Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/2380 E. , 2021/4739 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/2380
Karar No : 2021/4739
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) : … Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- (DAVALI) … Bakanlığı
2- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
3- (DAVACI) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Aydın ili, Nazilli ilçesinde bulunan 39 farklı bölgeyi kapsayan alanda (mülga) 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 7. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 9. maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemi ile onaylanan Nazilli 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin … numaralı bölgeye ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapor ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesi sonucunda, planlama alanının güneyinde yer alan 9,5 metrelik taşıt yolunun 12 metre olarak düzenlenmesine yönelik plan kararının üst ölçekli plan kararları ile çelişmediği ve planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olduğu, bu değişikliğin 2013 yılında yapılan imar planı değişikliğinde fiili duruma uygun biçimde düzenlenmemiş olan plan hatlarının düzeltilmesi amacıyla yapıldığı, anılan imar planı değişikliğinin yapılmasında kamu yararına dayalı teknik ve nesnel gerekçe bulunduğu, ayrıca söz konusu yolun batıda 20 metrelik erişim kontrollü taşıt yoluna ve doğuda da 15 metrelik taşıt yoluna bağlanması nedeniyle değişikliğin yol kademelenmesi ile planlama ilke ve esaslarına da uygun olduğu, yapılan imar planı değişikliği ile konut dışı kentsel çalışma alanı kullanım kararında fonksiyon değişikliğine ve yapılaşma emsaline ilişkin koşullarda değişikliğe gidilmemiş olduğundan konut dışı kentsel çalışma alanı kullanımına ilişkin plan değişikliği kararlarının plan ana kararlarını, sürekliliğini ve bütünlüğünü bozacak nitelikte olmadığı, yine planlama alanının doğusunda kalan 455 m2 yüzölçümlü yeşil alanın kaldırılarak 15 metrelik taşıt yolu kullanım kararı getirilmesine dair imar planı değişikliği ile alanın güneyinden gelen 14,50 metrelik taşıt yolunun sürekliliğinin sağlandığı, bu değişiklikle şerit sayısının azaltılmadığı ve yolun daraltılmadığı, aynı zamanda üst ölçekli imar planı kararlarına da uyarlılık sağlandığı, her ne kadar bilirkişi raporunda aksine görüş ve değerlendirmelere yer verilmiş ise de imar planı değişikliği ile kaldırılan yeşil alanın 15 metrelik taşıt yolu olarak düzenlenen ve öncesinde de taşıt yolu kullanım kararında bulunan mevcut yolun ortasında yer alan refüj alanından ibaret bulunduğu, bu alanın park veya sair amaçlarla aktif olarak kullanılmadığı, kaldırılan alanın son derece küçük bulunması nedeniyle bölgenin yeşil alan ihtiyacını etkileyecek nitelikte olmadığı, bu nedenle bu mahiyetteki alanlar bakımından idareye eşdeğer alan belirleme zorunluluğu getirilemeyeceği, söz konusu imar planı kararlarının planlama esaslarına şehircilik ilkelerine, imar mevzuatına ve kamu yararına uygun olduğu, öte yandan dava konusu imar planı değişikliği ile planlama alanının batısında yer alan trafo sahasının konut dışı kentsel çalışma alanına cepheli kısmında çekme mesafelerinin kaldırıldığı, ancak trafo alanı ile konut dışı kentsel çalışma alanı kullanımı arasında yer alan çekme mesafesinin kaldırılmasını gerektirecek herhangi bir bilimsel, nesnel ve teknik bir gerekçe bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine … numaralı bölge yönünden yapılan itirazın zımnen reddine dair işlemin; planlama alanının batısında yer alan trafo sahasının konut dışı kentsel çalışma alanı cepheli kısmında yer alan çekme mesafelerinin kaldırılmasına dair kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle bu kısım yönünden iptaline, planlama alanının güneyinde yer alan ve mer’i imar planında 9,50 metre olarak planlanan taşıt yolunun 12 metreye çıkartılmasına ilişkin kısmı ile alanın doğusunda yer alan yeşil alanın kaldırılması suretiyle alanın 15 metrelik taşıt yolu olarak planlanmasına dair kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle bu kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda planlama alanının güneyinde yer alan ve mer’i imar planında 9,50 metre olarak planlanan taşıt yolunun 12 metreye çıkartılmasına ilişkin kısmı ile alanın doğusunda yer alan yeşil alanın kaldırılması suretiyle alanın 15 metrelik taşıt yolu olarak planlanmasına dair kısmına ilişkin kanaat ve değerlendirmelerin