Danıştay Kararı 6. Daire 2019/2256 E. 2022/6245 K. 26.05.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/2256 E.  ,  2022/6245 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/2256
Karar No : 2022/6245

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Odası (… Şubesi)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER: 1- … Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti
2- …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN ÖZETİ : Ankara ili, Çankaya ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parsel üzerinde yapılacak yapı için verilen … tarih ve …, …, … sayılı yapı ruhsatlarının dayanağı olan Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E… K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, yapı ruhsatları yönünden davacının sübjektif dava açma ehliyeti bulunmadığı, imar planı değişiklikleri yönünden davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında verilen kararda sonucu itibariyle isabetsilik bulunmadığı gerekçesiyle reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Ankara ili, Çankaya ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parsel üzerinde yapılacak yapı için verilen … tarih ve …, …, … sayılı yapı ruhsatlarının dayanağı olan Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasanın Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler arasında yer verdiği “Çevrenin korunması” hususu, hem herkes için “sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını”, hem de “çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek ” ödevini tüm vatandaşlar için “hak ve ödev” olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 2.maddesinde de, “…Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak. Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmektir.” birliğin kuruluş amacları arasında sayılmış, 13. maddesinde; “Lüzum görülen yerlerde Birlik Umumi Heyeti karariyle (Türk mühendis ve mimarları odaları) açılabilir.” hükmüne, 14. maddesinde; “Her ihtısas şubesi yalnız bir oda açar. İhtisas ve iştigal mevzuları ayrı olan mühendis ve mimarlar; ancak ihtısas veya iştigal mevzularının taallük ettiği odaya kaydolunurlar.” hükmüne, 19. maddesinde ise; “Odalar, bu kanunun 2 nci maddesinde belirtilen amaç için Birlik Umumi Heyetince kararlaştırılan işlerden yalnız odalarını ilgilendiren kısımlar ile görevlidirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının idari işlemlere karşı kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyetleri bulunmaktadır.
Bu bağlamda, dava konusu ruhsata konu yapının ayrıcalıklı olarak yapı ve nüfus yoğunluğunu arttırıcı olduğu, parsel bazında imar planı bütünlüğünü bozucu nitelik taşıdığı, bu haliyle dava konusu imar planlarıyla sosyal donatı dengesinin bozulduğu, şehircilik ilkeleri, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu ileri sürülmesi nedeniyle davacı TMMOB Mimarlar Odası, dava konusu imar planlarına ve bu planların uygulanması niteliğinde olan yapı ruhsatına karşı dava açma ehliyetine sahiptir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinin 4. fıkrasında: “İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.” kuralı yer almıştır.
Buna göre, düzenleyici işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerce dava açma süresi içerisinde düzenleyici işlem veya uygulanan işlem ya da her ikisinin birlikte dava konusu edilebilecektir.
Uyuşmazlığa konu yapı ruhsatlarının, 2577 sayılı Yasanın 7. maddesinin 4.fıkrası uyarınca, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin uygulanması niteliğinde bir işlem olduğu açıktır.
Düzenleyici işlem niteliğinde olan dava konusu nazım ve uygulama imar planı değişikliklerine karşı dava açma süresi, uygulama işlemi niteliğindeki dava konusu yapı ruhsatlarının verilmesi üzerine yeniden başlayacaktır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 26/05/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY (X): 3194 sayılı İmar Kanunu’un 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca, imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği, diğer taraftan bu süre içerisinde dava açılmamış olması halinde, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının uygulanmasına yönelik bir işlem (parselasyon, ifraz, tevhid, yapı ruhsatı, imar durumu vb.) tesis edilmesi üzerine, uygulama işlemi ile birlikte 1/1000 ölçekli imar planına ve üst ölçekli planlara veya doğrudan işlemin dayanağı olan imar planlarına karşı yeniden dava açma hakkı bulunduğu ve bu aşamada dava açma süresinin uygulama işleminin süresine tabi olduğu kabul edilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin 28/02/2014-28/03/2014, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin 18/03/2015-16/04/2015 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, davacı tarafından askı süresi içinde planlara itiraz edilmediği, uyuşmazlık konusu parsel üzerindeki yapı için … tarih ve … …, … sayılı yapı ruhsatlarını verilmesi üzerine yasal süre içerisinde söz konusu yapı ruhsatları ile dayanağı 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerine karşı 05/09/2016 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına göre, uyuşmazlık konusu parsel için yapı ruhsatı verilmesi üzerine, ruhsatların dayanağı olan düzenleyici işlem mahiyetindeki imar planı değişikliklerinin iptali istenebileceğinden, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine karşı açılan iş bu davada süre aşımı bulunmadığı açıktır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ilişkin kısım yönünden Dairemiz kararına katılmıyorum.

KARŞI OY (XX): Dava, Ankara ili, Çankaya ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parsel üzerinde yapılacak yapı için verilen … tarih ve …, …, … sayılı yapı ruhsatlarının dayanağı olan Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasanın Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler arasında yer verdiği “Çevrenin korunması” hususu, hem herkes için “sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını”, hem de “çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek ” ödevini tüm vatandaşlar için “hak ve ödev” olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 2.maddesinde de, “…Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak. Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmektir.” birliğin kuruluş amacları arasında sayılmış, 13. maddesinde; “Lüzum görülen yerlerde Birlik Umumi Heyeti karariyle (Türk mühendis ve mimarları odaları) açılabilir.” hükmüne, 14. maddesinde; “Her ihtısas şubesi yalnız bir oda açar. İhtisas ve iştigal mevzuları ayrı olan mühendis ve mimarlar; ancak ihtısas veya iştigal mevzularının taallük ettiği odaya kaydolunurlar.” hükmüne, 19. maddesinde ise; “Odalar, bu kanunun 2 nci maddesinde belirtilen amaç için Birlik Umumi Heyetince kararlaştırılan işlerden yalnız odalarını ilgilendiren kısımlar ile görevlidirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının idari işlemlere karşı kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyetleri bulunmaktadır.
Bu bağlamda, dava konusu ruhsata konu yapının ayrıcalıklı olarak yapı ve nüfus yoğunluğunu arttırıcı olduğu, parsel bazında imar planı bütünlüğünü bozucu nitelik taşıdığı, bu haliyle dava konusu imar planlarıyla sosyal donatı dengesinin bozulduğu, şehircilik ilkeleri, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu ileri sürülmesi nedeniyle davacı TMMOB Mimarlar Odası, dava konusu imar planlarına ve bu planların uygulanması niteliğinde olan yapı ruhsatına karşı dava açma ehliyetine sahiptir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinin 4. fıkrasında: “İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.” kuralı yer almıştır.
Buna göre, düzenleyici işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerce dava açma süresi içerisinde düzenleyici işlem veya uygulanan işlem ya da her ikisinin birlikte dava konusu edilebilecektir.
2577 sayılı Yasanın 7. maddesinin 4.fıkrası uyarınca, uyuşmazlığa konu yapı ruhsatlarının Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin uygulanması niteliğinde bir işlem olduğu açıktır.
Düzenleyici işlem niteliğinde olan dava konusu nazım ve uygulama imar planlarında yapılan değişikliklere karşı dava açma süresi, uygulama işlemi niteliğindeki dava konusu yapı ruhsatlarının verilmesi üzerine yeniden başlayacaktır.
Açıklanan nedenlerle, uygulama işlemi dava konusu edilmeden dayanağı imar planlarına karşı açılan davanın süresinde olduğu anlaşıldığından temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen kararın bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki karara katılmıyorum.