Danıştay Kararı 6. Daire 2020/3343 E. 2022/7457 K. 27.06.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/3343 E.  ,  2022/7457 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/3343
Karar No : 2022/7457

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- … 2- …
3- … 4- …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı / …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacıların hissedarı oldukları İstanbul İli, Tuzla İlçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmaz ve komşuluğundaki bir kısım tescil dışı alana ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği teklifinin onaylanması yolundaki Tuzla Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararının reddi ile meri plan şartlarının korunmasına dair İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İdare Mahkemesince; plan tekliflerini aynen veya değiştirerek onaylama yetkisi plan tekliflerini reddetme yetkisini de içerdiğinden plan değişikliği teklifinin büyükşehir belediye meclisince reddinin söz konusu olamayacağı iddiasının dinlenebilir olmadığı, plan değişikliği teklifinin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisine 21/03/2018 tarihinde iletildiği ve üç aylık süre dolmadan 15/05/2018 tarihinde reddine karar verildiği anlaşıldığından üç aylık süre geçtikten sonra belediye meclisi gündemine alındığından teklifin onaylanmış sayılması gerektiği yönündeki iddianın da yerinde olmadığı sonucuna varılarak mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan rapor ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu büyükşehir belediye meclisi kararında da belirtildiği üzere meri uygulama imar planında uyuşmazlık konusu taşınmaza ait kitle taban oturumunun 60 m2 olduğu, uygulama imar planı değişikliği teklifi ile kitle taban oturumunun yaklaşık 135 m2’ye çıkartıldığı ve taşınmazın bitişiğinde yer alan yolun bir miktar batıya ötelenerek bir kısım tescil dışı alanın “konut+ticaret alanı”na alındığı, meri uygulama imar planında taşınmazın … sayılı parsel ile aynı cephe hattına sahip olduğu, …, …, … sayılı parsellerin cephe hattının ise farklı olduğu, uygulama imar planı değişikliği teklifi ile taşınmazın cephe hattı değiştirilerek …, …, … sayılı parsellerle aynı cephe hattına getirildiği, böylece taşınmaz ile … sayılı parsel için tanımlanmış olan blok yapı nizamının sona erdirildiği ve cephe hatları birleştirilerek bitişik yapı nizamına geçildiği, 1/5000 ölçekli nazım imar planında taşınmazın bitişiğinde 15 metre en kesitli bir yolun planlı olduğu, bilirkişi heyetince uygulama imar planı değişikliği teklifi meri plan paftasına aktarılarak yapılan ölçümler sonucunda söz konusu değişiklikle yolun çok az da olsa daralacağı, bu daralmanın bir yaya kaldırımı kadar olacağı ve şerit sayısına etkisinin olmayacağı, ancak yol boyu “konut+ticaret alanı”nda kalan bölge bakımından ticari kullanımları destekleyecek yaya kaldırımlarının önemli olduğu kanaatine varıldığı, taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında 570 kişi/ha yoğunluklu “konut+ticaret alanı”nda kaldığı ve plan raporunda kişi başı inşaat alanının 25 m2 olarak belirlendiği, bu verilere göre taşınmazın emsalinin 1,425 olarak hesaplandığı, bu emsal ve taşınmazın 210,40 m2 yüzölçümlü olduğu göz önünde bulundurulduğunda meri uygulama imar planındaki 60 m2’lik kitle taban oturumunun uygun olduğu, bu durumda uygulama imar planı değişikliği teklifinde şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygunluk ve söz konusu teklifin onaylanması yolundaki ilçe belediye meclisi kararının reddi ile meri plan koşullarının korunmasına dair dava konusu büyükşehir belediye meclisi kararında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi Kararının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince; istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuki ve kanuni