Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/11183 E. , 2022/9023 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/11183
Karar No : 2022/9023
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACILAR)
1-… (… ve … mirasçısı)
2-… (… ve … mirasçısı)
VEKİLLERİ : Av. …
3- … (… mirasçısı)
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- … Belediye Başkanlığı
2- …
3- …
4- …
DİĞER DAVACILAR : … ve … mirasçıları;
1- …
2- …
İSTEMİN ÖZETİ : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıların murisi … adına Edirne İli, Merkez İlçe, … Mevkii, … ada, … parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen tapu tahsis belgesine istinaden 2981 sayılı Yasanın 13/1-b maddesi gereğince aynı bölgeden ya da diğer gecekondu ıslah bölgelerinden arsa ya da hisse tahsisi yapılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile iptal edilmesine karşın, kendisine herhangi bir arsa veya hisse verilmediğinden, söz konusu tapu tahsis belgesinde belirlenen arsanın karşılığı olarak 100.000,00 TL (ıslah sonucu 133.400,00 TL) maddi, Mahkeme kararının gereği gibi uygulanmaması sebebiyle 5.000,00 TL manevi tazminatın dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi talep edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davanın kısmen kabulü ile tapu tahsis belgesine konu arsanın bedeli ile arsa üzerinde bulunan taşınmaz ve ağaç bedeli olmak üzere toplam 133.400,00 TL maddi ve yargı kararının uygulanmamasından ötürü davacının kişisel haklarının zedelenmesi ve üzülmesine neden olunması nedeniyle 3.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 136.400,00 TL tazminatın 103.000,00 TL’lik kısmının dava tarihi olan 19/08/2014 tarihinden itibaren, 33.400,00 TL’lik kısmının ise ıslah tarihi olan 13/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminatın ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Davacı tarafın istinaf isteminin manevi tazminatın reddine ilişkin kısmı yönünden kabulü ile kararın 2.000,00 TL’ye ilişkin kısmının kaldırılmasına, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacının maddi tazminata ilişkin istinaf isteminin ise reddine, davalı idarenin istinaf isteminin maddi tazminata ilişkin kısmının kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılmasına, davanın maddi tazminata ilişkin kısmının reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararın, davacı … ‘in vefat etmesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesinin işletilmesi gerektiğinden bahisle Danıştay Ondördüncü Dairesinin 13/12/2018 tarih ve E:2018/5557, K:2018/7299 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın maddi tazminata ilişkin kısmının reddine, davacıların istinaf talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminatın redde ilişkin kısmının kaldırılmasına, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacıların maddi tazminata ilişkin istinaf istemlerinin ise reddine dair verilen … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararın, bu kez davacı mirasçılarından … ‘in vefat etmesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesinin işletilmesi gerektiğinden bahisle Danıştay Altıncı Dairesinin 25/09/2019 tarih ve E:2019/18087, K:2019/7998 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararında; adına tapu tahsis belgesi tanzim edilen davacılar murisinin hak sahibi olduğu taşınmazın mer’i imar planında ağaçlandırılacak alanda kaldığı, muris … adına düzenlenen tapu tahsis belgesinin iptal edilmediği, bu nedenle doğmuş herhangi bir maddi zarardan bahsedilemeyeceği gibi her iptal hükmünün tazminata konu olmayacağı ve tapu tahsis belgesinin tapuya çevrilmemesi durumunda ilgilisine tazminat ödeneceğine ilişkin mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmadığı, davacılar murisinin maliki olmadığı taşınmazın bedelinin tazminat olarak verilmesine olanak olmadığı gerekçesiyle, davalı idarenin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun kabulüyle, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın maddi tazminata ilişkin kısmının reddine, davalı idarenin manevi tazminata ilişkin istinaf talebinin ise reddine, davacıların istinaf talebinin de kısmen kabulüne, idarenin yargı kararlarının gereğini gecikmeksizin tesis etme yükümlülükleri gözönünde bulundurulmak suretiyle, duyulan acı ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesi amacıyla takdiren talep ile bağlı kalınarak manevi tazminatın redde ilişkin kısmının kaldırılmasına, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacıların maddi tazminata ilişkin istinaf istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar … , … ve … tarafından; murisleri … adına tapu tahsis belgesi bulunduğu, tapu tahsis belgesinin tapuya çevrilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine açılan davada; tapu tahsis belgesine konu taşınmazın yerinde korunamaması halinde başka bir ıslah veya gecekondu bölgesinden arsa ya da hisse verilmesi ya da alanda üretilecek konutlardan tapu tahsis belgesi sahibine tahsis yapılması gerektiği gerekçesi ile iptal kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, buna rağmen idarenin Mahkeme kararını yerine getirmediği, buna göre tazminat davası açmaktan başka yol kalmadığı, temyize konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmının yerinde olmadığı gibi belirtilerek, bozulması gerektiği iddia edilmiştir.
