Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/10553 E. , 2022/10015 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/10553
Karar No : 2022/10015
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Belediye Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Şişli İlçesi, …Mahallesi, …pafta, …ada, …parsel sayılı taşınmazda ruhsatsız olarak inşaat yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca yapı müteahhidi ve mal sahibi sıfatıyla davacının 660.927,17-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin …tarih ve …sayılı Şişli Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; dava konusu yapının, yapı müeaahhidinin; …Otelcilik Turizm İşletmeleri San. Tic. AŞ. olduğu, yapı sahibinin ise; …Yapı İnş. Tur. San. Tic. AŞ. olduğu görülmekte olup, bu durumda, para cezasının anılan şiketler adına kesilmesi gerekirken, yapı sahibi ve yapı müteahhidi vasfını taşımayan davacı adına düzenlenen imar para cezalarına ilişkin encümen kararlarında hukuka uyarlık görülmediği (öte yandan, davalı idarenin, davacının …Otelcilik Turizm İşletmeleri San. Tic. AŞ. ve …Yapı İnş. Tur. San. Tic. AŞ.’nin sahibi olduğu iddiasına ise, anılan şirketlerin tüzel kişiliği ve ayrı bir mal varlığı bulunduğu gözetilerek, söz konusu iddiasına itibar edilmediği) sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapı ruhsatında ve tadilat yapı ruhsatında davacının isminin bulunduğu, cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca davacının sorumlu olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul İli, Şişli İlçesi, …Mahallesi, …pafta, …Ada, …parsel sayılı taşınmazda ruhsatsız inşaat yapıldığının 02/09/2019 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edilmesi üzerine, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca yapı müteahhidi ve mal sahibi sıfatıyla davacının 660.927,17-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Şişli Belediye Encümeninin …tarih ve …sayılı kararı alınmıştır.
Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” kenar başlıklı 38. maddesinin 7. fıkrasında, “Ceza sorumluluğu şahsidir” hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinde; “Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır. Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı altı işgünü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır. (…)” şeklinde düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılamaması, başka bir anlatımla bir kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulamamasıdır. Anayasanın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir.
Cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca; 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesine göre verilecek olan para cezasının ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıyı fiilen yapan ya da yaptıran kişi adına, bir başka ifade ile yapı sahibi adına verilmesi gerekmektedir. Yapı sahibinin ise her zaman taşınmaz maliki ile aynı kişi olması zorunlu olmadığından ruhsatsız yapıyı yapan kişinin taşınmaz malikinden farklı bir kişi olduğunun anlaşılması durumunda, taşınmaz maliki adına değil yapıyı yapan adına para cezası verilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu imalatın davacı tarafından yapıldığına ilişkin yapı tatil tutanağının 02/09/2019 tarihinde düzenlendiği ve 12/09/2019 tarihinde dava konusu Encümen kararının alındığı, davacı tarafından tapu kayıtlarında taşınmazın malikinin …Yapı İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş. olduğu, yapı müteahhidinin ise …Otelcilik Turizm İşletmeleri San. Ve Tic. A.Ş. olduğu, verilen para cezasına ilişkin taraf sıfatının bulunmadığı iddia edilerek para cezası işleminin iptali talep edilmiş, İdare Mahkemesi tarafından, yapı sahibi ve yapı müteahhidi vasfını taşımayan davacı adına düzenlenen imar para cezalarına ilişkin encümen kararlarında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle iptal kararı verilmiş ise de, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinde para cezası yaptırımının uygulanacağı ruhsata aykırı veya ruhsatsız “yapının sahibi” ibaresinden, inşai faaliyeti yapan kişilerin anlaşılması gerektiği, idarenin yapı tatil tutanağı düzenlemekteki amacının o anki fiili durumu tespit etmek olduğu, yapı tatil tutanağının düzenlendiği 02/09/2019 tarihinde dava konusu yapıya ait 17/07/2018 tarihli yapı ruhsatında yapı sahibi ve yapı müteahhiti olarak davacı “……” in isminin bulunduğu, yine taşınmaza ait 19/02/2019 tarihli tadilat ruhsatında da yapı sahibi ve yapı müteahhiti olarak davacı “…” in isminin yer aldığı görülmekte olup, yapı ruhsatında yapı sahibi ve yapı müteahhiti olarak ismi geçen davacının yapı ruhsatlarıyla ilgili olarak idareye itirazda bulunduğuna ve imalatların dava dışı 3. kişi tarafından yapıldığına ilişkin hiçbir belge/bilgi sunmadığı dikkate alındığında, yapıyı yapanın kendisi olmadığının ispat külfetinin davacıya ait olduğu ve yapı tatil tutanağında tespit edilen dava konusu imalatların davacı tarafından yapılmadığının kabulüne yeterli bilgi ve belge bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; ruhsatsız imalatların tespit edildiği tarihte taşınmazın maliki olduğu sabit olan davacıya ruhsatsız imalat nedeniyle para cezası verilmesine ilişkin işlemde “cezaların şahsiliği” ilkesi açısından hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin temyize konu İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan; Bölge İdare Mahkemesince yeniden verilecek kararda dava konusu para cezasına uygulanan tekerrür hükümlerinin hukuka uygun olup olmadığının değerlendirileceği de tabidir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/11/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.