Danıştay Kararı 6. Daire 2019/482 E. 2022/8697 K. 17.10.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/482 E.  ,  2022/8697 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/482
Karar No : 2022/8697

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hacılar Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun Kırıkale ili, Mekez ilçesi, Kırıkkale-Konya Karayolu’nun doğusundaki 700 hektarlık (kırıkkale orta anadolu rafineri alanı) alana ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu nazım imar planı ile uygulama imar planında taşınmaz için belirlenen kullanım kararlarının üst kademe 1/100.000 ölçekli Kırşehir İli Çevre Düzeni Planı kararlarına uygun olmadığının anlaşıldığı, üst ölçekli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında “tarımsal nitelikli arazi” olarak tanımlandığı halde alt ölçekli dava konusu edilen imar planları yapılırken 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Kanunu uyarınca toprak koruma kurulunun görüşü ve onayı alınmadığı anlaşıldığından, hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaşılan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tarım arazisi niteliğinde olmayan bölgede uzun yıllardır botaş lojmanı, doğalgaz dağıtım terminali, kerkük-yumurtalık-ceyhan boru hattı bulunduğu, tarım arazisi niteliğinde olduğu iddia edilen bölge için verilmiş olan yapı ruhsatları bulunduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY : Uyuşmazlık konusu alanda … tarih ve … sayılı Hacılar Belediye Meclisi kararı ile imar planlarında gaz dolum tesisleri bulunan mevkiilerin imar planlarının yaptırılması ve müracaat eden şirketlerin bu plan doğrultusunda ruhsatlarının verilmesi kabul edilmiştir. Sonrasın alanda kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları ile Tüpraş Rafineri sahasının doğusunda 3 numaralı ksımda yer alan … ada … parsel, … ada … ve … parsel, … ada … parsel ve … ada … parsel sayılı taşınmazlar sanayi alanı (petrol ve doğalgaz dolum ve depolama tesisleri alanı), Tüpraş Rafineri sahasının kuzeydoğusunda 2 numaralı kısımda yer alan … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlar teknik altyapı alanı (TEİAŞ kuvvet merkezi ve doğalgaz çevrim santrali), … ada … parsel ve … ada … parsel sayılı taşınmazlar teknik altyapı alanı (dolum tesislerine giden boru hattı) olarak, rafineri sahasının batısında yer alan … ada … parsel sayılı taşınmaz askeri alan(karakol), … ada … parsel sayılı taşınmaz teknik altyapı alanı (kerkük-yumurtalık-ceyhan petrol boru hattı), … ada … ve … parsel sayılı taşınmazlar teknik altyapı alanı (doğalgaz boru hattı ve botaş doğalgaz dağıtım terminali), .. parsel sayılı taşınmaz ise botaş lojmanı olarak planlanmıştır. Alanda 17.08.2016 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kabul edilen Kırıkkale İli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında söz konusu alanlardan 3 numaralı kısım sanayi alanı diğer kısımlar ise “tarım arazisi alanı” “olarak belirlenmiştir.
Davacı tarafından uyuşmazlık konusu alanın üst ölçekli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında tarım alanı olarak planlanmasına karşın alt ölçekli imar planlarında sanayi alanı olarak planlanarak yapılaşmaya açıldığı ve toprak koruma kuruluşunun görüşünün de alınmadığı gerekçesiyle bakılmakta olan dava açılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanunu’nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle, 5. maddesinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, çevre düzeni planı, varsa mekansal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçekli planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plan olarak tanımlanmış, 8. maddesinin 1. fıkrasında; planların tanımlaması yapılarak, planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiş, 8. maddenin 1. fıkrasına 6495 sayılı Kanun’un 73. maddesi ile eklenen f) alt bendinde; ”Kentsel asgari standartlar, Bakanlıkça belirlenen esaslar doğrultusunda çevre düzeni planı ile belirlenebilir. Uygulamaya ilişkin kararlar, yörenin koşulları, parselin bulunduğu bölgenin genel özellikleri, yapının niteliği ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik, çevreye etkisi dikkate alınarak ve ölçüleri verilerek Bakanlıkça belirlenen esaslara göre uygulama imar planı ile belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin ”Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, “Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder.” tanımına yer verilmiş, “Mekansal planlama kademeleri ve ilişkileri” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, mekansal planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekansal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları olarak hazırlanacağı, buna göre planlama kademelerinin, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; mekansal strateji planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planından oluştuğu kural altına alınmış, aynı maddenin 2. fıkrasında, mekansal planların, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanacağı, her planın, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
(Ek: 3/7/2005 – 5403/25 md.) 3194 sayılı Kanunun 8. maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde,” Tarım arazileri, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan;tarımsal amaç dışında kullanılamaz, planlanamaz, köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı veya yerleşik alan olarak tespit edilemez.
” hükmü yer alamıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, kararlarına uyumlu olması gerektiğine kuşku bulunmamaktadır.
Planların kademeli birlikteliği ilkesi çerçevesinde her alt ölçekli planlama kademesinin bir üst ölçeğin ana kararlarını korumakla birlikte üst ölçektekinden daha fazla bilgi ve ayrıntı içermesi gerekir. Bu nedenle, nazım imar planları çevre düzeni planlarının, uygulama imar planları da nazım imar planlarının, büyütülmüş kopyaları olmayıp soyuttan somuta inen plan kararlarının alındığı farklı özellikleri ve ayırıntıları içeren belgeler olduğu bilinmektedir.