gerekçeler uygun bulunan kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, meri uygulama imar planında komşu parsellerin kitle taban oturum oranları %60 ile %95 arasında değişirken uyuşmazlık konusu taşınmazda bu oranın %28 olduğu, uygulama imar planı değişikliği teklifi ile şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olarak bu eşitsizliğin giderilmesine yönelik bir düzenleme yapıldığı, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ve 14. maddesinin 8. fıkrası uyarınca büyükşehir belediye meclisinin ilçe belediye meclisi kararıyla onaylanan uygulama imar planı teklifleri üzerindeki yetkisinin 1/5000 ölçekli nazım imar planına uygunluk yönünden incelemekle sınırlı olduğu, dava konusu büyükşehir belediye meclisi kararında da belirtildiği üzere uygulama imar planı değişikliği teklifinin 1/5000 ölçekli nazım imar planını etkilemediği, dolayısıyla teklifin reddi yolundaki işlemin hukuka aykırı olduğu, ayrıca büyükşehir belediye meclisinin bu inceleme sonucunda uygulama imar planı teklifini aynen veya değiştirerek onaylamak dışında söz konusu teklifi reddetme yetkisinin bulunmadığı, nihayet İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisine gönderilmesinden itibaren 3 ay içerisinden görüşülmeyen uygulama imar planı değişikliği teklifinin onaylanmış sayılması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASININ ÖZETİ: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile 14. maddesinin 8. fıkrasının birlikte değerlendirilmesinden, büyükşehir belediye meclisinin ilçe belediye meclisi kararıyla onaylanan uygulama imar planı teklifleri üzerindeki yetkisinin, söz konusu tekliflerin 1/5000 ölçekli nazım imar planına uygunluğu yönünden incelenmesi ile sınırlı olduğu, dava konusu büyükşehir belediye meclisi kararında da belirtildiği üzere uygulama imar planı değişikliği teklifinin 1/5000 ölçekli nazım imar planını etkilemediği görüldüğünden teklifin onaylanması yolundaki ilçe belediye meclisi kararının reddi ile meri plan şartlarının korunmasına dair dava konusu büyükşehir belediye meclisi kararının hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu nedenle, davanın reddi yolundaki mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının yukarıda yer verilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacıların hissedarı oldukları İstanbul İli, Tuzla İlçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmaz ve komşuluğundaki bir kısım tescil dışı alana ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği teklifi Tuzla Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanmış, ancak İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla ilçe belediye meclisi kararının reddi ile meri plan şartlarının korunmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun dava konusu büyükşehir belediye meclisi kararının alındığı tarihte yürürlükte olan şekliyle 5. maddesinin ilk iki fıkrasında, “Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır.
Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır.” tanımlarına yer verilmiştir.” tanımlarına yer verilmiştir.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 21. maddesinin 4. fıkrasında, “Uygulama imar planında emsal verilmeyen parsellerde katlar alanı, planla veya bu Yönetmelikle belirlenen; taban alanı katsayısı ile kat adedinin çarpılmasıyla hesaplanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Kanun maddesindeki tanımlardan nazım imar planında gösterilen bölgelerin nüfus yoğunluğu oranlarından hareketle uygulama imar planı ile belirlenen parsellerin yapı yoğunluğu oranlarının hesaplanmasına teknik olarak olanak bulunmadığı; Yönetmelik maddesindeki düzenlemeden ise uygulama imar planında katlar alanı katsayısı (KAKS) verilmeyen parsellerde bu oranın, taban alanı katsayısı (TAKS) ile kat adedinin çarpılmasıyla hesaplanacağı anlaşılmaktadır.
