Danıştay Kararı 6. Daire 2020/2579 E. 2022/9958 K. 22.11.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/2579 E.  ,  2022/9958 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/2579
Karar No : 2022/9958

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … 2- …
3- … 4- …
5- … 6- …
7- … 8- …
9- …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN ÖZETİ : Kocaeli ili, Kandıra ilçesi, … Köyü, … pafta, … parsel sayılı taşınmazla ilgili … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının uygulanmaması nedeniyle her davacı için 2.500,00 TL toplamda 22.500,00 TL maddi tazminat ile her davacı için 7.000,00 TL toplamda 63.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada, maddi tazminat isteminin reddi, manevi tazminata ilişkin kısmının kabulü ile her davacı için ayrı ayrı 7.000,00 TL olmak üzere toplam 63.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 02.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesi yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın davalı idare tarafından temyiz edilen kabule ilişkin kısmının bozulmasına dair Danıştay Altıncı Dairesi’nin 13/05/2015 tarih ve E:2014/5084, K:2015/3022 sayılı kararına uyularak, manevi tazminat isteminin 40.500,00 TL’ye ilişkin kısmının reddi, her davacı için ayrı ayrı 2.500,00 TL olmak üzere toplam 22.500,00 TL’lik kısmının kabulü ile idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesi yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 22/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X)KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden, … Köyü, … pafta, … sayılı parselin hazine adına kayıtlı olduğundan bahisle parselasyon işlemi dışında bırakıldığı, ancak taşınmazın … Kadastro Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararıyla … ve hissedarları adına tescil edildiği, parselasyon işleminin tescil tarihinden sonra tesis edilmesi nedeniyle taşınmazın imar uygulamasına tabi tutulması gerekirken uygulama dışında bırakılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle parselasyon işleminin … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararla iptaline karar verildiği anlaşılmmaktadır.
Davacılar tarafından ise yargı kararının uygulanmadığından bahisle manevi tazminat istenilmektedir.
Davalı idarece, alanın turizm merkezi alanı ilan edilmesi nedeniyle plan yapma yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığında olduğu, bu doğrultuda Bakanlık ile yazışmalar yapıldığı, ancak bu aşamaya kadar sonuç alınmadığı taşınmazın öncelikle imar planına dahil edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Dosyada mevcut plan örneklerinden de, taşınmazın bir kısmının kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında, bir kısmının kıyıda kaldığı ve imar planı sınırı dışında bulunduğu görülmektedir. Yargı kararının uygulanması için öncelikle taşınmazın imar planına dahil edilip sonra belediyece parselasyon yapılmasının gerektiği kuşkusuzdur.
Davalı idarece bu yönde yapılan çalışmaların ise plan yapma yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığında olması nedeniyle sonuçlandırılamadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davalı idarenin yargı kararını uygulanmaması yönünde bir iradenin bulunmaması karşısında, davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmeyi gerektiren koşulların somut olayda gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığından, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü yolunda İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.