Danıştay Kararı 6. Daire 2020/3574 E. 2021/14038 K. 16.12.2021 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/3574 E.  ,  2021/14038 K.
T.C.

D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No : 2020/3574

Karar No : 2021/14038

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av. … – Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı-…

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan parselasyon işlemine ilişkin … tarih ve … sayılı mülga Boğazköy Belediye Encümeni kararının ve … tarih ve … sayılı Arnavutköy Belediye Meclisi kararı ile kabul edilen, … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporun ve dosyanın birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmaz açısından öngörülen fonksiyonun, üst ölçekli imar planlarına uygun olduğu, uygulanan düzenleme ortaklık payı(DOP) oranının mevzuatta belirtilen sınırı aşmadığı, bilirkişi raporunda, yol alanı ile ilgili olarak mülkiyet hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin hukuka aykırılığı ifade edilmesine karşın, taşınmaz için öngörülen fonksiyonun üst ölçekli imar planlarıyla eşgüdümlü olarak belirlendiği ve parselasyon işleminin de hukuka uygun olan bu planlar dahilinde gerçekleştirildiği, bu yönüyle de dava konusu işlemlerde şehircilik ilkelerine, mevzuata ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bilirkişi raporunda yol alanı ile ilgili mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde yapılan tespitlerin dikkate alınmadığı, ruhsatlı yapının ön bahçesinin bütünüyle yola verildiği ve yolun yapılara teğet geçirildiği, parselasyon işlemi tesis edilirken bir kısım parsellerin uygulama dışında tutulduğu ve DOP kesintisinde eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı, askı süresinde yapılan itirazın belediye başkanlığı tarafından cevaplandırılmasında da hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planın üst ölçekli 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planına uygun olarak hazırlandığı, mülkiyet sınırlarının korunduğu, uyuşmazlığa konu imar yolunun fiili kadastral yol ile örtüştüğü, düzenlemeye giren her parselden eşit miktarda DOP kesinti yapıldığı, parselasyon işleminin mevzuata uygun tesis edildiği, davacının temyiz talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden bozulması, parselasyon işlemi yönünden ise onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY : İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda … tarih ve …sayılı mülga Boğazköy Belediye Encümeni kararı ile parselasyon işlemi tesis edilmiş, aynı alanda … tarih ve … sayılı Arnavutköy Belediye Meclisi kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis kararı ile onaylanmıştır. Davacı tarafından uygulama imar planı değişikliğine karşı askıda yapılan itirazın reddedilmesi üzerine anılan uygulama imar planı değişikliği ile parselasyon işleminin iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak düzenlenmiştir.

İşlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin ilk fıkrasında da; ” İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Temyize konu kararın parselasyon işlemine ilişkin kısmı yönünden;

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın, dava konusu parselasyon işlemine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Temyize konu kararın 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin kısmı yönünden;

Dosyanın incelenmesinden, taşınmazın dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında 2 kat, Hmax:6,5 metre, yan bahçe 3 metre, ön bahçe 5 metre, arka bahçe 5 metre çekme mesafeli yapılaşma koşullarında ayrık nizam konut alanı, 17/06/2016 tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında da konut alanı olarak belirlendiği, taşınmaz için 12/12/2006 tarihli yapı ruhsatının düzenlendiği, taşınmaz üzerinde mesken(villa) vasıflı üç adet binanın bulunduğu ve 10 metrelik imar yolundan cephe aldığı anlaşılmaktadır.

İdare Mahkemesince, dava konusu uygulama imar planıyla davacının taşınmazı için belirlenen konut alanı kullanım kararının üst ölçekli imar planlarıyla uyumlu olduğu belirtilerek davanın bu kısmı yönünden reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafından esas olarak 10 metrelik imar yoluna itiraz edildiği, taşınmazın ön bahçesinin tamamen 10 metrelik imar yolunda bırakıldığı ve ön bahçe çekme mesafesinin ortadan kaldırıldığı iddiasıyla bakılan davanın açıldığı, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda söz konusu 10 metrelik imar yoluna ilişkin yolun genişliği, güzergahı ve gerekliliği noktasında yeterli tespit ve değerlendirmelere yer verilmediği, ayrıca taşınmazın çekme mesafelerini koruyacak şekilde yolun kaydırılmasının veya alternatif yol güzergahının belirlenmesinin mümkün olup olmadığının da açıklığa kavuşturulmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davacının iddiaları da dikkate alınmak suretiyle yukarıda belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla aralarında ulaşım konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetine mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak davanın bu kısmı hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ilişkin kısmında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının parselasyon işlemi yönünden ONANMASINA, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/12/2021 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.