konuya ilişkin doyurucu teknik ve bilimsel veriler içermediği, muğlak ve soyut olduğu, yapılan imar planı değişikliğinde kaldırılan 516 m2’lik yeşil alana karşılık eşdeğer alan ayrılmadığı, dava konusu işlemin yetki unsuru yönünden de hukuka aykırı olduğu, İdare Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALI … BAKANLIĞI’NIN İDDİALARI : … numaralı bölgede değişiklik yapılmadan önce yürürlükte olan 04.12.2013 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında itiraz edilen yeşil alanın iddia edildiği gibi Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nde belirtilen ve aktif olarak kullanılan yeşil alan tanımı içerisinde kalan kullanım olmadığı, iki ada arasında ve iki yaya yolu arasında bulunan refüj niteliğinde olduğu, yapılan imar planı değişikliği ile söz konusu yaya yolu ve refüjün kaldırılarak Aydın-Denizli Karayoluna bağlantı sağlayan 15 metrelik taşıt yolunun açıldığı, dolayısıyla güneyden gelen 15 metrelik taşıt yolu ile devamlılığının sağlanarak bölgenin trafik akışının çözümüne yönelik işlem gerçekleştirildiği, alandaki konut dışı kentsel çalışma alanında 2008 yılında onaylanan imar planına istinaden imar durumu ve yapı ruhsatlarına göre 9,5 metre olan yol genişliğinin 12 metre olarak düzenlendiği, planlama çalışmalarının mevzuata ve kamu yararına uygun olduğu, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 9. maddesi ve 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 7. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde öngörülen koşulların oluşması halinde Bakanlığın kamu menfaati ve kamu yararını sağlamak için her ölçekte imar planı ve imar planı değişikliğini onama yetkisine sahip olduğu ileri sürülerek, İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI: Kararın davalı tarafından temyiz edilen kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın bu kısmının onanması gerektiği savunulmuştur.
DAVALI … BAKANLIĞI’NIN SAVUNMASI : Kararın davacı tarafından temyiz edilen kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın bu kısmının onanması gerektiği savunulmuştur.
DAVALI … BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davanın kısmen reddine, kısmen dava konusu işlemin iptaline yönelik İdare Mahkemesi kararının alanın doğusunda yer alan yeşil alanın kaldırılması suretiyle alanın 15 metrelik taşıt yolu olarak planlanmasına dair kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması, kararın planlama alanının güneyinde yer alan 9,50 metre olarak planlanan taşıt yolunun 12 metreye çıkartılmasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmı ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile planlama alanının güneyinde yer alan ve meri imar planında 9,5 metre enkesitli olan taşıt yolu 12 metreye çıkartılmış, planlama alanının doğusunda yer alan iki yaya yolu arasında bulunan refüj alanındaki yeşil alan kaldırılarak bu alan 15 metre enkesitli taşıt yoluna dönüştürülmüş ve planlama alanının batısında yer alan trafo alanının konut dışı kentsel çalışma alanına cepheli kısmında meri imar planında 5 metre olan çekme mesafesi kaldırılmıştır. Bu plan değişikliğine davacı tarafından yapılan itirazın zımnen reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 3194 sayılı İmar Kanunu’nun ”Tanımlar” başlıklı 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, Uygulama İmar Planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış, “Plan Kademeleri” başlıklı 6. maddesinde ise; planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas alan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, 8.maddesinde ise, planların tanımlaması yapılarak, planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin “Gösterim (lejand) Teknikleri” başlıklı 10. maddesinde, her türlü mekânsal planın, kendi kademesinin ve yapılış amacının gerektirdiği çizim ve gösterim tekniğine göre hazırlanacağı kurala bağlanmış, “İmar Planı Değişiklikleri” başlıklı 26. maddesinin 6. fıkrasında, “İmar planında gösterilen yolların genişletme, daraltma ve güzergahına ait imar planı değişikliklerinde:
a) Devamlılığı olan bir yolun belli bir kesimde şerit sayısı azaltılamaz ve daraltılamaz.
b) Yolların kaydırılmasında, mülkiyet ve yapılaşma durumu dikkate alınır.
c) İmar planlarındaki gelişme alanlarında geçiş amaçlı 3,00 metreden dar yaya yolu, 10,00 metreden dar trafik yolu açılamaz; yerleşik alanlarda mülkiyet ve yapılaşma durumlarının elverdiği ölçüde yukarıdaki standartlara uyulur. Ancak parseller 7,00 metreden dar yollardan mahreç alamaz.
