Danıştay Kararı 6. Daire 2019/709 E. 2021/10545 K. 04.10.2021 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/709 E.  ,  2021/10545 K.
T.C.

D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No : 2019/709

Karar No : 2021/10545

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … 2- …

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı davanın dava konusu taşınmaz açısından esastan, imar planının tümüne yönelik istem açısından ehliyet yönünden reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki … tarihli, E:… , K:… sayılı … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Dava, İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacılar tarafından, 18/03/2016 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Ayazağa Uygulama İmar Planının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen rapor ve dosyanın birlikte incelenmesinden, Dava konusu 1/1000 ölçekli Ayazağa uygulama imar planının davacılara ait taşınmaza ilişkin kısmı yönünden; 18/03/2016 tarih ve … sayılı karar ile tadilen uygun görülen 1/1000 ölçekli Ayazağa Uygulama İmar Planı’nın davaya konu … ada, … parsele getirilen fonksiyon yönünden şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olduğu ve kamu yararına aykırı olmadığı, dava konusu 1/1000 ölçekli Ayazağa uygulama imar planının tamamının iptali istemi yönünden ise; İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacıların, 1/1000 ölçekli Ayazağa Uygulama İmar Planının planlama süreci, bölgedeki diğer sanayi kuruluşlarının durumu, işlev dağıtımları gibi planlamanın tamamına ilişkin olarak değerlendirme yapılmasını gerektiren iddialar ile açtığı davada hukuken korunması gereken bir menfaat ilişkisinin bulunmadığı planlama süreci ile plan kararlarının bütününe ilişkin olarak kuruluş kanunlarında verilen yetki uyarınca ilgili odalar tarafından davalar açılması durumunda belirtilen hususlara ilişkin incelemeler yapılmak suretiyle dosyaların esastan karara bağlandığı gerekçesiyle davanın davacılara ait parsellere ilişkin kısmı yönünden reddine, davacının parseli dışında planın tamamı açısından ise ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun davacılara ait parsellere ilişkin kısmı yönünden, K1 gösteriminin sadece davacının parselini kapsamadığı, parsel çevresinin tamamının bu gösterimde kaldığı ayrıca bu işlevin üst nazım imar planından geldiği, üst plandaki 400 kişi/hektar yoğunluk kararı uyarınca dava konusu planda yapılaşma koşullarının oluşturulduğu, yine çekme mesafelerinin de mevzuatla uyumlu olduğu, davacının emsal ve yüksekliğin arttırılması ile çekme mesafesinin düşürülmesi yönündeki taleplerinin, yapı ve nüfus yoğunluğunu arttırıcı özellik taşıdığı, buna parelel olarak da sosyal donatıyı azaltıcı nitelik taşıdığı, talebin şehircilik ve planlama anlayışından uzak parsele ayrıcalık tanımak amaçlı olduğu anlaşıldığından, gerekçesinin de eklenmesi suretiyle reddine, istinaf başvurusunun planının tümüne yönelik kısmı yönünden ise reddine, karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Temyize konu kararın bozulması gerektiği savunulmaktadır.

SAVUNMALARIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ:Temyize konu kararın 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının tamamının iptali yönünden onanmasına, davacılara ait taşınmaza ilişkin kısım yönünden ise temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacılar tarafından, 18/03/2016 onay tarihli, 1/1000 ölçekli Ayazağa Uygulama İmar Planının; davacılara ait taşınmaza ilişkin kısmı ile planın tümünün iptali istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:

3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükteki haliyle 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.

Alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, kararlarına uyumlu olması zorunludur.

İşlem tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 29.maddesinde, “İmar planında gösterilen yolların genişletme, daraltma ve güzergahına ait imar planı değişikliklerinde 1) Devamlığı olan bir yol belli bir kesimde daraltılamaz. 2) Yolların kaydırılmasında, mülkiyet ve yapılaşma durumu esas alınır. 3) İmar planlarındaki gelişme alanlarında (7,00) metreden dar yaya, (10,00) metreden dar trafik yolu açılamaz, Meskun alanlarda mülkiyet ve yapılaşma durumlarının elverdiği ölçüde yukarıdaki standartlara uyulur. 4) İmar planı değişikliği ile çıkmaz sokak ihdas edilemez. 5) İmar planı içinde kalan karayolu, kent içi geçişinin değiştirilmesi durumunda, Karayolları Genel Müdürlüğü’nden alınacak görüşe uyulur.” kuralı yer almıştır.