Davalı İdare tarafından; manevi tazminata ilişkin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca reddedilen maddi tazminat nedeniyle nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek, temyize konu kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği iddia edilmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Davacılar tarafından savunma verilmemiş, davalı idare tarafından ise; davacıların temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın lehlerine olan kısımlarının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın Dairemiz kararında belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… adına Edirne İli, Merkez İlçe, … Mevkii, … ada, .. parsel sayılı taşınmaz hakkında tapu tahsis belgesi düzenlenmiştir.
Tapu tahsis belgesinin tapu kaydına çevrilmesi için yapılan başvuru, taşınmazın onaylı imar planında ağaçlandırılacak alan olarak ayrıldığından bahisle reddedilmiştir.
Ret işlemine karşı açılan davada, … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacının gecekondusu için 2981 sayılı Yasa uyarınca hak sahipliği kabul edilerek adına 16/03/1986 tarihinde tapu tahsis belgesi düzenlendiği, bu durumda davacının tapu verilmesi isteminin, 2981 sayılı Yasa’daki koşullar dikkate alınarak değerlendirilmesi ve yapı yerinde korunamıyorsa başka bir ıslah veya gecekondu bölgesinden arsa ya da hisse verilmesi ya da alanda üretilecek konutlardan davacıya tahsis yapılması gerekirken, taşınmazın onaylı imar planında ağaçlandırılacak alan olarak ayrıldığından bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Yargı kararının icrası için yapılan 11/07/2014 tarihli başvurusu üzerine ise, Edirne Belediye Encümeni’nin … tarih ve … sayılı kararında, yargı kararına konu işlemin iptaline karar verildiği belirtilmiştir.
Bunun üzerine … tarafından, yargı kararına rağmen tapu tahsis belgesine istinaden kendisine herhangi bir arsa veya hisse verilmediğinden bahisle, söz konusu tapu tahsis belgesinde belirlenen arsanın karşılığı olarak 100.000,00 TL (ıslah sonucu 133.400,00 TL) maddi, mahkeme kararının gereği gibi uygulanmaması sebebiyle 5.000,00 TL manevi tazminatın dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi talebiyle, bakılmakta olan dava açılmıştır.
Yargılamanın devamı sırasında ise; önce davacı … ‘in daha sonra ise … ‘in eşi … ‘in vefat etmesi üzerine, verilen ara kararları sonucu, mirasçılardan … , … ve … davayı takip ederek, temyiz talebinde bulunmuşlar, mirasçılardan … ile … davayı takip etmesine rağmen temyiz talebinde bulunmamış, diğer mirasçı … ise davayı takip etmemiştir.
İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın, manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden;
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu kararının, manevi tazminata ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Temyize konu kararın, maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden ise;
2981 sayılı Kanun’un “Tapu Verme” başlıklı 10. maddesinde: “a) Bu Kanun hükümlerine göre hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapılar, 12. madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yer hak sahibine tahsis edilir ve bu tahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine “Tapu Tahsis Belgesi” verilir.
Tapu tahsis belgesi, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil eder.(…) ” hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun’un 13/1-b. maddesinde:” Hazine, belediye, il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idaresinde olan veya bu Kanun uyarınca mülkiyetlerine geçen arsa veya araziler üzerinde, ıslah imar planları ile meydana getirilen imar parselleri içinde hak sahiplerine, yapılarının işgal ettiği arazi de dikkate alınarak ıslah imar planında getirilen ölçülere uygun şekilde arsa veya hisse tahsis edilir. Gecekondusu muhafaza edilemeyen hak sahiplerine aynı bölgede veya diğer gecekondu ıslah veya önleme bölgesinde başka bir arsa veya hisse verilir.” kuralı yer almaktadır.
Tapu tahsis belgesi, bir mülkiyet belgesi olmayıp, hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapılar hakkında yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan 2981 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmiş bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin tapuya çevrilmesi talebi üzerine ise anılan Yasa hükümlerinin uygulandığı alanlarda belirli koşullarla yapılması öngörülen ve özel olarak düzenlenen ıslah imar planları yapılıp, imar parselleri oluşturularak, tapu tahsis belgesine konu taşınmazın bulunduğu yerde korunması suretiyle tapu kaydı oluşturulması, bunun mümkün olmaması halinde ise gecekondu önleme veya ıslah bölgelerinden veya yakın bölgelerde yapılmış ıslah imar planları içinde meydana gelen boş imar parsellerinden arsa veya hisse verilerek, tapu senedi oluşturacağı yukarıdaki Kanun hükümlerinden anlaşılmaktadır.
