Danıştay Kararı 6. Daire 2019/5554 E. 2020/11821 K. 01.12.2020 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/5554 E.  ,  2020/11821 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/5554
Karar No : 2020/11821

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- … Belediye Başkanlığı
2- …

İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Mersin İli, Erdemli İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde ruhsatsız yapı yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca söz konusu yapının yasal hale getirilmesi için bir aylık süre verilmesine, süre sonunda yasal hale getirilmemesi halinde yıkımına ve aynı Kanun’un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacıya 197.796,00-TL para cezası verilmesine ilişkin … tarihli, … sayılı Erdemli Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; yerinde yaptırılan keşif sonrasında hazırlanan bilirkişi raporunun ve dosyanın birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu işlemin dayanağı yapı tatil tutanağı ile tespit edilen yapının ruhsatsız olarak yapıldığı hususunun sabit olduğu, buna karşın dava konusu işlemin dayanağı yapı tatil tutanağında ruhsatsız yapı alanının toplam 1.773 m2 olarak belirlenmesine karşın, bilirkişi raporunda anılan yapının toplam 1.477,42 m2 olarak tespit edildiği; öte yandan davalı idarece 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanan temel para cezasına aynı fıkranın (c) bendinin 1. ve 6. alt bentleri uyarınca artırım yapılmasında hukuka uyarlık, (c) bendinin 5. ve 8. alt bentleri uyarınca artırım yapılmasında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu encümen kararının yıkım ve para cezasının 120.513,11-TL’lik kısmı yönünden davanın reddine, para cezasının kalan 77.282,89-TL’lik kısmı yönünden ise işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davacı tarafından; 3194 sayılı Kanun’un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen para cezasının hesaplanmasında dikkate alınan yapı sınıf ve grubu ile aykırılıktan etkilenen alanın, kendileri aleyhine olacak biçimde hatalı olarak belirlendiği; bu belirlemelere dayalı olarak hesaplanan para cezasının tamamının iptaline karar verilmesi gerektiği; re’sen tespit edilecek nedenlerle İdare Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı idare tarafından; dava konusu encümen kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen para cezasının, Kanun’da öngörülen kriterlere uygun olarak hesaplandığı, anılan Kanun hükmü uyarınca belirlenen temel para cezasının hesabında dikkate alınan aykırılıktan etkilenen alanın, idareleri tarafından doğru tespit edildiği, bilirkişi tarafından yapılan ölçümün hatalı olduğu; öte yandan, anılan Kanun hükmünün ikinci fıkrasının (c) bendinin 1. ve 6. alt bentleri uyarınca artırım yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı; dolayısıyla İdare Mahkemesi kararının para cezasının kısmen iptal edilmesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı ileri sürülmektedir.

DAVALI İDARENİN SAVUNMASININ ÖZETİ : İdare Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığı belirtilerek, davacının temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DAVACININ SAVUNMASININ ÖZETİ : Savunma verilmemiştir

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi, davalı idarenin temyiz isteminin ise reddi ile; İdare Mahkemesi kararının yıkıma ilişkin kısmının onanması, para cezasına ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Mersin İli, Erdemli İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde ruhsatsız yapı imalatına başlandığı hususu, 18/03/2014 tarihinde düzenlenen yapı tatil tutanağı ile tespit edilerek tespite konu yapının mühürlenmesine karşın, anılan mühür kaldırılarak 4 yeni kat inşa edildiği, toplam aykırılıktan etkilenen alanın 1.773 m2 olduğu hususu, … tarihli, … cilt ve … sahife numaralı yapı tatil tutanağı ile tespit edilmiştir.
Anılan tutanak dayanak alınarak, söz konusu yapının 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca yasal hale getirilmesi için bir aylık süre verilmesine, süre sonunda yasal hale getirilmemesi halinde yıkımına ve aynı Kanun’un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacıya …-TL para cezası verilmesine ilişkin … tarihli, … sayılı Erdemli Belediye Encümeni kararı tesis edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 2. fıkrasında; idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin, yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5940 sayılı Kanunun 2. maddesiyle değişik 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı, para cezalarına konu olan alanın hesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alanın dikkate alınacağı düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesi kararının yıkıma ilişkin kısmı hakkında;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyize konu İdare Mahkemesi kararının yıkıma ilişkin kısımlarında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
İdare Mahkemesi kararının para cezasına ilişkin kısmına gelince;
Yukarıda yer verilen hükmün değerlendirilmesinden; ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle verilecek para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütün; yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının varsa aykırılıktan etkilenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olduğu, temel ceza miktarı belirlendikten sonra maddede öngörülen arttırım sebeplerinin varlığı halinde arttırım sebeplerinin ayrı ayrı hesaplanacağı anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca, yargı kararı ile idarelerin işlem tesisine zorlanamayacağı gibi idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğinden; 3194 sayılı Kanunun 42/2. maddesinin (a) bendinde, temel para cezasının hesaplanmasında, yapı inşaat alanı ile yapı sınıfı ve grubu temel kriterler olarak öngörüldüğünden, temel para cezasının bu kriterlere aykırı olarak hesaplandığının tespit edilmesi halinde, aykırılığı tespit edilen para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen arttırım oranları uygulanarak belirlenen toplam para cezasının da tamamının iptal edilmesi gerektiği, temel para cezasının hesaplanmasına ilişkin aykırılıklar tespit edildikten sonra, bilirkişinin aykırılıktan etkilenen alan ve/veya yapı sınıfı grubuna ilişkin yaptığı tespitler uyarınca raporda hesaplanan para cezası miktarı esas alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmesi suretiyle, işlemin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı idari yargı denetimi yetkisi aşılarak, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği bununla beraber, temel para cezasının, 3194 sayılı Kanunun 42/2. maddesinde öngörülen kriterlere uygun olarak hesaplandığı, hukuka uygun olduğu; ancak, (c) bendinde öngörülen artırım sebebi veya sebeplerinin uygulanması koşullarının oluşmadığının anlaşılması halinde ise para cezasının hukuka aykırılığı tespit edilen artırım sebebine isabet eden kısım yönünden kısmen iptaline karar verileceği açıktır.
Uyuşmazlıkta; davalı idare tarafından, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca 1.773 m2 alan üzerinden III. sınıf, B grubu yapılar için öngörülen birim ceza miktarı esas alınarak hesaplanan temel para cezasına aynı fıkranın (c) bendinin 1., 5., 6. ve 8. alt bentleri uyarınca artırım uygulandığı; İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda bilirkişi heyetince düzenlenen raporda, toplam aykırılıktan etkilenen alanın 1.477,42 m2 olarak tespit edildiği, İdare Mahkemesince, bu alan üzerinden, III. sınıf, B grubu yapılar için öngörülen birim ceza miktarı esas alınarak hesaplanan temel para cezasına aynı maddenin (c) bendinin 5. ve 8. alt bentleri uyarınca artırım uygulanarak para cezası verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı görülmektedir.
Bu durumda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu aykırılık için aykırılıktan etkilenen alanın 1.477,42 m² olarak tespit edildiği, dava konusu encümen kararında ise aykırılıktan etkilenen alanın 1.773 m2 olarak belirlendiği ve söz konusu farklılığın temel cezayı etkileyen nitelikte olduğu hususları dikkate alındığında; İdare Mahkemesince para cezasının tamamının iptaline karar verilmesi gerekirken, bilirkişi tarafından belirlenen aykırılıktan etkilenen alana göre hesaplanan temel para cezası esas alınarak, para cezasına ilişkin kısım yönünden kısmen işlemin iptali, kısmen davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin teymiz istemi ile davacının temyiz isteminin yıkıma ilişkin kısmının reddine,
2. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin para cezasına ilişkin kısmının ise kabulüne;
3. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddi, kısmen dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yıkıma ilişkin kısmının ONANMASINA, para cezasına ilişkin kısmının ise BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 01/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi