Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/20520 E. , 2021/11633 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/20520
Karar No : 2021/11633
DAVACI : … Derneği
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı – ANKARA
VEKİLİ : …, Hukuk Müşaviri
DAVANIN KONUSU : 30/07/2019 tarih ve 30847 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in 6. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendi ile 12. maddesinin 1. ve 4. fıkralarının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde, çevre mühendisleri lehine böyle bir oran getirilmesiyle diğer meslek gruplarının çalışma haklarının kısıtlandığı, 12. maddesinin 1. fıkrasında da çevre mühendislerinin, eğitim ve sınav şartından muaf tutulduğu, diğer meslek gruplarının saygınlıklarının zarar görmesine yol açıldığı, 12. maddenin 4. fıkrasında ise, sınavın hangi sıklıkla ve ne şekilde yapılacağının belirsiz bırakıldığı belirtilerek, bu yönleriyle düzenlemelerin Anayasanın eşitlik ilkesine ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI : Öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılıp açılmadığı araştırılarak süresinde açılmadığının tespiti halinde, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak, dava konusu Yönetmeliğin hukuka uygun olduğu, davacının iddiaları karşısında iptalini gerektiren bir yönünün bulunmadığı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Kararda belirtilen gerekçelerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …’IN DÜŞÜNCESİ : Dava, 30/07/2019 günlü, 30847 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendi ile 12. maddesinin 1. ve 4. fıkralarının iptali istemiyle açılmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 2. Maddesinde ;Çevre yönetim birimi/Çevre görevlisi: Bu Kanun ve Kanuna göre yürürlüğe konulan düzenlemeler uyarınca denetime tâbi tesislerin faaliyetlerinin mevzuata uygunluğunu, alınan tedbirlerin etkili olarak uygulanıp uygulanmadığını değerlendiren, tesis içi yıllık denetim programları düzenleyen birim ya da çevre mühendislerini, mevcut çevre görevlilerini ve Bakanlıkça usul ve esasları ilgili Yönetmelikle belirlenen görevliyi ifade edeceği belirtilmiş,anılan Kanun’un Ek 2. maddesinde; Faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olacak veya çevreye zarar verecek kurum, kuruluş ve işletmeler çevre yönetim birimi kurmak, çevre görevlisi istihdam etmek veya Bakanlıkça yetkilendirilmiş kurum ve kuruluşlardan bu amaçla hizmet satın almakla yükümlüdürler. Bu konuyla ilgili usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir kuralı getirilmiştir.
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun ek 2nci maddesine dayanılarak çıkartılan Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 4. Maddesinde; d) Çevre görevlisi: Faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olan veya neden olabilecek, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve bu Kanuna dayanılarak yürürlüğe giren düzenlemeler uyarınca denetime tâbi tesislerin faaliyetlerinin çevreye ilişkin kanun ve ikincil düzenlemelere uygunluğunu, alınan tedbirlerin etkili olarak uygulanıp uygulanmadığını değerlendiren, çevre mühendisi dışındaki çevre yönetimi hizmeti yeterlik belgesine sahip görevliyi, e) Çevre mühendisi: Faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olan veya neden olabilecek, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve bu Kanuna dayanılarak yürürlüğe giren düzenlemeler uyarınca denetime tâbi tesislerin faaliyetlerinin çevreye ilişkin kanun ve ikincil düzenlemelere uygunluğunu, alınan tedbirlerin etkili olarak uygulanıp uygulanmadığını değerlendiren, çevre yönetimi hizmeti yeterlik belgesine sahip çevre mühendislerini ifade edeceği belirtilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin 6. Maddesinde;,”(1 ) Çevre Yönetimi Hizmeti Yeterlik Belgesi;
a) Üniversitelerin çevre mühendisliği bölümü mezunlarına ve çevre mühendisliği, çevre bilimleri veya çevre teknolojileri konularında lisansüstü eğitim almış olanlara, mezuniyet belgeleri ile başvuru yapmaları halinde verilir.
b) En az dört yıllık üniversite mezunu olup,Bakanlık veya mülga Çevre Bakanlığı veya mülga Çevre ve Orman Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatlarının; çevre yönetimi, çevresel etki değerlendirmesi, çevre izni, çevre izin ve lisansı ve çevre denetimi ile ilgili teknik birimlerinde çevreye ilişkin kanun ve ikincil düzenlemeler uyarınca en az beş yıl çalışmış olanlara, durumlarını belgelendirerek başvuru yapmaları halinde, çevre görevlisi olarak çalışabilmeleri için verilir.
c) Üniversitelerin mühendislik bölümlerinden veya fen fakülteleri ve fen edebiyat fakültelerinin fizik, kimya, biyoloji,biyokimya, jeoloji bölümlerinden veya veterinerlik fakültelerinden mezun olanlardan, Bakanlıkça yapılacak veya yaptırılacak temel çevre bilimleri ve çevreye ilişkin kanun ve ikincil düzenlemeler konusunda eğitime katılarak,düzenlenecek sınavdan 100 üzerinden 70 ve üzeri puan alarak başarılı olanlara, başvuru yapmaları halinde çevre görevlisi olarak çalışabilmeleriiçin verilir.
(2) Çevre yönetim birimi yeterlik belgesi; Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği ek-1 veya ek-2 listesinde yer alan işletmelerin bünyesinde kurulan, sürekli istihdam edilmek üzere en az iki personelden oluşan ve bu personellerden en az birinin bu maddenin birinci fıkrasının(a) veya (b) bendi uyarınca belgelendirildiği ve diğerinin ise çevre ileilgili en az üç yıllık mesleki tecrübeyi haiz olduğu birimlere, başvuruyapmaları halinde verilir.
(3) Çevre danışmanlık firması yeterlikbelgesi;
a) Sürekli istihdam edilmek üzere en az dört personelden oluşan;
1) En az 3/4’ünün bu maddenin birinci fıkrasının(a) veya (b) bendi uyarınca belgelendirildiği,
2) En az birinin çevre ile ilgili beş yıl ve üzerimesleki tecrübeyi haiz koordinatör olduğu,
3) En az birinin çevre ile ilgili üç yıl ve üzeri mesleki tecrübeyi haiz olduğu,
4) En az birinin çevre ile ilgili iki yıl ve üzeri mesleki tecrübeyi haiz olduğu,
b) Çevre ile ilgili mühendislik, müşavirlik,araştırma geliştirme, etüt, fizibilite, proje, rapor, eğitim ve benzerikonularda çalıştığını gösteren Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin bulunduğu,
c) Verilen hizmetin özelliğine, personel sayısına ve çalışma şartlarına uygun olacak şekilde çalışma mekânları, toplantı salonu,arşiv odası ve hizmet aracına sahip,
firmalara, başvuru yapmaları halinde verilir.”kuralı getirilmiş.
Anılan Yönetmeliğin 12. Maddesinin 1. Fıkrasında 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) veya (b) bentleri kapsamında yeterlik belgesi alacaklardan eğitim ve sınav şartı aranmayacağı, 4. Fıkrasında sınavın Bakanlığın belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde Bakanlıkça yapılacağı veya yaptırılacağı öngörülmüştür.
Davacı dernek tarafından dava konusu düzenlemelerle çevre danışmanlık firması yeterlik koşulunda 3/4 oranındaki çevre mühendisi istihdam zorunluluğunun eşit yeterliğe sahip olması gereken meslek gruplarının mesleki saygınlıklarının zarar görmesine neden olduğu,çevre mühendisleri için sınav koşulu getirilmemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu,diğer meslek grupları içerisinde yer alan biyologların lisans eğitimi içeriğine bakıldığında temel çevre bilimlerine yönelik birçok teorik ve uygulamalı dersin olduğunun açıkça görüleceği ,çevre mühendisleri lehine düzenleme yapılmasının hukuka ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğu iddialarıyla bakılmakta olan dava açılmıştır.
Yukarıda yer verilen 2872 sayılı Yasa’nın Ek 2.maddesinde çevre görevlisi istihdam etme zorunluluğu getirilmiş ,anılan Kanun’un 2.maddesinde de çevre yönetim birimi/çevre görevlisi tanımında mesleki olarak sadece çevre mühendislerine yer verilmiştir.
