Danıştay Kararı 6. Daire 2019/20614 E. 2022/7804 K. 20.09.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/20614 E.  ,  2022/7804 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/20614
Karar No : 2022/7804

KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR) :
1- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Bakanlığı-ANKARA
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …
VEKİLİ : Av. …
2- … 3- … 4- …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 14/06/2019 tarih ve E:2015/10669, K:2019/5780 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dava, Antalya ili, Manavgat ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parsel üzerindeki yapının geleneksel yapı olarak belirlenmesine ilişkin Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile uygun bulunan Side Antik Kenti 1/1000 ölçekli koruma amaçlı revizyon uygulama imar planının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare İdare Mahkemesince; bilirkişi raporunda yer verilen tespitler ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, Side Antik Kenti 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Revizyon İmar Planının plan bütünü dâhilinde getirilen yapı düzeni ve yoğunluk kararlarının yerleşmenin özgün dokusunu ortaya çıkarma noktasında yeterli detayları içermediği, turizm ve tarihsel yerleşimin etkileşimi bağlamında araştırmalara ihtiyaç duyduğu, kentin silueti açısından kıyı kullanımının ön planda tutulması gerektiği, plan bütünün bu hali ile şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olmadığı anlaşılmakta ise de imar planlarının yargısal denetimin parsel bazında yapılacağı, bu nedenle uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünden planda önerilen ‘“geleneksel yapı” kullanımının taşınmazın yöresel yapı geleneklerini taşıdığı anlaşıldığından, dava konusu planın şehircilik ilkeleri, planlama esaslarına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davacıların temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğinin Ek-2. maddesinde 1/1000 ölçekli imar planlarındaki lejand gösterimleri ile davanın devamı sırasında yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin “Gösterim (lejand) teknikleri” başlıklı 10. maddesi ve aynı yönetmeliğin Ek-1d maddesi ile birlikte yapılan incelemelerde, korunacak alanlar kısmında “Geleneksel Yapı” adı altında bir lejand gösterimi yer almadığı gibi Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 660 ve 658 nolu ilke kararında da geleneksel yapı ile ilgili bir düzenleme bulunmadığı, dava konusu taşınmazın da içerisinde bulunduğu alan için anılan yönetmelik ve ilke kararında bulunmayan bir kullanım getirilmiş olduğundan dava konusu planda şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle temyize konu kararın bozulmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME TALEP EDENLERİN İDDİALARI : Davalılar tarafından, konuyla ilgili mevzuatın eksik değerlendirildiği, ilgili yönetmelikte koruma amaçlı imar planlarının özelliği gereği plana özgü gösterim getirilebileceği ileri sürülerek kararın düzeltilmesi istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlıkta, davacının iddiaları ile davalı idarelerin savunmaları kapsamında davaya konu uygulama imar planında belirlenen geleneksel yapı tanımıyla birlikte taşınmaz üzerindeki yapı ve bölge özelinde yer alan yapıların, konusunda mimar ya da sanat tarihçisi olan uzman bilirkişilerin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyeti ile mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle incelenerek uyuşmazlık hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, karar düzeltme isteminin kabulü ile daire kararının kaldırılarak, davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki “Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır.” kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 14/06/2019 tarih ve E:2015/10669, K:2019/5780 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Antalya ili, Manavgat ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parsel üzerindeki yapının geleneksel yapı olarak belirlenmesine ilişkin Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile uygun bulunan Side Antik Kenti 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Revizyon Uygulama İmar Planının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde; uygulama imar planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 18. maddesinde, her ölçekteki planların Ek-2’de verilen lejant ve plan çizim normlarına göre hazırlanacağı düzenlemiş, 14/06/2014 tarihli ve 29030 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin “Gösterim (lejand) teknikleri” başlıklı 10. maddesinde, her türlü mekânsal planın, kendi kademesinin ve yapılış amacının gerektirdiği çizim ve gösterim tekniğine göre hazırlancağı, planların, Bakanlıkça belirlenen ve EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1a Ortak Gösterimler, EK-1b Mekânsal Strateji Planları Gösterimleri, EK-1c Çevre Düzeni Planı Gösterimleri, EK-1ç Nazım İmar Planı Gösterimleri, EK-1d Uygulama İmar Planı Gösterimleri ve EK-1e detay kataloğuna uygun olarak hazırlanacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Koruma Amaçlı İmar Planları ve Çevre Düzenleme Projelerinin Gösterimi, Uygulanması, Denetimi ve Müelliflerine İlişkin Usul ve Esaslara Ait Yönetmeliğin “Plan Raporu ve Gösterim” başlıklı 10. maddesinde, koruma amaçlı imar planlarının hazırlanmasında uygulanacak gösterimlerde 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuatta belirtilen gösterimlere uyulacağı, ancak koruma amaçlı imar planlarının özelliği, verilecek kararların detaylı olması ve her alanın farklı nitelik taşıması nedeniyle plana özgü gösterim kullanılabileceği düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu uygulama imar planının, plan hükümlerinin 1.7 sayılı maddesinde, geleneksel yapılar, geleneksel teknik, malzeme ve biçimlenme ile yapılmış, mimari elemanlar açısından kültür varlıları kadar zengin olmayan, kütle olarak çevreye uyumlu yapılar olarak tanımlanmış ve yine plan hükümlerinde, geleneksel yapıya yapılacak her türlü müdahalede plan hükümleri, ilgili yönetmelik ve ilke kararlarının geçerli olacağı düzenlenerek bu yapılara müdahalelere kısıtlamalar getirilmiştir.
Bilirkişi raporunda, dava konusu yapının geleneksel yapı özelliği taşıdığı tespitine yer verilmiş, fakat dava konusu yapının özellikleri ve bölgede yer alan diğer yapılara ilişkin herhangi bir incelemeye yer verilmediği görülmüştür. Ayrıca bilirkişi heyetinin harita mühendisi ile şehir ve bölge plancılarından oluştuğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının iddiaları ile davalı idarelerin savunmaları kapsamında davaya konu uygulama imar planında belirlenen geleneksel yapı tanımıyla birlikte taşınmaz üzerindeki yapı ve bölge özelinde yer alan yapıların, alanın doğal karakteri bütüncül olarak dikkate alınarak yapılaşma koşulları ve mimari özellikleri yönünden, mimar ya da sanat tarihçisi olan uzman bilirkişilerin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyeti ile mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava konusu taşınmaz için öngörülen fonksiyon ve yapılaşma koşulları değerlendirilerek uyuşmazlık hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.