Dava; davacıların murisi adına düzenlenen tapu tahsis belgesinin tapuya çevrilmemesi nedeniyle, söz konusu tapu tahsis belgesinde belirlenen arsa ile arsa üzerindeki gecekondu ve ağaçların karşılığının hüküm altına alınması talebiyle açılmıştır.
Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında ise; “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmü düzenlenmiştir. Bu suretle idarenin sorumluluğu “Anayasa prensibi” olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Maddi zarar ise; bir kişinin mal varlığında kendi rızası dışında meydana gelen eksilme ya da yoksun kalınan kâr şeklinde oluşabilir.
Olayda ise; davacılar tarafından tapu tahsis belgesinin tapuya çevrilmemesi nedeniyle, söz konusu tapu tahsis belgesinde belirlenen arsa ile arsa üzerindeki gecekondu ve ağaç bedelinin tazminat olarak talep edilmiş, bunun dışında tapu tahsis belgesinin tapuya çevrilmemesinden ötürü yoksun kalınan herhangi bir kâr ya da dolaylı bir zarardan bahsedilmemiştir.
İdare tarafından belli koşullar altında tapu tahsis belgesi tapu senedine çevrilmesi gerekmekte ise de, dava tarihi itibarıyla taşınmaza ilişkin tapu tahsis belgesinin geçerliliğini koruduğu ve tapu tahsis belgesine konu yerin davacıların zilyetliğinde olduğu da dikkate alındığında, tapu tahsis belgesinin tapuya çevrilmemesinden ötürü tapu tahsis belgesine konu arsa ve üzerindeki diğer unsurların karşılığının tazminat olarak talep edilemeyeceği, çünkü ortada gerçekleşmiş bir zararın bulunmadığı, ancak bundan ötürü davacının mahrum kaldığı bir kâr ya da başkaca dolaylı bir zararı varsa, bu hususlar ortaya konularak tazminat talep edilebileceği ise açıktır.
Öte yandan; AİHM, Anat ve Diğerleri – Türkiye Davasında (Başvuru No: 37899/04) tapu tahsis belgesinin bir tapu senedi olmadığı, sadece kişinin söz konusu araziyi elinde bulundurduğunu belgelendirdiği, bu belgenin verilmesi belge sahibine mülkiyet hakkı tanıdığı anlamına gelmediği ve yetkililere tapu senedi verme zorunluluğu getirmediği, ifadelerine yer verilmiştir.
Bu durumda; maddi tazminat talebinin kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının manevi tazminata ilişkin kısmının oybirliğiyle ONANMASINA, maddi tazminata ilişkin kısmının ise yukarıda belirtilen gerekçe ile oyçokluğuyla ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2022 tarihinde, kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X):
Dava; davacıların murisi … adına kayıtlı Edirne İli, Merkez İlçe, … Mevkii, … ada, … parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen tapu tahsis belgesinin tapu kaydına çevrilmemesi nedeniyle açılan davada … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı iptal kararı üzerine, yargı kararının tam olarak yerine getirilmemesi nedeniyle, söz konusu tapu tahsis belgesinde belirlenen arsa ile arsa üzerindeki gecekondu ve ağaçların karşılığının hüküm altına alınması talebiyle açılmıştır.
… İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda da belirtildiği üzere; davacıların murisi … adına düzenlenen tapu tahsis belgesinin tapuya çevrilmemesi nedeniyle açılan davada … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacının gecekondusu için 2981 sayılı Yasa uyarınca hak sahipliği kabul edilerek adına 16/03/1986 tarihinde tapu tahsis belgesi düzenlendiği, bu durumda davacının tapu verilmesi isteminin, 2981 sayılı Yasa’daki koşullar dikkate alınarak değerlendirilmesi ve yapı yerinde korunamıyorsa başka bir ıslah veya gecekondu bölgesinden arsa ya da hisse verilmesi ya da alanda üretilecek konutlardan davacıya tahsis yapılması gerekirken, taşınmazın onaylı imar planında ağaçlandırılacak alan olarak ayrıldığından bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, iptal kararının gereği olarak davacıya tapu tahsis belgesinin karşığında aynı bölgeden ya da diğer gecekondu ıslah bölgesinden arsa ya da hisse tahsisi yapılması gerekirken, otuz günlük süre geçmiş olmasına rağmen karar gereğinin davalı idarece yerine getirilmediği anlaşıldığından, Anayasa’nın 138. maddesi ve 2577 sayılı İdari Yargılma Usulü Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca yargı kararının gereğini yerine getirmeyen davalı idare aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiği, bu nedenle dava tarihi itibarıyla tapu tahsis belgesine konu arsa ile üzerindeki taşınmaz ve ağaçların değeri olan 133.400,00 TL maddi tazminatın hüküm altına alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, maddi tazminat yönünden İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.