Dolayısıyla çevre yönetimi hizmeti vereceklerin taşıması gereken şartları ,belgelendirilmeleri ve mükellefiyetlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla çıkartılan Yönetmelikte Üniversitelerin çevre mühendisliği bölümü mezunlarına ve çevre mühendisliği, çevre bilimleri veya çevre teknolojileri konularında lisansüstü eğitim almış olanlarla ilgili olarak yapılan düzenlemelerde dayanağı yasa maddesine aykırılık bulunmamaktadır.
Çevre mühendisliği bölümü mezunu olma koşulu aranmaksızınn en az dört yıllık üniversite mezunu olup,Bakanlık veya mülga Çevre Bakanlığı veya mülga Çevre ve Orman Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatlarının; çevre yönetimi, çevresel etki değerlendirmesi, çevre izni, çevre izin ve lisansı ve çevre denetimi ile ilgili teknik birimlerinde çevreye ilişkin kanun ve ikincil düzenlemeler uyarınca en az beş yıl çalışmış olanlara, durumlarını belgelendirerek başvuru yapmaları halinde de çevre görevlisi olarak çalışabilmeleri olanağı tanınmıştır.
Kaldı ki üniversitelerin mühendislik bölümlerinden veya fen fakülteleri ve fen edebiyat fakültelerinin fizik, kimya, biyoloji,biyokimya, jeoloji bölümlerinden veya veterinerlik fakültelerinden mezun olanlardan, Bakanlıkça yapılacak veya yaptırılacak temel çevre bilimleri ve çevreye ilişkin kanun ve ikincil düzenlemeler konusunda eğitime katılarak,düzenlenecek sınavdan 100 üzerinden 70 ve üzeri puan alarak başarılı olanlara, başvuru yapmaları halinde çevre görevlisi olarak çalışabilmeleri için yeterlik belgesi verilmesi de söz konusudur.
Bu durumda çevre mühendisi ya da bu alanda lisansüstü eğitim almış olmak, bu alan dışındaki en az dört yıllık üniversite mezunları için Bakanlığın ilgili birimlerinde en az beş yıl çalışmış olmak koşulu ,bunun dışında belirtilen bölüm mezunları için sınav öngörülmesine ilişkin düzenlemede hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Çevre Kanununda, çevre mühendisleri doğrudan çevre görevlisi olarak ifade edilmiyor iken, 29/11/2018 tarih ve 7153 sayılı Çevre Kanunu ve Bazı Kanununlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 28. maddesinin 12. fıkrası ile, Çevre Kanununun 2. maddesinde yer alan “çevre yönetim birimi/çevre görevlisi” tanımınındaki görevliyi ibaresi “çevre mühendislerini, mevcut çevre görevlilerini ve Bakanlıkça usul ve esasları ilgili Yönetmelikle belirlenen görevliyi” şeklinde değiştirilmiştir.
Davalı idare tarafından, gerek Kanunda yapılan bu değişikliğin Yönetmeliğe yansıtılması ve gerekse çevre yönetimi hizmeti vereceklerin taşıması gereken şartları, belgelendirmeleri ve mükellefiyetlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla Çevre Kanununun Ek 2. maddesine dayanılarak dava konusu Yönetmelik yeniden hazırlanmıştır.
Bakılan dava, 30/07/2019 tarih ve 30847 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in 6. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendi ile 12. maddesinin 1. ve 4. fıkralarının hukuka aykırı olduğu iddialarıyla açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarenin usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde; “…Çevre yönetimi: İdarî, teknik, hukukî, politik, ekonomik, sosyal ve kültürel araçları kullanarak doğal ve yapay çevre unsurlarının sürdürülebilir kullanımını ve gelişmesini sağlamak üzere yerel, bölgesel, ulusal ve küresel düzeyde belirlenen politika ve stratejilerin uygulanmasını, Çevre yönetim birimi/Çevre görevlisi: Bu Kanun ve Kanuna göre yürürlüğe konulan düzenlemeler uyarınca denetime tâbi tesislerin faaliyetlerinin mevzuata uygunluğunu, alınan tedbirlerin etkili olarak uygulanıp uygulanmadığını değerlendiren, tesis içi yıllık denetim programları düzenleyen birim ya da çevre mühendislerini, mevcut çevre görevlilerini ve Bakanlıkça usul ve esasları ilgili Yönetmelikle belirlenen görevliyi,
… ifade eder.” tanımına, Ek 2. maddesinde; “Faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olacak veya çevreye zarar verecek kurum, kuruluş ve işletmeler çevre yönetim birimi kurmak, çevre görevlisi istihdam etmek veya Bakanlıkça yetkilendirilmiş kurum ve kuruluşlardan bu amaçla hizmet satın almakla yükümlüdürler. Bu konuyla ilgili usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” hükmü yer almıştır.
30/07/2019 tarih ve 30847 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in 4. maddesinde; “… c) Çevre danışmanlık firması: Çevre yönetimi hizmeti vermesi için Bakanlık tarafından belgelendirilen tüzel kişiyi, ç) Çevre danışmanlık firması yeterlik belgesi: Çevre danışmanlık firmasına Bakanlık tarafından verilen yeterlik belgesini, d) Çevre görevlisi: Faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olan veya neden olabilecek, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve bu Kanuna dayanılarak yürürlüğe giren düzenlemeler uyarınca denetime tâbi tesislerin faaliyetlerinin çevreye ilişkin kanun ve ikincil düzenlemelere uygunluğunu, alınan tedbirlerin etkili olarak uygulanıp uygulanmadığını değerlendiren, çevre mühendisi dışındaki çevre yönetimi hizmeti yeterlik belgesine sahip görevliyi, e) Çevre mühendisi: Faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olan veya neden olabilecek, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve bu Kanuna dayanılarak yürürlüğe giren düzenlemeler uyarınca denetime tâbi tesislerin faaliyetlerinin çevreye ilişkin kanun ve ikincil düzenlemelere uygunluğunu, alınan tedbirlerin etkili olarak uygulanıp uygulanmadığını değerlendiren, çevre yönetimi hizmeti yeterlik belgesine sahip çevre mühendislerini, … h) Çevre yönetimi hizmeti: Çevre kirliliğinin önlenmesi ve meydana geldiği hallerde kirlenmenin durdurulması, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli hukukî, ekonomik, sosyal tedbirlerin alınması, çevreye ilişkin kanun ve ikincil düzenlemeler ve bütün çevre yönetimine ilişkin işlemlerin çevre görevlisi, çevre mühendisi, çevre yönetim birimi veya firmalar tarafından yürütülmesini, ı) Çevre yönetimi hizmeti yeterlik belgesi: Çevre yönetimi hizmeti vermek üzere, çevre mühendislerine veya çevre görevlilerine Bakanlıkça verilen yeterlik belgesini, … ifade eder.” tanımlarına, “Yeterlik Belgesi Başvuru Şartları” başlıklı 6. maddesinde; ” (1) Çevre Yönetimi Hizmeti Yeterlik Belgesi; a) Üniversitelerin çevre mühendisliği bölümü mezunlarına ve çevre mühendisliği, çevre bilimleri veya çevre teknolojileri konularında lisansüstü eğitim almış olanlara, mezuniyet belgeleri ile başvuru yapmaları halinde verilir. b) En az dört yıllık üniversite mezunu olup, Bakanlık veya mülga Çevre Bakanlığı veya mülga Çevre ve Orman Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatlarının; çevre yönetimi, çevresel etki değerlendirmesi, çevre izni, çevre izin ve lisansı ve çevre denetimi ile ilgili teknik birimlerinde çevreye ilişkin kanun ve ikincil düzenlemeler uyarınca en az beş yıl çalışmış olanlara, durumlarını belgelendirerek başvuru yapmaları halinde, çevre görevlisi olarak çalışabilmeleri için verilir. c) Üniversitelerin mühendislik bölümlerinden veya fen fakülteleri ve fen edebiyat fakültelerinin fizik, kimya, biyoloji, biyokimya, jeoloji bölümlerinden veya veterinerlik fakültelerinden mezun olanlardan, Bakanlıkça yapılacak veya yaptırılacak temel çevre bilimleri ve çevreye ilişkin kanun ve ikincil düzenlemeler konusunda eğitime katılarak, düzenlenecek sınavdan 100 üzerinden 70 ve üzeri puan alarak başarılı olanlara, başvuru yapmaları halinde çevre görevlisi olarak çalışabilmeleri için verilir. … (3) Çevre danışmanlık firması yeterlik belgesi; a) Sürekli istihdam edilmek üzere en az dört personelden oluşan; 1) En az 3/4’ünün bu maddenin birinci fıkrasının (a) veya (b) bendi uyarınca belgelendirildiği, 2) En az birinin çevre ile ilgili beş yıl ve üzeri mesleki tecrübeyi haiz koordinatör olduğu, 3) En az birinin çevre ile ilgili üç yıl ve üzeri mesleki tecrübeyi haiz olduğu, 4) En az birinin çevre ile ilgili iki yıl ve üzeri mesleki tecrübeyi haiz olduğu, b) Çevre ile ilgili mühendislik, müşavirlik, araştırma geliştirme, etüt, fizibilite, proje, rapor, eğitim ve benzeri konularda çalıştığını gösteren Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin bulunduğu, c) Verilen hizmetin özelliğine, personel sayısına ve çalışma şartlarına uygun olacak şekilde çalışma mekânları, toplantı salonu, arşiv odası ve hizmet aracına sahip, firmalara, başvuru yapmaları halinde verilir. (4) Şahıs şirketlerine çevre danışmanlık firması yeterlik belgesi verilmez.” kuralına, “Çevre mühendisi ve çevre görevlisi eğitimi ve sınavı” başlıklı 12. maddesinde; “(1) 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) veya (b) bentleri kapsamında yeterlik belgesi alacaklardan eğitim ve sınav şartı aranmaz. (2) 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında yeterlik belgesi alacakların temel çevre bilimleri ve çevreye ilişkin kanun ve ikincil düzenlemeler konusunda yapılacak eğitim ve sınava katılmaları zorunludur. Bu sınavdan 100 üzerinden 70 puan ve üzeri alanlar başarılı sayılır. Bu kişiler çevre görevlisi olarak çalışabilmeleri için çevre yönetimi hizmeti yeterlik belgesini almaya hak kazanır. (3) Sınav içeriği Bakanlıkça belirlenir. (4) Sınav Bakanlığın belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde, Bakanlıkça yapılır veya yaptırılır. (5) Çevre görevlisi sınavı sonuçları ilân edildiği tarihten itibaren bir yıl geçerlidir.” kuralına yer verilmiştir.
Uyuşmazlığa Konu Yönetmeliğin İptali İstenilen Düzenlemelerinin İncelenmesi:
Davacı tarafından, Yönetmelikteki tanımlara bakıldığında çevre mühendisi ile çevre görevlisinin aynı olması nedeniyle yapılacak iş ve işlemlerin de aynı olduğu ve çevre mühendisleri lehine böyle bir oran getirilmesiyle diğer meslek gruplarının çalışma hakları kısıtlanmış olup bu durumun, Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu ve diğer meslek gruplarının saygınlıklarının zarar görmesine neden olacağı, çevre danışmanlık firmasının birçok disiplini bünyesinde barındıran multidisipliner bir yapıda olduğu, bu durum göz önüne alındığında, sadece çevre mühendislerinin değil, diğer meslek gruplarına mensup çevre görevlilerinin de aynı öneme sahip olduğu, diğer taraftan, çevre mühendislerinin diğer meslek grupları gibi, hiçbir sınav ve eğitime tabi olmadıkları, lisansta alınan eğitimlerine bakıldığında ise, mevcut Yönetmelik kapsamında tanımlanan iş ve işlemlerin doğrudan çevre mühendisliği ile ilgili olmadığı, ayrıca çevreye ilişkin ikincil düzenlemelerin tamamının, hiçbir üniversitede ana ders olarak verilmediği, çevre mühendislerinin mevzuat bilgisinin sorgulanmadığı, diğer meslek grupları sınavda başarılı olsa dahi, dava konusu maddede öngörülen 3/4 oranı nedeniyle çevre mühendisleri dışındaki