Alt ölçekli planları denetleyen, yönlendiren ve esneklik çerçevesini çizen üst ölçekli planlar, kentin ana gelişme kararlarını ve arazi parçalarının kullanış biçimlerini ilke düzeyinde veren belgelerdir. Üst ölçekli plan niteliğinde olan çevre düzeni planında da bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirilmekte ve getirilen bu kararlar çevre kirliliğinin oluşmadan önce önlenebilmesi ve sağlıklı bir çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayacak nitelikte olmaktadır. Bu yönüyle söz konusu çevre düzeni planı, bu plana dayanılarak yapılacak ve arazi kullanımlarının fonksiyonel dağılımı ile genel yoğunluğunun belirlendiği nazım imar planı ve nazım imar planları esaslarına göre çizilen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunun belirlendiği uygulama imar planı ile öngörülen arazi kullanım kararlarından farklılık arz etmektedir. Bu itibarla, alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği çevre düzeni planının nazım ve uygulama imar planları gibi değerlendirilmesi mümkün değildir.
Uyuşmazlık konusu alanda Tüpraş Rafineri sahasının doğusunda 3 numaralı kısımda yer alan … ada … parsel, … ada … ve … parsel, … ada … parsel ve … ada … parsel sayılı taşınmazlar 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları ile sanayi alanı (petrol ve doğalgaz dolum ve depolama tesisleri alanı) olarak, üst ölçekli 17.08.2016 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kabul edilen Kırıkkale İli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında söz konusu 3 numaralı kısım sanayi alanı olarak planlandığından dava konusu imar planlarında bu kısım açısından bir aykırılık oluşmadığı görülmekle birlikte davacı tarafından bu kısma ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık iddiasında da bulunulmamıştır.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 17.08.2016 tarihinde onaylanan Kırıkkale İli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının plan notlarının “Genel Hükümler” başlıklı 5. Bölümünün 5.8 sayılı maddesinde; ”Bu plandan ölçü alınarak uygulama yapılamaz”, 5.31 sayılı maddesinde; ”Bu planın onayından önce kentsel yerleşme alanları içinde veya dışında yer seçmiş ve onaylanmış imar planı bulunan münferit sanayi alanlarında mevcut yapılaşma koşulları geçerli olup bu alanlarda hiçbir şekilde yoğunluk artşı getirecek plan değişikliği/revizyonu ve tevsii yapılamaz.”, sanayi alanları başlıklı 8. Bölümünün 8.2.10. sayılı maddesinde; ”Bu planın onayından önce mevzuata uygun yapılmış ve bu planın ölçeği gereği gösterilmemiş, tarım alanları içerisinde kalan Sanayi alanlarında mevcut yapılaşma koşulları geçerli olup, bu alanlarda hiçbir şekilde şekilde yoğunluk artışı getirecek plan değişikliği yapılamaz.” şeklinde plan notlarına yer verilmiştir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile anılan plan hükmüne yönelik planlama ilke ve esasları çerçevesinde yapılan değerlendirmede; leke plan niteliğinde bulunan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının ölçeği göz önünde bulundurulduğunda parsel bazında kararların üretilmesinin mümkün olmayacağı, bu planda gösterilemeyen kullanımların 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer alabileceği, üst ölçekli planlarda yer verilemeyen ayrıntıların ya da teknik olarak gösterimi imkansız fonksiyonların alt ölçekli planlarda yer alabileceği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu parsellerin fonksiyonunun alt ölçekli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile teknik altyapı ve sanayi alanı olarak belirlenmesinin hukuka ve üst ölçekli plana aykırılık oluşturmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni plan paftasına bakıldığında, dava konusu taşınmazların kısmen sanayi alanı kısmen de tarım alanı olarak gösterilmekle birlikte hakim fonksiyonun sanayi alanı olduğu, bu alanlarda sanayi alanı lejandının daha hakim olduğu, üst ölçekli planlardaki şematik çizim, gösterim ve plan kararlarının alt ölçekli planlarda uygulamaya esas teşkil edecek şekilde düzenlenecek olması nedeniyle plan hiyerarşisinin uygun olduğu anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, … Valiliğinin (İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün) … tarih ve … sayılı görüş bildirilmesi konulu yazısında uyuşmazlık konusu parsellerin vasfının arsa olması ve Hacılar Belediyesi Meclisi tarafından 25.10.1987 tarihli karar ile parsellere ilişkin imar kararı alındığının, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa göre 19.07.2005 tarihinden önce tarım dışı amaçlar için planlanmış alanda kaldığı, bu planın yapıldığı tarihteki mevzuata uygun olarak yapılıp yapılmadığının taraflarına bildirilmesinin halinde il müdürlüğü görüşü verileceğinin bildirildiği, bunun üzerine Hacılar belediyesi tarafından … tarih ve … ile … tarih ve … sayılı yazı ve eklerin sunulduğu, sunulan yazı ve eklerin incelenmesi neticesinde … Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün … tarih … sayılı görüş yazısında, 25.10.1987 tarihinde Hacılar Belediyesi Meclisince kabul edilen imar planlarının o tarihte yürürlükte bulunan ilgili kanun ve mevzuata uygun olduğu, imar planlarının, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun yürülük tarihi olan 3/7/2005 tarihinden önce yapıldığı tespit edildiğinden 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı yapılmasının uygun olcağı kanaatine ulaşıldığı belirtilmiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/10/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.