Danıştay Kararı 6. Daire 2019/745 E. 2022/8384 K. 05.10.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/745 E.  ,  2022/8384 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/745
Karar No : 2022/8384

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Müh. Metal İm. An. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kocaeli İli, … İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların maliki olan davacı tarafından, Körfez ve Sanayi Mahalleri sınırları dahilinde yaklaşık 465 ha büyüklüğe sahip alanı 1. derece merkezi iş alanı ve yoğunluğu yapı düzeni ve fonksiyonu yenilenecek alan (MİA) olarak belirleyen İzmit Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilip Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli planının ve bu plana yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusu planın kamu yararı, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olduğu kanaatine yer verilmişse de; söz konusu alanın 1/50000 ölçekli ve 1/25000 ölçekli planlarda merkezi iş alan (MİA) fonksiyonunda, 1/5000 ölçekli planda ise “B3” sembolünde MİA alt bölge numaraları kullanımında, uygulama imar planında da yine B3 sembolünde merkezi ticaret alanı kullanımında kaldığı, B3 planlama alt bölgesine ait plan notlarının 4.3.2 sayılı maddesinde bu alanda; sağlık tesisleri, eğitim tesisleri, eğlence birimleri, dini tesis, sosyal ve kültürel donatı alanları ile birlikte ticaret, alışveriş, konaklama, rezidans konut ve konut kullanımlarının yer alacağının belirtildiği, uygulama imar planlarının plan kademelenmesinde son aşama olması nedeniyle artık nazım imar planında belirtilen farklı kullanımların uygulama imar planında ayrıştırılarak taşınmazın hangi kullanıma tahsis edileceğinin net bir şekilde belirlenmesi gerektiği halde dava konusu uygulama imar planında taşınmazlara hangi fonksiyon verildiğinin belirsiz olduğu, aynı alanda kullanımı imkansız bir çok fonksiyonun plan notlarıyla kullanımının önü açıldığı, plan notlarından 4.3.8 sayılı maddesinde; tüm parsellerde plan değişikliğine gerek kalmadan ticari amaçlı katlı otopark yapılabileceği düzenlemesi ile plan paftalarındaki fonksiyon gösterimine aykırı işlev yapılmasının önünün açıldığı, oysa pafta ve plan notlarının bir bütün olduğundan birbiriyle uyumlu olması gerektiği, plan notlarından 3.3 sayılı maddesinde, tüm parsellere avan proje zorunluluğu getirildiği, oysa planlı alanlar tip imar yönetmeliği uyarınca sadece kamu yapılarında avan projelerinin zorunlu olduğu özel yapılara yönelik böyle bir hüküm getirilmesinin mevzuata aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Usule ilişkin olarak; davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise; dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Kocaeli İli, …İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların maliki olan davacı tarafından, dava konusu Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli planına karşı askı süresi içinde 23.09.2016 tarihli dilekçe ile; uyuşmazlığa konu … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların plan notu ile belirlenen minimum 1500 m² parsel büyüklüğü şartını sağlamadığı ve … parsel sayılı taşınmazı üzerinde ruhsatlı ve iskanlı yapı olduğu belirtilerek, bahse konu parsel büyüklüğüne dair plan notunun kaldırılması istemiyle, davalı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığına yapılan itiraz Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla; Kocaeli ilinin mevcut kent merkezi ile yeni kent merkezi bağlantısının sağlandığı MİA kapsamındaki tüm planlama bölgelerinde öngörülen nitelikli yapılaşmanın sağlanabilmesi amacıyla belirlenen minimum parsel büyüklüğü şartının kaldırılmasının ya da düşürülmesinin hedeflenen proje kopsepti ve imar planı ana kararlarını bozucu nitelikte olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, “nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan; uygulama imar planı da; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan” olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 6. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde ise, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanması zorunluluğu getirilmiştir. Aynı Kanunun 8.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinde de; imar planının, nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana geldiği, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğunun sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyece yapılacağı ve yaptırılacağı hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usule ilişkin olarak;
İzmit Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilip Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ve bu plana yapılan itirazın reddine dair 05.01.2017-06.02.2017 tarihleri arasında askıya çıkarılan … tarih ve … sayılı Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istemiyle askı süresinin bitiminden itibaren yasal dava açma süresi içerisinde 20.03.2017 tarihinde bakılan dava açılmıştır.
Bu durumda, dava idarelerin dava açma süresine yönelik iddiaları yerinde görülmemiştir.
