Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/2340 E. , 2022/9510 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/2340
Karar No : 2022/9510
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İnş. Mlz. Nak. Taah. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ : … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … Bulvarında kain … parsel numaralı taşınmazda ruhsatsız yapı yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca 411.895,48-TL imar para cezası verilmesine ilişkin … Belediye Encümeni’nin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf isteminin kabulüne, mahkeme kararının kaldırılarak davanın incelenmeksizin reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:… K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 10/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X):
Dosyanın incelenmesinden; Batman İli, Merkez İlçesi, Gültepe Mahallesi, TPOA Bulvarında kain … parsel numaralı taşınmazda ruhsatsız yapı yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca 411.895,48-TL imar para cezası verilmesine ilişkin Batman Belediye Encümeni’nin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, dava sürecinde dava dışı 3. kişi tarafından yapı sahibinin kendisi olduğuna ilişkin davalı idareye başvuruda bulunulduğu, bunun üzerine davalı idare tarafından, 3. kişi adına yeni işlem tesis edildiği fakat, dava konusu işlem ile aynı tarih ve sayılı olan işlemde düzeltme mahiyetinde bir ifadeye yer verilmediği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1/a bendinde “İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönünden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davası …” idari dava türü olarak sayılmıştır.
Bir idari işlemin iptal davasına konu olabilmesi için kesin ve yürütülmesi zorunlu olması gerekmektedir. Kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem, hukuk aleminde bir sonuç doğuran ve muhataplarının hukukunda değişiklikler meydana getiren işlemdir.
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının kişisel menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan “dava açma ehliyeti” iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden; dava konusu işlem tesis edildikten sonra, uyuşmazlık konusu ruhsatsız yapıda sorumluluğunun başkasına ait olduğunun anlaşıldığı, bunun üzerine davalı idare tarafından gerçek yapı sahibi adına işlem tesis edildiği ancak, anılan işlemde hatalı işlemin düzeltilmesine dair bir ifadeye yer verilmediği gibi hatalı işlemin idarece iptal edilmediği de dikkate alındığında, davacının menfaatini etkileyeceği açık olan dava konusu işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliğini haiz olduğu sonucuna ulaşıldığından, İdare Mahkemesince verilen iptal kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın incelenmeksizin reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının usul ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyoruz.