Danıştay Kararı 6. Daire 2020/3371 E. 2022/7900 K. 21.09.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/3371 E.  ,  2022/7900 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/3371
Karar No : 2022/7900

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAFLAR (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ….

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıya ait İstanbul İli, Tuzla ilçesi, … Mahallesi, … pafta, …. parsel taşınmazın bulunduğu alanda yapılan Tuzla İlçesi, İçmeler ve Esenyalı Kavşağı ile E-5 ve Demiryolu Arasına İlişkin 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarına yönelik itirazın reddine dair İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan rapor ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alandaki gelişmeler ve yürütülen projeler ile yıllar içinde mahkemelerce verilen iptal kararları nedeniyle dava konusu imar planlarının yapılmasında zorunluluk bulunduğu, imar planlarının taşınmaza ilişkin kullanım kararlarının kendi aralarında uyumlu ve 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planına uygun oldukları, sonuç olarak bireysel yarardan ziyade kamu yararı amacıyla yapılan imar planları ile taşınmaza verilen kullanım kararlarının şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İtiraz edilen imar planları ile uyuşmazlık konusu taşınmazın önceki terkleri dikkate alınmadan büyük bir kısmının kamu alanlarında bırakıldığı, imar planları ile davacıya ait işletmenin üzerinden yol geçirildiği, bu durumun mağduriyete sebep olacağı, ticaret alanlarına servis vermek üzere planlanan 5 metre genişliğindeki yolların çok dar ve yetersiz olduğu, imar planlarının taşınmaza ilişkin kamu alanı kullanım kararlarının şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, temyize konu edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
Tuzla Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Dosyada bulunan plan paftaları incelendiğinde, davacı tarafından itiraz edilen imar planları ile uyuşmazlık konusu taşınmazda planlanan “yol”un genişliğinin belirsiz bırakıldığı görülmüştür.
İmar mevzuatı uyarınca arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının yön ve büyüklükleri ile ilkelerini ve ulaşım sistemleri gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olması gereken nazım imar planlarında yolların genişliklerinin gösterilmemesi, nazım imar planı ölçeğinde ulaşım sistemi açısından belirsizlik yaratacağı gibi anılan yolun tanımlanmasını da (ana arter, trafik veya yaya yolu v.b.) güçleştirecektir. Diğer taraftan imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesi karşısında, 1/5000 ölçekli nazım imar planında belirsiz bırakılan yol genişliklerinin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile de belirlenemeyeceği açıktır.
Nitekim Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin eki olan nazım ve uygulama imar planlarına ait lejant listelerinde, nazım ve uygulama imar planlarında yer alan yolların genişliklerinin bu yolların üzerine çizilecek dairelerin içerisine yazılması öngörülmüştür.
İmar planları ile taşınmazda planlanan “yol”un genişliği belirsiz bırakıldığından söz konusu planların taşınmazda “yol” planlanmasına ilişkin kısımlarında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
İmar planlarının taşınmazda “park alanı” planlanmasına ilişkin kısımlarına gelince; dosyada bulunan bilirkişi raporunda bu kısımlar hakkında herhangi bir inceleme ve değerlendirmenin yer almadığı görüldüğünden bilirkişilerden ek rapor alınmak veya gerekirse yeniden taşınmaz mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle anılan kısımların ve dolayısıyla bu kısımlara yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Bu durumda, imar planlarına yapılan itirazın reddine dair belediye meclisi kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu bölge idare mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacıya ait İstanbul İli, Tuzla ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … parsel taşınmazın bulunduğu alanda yapılan Tuzla İlçesi, … ve … Kavşağı ile E-5 ve Demiryolu Arasına İlişkin 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarına yapılan itiraz İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile reddedilmiş ve bu karar … Büyükşehir Belediye Başkanlığının … tarihli, … sayılı yazısıyla davacıya bildirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dilekçesinde, … Büyükşehir Belediye Başkanlığının … tarihli, … sayılı yazısının iptali istenmişse de, davacının imar planlarına yaptığı itiraz İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile reddedildiğinden dava konusu yukarıda yazılı olduğu şekilde kurulmuştur.

Taşınmazda planlanan “yol” yönünden yapılan inceleme:
Temyize konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının imar planları ile taşınmazda planlanan “yol”a ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.

Taşınmazda planlanan “park alanı” yönünden yapılan inceleme:
Bakılan dava imar planlarının taşınmazda “park alanı” ve “yol” planlanmasına ilişkin kısımlarına yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açıldığı halde, İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporda imar planlarının taşınmazda “park alanı” planlanmasına ilişkin kısımları hakkında herhangi bir inceleme ve değerlendirmenin yer almadığı görülmüştür.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince bilirkişilerden ek rapor alınmak veya gerekirse yeniden taşınmaz mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle imar planlarının taşınmazda “park alanı” planlanmasına ilişkin kısımlarının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olup olmadığı açıklığa kavuşturulduktan sonra davanın bu kısmı hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kısmen reddine kısmen kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının “yol”a ilişkin kısmının ONANMASINA, “park alanı”na ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.