Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/21696 E. , 2022/8987 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/21696
Karar No : 2022/8987
DAVACI :… Odası … Şubesi
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. … – Av. …
DAVANIN KONUSU : Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan Antalya- Burdur- Isparta 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu çevre düzeni planı değişikliğini yapma yetkisinin büyükşehir belediyesine ait olmadığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılması gerektiği, yetkisiz idarenin işlem tesis ettiği, öte yandan tesis edilen işlemin plan değişikliği değil, plan revizyonu niteliğinde olduğu, herhangi bir kurum görüşü alınmadan plan kararlarının üretildiği, Danıştay Altıncı Dairesince daha önce verilen yürütmeyi durdurma kararlarının dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Çevre düzeni planı hükümlerine göre dava konusu işlemi tesis etmekte yetkili olduğu, davacı tarafından dava konusu işleme itiraz edilmediği, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Antalya – Burdur – Isparta Çevre Düzeni Planının sadece bir il sınırlarını kapsamayıp, birden fazla il sınırlarını kapsayacak şekilde yapılıp kabul edildiği, çevre düzeni planının bu yönüyle belli bir havzayı düzenleyerek havza planı niteliğinde olduğu, 1 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ilgili maddesinde de, bölge ve havza planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planları uygulanmak ve denetlemek Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görev alanında olduğu, dolayısıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılan çevre düzeni planında yapılan değişikliklerin de aynı idare tarafından görüşülerek karara bağlanması gerektiği açıktır.
Ayrıca, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılıp onaylanan ve askıya çıkarılan çevre düzeni planında yapılan değişikliğin, itiraza konu alanın büyükşehir belediye sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle plan notlarının 5.3. sayılı maddesindeki “Planlama bölgesindeki büyükşehir belediye sınırları içerisinde, bu planın onayından sonraki iş ve işlemler, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Büyükşehir Belediyesi Kanunu uyarınca büyükşehir belediyesince yürütülür.” hükmü esas alınarak yapılan değişikliğin Antalya Büyükşehir Belediye Meclisince görüşülerek karar bağlanmış ise de; uyuşmazlığa konu çevre düzeni planı sadece bir il sınırlarını kapsayacak şekilde yapılmadığı gibi, sadece Antalya Büyükşehir il sınırlarını kapsayacak şekilde de yapılmadığı, belli bir havza bütününde yapılan planların bu planlarda yapılan değişiklikler sonucu plan bütünlüğünün bozulmaması için değişikliklerin de planı yapan idare tarafından değerlendirilmesinin en başta yetki ve usulde paralellik, hukuki güvenlik ve istikrar ilkeleri gereği olduğu, mevzuatımızda, birden fazla ili kapsayan belli bir havzada yapılan çevre düzeni planlarında yapılan değişikliklerin, bu illerden büyükşehir belediyesi idaresine sahip ilin belediye meclisince görüşülerek karara bağlanacağına ilişkin herhangi bir düzenleme de bulunmadığı anlaşıldığından, Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnameye dayanıldığı söylenerek oluşturulan plan notunun ilgili maddesinin davalı idarenin dava konusu işlemde uyguladığı manada yorumlanmasında ve bu yoruma dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından
söz konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …’IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan Antalya Burdur Isparta 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanununun 9. (b) maddesinde “Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin (ç) fıkrasında her tür ve ölçekteki fiziki planlara ve bunların uygulanmasına yönelik temel ilke, strateji ve standartları belirlemek ve bunların uygulanmasını sağlamak, Bakanlar Kurulunca yetkilendirilen alanlar ile merkezi idarenin yetkisi içindeki kamu yatırımları, mülkiyeti kamuya ait arsa ve araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı,milli güvenliğe dair tesisler, askeri yasak bölgeler, genel sığınak alanları, özel güvenlik bölgeleri, enerji ve telekomünikasyon tesislerine ilişkin etütleri, harita, her tür ve ölçekte çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını, parselasyon planlarını ve değişikliklerini resen yapmak, yaptırmak, onaylamak Bakanlığın görevleri arasında sayılmış; Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevlerinin düzenlendiği 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; “Yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak”, (c) bendinde; “Havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak” Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmış; aynı maddenin 3. fıkrasında da, “Birinci fıkranın (a) bendinde belirtilen ulusal ve bölgesel nitelikteki fiziki planları Bakanlık yapar, yaptırır ve onaylar. Büyükşehir belediyeleri sınırları içerisindeki çevre düzeni planlarını büyükşehir belediyeleri, büyükşehir olmayan illerde ise Bakanlık yapar, yaptırır ve onaylar.” kuralı getirilmiş, 5393 sayılı Belediye Kanununun, “Meclisin Görev ve Yetkileri” başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise; “Belediyenin imar plânlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni plânını kabul etmek. Belediye sınırları il sınırı olan Büyükşehir Belediyelerinde il çevre düzeni planı ilgili Büyükşehir Belediyeleri tarafından yapılır veya yaptırılır ve doğrudan Belediye Meclisi tarafından onaylanır.” hükmü yer almaktadır.
Anılan Yasa hükümlerinin değerlendirilmesinden, 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca bölge ve havza planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planları uygulanmak ve denetlemek Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görev alanında olduğu, dava konusu çevre düzeni planı niteliğinde olup, birden fazla il sınırlarını kapsayacak şekilde yapılarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylandığı, belli bir havza bütününde yapılan planların bu planlarda yapılan değişiklikler sonucu plan bütünlüğünün bozulmaması için değişikliklerin de planı yapan idare tarafından değerlendirilmesinin en başta yetki ve usulde paralellik, hukuki güvenlik ve istikrar ilkeleri gereği olduğu, mevzuatımızda, birden fazla ili kapsayan belli bir havzada yapılan çevre düzeni planlarında yapılan değişikliklerin, bu illerden büyükşehir belediyesi idaresine sahip ilin belediye meclisince görüşülerek karara bağlanacağına ilişkin herhangi bir düzenleme de bulunmamaktadır.
Bu durumda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan Antalya – Burdur – Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında, Antalya İli, Aksu, Döşemealtı, Kepez, Konyaaltı, Muratpaşa, Serik İlçelerini kapsayan değişikliğin, birden fazla il sınırını kapsayan dava konusu planda değişiklik yapma yetkisi bulunmayan Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla görüşülerek karara bağlanmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu kararın iptaline karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan Antalya Burdur Isparta 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 9. (b) maddesinde “Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
4/7/2011 tarihli 27984 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 7. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak, Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştı.
Ancak söz konusu Kanun Hükmünde Kararname 9/7/2018 tarihli 30473 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılmış ve yerine 10/7/2018 tarihli 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanununun, “Meclisin Görev ve Yetkileri” başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; “Belediyenin imar plânlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni plânını kabul etmek. Belediye sınırları il sınırı olan Büyükşehir Belediyelerinde il çevre düzeni planı ilgili Büyükşehir Belediyeleri tarafından yapılır veya yaptırılır ve doğrudan Belediye Meclisi tarafından onaylanır.” hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan Antalya – Burdur – Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında, Antalya İli, Aksu, Döşemealtı, Kepez, Konyaaltı, Muratpaşa, Serik İlçelerini kapsayan değişikliğin Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla görüşülerek karara bağlandığı anlaşılmıştır.
Yukarıda ilgili maddelerine yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu çevre düzeni planının sadece bir il sınırlarını kapsamayıp, birden fazla il sınırlarını kapsayacak şekilde yapılıp kabul edildiği, dava konusu planın bu yönüyle belli bir havzayı düzenleyerek havza planı niteliğinde olduğu, yukarıda hükmüne yer verilen 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ilgili maddesinde de, bölge ve havza planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planları uygulanmak ve denetlemek Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görev alanında olduğu, dolayısıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılan çevre düzeni planında yapılan dava konusu değişikliğin de aynı idare tarafından görüşülerek karara bağlanması gerektiği açıktır.
Ayrıca, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılıp onaylanan ve askıya çıkarılan çevre düzeni planında itiraza konu alanın büyükşehir belediye sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle plan notlarının 5.3. sayılı maddesindeki “Planlama bölgesindeki büyükşehir belediye sınırları içerisinde, bu planın onayından sonraki iş ve işlemler, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Büyükşehir Belediyesi Kanunu uyarınca büyükşehir belediyesince yürütülür.” hükmü esas alınarak yapılan değişiklik Antalya Büyükşehir Belediye Meclisince görüşülerek karar bağlanmış ise de; uyuşmazlığa konu çevre düzeni planı sadece bir il sınırlarını kapsayacak şekilde yapılmadığı gibi, sadece Antalya Büyükşehir il sınırlarını kapsayacak şekilde de yapılmadığı, belli bir havza bütününde yapılan planların bu planlarda yapılan değişiklikler sonucu plan bütünlüğünün bozulmaması için değişikliklerin de planı yapan idare tarafından değerlendirilmesinin en başta yetki ve usulde paralellik, hukuki güvenlik ve istikrar ilkeleri gereği olduğu, mevzuatımızda, birden fazla ili kapsayan belli bir havzada yapılan çevre düzeni planlarında yapılan değişikliklerin, bu illerden büyükşehir belediyesi idaresine sahip ilin belediye meclisince görüşülerek karara bağlanacağına ilişkin herhangi bir düzenleme de bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, gerek ilgili maddelerine yukarıda yer verilen Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamenin, gerekse Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnameye dayanıldığı söylenerek oluşturulan plan notunun ilgili maddesinin davalı idarenin dava konusu işlemde uyguladığı manada yorumlanması suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu işlemin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … – TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.