Esasa ilişkin olarak ise;
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ve bu plana yapılan itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan bakılan davada; İdare Mahkemesince ,yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda; dava konusu parsellere getirilen planlama kararları ve kullanımları açısından, planların “kademeli birlikteliği” ilkesi çerçevesinde üst ve alt ölçekli plan kararlarının birbirleriyle uyumlu olduğu, hem kişi başına donatı alanı hem de donatı alanlarının asgari yüzölçümleri açısından, alanda yaşaması öngörülen nüfusun ihtiyaç duyduğu donatı alanları ayrılarak yaşam kalitesini yükselten ve standartlara uygun bir kentsel donatı alanları planlaması faaliyeti gerçekleştirildiği, Yönetmelik’te tanımlanan erişim mesafesine ilişkin hükümlerle uyumlu olduğu, planlama alanının konumu, yakın çevre ilişkileri, üst ölçekli plan kararlarının yönlendirici etkileri, önceki uygulama imar planları ile planlama alanındaki afet ve jeolojik duruma ilişkin analizlere; arazi kullanım durumu, mülkiyet yapısı ve ulaşım ilişkilerine yönelik araştırmalara yer verildiği ve bu çalışmalardan elde edilen verilere dayalı olarak bir planlama faaliyetinin gerçekleştirildiği, planda yapılaşma koşullarının detaylıca tanımlandığı, ulaşım sisteminde önerilen bulvarlar ve ulaşım sistemini destekleyen yeşil akslar ile engelli, çocuk ve yaşlıların donatı alanlarına güvenli ve kolayca erişimini sağlayacak düzenlemelerin yapıldığı, uygulama imar planı ilkeleri ile uyumlu olduğu, planlama kararlarına dayanak olan gerekçelerin ortaya konulduğu, vizyon, amaç, hedefler ve stratejilerin belirlendiği, planın gerekçesinin teknik ve bilimsel biçimde tariflendiği koruma-kullanma esasları, alan kullanım kararları, yoğunluk ve yapılaşmaya ilişkin konularda planlama esasları ve uygulama ilkelerinin tanımlandığı, açık ve yeşil alan sistemi, ulaşım, erişilebilirlik ve mekânın etkin kullanılması, alt bölgeler ve alan kullanım dağılımına ilişkin kararlara yer verildiği dolayısıyla imar mevzuatı, şehircilik ilke ve esaslarına uygun bir planlama faaliyeti gerçekleştirildiği,
… ada, … sayılı parsel üzerinde yapı bulunması dolayısıyla Genel Planlama Hükümlerinin 3.9 sayılı maddesinin geçerli olduğu, bu parselin 1500 m² asgari parsel büyüklüğü koşulu aranmaksızın E:0.50 ve H: 2 Kat olarak mevcut faaliyetine devam etmesine plan ile izin verildiği, … ada … sayılı parselin ise üzerinde yapı bulunmaması ve asgari parsel büyüklüğü koşulunu sağlamaması nedeniyle plan hükümlerine göre tek başına yapı yapabilmesinin mümkün olmadığı, asgari parsel büyüklüğüne ilişkin üretilen plan kararlarının bilimsel ve teknik analizler ve gerekçelere dayandığı, mevcut duruma ilişkin teknik analizler sonucunda belirlenen minimum parsel büyüklüklerine ilişkin plan kararlarının inşaat haklarında bir azalmaya sebebiyet vermediği, tek başına inşaat yapabilmeleri ile ilgili koşulları düzenlediği, asgari parsel büyüklüklerine ilişkin plan kararlarının, plan bütününde üretmeyi hedeflediği mekan karakterinin sağlayacağı dışsal faydalar düşünüldüğünde tüm Kocaeli açısından kamu yararı taşıdığı,
Dava konusu planın Sulak Alan Özel Hüküm Bölgesi’ndeki kısımları için, İzmit Körfezi Tampon Bölge ve Özel Hüküm Bölgesi Uygulama Esasları’na uygun plan kararlarının alındığı, plan hükümlerinin, zemin etüdlerinde önlemli alan olarak belirlenen yerlerde bu alanların hassasiyetlerine uygun yapılaşma koşullarının tanımlandığı, planların katılım ilkesine uygun bir planlama faaliyeti gerçekleştirildiği, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının itirazlar çerçevesinde, kamu yararı, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olduğu” tespitlerine yer verilmiştir. İdare Mahkemesince ise belirtilen tespitlere itibar edilmeyerek dava konusu imar planının iptaline karar verilmiştir.