Yönetmeliğin gerek yukarıda içeriğine yer verilen düzenlemesi, gerekse Ek-2-a ve Ek-2-b 1/1000 ve 1/5000 lejandlarına göre, trafik yolu olan 10,00 metre üzerindeki en kesitli yolların ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümünü gösterecek olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer alması gerekirken, daha dar en kesitli olan yaya yolunun (7,00 metrelik) ise üst ölçekli nazım imar planında yer almadan da 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilmesi mümkündür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Kararın 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının tamamı ile davacılara ait taşınmazın K1 fonksiyonunda gösterilmesine ilişkin kısmı yönünden;

Bölge İdare mahkemeleri İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının anılan kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.

Kararın 1/1.000 ölçekli uygulama imar planında davacılara ait taşınmazın 10 metrelik yol fonksiyonuna ilişkin kısmına gelince;

İmar hukukunda planların kademeli birlikteliği olarak da adlandırılan planlama hiyerarşisi gereği alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunludur.

Danıştay Altıncı Dairesinin yerleşmiş içtihatlarına göre, 10.00 metre en kesitli yolların, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümünü gösterecek olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer alması gerekmekte, daha dar en kesitli yol ise üst ölçekli nazım imar planında yer almadan da 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilebilmektedir.

Dava konusu uygulama imar planında uyuşmazlığa konu taşınmazın içerisinde bulunduğu alanda 10 metrelik yol kurgulandığı, bu yolun mekansal alanda mevcut 15 ve 10 metrelik yollarla kuzey-güney eksenli 20 metrelik yola bağlantı sağladığı ancak dayanak 1/5000 ölçekli nazım imar planında bu yola yer verilmediği görülmektedir.

Bu durumda, her ne kadar 1/1000 ölçekli planda yer verilen 10 metre en kesitli yol ulaşım kurgusu açısından gerekli bulursa da, ulaşım sistemi ve ulaşım problemleri 1/5000 ölçekli nazım imar planında çözümlenmesi gerekli olduğundan dayanak nazım imar planında yer verilmeyen 10 metrelik yola 1/1000 ölçekli planda yer verilmesinde planların kademeli birlikteliği ilkesine uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından aksi yönde verilen temyize konu kararda isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin kararın 1//1.000 ölçekli uygulama imar planında davacılara ait taşınmazın 10 metrelik yolda kalmasına ilişkin kısmın kabulü ile temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:… , K:… sayılı kararının anılan kısmının oyçokluğu ile BOZULMASINA,

2. Davacıların temyiz isteminin kararın 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının tamamının iptali ve dava konusu taşınmazının K1 fonksiyonunda gösterilmesine ilişkin kısmı yönünden ise oybirliği ile ONANMASINA,

3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/10/2021 tarihinde kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY (X) : Uyuşmazlıkta nazım imar planında düzenlenmeyen 10 metrelik yol fonksiyonunun uygulama imar planında düzenlenmesinin plan hiyerarşisi bakımından planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık oluşturup oluşturmadığının ortaya konulması gerekmektedir.

3194 sayılı Kanunun Tanımlar başlıklı 5. maddesindeki nazım ve uygulama imar planlarının tanımları gözönünde bulundurulduğunda, ana ulaşım sisteminin, bu bağlamda birinci ve ikinci derecedeki ulaşım yollarının nazım imar planı ile daha alt düzeydeki tali nitelikte üçüncü derece ve daha altındaki yolların ise uygulama imar planları ile düzenlenmesi gerekeceği görülmektedir.

Ayrıca ana ulaşım sistemi dışındaki hangi enkesitli yolun nazım imar planında gösterilmesi gerekeceği hususu yolun enkesitinden ziyade, imar planı içerisinde ulaşım sistemi bakımından üstlendiği fonksiyonla ilişkili olması gerekir.

Bu kapsamda özellikle yapı adaları arasındaki ulaşım ihtiyacının karşılanmasına yönelik yolların uygulama imar planı kararı ile getirilebileceğinde hiçbir duraksama bulunmamaktadır.

Mahkemece uyuşmazlık konusu taşınmazdan geçen 10 metrelik yolun ulaşım sistemi içindeki fonksiyonu belirlenerek bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bu kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.