Danıştay Kararı 6. Daire 2019/18979 E. 2021/3724 K. 15.03.2021 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/18979 E.  ,  2021/3724 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/18979
Karar No : 2021/3724

TEMYİZ EDENLER : I-(DAVALI) … Belediye Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …

II- (DAVACILAR)
1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
6- …
7- …
VEKİLLERİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Antalya İli, Manavgat İlçesi, … Mahallesi … ada … parsel ve … ada … parsel sayılı taşınmazların imar planında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufunun hukuken kısıtlandığı ileri sürülerek taşınmaz bedelinin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 20/12/2016 tarih ve E:2016/7039, K:2016/9108 sayılı kararıyla kabule ilişkin kısmının bozulması üzerine, bozma kararına uyularak dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 17/10/2018 tarih ve E:2018/5322, K:2018/8083 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından; davanın süresinde açılmadığı, idari başvuru ve işlemler tüketilmeden dava açıldığı, Kültür ve Turizm Bakanlığınca 25.05.2017 tarihinde onaylanan “Side (Manavgat) Turizm Alanı Side Mahallesi Revizyon İmar Planı”nda … ada, … parsel sayılı taşınmazın “Sosyal Tesis Alanı”, … ada, … parsel sayılı taşınmazın “Ticaret Alanı” olarak planlandığı, mülkiyet hakkının kısıtlanmasının söz konusu olmadığı, bilirkişilerce belirlenen taşınmaz bedelinin fahiş olduğu ileri sürülmektedir.
Davacılar tarafından; hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin emsallerine göre düşük belirlendiği, taşınmazın değerinin 2019 yılındaki mevcut durumu ve niteliklerine göre yeniden belirlenmesi gerekirken 2015 yılı itibarıyla belirlenmesinin hatalı olduğu, ıslahla artırılan tazminat miktarına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, lehlerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi ile mahkeme kararının … ada, … sayılı parsele ilişkin kısmının onanması, … ada, … sayılı parsele ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Antalya İli, Manavgat İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel ve … ada, … parsel sayılı taşınmazların imar planında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufunun hukuken kısıtlandığı ileri sürülerek taşınmaz bedelinin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın 35. maddesinde: “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” kuralına yer verilmiş, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasını düzenleyen 13. maddesinde ise, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiştir.
Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca uygun bulunan ve iç hukukun bir parçası halini alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 1 nolu Ek Protokolünün “Mülkiyetin korunması” başlıklı 1. maddesinde ise: “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.” hükmü yer almıştır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Ek Madde 1. (Ek: 20/8/2016-6745/33 md.) maddesinde;”Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararı ile).” hükmüne yer verilmiş, aynı kanunun 11. maddesinde, taşınmaz mal bedelinin tespiti esasları belirtilmiş, 15. maddesinde ise, taşınmazın niteliğine göre bilirkişi kurulunun nasıl oluşturulacağı açıklanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunuyla yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla anılan Kanunun 7. ve 8. maddeleriyle, belirli nüfus kriterini aşan belediye ve valiliklere imar planları hazırlama ve yürürlüğe koyma yükümlülüğü getirilmiştir.
Aynı Kanunun 10. maddesinde: “Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisince kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek kamu kuruluşlarının bütçelerine konulur. İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.” hükmüne yer verilmek suretiyle, belediyelere, imar planlarını uygulamak üzere belirtilen süre içerisinde imar programını hazırlama; programı uygulamaya koyma, ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarına ise imar programlarında kendi görev alanlarındaki kamu hizmeti için ayrılan özel mülkiyete ait arsaları program süresi içinde kamulaştırma zorunluluğu yüklenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davanın, 1991 tarihli uygulama imar planında, Antalya İli, Manavgat İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parselin “Yönetim Merkezi”, … ada, … parselin “Sosyal Kültürel Tesis Alanı” olarak düzenlenmesine rağmen uzun yıllardır kamulaştırılmayarak, mülkiyet hakkının kısıtlanması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın tazmini istemiyle açıldığı, İdare Mahkemesince, davacıya ait taşınmazın imar planında yönetim merkezi ve sosyal ve kültürel tesis alanı olarak belirlenmesi nedeniyle 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 3 ay içinde bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programının belediyece hazırlanmaması ve bunun sonucunda taşınmazının kamulaştırılmaması nedeniyle davacının mülkiyet hakkının belirsiz bir süre ile kısıtlandığı ve bu kısıtlamanın idarece bir karar alınarak kaldırılmadığının sabit olması karşısında, taşınmaz malın değerinin hesaplanarak ilgililerine ödenmesi dışında başka bir yolun kalmadığı gerekçesiyle, Mahkemenin Dairemizin 20.12.2016 tarih ve E:2016/7039, K:2016/9108 sayılı kararıyla bozulan E:2014/1508 sayılı dosyasında mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, anılan bilirkişi raporunda; 1/1000 ölçekli imar planında 475 ada, 1 parselin yönetim merkezi olarak, … ada, … parselin sosyal ve kültürel tesis alanı olarak ayrıldığı, üzerlerinde herhangi bir muhdesat bulunmadığı ve fiili el atmanın olmadığı, tespitlerine yer verildiği ve … ada, … parselde davacılara ait hisselerin dava tarihi itibarıyla bedelinin 152.747,41-TL olarak, … ada, … parselde davacılara ait hisselerin dava tarihi itibarıyla bedelinin 38.539,60-TL olarak belirlendiği, her iki taşınmazın toplam bedeli olan 191.287,01-TL’nin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Temyize konu kararın, imar planında sosyal ve kültürel tesis alanında kalan … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmı yönünden;
Temyize konu kararın, … ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Temyize konu kararın, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmı yönünden ise;
Mahkemenin 10.04.2019 tarihli ara kararına cevaben dosyaya sunulan davalı idarenin 30.04.2019 havale tarihli dilekçesinde; Kültür ve Turizm Bakanlığınca 25.05.2017 tarihinde onaylanan “Side (Manavgat) Turizm Alanı Side Mahallesi Revizyon İmar Planı”nda … ada,… parselin “sosyal tesis alanı”, … ada, … parselin “Ticaret Alanı” olarak planlandığının bildirildiği görülmektedir.
Bu durumda, öncelikle uyuşmazlık konusu … ada, … parselin kullanım amacının imar planında “Ticaret Alanı” olarak belirlenip belirlenmediği, şayet “Ticaret Alanı” olarak belirlenmiş ise, “Ticaret Alanı” kullanımının getirildiği imar planı değişikliğine dava açılıp açılmadığı, açılmış ise sonuçlanıp sonuçlanmadığı, yürürlükte olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planında taşınmazın hangi kullanım alanında kaldığı araştırılarak elde edilen sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla temyize konu Mahkeme kararının … ada, … parsel yönünden davanın kabulüne ilişkin kısmında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca; davalı idarenin temyiz isteminin Mahkeme kararının … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmı yönünden kabulüne, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmı yönünden reddine, davacıların temyiz istemlerinin ise reddine,
2.Davanın kabulüne ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının BOZULMASINA, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 15/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.