Bununla birlikte, aynı dava konusu Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama planının iptali istemiyle belediye meclis üyesi olan … tarafından, … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan davada ise, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan raporunda yer alan;
“Plan açıklama raporunda, planlama alanının konumu, yakın çevre ilişkileri, üst ölçekli plan kararlarının yönlendirici etkileri, önceki uygulama imar planları ile planlama alanındaki afet ve jeolojik duruma ilişkin analizler ile arazi kullanım durumu, mülkiyet yapısı ve ulaşım ilişkilerine yönelik araştırmalara yer verildiği ve bu çalışmalardan elde edilen verilere dayalı olarak bir planlama faaliyetinin gerçekleştirildiği, vizyon, amaç, hedefler ve stratejilerin belirlendiği, planın gerekçesinin net biçimde tariflendiği koruma-kullanma esasları, alan kullanım kararları, yoğunluk ve yapılaşmaya ilişkin konularda planlama esasları ve uygulama ilkelerinin tanımlandığı, açık ve yeşil alan sistemi, ulaşım, erişilebilirlik ve mekânın etkin kullanılması, alt bölgeler ve alan kullanım dağılımına ilişkin kararlara yer verildiği, hem kişi başına sosyal ve teknik altyapı alanı hem de sosyal ve teknik altyapı alanlarının asgari yüzölçümleri açısından, alanda yaşaması öngörülen nüfusun ihtiyaç duyduğu donatı alanlarının üzerinde donatı alanları ayrılarak yaşam kalitesini yükselten ve standartlara uygun bir kentsel donatı alanları planlaması faaliyeti gerçekleştirildiği, yürüme mesafeleri açısından sosyal ve teknik altyapı alanlarının, Yönetmelik hükümleriyle uyumlu olduğu, yapılaşma koşullarının detaylıca tanımlandığı, ulaşım sisteminde önerilen bulvarlar ve ulaşım sistemini destekleyen yeşil akslar ile engelli, çocuk ve yaşlıların donatı alanlarına güvenli ve kolayca erişimini sağlayacak düzenlemelerin yapıldığı, İzmit Körfezi Tampon Bölge ve Özel Hüküm Bölgesi Uygulama Esasları’na uygun plan kararları alındığı, 2001 yılına ait etüdlerin geçerliliğini inceleyecek uzmanların bilirkişi heyetinde yer almadığı, bununla birlikte; plan açıklama raporunun jeolojik etüdlere ilişkin kısmında 2001 yılında gerçekleştirilen etüdlerin geçerliliğini koruduğunun belirtildiği, plan hükümlerinin, zemin etüdlerinde önlemli alan olarak belirlenen yerlerde bu alanların hassasiyetlerine uygun yapılaşma koşullarını tanımlandığı, planda yer verilen tercihli yapılaşma durumunun yalnızca parsel büyüklüklerine göre kat yüksekliklerindeki farklılıklar ile ilgili olduğu, bu durumun inşaat hakkına bir katkı sağlamadığı gibi zemindeki boşluk ile dikeydeki yapılaşma arasındaki dengeyi sağlayarak sokak cephelerinin estetik bir yapıya kavuşması için kullanılan bir yöntem olduğu” yönündeki tespitler hükme esas alınarak davanın reddi yolunda verilen … tarihli, K:… sayılı karara karşı taraflarca kanun yoluna başvurulmadığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, gerek dosyada yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda yer alan tespitler, gerekse de aynı dava konusu işlemin iptali istemiyle belediye meclis üyesi tarafından açılan davanın reddine dair … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:… , K:… sayılı kararının temyiz edilmeyerek kesinleştiği hususları göz önüne alındığında bakılan davanın da reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, aynı dava konusu uygulama imar planının iptali istemiyle, belediye meclis üyesi olan Veli Beyaztaş tarafından açılan davada … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:… , K:… sayılı kararıyla planının geneline yönelik olarak yapılan bir inceleme sonucunda davanın reddi yolunda karar verilmişken, söz konusu mahkeme kararı ve dosyada yer alan bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alınmadan, dava konusu imar planın geneline yönelik bir inceleme yapılmak suretiyle; yukarıda anılan 23.09.2016 tarihli itiraz dilekçesinde yer almayan 3.3, 4.3.2 ve 4.3.8 sayılı plan notları yönünden, dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:… , K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararında isabet bulunamamıştır.
Öte yandan, yaklaşık 465 ha büyüklüğe sahip alanda hazırlanan dava konusu Kocaeli Yeni Kent Merkezi (MİA) 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kapsamında ilköğretim tesis alanı, ibadet yeri, kültürel tesis alanı, sağlık tesis alanı, park ve eğitim tesisleri alanlarının tam olarak nerede yer alacakları belirlendiği, dolayısıyla, İdare Mahkemesi kararında taşınmazlara hangi fonksiyonun verildiğinin belirsiz olduğu gerekçesinin yerinde olmadığı, dava konusu taşınmazların da yer aldığı B3 planlama bölgesinde ticaret+ konut kullanımı getirilmiş alanlardaki uygulamaların ne şekilde yapılacağının plan notlarında açıkça belirtildiği görülmüştür.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalıların temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/10/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.