meslek grubu mensubu çevre görevlileri aleyhine bir durum oluştuğu, diğer meslek gruplarına temel çevre bilimlerinin ve mevzuat eğitiminin şart koşulduğu, oysa biyologların temel çevre bilimlerini bilmeden biyolog olmalarının mümkün olmadığı, diğer yandan, sınavın ne zaman, hangi sıklıkla, ne şekilde yapılacağının belirsiz olduğu, oysaki o tarihe kadar yüzlerce çevre mühendisinin çevre yönetimi hizmeti belgesi alarak işe başlamış olduğu, dolayısıyla düzenlemenin bu yönüyle de haksızlık oluşturduğu, sınav sorularının kimlerin hazırlayacağının belli olmadığı, başka bir deyişle, bu hususların Yönetmelikte düzenlenmediği görülmüş olup, 12. maddenin eksik düzenleme nedeniyle hukuka aykırı olduğu belirtilerek iptali gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı idare tarafından, Yönetmeliğin 6. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen 3/4 istihdam şartının, sadece çevre mühendisliği bölümüne ilişkin olmadığı, aynı maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan; çevre mühendislerinin yanı sıra, farklı meslek gruplarından olup çevre mühendisliği, çevre bilimleri veya çevre teknolojileri konularında lisans üstü eğitim alanlar ile (b) bendinde yer alan; Bakanlığın çevre yönetimi hizmeti ile ilgili teknik birimlerinde çalışan ve belli bir tecrübeye sahip farklı meslek grubu mensuplarına da ilişkin olduğu, dolayısıyla 3/4 istihdam şartının, sadece çevre mühendislerini kapsadığı yönündeki iddiaya itibar edilemeyeceği, kaldı ki çevre yönetimi hizmeti doğrudan çevre mühendisliği görev ve disiplin alanına ilişkin olduğundan, çoğunluğun çevre mühendisliği bölümü mezunu veya bu alanda tecrübe sahibi olan kişilerden seçilmesinin işin doğası gereği olduğu, Kanunda çevre mühendislerinin doğrudan çevre görevlisi olarak belirtilmesi nedeniyle eğitim ve sınav şartının öngörülmediği, bununla birlikte, maddenin (c) bendinde yer alan kişilerin Kanunda çevre görevlisi tanımında yer alan; “Bakanlıkça usul ve esasları ilgili Yönetmelikle belirlenen görevliyi” kapsamında olduğu, bu nedenle anılan kişiler yönünden eğitim ve sınav şartının öngörüldüğü, dolayısıyla diğer meslek grubu mensuplarından yeterli bulunanların çevre yönetimi hizmeti verebilmesinin sağlanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.
Çevre görevlilerinin; denetime tabi kurum, kuruluş veya işletmelerin faaliyetlerinin çevre mevzuatına uygunluğunu sağlayan, anılan tedbirlerin etkili olarak uygulanıp uygulanmadığını değerlendiren, tesislere ait çevre yönetim birimlerinde veya çevre danışmanlık firmalarında çalışan görevliler olduğu, bu anlamda fonksiyonlarının, genel itibarıyla davalı idarece yapılacak çevre denetimine yardımcı olmak olduğu dikkate alındığında, çevre görevlisi olarak görev yapacak kişilerin davalı idarenin belirlediği kriterlere göre seçilmesi ve bu kriterlere uygun oldukları anlaşılanlara davalı idare tarafından belge verilmesi, bir kamu hizmeti olan ve davalı idarenin yetki ve sorumluluğunda bulunan çevre denetiminin, etkin bir şekilde yürütülmesi için gerekli olduğu sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, 2872 sayılı Çevre Kanununun Ek 2. maddesinde; faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olacak veya çevreye zarar verecek kurum, kuruluş ve işletmelerin çevre yönetim birimi kurmak, çevre görevlisi istihdam etmek veya Bakanlıkça yetkilendirilmiş kurum ve kuruluşlardan bu amaçla hizmet satın almakla yükümlü olduklarının ve bu konuyla ilgili usûl ve esasların ise Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğinin düzenlendiği göz önüne alındığında, davalı idareye çevre görevlisi olarak görev alacak kişilere yönelik olarak Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde sayılan söz konusu meslek gruplarının, çevre alanındaki uzmanlıkları ile tecrübelerini ölçmeye yönelik olarak sınav yapma yetkisini veren dava konusu düzenlemelerin yasal dayanağı olmadığından ve dayanağı Kanuna aykırı olduğundan söz etmek olanaklı değildir.