ç) İmar planı değişikliği ile taşıt geri dönüş kurbu olmayan çıkmaz yol ihdas edilemez.
d) İmar planlarında Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olan karayollarında yapılacak her türlü değişiklikte bu Kuruluştan alınacak görüşe uyulur.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının temyiz istemi yönünden yapılan incelemede,
– Kararın, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile planlama alanının doğusunda yer alan yeşil alanın kaldırılması suretiyle alanın 15 metrelik taşıt yolu olarak planlanmasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı hakkındaki temyiz istemi incelendiğinde,
Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
İdare Mahkemesi kararının bu kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır.
– Kararın, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile planlama alanının güneyinde yer alan ve meri imar planında 9,5 metre enkesitli taşıt yolunun 12 metreye çıkartılmasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı hakkındaki temyiz istemine gelince,
Yukarıda yer verilen hükümler uyarınca, planlar arasındaki hiyerarşi kapsamında nazım imar planından sonra yapılacak olan uygulama imar planının, nazım imar planına uygun yapılması gerekmektedir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nde yer verilen düzenlemelere göre, taşıt yolu olan 10,00 metre üzerindeki en kesitli yolların ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümünü gösterecek olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer alması gerekirken, daha dar en kesitli olan yaya yolunun (7,00 metrelik) ise üst ölçekli nazım imar planında yer almadan da 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilmesinin mümkün olduğu sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlığa konu olayda, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile planlama alanının güneyinde yer alan ve meri imar planında 9,5 metre enkesitli olan taşıt yolu 12 metreye çıkartılmasına karşın, bu 12 metre enkesitli yolun 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer almadığı görülmüştür.
Bu durumda, dayanak 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmeyen 12 metre enkesitli yolun dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilmesinin, uygulama imar planını dayanağı nazım imar planına aykırı hale getirdiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile planlama alanının batısında yer alan trafo sahasının konut dışı kentsel çalışma alanı cepheli kısmında yer alan çekme mesafelerinin kaldırılmasına ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemin iptaline yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı bakımından temyiz istemine gelince;
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin 1. maddesinde; “3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu hükümlerine dayanılarak hazırlanmış bulunan bu Yönetmelik, belediye sınırları ve mücavir alan sınırları içinde veya dışında, imar plânı bulunan alanlarda uygulanır.” hükmü, 2. maddesinin birinci fıkrasında; ”Proje hazırlanması, yapı ruhsatı ve arazi düzenlemesine ilişkin uygulamalar bu Yönetmelik ile Bakanlıkça çıkarılan diğer imara ilişkin yönetmeliklerde yer alan tanımlara göre gerçekleştirilir. Bu Yönetmeliklerde yer alan genel hükümler, tanımlar ve ruhsata ilişkin hükümler, planlarla ve ilgili idarelerce çıkarılacak yönetmeliklerle değiştirilemez. Bu Yönetmeliğin ve ilgili idarelerin Kanuna ve diğer mevzuata göre çıkaracakları imar yönetmeliklerinin diğer hükümleri ise uygulama imar planında aksine bir açıklama bulunmadığı takdirde uygulanır.
” hükmü, 3. maddesinin birinci fıkrasında; ”İmar Planlarında açıklanmamış ve bu Yönetmelikte de yer almamış hususlarda lüzum ve ihtiyaca ve civarın karakterine göre uygulanacak şekli takdire, ilgili idare yetkilidir.
” hükmü getirilmiş, arsa ve yapılarla ilgili hükümleri düzenleyen 3. bölümde yer alan 18. maddesinde ise bahçe mesafeleri düzenlenmiştir.
Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ilişkin plan notlarının 1.3. sayılı maddesinde; ”Bu plan ve plan hükümlerinde yer almayan konularda, 3194 sayılı ”İmar Kanunu”, ”Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği” ve ilgili diğer yönetmelikleri, ”5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu” ile halen yürürlükte bulunan ve bu planın onayından sonra yürürlüğe girecek olan diğer mevzuat hükümleri ve mevzuat değişikliklerinde (kanun, tüzük, yönetmelik, tebliğ vb.) yer alan tanımlar ve hükümler geçerlidir.” kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda yer alan Yönetmeliğin 2. maddesinde, yönetmelikte yer alan genel hükümler, tanımlar ve ruhsata ilişkin hükümlerin değiştirilemeyeceği, diğer hükümlerin ise uygulama imar planında aksine bir açıklama bulunmadığı takdirde uygulanabileceği belirtilmiş, yapılaşmaya gidileceği sırada binalarda olması gereken bahçe mesafeleri düzenlenmiştir.
Bu durumda, planlama bölgesinde yer alan trafo alanına ilişkin çekme mesafesi dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilmemiş olsa bile uyuşmazlık konusu taşınmazda yapılaşmaya gidileceği sırada Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nde belirlenen çekme mesafeleri uyarınca uygulama yapılacağı açıktır.
Bu itibarla, trafo alanına ilişkin çekme mesafesinin 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilmemesi 1/1000 ölçekli uygulama imar planını bu yönüyle hukuka aykırı hale getirmeyeceğinden, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine, davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen dava konusu işlemin iptaline yönelik İdare Mahkemesi kararının, dava konusu uygulama imar planı değişikliği ile planlama alanının doğusunda yer alan yeşil alanın kaldırılması suretiyle alanın 15 metrelik taşıt yolu olarak planlanmasına dair kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının oybirliği ile ONANMASINA,
2- 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen dava konusu işlemin iptaline yönelik İdare Mahkemesi kararının, dava konusu uygulama imar planı değişikliği ile planlama alanının güneyinde yer alan 9,50 metre enkesitli taşıt yolunun 12 metreye çıkartılmasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki kısmın ise oyçokluğu ile BOZULMASINA,
3- 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen dava konusu işlemin iptaline yönelik İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının oybirliği ile BOZULMASINA,
4- Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/03/2021 tarihinde kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X) :
Dava; Aydın ili, Nazilli ilçesinde bulunan 39 farklı bölgeyi kapsayan alanda (mülga) 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 7. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 9. maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemi ile onaylanan Nazilli 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin … numaralı bölgeye ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlıkta,dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile planlama alanının güneyinde yer alan ve meri imar planında 9,5 metre enkesitli olan taşıt yolu, 12 metreye çıkartılmış, bu 12 metre enkesitli yolun ise 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer almadığı görülmüştür.
3194 sayılı Kanun’un ”Tanımlar” başlıklı 5. maddesindeki nazım ve uygulama imar planlarının tanımları göz önünde bulundurulduğunda, ana ulaşım sisteminin, bu bağlamda birinci ve ikinci derecedeki ulaşım yollarının nazım imar planı ile daha alt düzeydeki tali nitelikte üçüncü derece ve daha altındaki yolların ise uygulama imar planları ile düzenlenmesi gerekeceği görülmektedir.
Ayrıca ana ulaşım sistemi dışındaki hangi enkesitli yolun nazım imar planında gösterilmesi gerekeceği hususu yolun enkesitinden ziyade, imar planı içerisinde ulaşım sistemi bakımından üstlendiği fonksiyonla ilişkili olması gerekir.
Ölçeği gereği genel kullanım kararları ile başlıca bölge tiplerini belirleyen nazım imar planının, uygulama imar planıyla düzenlenmesi gereken imar adaları oluşturulmadan belirtilen nitelikteki yol kullanımını ihdas etmesinin planlama ilkeleri bakımından mümkün olmadığı, nitekim uyuşmazlığa konu “yol”un geçtiği bölgede nazım imar planında ada bazında bir düzenleme yapılmadığı nazır imar planı paftasının incelenmesinden görülmekte olduğu gözetildiğinde, bu kapsamda özellikle yapı adalarını ve bu bağlamda da farklı kullanım kararlarına konu alanları birbirinden ayıran ve bunlar arasındaki ulaşım ihtiyacının karşılanmasına yönelik yolların uygulama imar planı kararı ile getirilebileceğinde hiçbir duraksama bulunmamaktadır.
Uyuşmazlıkta, mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporun değerlendirilmesinden, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği planlama alanının güneyinde yer alan ve meri imar planında 9,5 metre enkesitli olan taşıt yolunun 12 metreye çıkartılmasında kamu yararına dayanan teknik ve nesnel gerekçeler bulunduğu, bu yolun batıda yer alan 20 metre enkesitli erişim kontrollü taşıt yoluna ve doğuda da 15 metre enkesitli taşıt yoluna bağlanması nedeniyle yolun genişliğinin 12 metreye çıkartılmasına ilişkin imar planı değişikliğinin yol kademelenmesi ile planlama ilke ve esaslarına uygun olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Bu kapsamda nazım imar planında düzenlenmeyen planlama alanının güneyinde yer alan ”12 metre enkesitli taşıt yolunun” 1/1000 ölçekli uygulama imar planında düzenlenmesinin tek başına plan hiyerarşisine aykırılık oluşturmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, yukarıda belirtilen gerekçeler göz önüne alındığında, İdare Mahkemesi kararının, dava konusu uygulama imar planı değişikliği ile planlama alanının güneyinde yer alan 9,50 metre enkesitli taşıt yolunun 12 metreye çıkartılmasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki kısmına ilişkin davacının temyiz isteminin reddi ile kararın bu kısmının da onanması gerektiği oyuyla Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyorum.