Danıştay Kararı 6. Daire 2020/2209 E. 2020/11402 K. 24.11.2020 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/2209 E.  ,  2020/11402 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/2209
Karar No : 2020/11402

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) … İnşaat A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DİĞER (DAVACILAR) : 1- ….
2- ….
3- ….
4- …
5- …
6- ….
7- ..
8- …
9- …
10- …
11- …
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- … Belediye Başkanlığı
2- …. İnşaat A.Ş.
3- … ve diğerleri

İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Adalar İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, …. parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapının ruhsatının iptal edilmesi nedeniyle ruhsatsız duruma düştüğünden bahisle, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkımına ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca yapı malikleri sıfatıyla davacılara para cezası verilmesine ilişkin … tarihli, … sayılı … Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … konu kararda; dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararıyla, 7960 m2’lik inşaatın yıkımına ve 7960 m2’lik alan için verilen idari para cezasına ilişkin kısmının onanması, düşey çelik kafes (800 m2) ile çelik pergolenin (200 m2) yıkımına ve bu alan için tesis edilen para cezasına ilişkin kısmının ise bozulması üzerine bozma kararına uyularak, yıkım kararı açısından, yapı ruhsatının davalı idare tarafından iptal edilmesinden sonra davacı tarafından inşaata devam edildiğine dair herhangi bir tutanağın düzenlenmediği, onaylı yapı ruhsatına ve projesine aykırı imalat belirlenemediği ve 06.07.2012 günlü yapı tatil tutanağı ile yapının anılan tarihteki gelinen durumuna ilişkin tespitlerin yapıldığı, yapının bu tarihe kadar tespit edilmiş durumuna ilişkin olarak taşınmazın bedelinin davacıya ödenmeden ruhsatsız yapının yıkımı yolunda karar alınmasında hukuka uyarlık bulunmadığı açık olmakla birlikte, ruhsat iptali sonrasında yapılan bu tespitler karşısında yapıya ilavelerin yapılmasında kişilerin iyiniyetinden bahsedilemeyeceği ve söz konusu ilavelerin yapının sonradan iptal edilen ruhsatına da aykırı olarak sonradan yapıldığı yönündeki tespit karşısında bu ilavelerin yıkımına karar verilebileceği, bu durumda, dava konusu encümen kararının bina cephesine yapılan düşey çelik kafes ile üst katındaki çelik pergolenin yıkımına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; idari para cezası açısından ise, ruhsat iptalinden sonra yapılan ilavelerin toplam alanının nasıl belirlendiğinin, dolayısıyla para cezasının nasıl hesaplandığının işleme dayanak yapı tatil tutanığından anlaşılamadığı, bu nedenle dava konusu ipara cezasının (ruhsat iptalinden sonra yapıldığı belirtilen 800 m2 lik çelik kafes ile 200 m2 lik pergole yönünden) iptali gerektiği, kaldı ki çelik pergole ve çelik kafes yönünden tespit edilen ilave alanların doğruluğu bir an için kabul edilse dahi, yapının tüm alanı üzerinden para cezası hesaplanmasının kabul edilebilir olmadığı, başka bir anlatımla 3194 sayılı yasanın 42 nci maddesinin 2 nci fıkrasının (a) bendi uyarınca tüm inşaat alanı üzerinden değil, aynı fıkranın (b) bendine göre hesaplama yapılması gerekeceğinden dava konusu para cezasında bu yönüyle de hukuka uygunluk olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemin 7960 m2’lik inşaatın yıkımına ve bu alan için verilen idari para cezasına ilişkin kısmına dair verilen iptal kararı daha önce onandığından bu konuda yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu işlemin bina cephesine yapılan düşey çelik kafes ile üst katındaki çelik pergolenin yıkımına ilişkin kısmı açısından davanın reddine, bu imalatlar nedeniyle verilen idari para cezasının ise iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davacı tarafından, dava konusu imalatların yıkımı gerektirir nitelikte olmayıp taşınabilir ve kapalı alan oluşturmayacak nitelikte imalatlar olduğu, söz konusu imalatlar için Yapı Kayıt Belgesi alınmış olması sebebiyle yıkım kararı verilmesinin mümkün olmadığı, Mahkeme kararının redde ilişkinin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı idare tarafından, mahallinde keşif yapılmaksızın sadece dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmış olmasının uyuşmazlığın çözümü açısından yetersiz olduğu, İmar Cezası Encümen Raporu incelendiğinde, yapının mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ettiğinin belirtilmiş olmasının, dava konusu imalatların, yapı inşaat alanının tümünü etkilediğini gösterdiği, hafif bir malzeme değil çelikten yapılan ilave imalatların, estetik yönden de uygun olmayıp, binanın cephesini değiştirir, orta bloğu daha da yükseltir bir konumda olduğu ve görüş mesafesini kapattığı, ayrıca imalatların yapıldığı yerin tüm maliklerin ortak alanı niteliğinde olduğu, böyle bir yapının yıkımına ve bu yapı nedeniyle imar para cezası verilmesine ilişkin dava konusu encümen kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Mahkeme kararının, dava konusu işlemin bina cephesine yapılan düşey çelik kafes ile üst katındaki çelik pergolenin yıkımına ilişkin kısmı açısından davanın reddine ilişkin kısmının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DAVACILARIN SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Davalının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının, idari para cezasının iptaline ilişkin kısmının Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle bozulması, redde ilişkin kısmının ise onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… Belediye Encümeni’nin …. günlü, … sayılı kararıyla, İstanbul İli, Adalar İlçesi, … Mahallesi, …. pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapının, yapı ruhsatının iptal edilmesi nedeniyle ruhsatsız duruma düştüğünden bahisle, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkımına ve söz aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca, yapı malikleri sıfatıyla davacılara para cezası verilmesine karar verilmiştir.
Bunun üzerine, belirtilen işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; “Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshasıda muhtara bırakılır.Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye Encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.” hükmüne; aynı Kanunun 42. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan şeklinde ise, “Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır. Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk lirasından az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır: …” hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 266. maddesinde ise, “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.” hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu İdare Mahkemesi kararının dava konusu encümen kararının bina cephesine yapılan düşey çelik kafes (800 m2) ile üst katındaki çelik pergolanın (200 m2) yıkımına ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Kararın, bina cephesine yapılan düşey çelik kafes (800 m2) ile üst katındaki çelik pergola (200 m2) için tesis edilen para cezasına ilişkin kısmına gelince;
Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlıkta, Mahkemece, dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun denetimi için dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, söz konusu raporda, dava konusu imalatların özelliklerinin bunlara ait fotoğraflar üzerinden tespit edilmeye çalışıldığı ve bu rapor esas alınarak, aynı gerekçelerle dava konusu işlemin, düşey çelik kafes ve çelik pergola açısından verilen idari para cezasına ilişkin kısmının iptaline karar verildiği; işlemin dayanağı yapı tatil tutanağında yer alan krokide gerek çelik kafes gerekse çatıdaki çelik pergolanın alanının hesaplanması açısından uzunluk ölçülerine yer verilmemiş ise de, her iki kısım açısından da toplam alanın ne olduğunun açıkça belirtildiği, dava konusu encümen kararının da Yapı Tatil Tutanağında belirtilen bu ölçülere göre tesis edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, İdare Mahkemesi’nce, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak, ilave imalatların niteliği, bunların yapının statiğini etkileyip etkilemediği vb. hususların yanı sıra dava konusu encümen kararına dayanak teşkil eden Yapı Tatil Tutanağı’ndaki ölçülerin doğru olup olmadığı hususunun da açıklığa kavuşturulması ve bu suretle hazırlanacak bilirkişi raporuna göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, temyize konu Mahkeme kararının, bina cephesine yapılan düşey çelik kafes (800 m2) ile üst kattaki çelik pergola (200 m2) için verilen idari para cezasının iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, davacıların temyiz isteminin ise reddine;
2.Temyiz konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu encümen kararının düşey çelik kafes ile üst kattaki çelik pergolanın yıkımına ilişkin kısmı açısından davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, söz konusu imalatlar nedeniyle verilen idari para cezasının iptaline ilişkin kısmının ise BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 24/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.