Uyuşmazlıkta; diğer mühendislik dallarından farklı olarak, mesleki anlamda çevre görevlisi yükümlülüklerinin yerine getirilmesi sırasında ihtiyaç duyulacak birçok konunun, çevre mühendisliği bölümünün lisans ve lisansüstü eğitim konuları arasında yer aldığı, yüksek lisans ve üzeri eğitimler ile de genel olarak mesleki konuda derin bilgi, bilgiyi değerlendirme ve yorumlama yeteneğinin kazanıldığı, çevre mühendisliği bilimine yönelik olarak alınan bu eğitimler ile eğitimler sonucu ortaya çıkan faaliyet alanlarının, Bakanlığın görev alanı çerçevesinde yürütülen birçok yükümlülüğü ve sorumluluk alanını içerdiği, kaldı ki Çevre Kanununda da çevre mühendisinin doğrudan çevre görevlisi olarak belirtildiği dikkate alındığında, bu nitelikteki formasyona haiz bir meslek grubunun, çevre görevlisi olabilmek için uzmanlıklarını ve tecrübelerini ayrıca eğitim ve sınav ile ortaya koymalarının gerekmediği sonucuna varılmıştır.
Yönetmelikte yer alan çevre danışmanlık firması yeterlik belgesi alınabilmesi için getirilen 3/4 istihdam şartının, çevre mühendisleri dışındaki meslek grubu mensubu çevre görevlileri aleyhine bir durum oluşturduğu iddiası yönünden, söz konusu düzenlemenin sadece çevre mühendisliği bölümüne ilişkin olmadığı, aynı maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan; çevre mühendislerinin yanı sıra, farklı meslek gruplarından olup çevre mühendisliği, çevre bilimleri veya çevre teknolojileri konularında lisans üstü eğitim alanlar ile (b) bendinde yer alan; Bakanlığın çevre yönetimi hizmeti ile ilgili teknik birimlerinde çalışan ve belli bir mesleki tecrübeye sahip farklı meslek grubu mensuplarına da ilişkin olduğu, ayrıca fıkranın diğer alt bentleri de incelendiğinde, çevre danışmanlık firması yeterlik belgesi almak isteyen firma tarafından, anılan fıkrada belirtilen sürelerle çevre ile ilgili konularda tecrübeli olanların da istihdam edilmesi gerektiğinin de düzenlendiği dikkate alındığında, davacı odaya kayıtlı mensup meslek mensupları gibi, çevre mühendisleri dışındaki diğer meslek grubu mensubu olan kişilerin, öngörülen şartların yerine getirilmesiyle hem 3/4 oranında, hem de 1/4 oranında istihdam edilecek personel arasında olunabileceği anlaşıldığından, bu yönüyle düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davacı tarafından, sınavın ne zaman, hangi sıklıkla, ne şekilde yapılacağının ve sınav sorularının kimlerin hazırlayacağının belirsiz olduğu, dolayısıyla bu hususların Yönetmelikte yer almaması nedeniyle eksik düzenleme olduğu ileri sürülmüş ise de, Çevre Kanununun Ek 2. maddesinde konuyla ilgili usûl ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğinin düzenlenmesi karşısında, Bakanlığın sınav yapma yetkisinin açık olduğu gibi, takdir hakkı kapsamında sınavın içeriğine, zamanına, yöntemine vs. hususlara ilişkin Bakanlığın usul ve esasları belirleme yetkisinin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Varsa posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 20/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.