Danıştay Kararı 6. Daire 2020/1375 E. 2022/5683 K. 16.05.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/1375 E.  ,  2022/5683 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/1375
Karar No : 2022/5683

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN ÖZETİ : Diyarbakır İli, Yenişehir İlçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmaza ruhsatsız inşaat yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca davacıya para cezası verilmesine ve anılan Kanunun 32. maddesi uyarınca ise yapının imara uygun hale getirilmesine (yıkımına) ilişkin … tarihli ve … sayılı Yenişehir Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davada; dava konusu taşınmazın ruhsatsız olarak yapıldığı sabit olduğundan yıkıma ilişkin davanın reddi, para cezasına ilişkin olarak ise; dava konusu ruhsatsız taşınmazın idare tarafından 1660 m² olarak hesaplamış olmasına rağmen bilirkişi tarafından toplam aykırılığın 1409,23 m² olarak tespit edildiği, yine idare tarafından taşınmazın yapı grubunun III/B olarak tespit edilmiş olmasına rağmen bilirkişi tarafından III/A olarak tespit edildiği, bu durumların ise temel para cezasını etkilediği gerekçesiyle para cezasının iptali yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararın iptale ilişkin kısmına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, taşınmazın yapı sınıf grubunun idare tarafından doğru olarak tespit edildiği, İdare Mahkemesi kararının bu gerekçesinin yerinde olmadığı, ancak diğer gerekçesinin usul ve hukuka uygun olduğu, istinaf dilekçesinde belirtilen iddiaların ise kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/05/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY (X):
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, temel para cezasının hesaplanmasında temel kriterler olarak öngörülen yapı inşaat alanı ve yapı sınıfı ve grubunun, bilirkişi incelemesi yoluyla görülen dosyalarda, bilirkişi tarafından, idarece hesaplanan temel para cezası tutarını aşmamak koşuluyla, teknik ve bilimsel inceleme ve değerlendirmeler sonucu bulunacak temel para cezasına ve tespit edilen para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen arttırım oranlarının söz konusu kriterlere aykırı hesaplama yapıldığının tespit edilmesi halinde, tespit edilen para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen arttırım oranları uygulanarak belirlenen toplam para cezasının tamamının iptalinin gerekmediği; temel para cezasının hesaplanmasına ilişkin aykırılıklar tespit edildikten sonra, bilirkişi tarafından, aykırılıktan etkilenen alan ve/veya yapı sınıfı grubuna ilişkin yapılan tespitler uyarınca hesaplanan para cezası miktarı esas alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilmesinin idari yargı denetimi yetkisinin aşılarak, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilmesi sonucunu doğurmayacağı; bilirkişi incelemesinin, yapılan yargılamanın bir gereği/sonucu olup usul hükümlerine tabi olduğu gibi bilirkişi tarafından resen ve kendi takdirine bağlı bir hesaplama yapılmadığı, mahkemesince belirlenen hususlarda hukuka uygunluk yönünden ve dava konusu işlemle sınırlı olarak maddi ve teknik yönlerden bir inceleme ve değerlendirme olduğu dikkate alındığında, işlemin bir kısmında hukuka aykırılık bulunmasının hukuka uygun olan diğer kısımları da hukuka aykırı hale getirmeyeceği, bu nedenle, temyiz isteminin kabul edilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.