Dosyada bulunan bilirkişi raporunda, uyuşmazlık konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında 570 kişi/ha yoğunluklu bir imar adasında kaldığından hareketle bir KAKS hesabı yapılmış ve bu oran taşınmazın yüz ölçümü ile çarpılıp kat adedine bölünerek 60 m2 taban alanının uygun olduğu sonucuna varılmışsa da, yukarıda açıklandığı üzere nazım imar planında gösterilen bölgelerin nüfus yoğunluğu oranlarından hareketle uygulama imar planı ile belirlenen parsellerin yapı yoğunluğu oranlarının yani KAKS’ın hesaplanmasına teknik olarak olanak bulunmadığı gibi bu suretle bulunan KAKS değerinin parselin yüz ölçümü ile çarpılıp kat adedine bölünmesi ile taban alanının hesaplanmasına da olanak bulunmamaktadır. Zira; meri uygulama imar planında uyuşmazlık konusu taşınmazın KAKS’ı gösterilmemiş, sadece taban alanının 60 m2 ve kat adedinin 5 olduğu belirtilmiş olduğundan KAKS’ın bu iki değerin çarpılmasıyla çıkan sonucun parselin yüz ölçümüne bölünmesiyle bulunacağı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, meri uygulama imar planında yer alan 15 metre en kesitli yolun doğu cephesinde yer alan uyuşmazlık konusu taşınmazın taban alanının parsel alanına oranı (diğer bir ifadeyle TAKS) %28,51 iken kuzey bitişindeki … sayılı parsel ve güney bitişiğindeki …, …, … sayılı parsellerde bu oranın %60 ila %90 arasında değiştiği, taşınmazın ve kuzey bitişiğinde yer alan … sayılı parselin cephe hattının, güney bitişiğinde yer alan …, …,… sayılı parsellerin cephe hattının bir miktar gerisinde olduğu, dolayısıyla yol boyunca cephe hattının bir bütünlük arz etmediği, uygulama imar planı değişikliği teklifi ile taşınmazın cephe hattının, güney bitişiğindeki parsellerin cephe hattının hizasına getirildiği ve TAKS’ının arttırılarak komşu taşınmazlarınki ile benzer oranlara yükseltildiği görülmüştür.
Bilirkişi raporunda, uygulama imar planı değişikliği teklifi ile uyuşmazlık konusu taşınmazın cephe aldığı 15 metre en kesitli yolda oluşacak daralmanın bir yaya kaldırımı kadar olacağı ve taşınmazın bulunduğu bölgenin yol boyu “konut+ticaret” kullanımlarından oluşması nedeniyle yaya kaldırımlarının önemli olduğu belirtilmişse de, uygulama imar planı değişikliği teklifi ile taşınmazın cephe hattı, güney bitişiğindeki parsellerin cephe hattının hizasına getirilmiş olup anılan parsellerin cephe hattına nazaran ilave bir daralmadan bahsedilmesi mümkün değildir.
Öte yandan, dava konusu büyükşehir belediye meclisi kararında “teklif edilen uygulama imar planı değişikliğinin 1/5000 ölçekli nazım imar planını etkilemediği, ancak meri plandaki yapı, nüfus ve trafik yoğunluğunu arttırıcı ve benzer durumdaki parseller yönünden emsal teşkil edici nitelikte olduğu” ifadesine yer verildiği görülmüştür.
Bu durumda, uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin uygulama imar planı değişikliği teklifinde şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırılık, söz konusu teklifin onaylanması yolundaki ilçe belediye meclisi kararının reddi ile meri plan şartlarının korunmasına dair dava konusu büyükşehir belediye meclisi kararında ise hukuka uygunluk bulunmadığından iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen kararda ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 27/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY(X): Dava, davacıların hissedarı oldukları İstanbul İli, Tuzla İlçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmaz ve komşuluğundaki bir kısım tescil dışı alana ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin onaylanması yolundaki Tuzla Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararının reddi ile meri plan şartlarının korunmasına dair İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun dava konusu büyükşehir belediye meclisi kararının alındığı tarihte yürürlükte olan şekliyle 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, “İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, “Çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmayan ilçe belediyelerinin uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmak veya yaptırmak.” büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır.
Yukarıda verilen kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin ilçe belediye meclisince uygun bulunan uygulama imar planı değişikliği teklifini değişik nedenlerle reddetme yetkisinin bulunmadığı, uygulama imar planı değişikliği teklifleri üzerinde yetkisinin aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek ile sınırlı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolundaki mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, Dairemiz kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.