Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/3471 E. , 2022/10081 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/3471
Karar No : 2022/10081
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, … (…) Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapıların ruhsatsız olduğundan bahisle 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 13. maddesine istinaden 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca parsel maliklerine 89.355,53.-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … günlü, … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair İstanbul Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X) :
Uyuşmazlıkta, İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, … (…) Mahallesi, … pafta, … ada, … sayılı parsel üzerindeki yapılara ilişkin 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca düzenlenen … tarih ve … sayılı … nolu Yapı Tatil Tutanağı ile … ve … parsellerde ne zaman yapıldığı bilinmeyen A yapısına 7 ve 8 numaralı tek katlı yapıların eklendiği, A yapısı dışında bulunan 1 numaralı kata çıkış merdiveninin kaldırıldığı, B yapısına 15 ve 18 numaralı tek katlı yapıların, 16 ve 17 numaralı iki katlı yapıların ve 14 numaralı platformun (seyir terası) olarak eklendiği, B blokta rövöle projesindeki açık merdivenin yapıya dahil edildiği, 1 ,2, 3 ,4,5,6, 9, 12, 13, 19, 20, 21, 22 numaralı tek katlı yapıların yapıldığı, 11 ve 23 numaralı iki katlı yapıların yapıldığı, 10 numaralı garaj ve 10/1 numaralı tesisat odasının yapıldığı, tespit edilen yapıların ruhsatsız olduğunun tespit edilmesi üzerine, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’nun 13. maddesine istinaden 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca … nolu parsel maliklerine toplam 89.355,53-TL para cezası verilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni’nin … tarih ve … sayılı kararının verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yapı tatil tutanağında belirtilen aykırılıkların usule uygun olarak tespit edilmiş olduğu, yapı maliki olmaları nedeniyle ruhsata aykırı imalatlara yönelik 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca ceza yaptırımı uygulandığı, yukarıda belirtilen ölçülerdeki inşai faaliyetin taşınmaz malikinden izinsiz yapıldığına ilişkin ispat külfeti üzerinde olan davacı tarafından, dava konusu yapıların başkası tarafından izinsiz yapıldığı yolunda herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilemediği, encümen kararında davacının da aralarında bulunduğu yapı maliklerinin isimlerinin tek tek sayılarak belirtildiği, verilen para cezasının yapı maliklerinin hisseleri oranında ya da müşterek veya müteselsil olarak tahsil edileceğinin belirlenmemesi dava konusu işlemi hukuka aykırı duruma getirmeyeceğinden, para cezasına ilişkin işlemin iptali yolundaki kararın bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.