Danıştay Kararı 6. Daire 2019/18566 E. 2022/9926 K. 21.11.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/18566 E.  ,  2022/9926 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/18566
Karar No : 2022/9926

KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVALI) :… Belediye Başkanlığı- …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU :… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının onanmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 09/04/2019 tarihli, E:2015/9 K:2019/2389 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararıyla kabul edilen Çorum ili, Osmancık İlçesi, … Mahallesi … ada … ve … sayılı parsellerin bulunduğu alanda 20 metre genişliğinde öngörülen yolun yolun 17,50 metreye düşürülmesine ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğiyle 20 metrelik taşıt yolunun 17,50 metreye düşürüldüğü, imar adasının yola doğru 2.5 metre genişletilerek yolun dava konusu parsellerde daraltıldığı, devamlılığı olan bir yol olduğu, daraltmanın sadece …ve … sayılı parselleri kapsadığı genel bir daraltmanın söz konusu olmadığı, uygulama imar planı değişikliğine ilişkin somut, teknik ve bilimsel bir gerekçe ortaya konulmadığı gibi nazım imar planı olmayan bir alanda uygulama imar planı değişikliğine gidilemeyeceği bu itibarla dava konusu işlemin, planlama ilkelerine ve hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davalının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI : Davalı tarafından,davaın süresinde açılmadığı, İdare mahkemesince eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği ileri sürülerek Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…’IN DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki “Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır.” kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçildi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 09/04/2019 tarihli, E:2015/9 K:2019/2389 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Çorum ili, Osmancık ilçesinde oturan davacı tarafından, … tarihli … sayılı belediye meclisi kararıyla kabul edilen, Çorum ili, Osmancık ilçesi, …Mahallesi …ada, … ve … sayılı parsellerin bulunduğu alanda 20 metre genişliğinde öngörülen yolun 17,50 metreye düşürülmesine ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinden 31.03.2014 tarihinde haberdar olunduğu, işlek ve yoğun trafiğe açık caddenin tamamen kişilere özel menfaat sağlamak amacıyla daraltılarak kamunun zararına değişiklik yapıldığı, caddenin bu şekilde daraltılması sonrasında trafik akışının ciddi manada zarar göreceği iddiaları ileri sürülerek anılan imar planı değişikliğinin iptali istemiyle 2.04.2014 tarihinde bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun, işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, “İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu’nun 7.maddesinde, “Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.” ve işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 11. maddesinde, “İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.” hükmüne, yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava süresi, kamu düzeni ile ilgili olup, hak düşürücü nitelik taşır. Nitekim, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; davanın süresinde açılmadığının tespiti halinde esasa girilmeden süre aşımı yönünden davanın reddine karar verileceği öngörülmüştür. (Madde14/3-e ve 15/1-b). Ayrıca, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği de vurgulanmıştır. (Madde14/6).
Öte yandan davalı idare tarafından savunma dilekçesinde davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüş ise de İdare Mahkemesi tarafından bu hususa gerekçeli kararda yer verilmemiş süre itirazı değerlendirilmemiştir.
İmar planlarına karşı, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında yapılacak başvurular için, 3194 sayılı Kanunun 8. maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren işlem tarihi itibariyle 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilerek isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği, imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise, davanın 2577 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği, ancak bu süreler içerisinde dava açılmamış olması halinde imar planının uygulamaya konulması ile birlikte uygulama işlemi üzerine işlem ile birlikte imar planına veya doğrudan işlemin dayanağı olan imar planına karşı yeniden dava açma hakkının bulunduğu ve bu aşamada dava açma süresinin uygulama işleminin süresine tabi olduğunda tartışma bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği 8.01.2013-8.02.2013 tarihleri arasında askıya çıkarılmış davacı tarafından askı süresi içersinde itirazda bulunulmamıştır. Davacı uyuşmazlık konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğini 31.03.2014 tarihinde öğrendiğini beyan ederek 02.04.2014 tarihinde bakılan davayı açmıştır.
Bu durumda idare mahkemesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinin 4. fıkrasında belirtilen anlamda düzenleyici işlem niteliğinde olduğu kabul edilen imar planının uygulanmasına yönelik ve dava konusu işlemle davacı arasında kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi bulunan bir uygulama işlemi (imar durumu, inşaat ruhsatı, kamulaştırma, parselasyon gibi) olup olmadığının araştırılması suretiyle davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenmesi ve bu belirleme sonucuna göre uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 21/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.