi alanı olarak planlanmasının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve hukuka uygun olmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, bilirkişi raporunun hatalı olduğu, dolayısıyla söz konusu raporun hükme esas alınamayacağı iddialarıyla usul ve yasaya aykırı olan temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Mülkiyeti davacıya ait Bursa İli, Gemlik İlçesi, … Mahallesi, …pafta, … ada, …parsel sayılı “kapama zeytin bahçesi” vasfındaki taşınmazı da kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işlemi ile söz konusu parselasyon işleminin dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
3194 sayılı Kanunun 6. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmıştır. Anılan Kanunun 8. maddesinde ise alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
İşlem tarihi itibariyle yürürlükte olan şekliyle 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinde; “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.” hükmü yer almaktadır.
İşlem tarihinde yürürlükte olan İmar Kanununun 18. maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile ilgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, düzenleme sahasının, sınırı tespit edilerek düzenlenmesine karar verilen saha olduğu, (b) bendinde, düzenleme sınırının, düzenlenecek imar adalarının imar planına göre yol, meydan, park, genel otopark, yeşil saha gibi umumi hizmetlere ayrılan ve tescile tabi olmayan alanlar ile cami ve karakol yerlerini çevreleyen sınır olduğu belirtilmiş, aynı Yönetmeliğin “Düzenleme sahalarının tespiti esasları” başlıklı 5. maddesinde, “Belediye ve mücavir alan sınırı içinde belediyeler, belediye encümeni kararı ile; dışında valilikler, il idare kurulu kararı ile; 5 yıllık imar programlarında öncelik tanımak ve beldenin inkişaf ve ihtiyaç durumuna göre, yeterli miktarda arsayı, konut yapımına hazır bulunduracak şekilde düzenleme sahalarını tespit etmek ve uygulamasını yapmak mecburiyetindedir. Konut yapımına hazır arsa sayısının, bir önceki yıl verilen inşaat ruhsatından az olmamasına dikkat edilir. Belirlenen düzenleme sahası bir müstakil imar adasından daha küçük olamaz. Ancak, imar adasının büyük bir kısmının imar mevzuatına uygun bir şekilde teşekkül etmiş olması nedeniyle, yeniden düzenlemesine ihtiyaç bulunmaması ve diğer kısmında birkaç taşınmaz malın tevhid ve ifraz yoluyla imar planı ve imar mevzuatına uygun imar parsellerinin elde edilmesinin mümkün olduğu hallerde, adanın geri kalan kadastro parselleri müstakil bir imar düzenlemesine konu teşkil edebilir.” kuralına yer verilmiştir.
3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı Ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20. maddesinin 2. fıkrasında, “Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10’unu geçemez. Bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez. İzinsiz kesenler veya sökenlere ağaç başına altmış Türk Lirası idarî para cezası verilir.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, mülkiyeti davacıya ait Bursa ili, Gemlik ilçesi, … Mahallesi, … pafta, …ada, … parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda … tarih ve … sayılı belediye encümeni kararı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi ile 2981 sayılı Kanunun Ek-1. maddesi uyarınca parselasyon işleminin onaylandığı, davacı tarafından parselasyon işlemine yapılan itirazın zımnen reddi üzerine parselasyon işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden,
Uyuşmazlıkta, İdare mahkemesince, dava konusu taşınmazın niteliğinin tapuda zeytinlik olduğu ve üzerinde zeytin ağaçlarının bulunduğu, etrafında da zeytinlik alanlarının olduğu dikkate alındığında taşınmazın depolama ve küçük sanayi alanı olarak planlanmasının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve hukuka uygun olmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmişse de öncelikle taşınmazın 3573 sayılı Kanun kapsamında zeytincilik sahası olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte anılan Kanun kapsamında olması halinde zeytincilik sahalarının imar hudutları (imar planı sınırları) içine alınabileceği ancak yapılaşmaya açılan alanın zeytincilik alanının %10’unu geçmeyeceği de açıktır.
Bu durumda, aralarında ziraat mühendisinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak taşınmaz mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle uyuşmazlık konusu parselin zeytinlik vasfında olup olmadığı netleştirildikten ve zeytinlik vasfında olduğunun anlaşılması halinde, dava konusu imar planlarıyla uyuşmazlık konusu parsel için getirilen kullanım kararının yukarıda yer verilen Kanun hükmüne uygun olup olmadığının ortaya konulması, Kanuna uygun ise dava konusu planın üst ölçekli planı olan 1/5000 ölçekli nazım imar planına uygun olup olmadığının araştırılarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Parselasyon işlemi yönünden;
Dayanağı uygulama imar planı hakkında verilecek karara göre parselasyon işlemi hakkında karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, bilirkişi raporunda, düzenleme sınırının … ve … sayılı imar adalarının içinden geçirildiği tespitine yer verilmiş ise de düzenleme sahasına dahil edilmeyen kısımların daha önce imar mevzuatına uygun teşekkül edip etmediğinin araştırılarak, düzenleme sınırının yukarıda anılan Yönetmelik kurallarına uygun geçirilip geçirilmediğinin tespit edilmesi de gerekmektedir.
Nitekim, davacı tarafından başka bir parsele ilişkin olarak aynı dava konusu işlemlerin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 09.06.2021 tarihli, E:2019/67, K:2021/7906 sayılı dosyasında verilen karar da bu yöndedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.