Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/3580 E. , 2022/9327 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/3580
Karar No : 2022/9327
KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR):
1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER)
1- …İnşaat Taahüt Sanayi ve Tic. AŞ
2- …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- … 2- ….
3- … 4- …
5- … 6- …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :… İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 06/11/2019 tarih ve E:2016/2209, K:2019/10408 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılara ait İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlara komşu alanda bulunan kamu hisselerinin diğer hisseler ile birlikte kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu edilmesine, bu uygulama için belediye başkanlığı merciine onay verilmesine ve belediye encümenine yetki verilmesine dair … tarihli, … sayılı Şişli Belediye Meclis kararının ve bu kararın dayanağı olan 1/5000 ölçekli mevzii imar planının onayına ve değişikliğine ilişkin … tarihli, … sayılı ve … tarihli, …sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis kararları ile 07.12.2007 onay tarihli 1/5000 ölçekli mevzii imar planı plan notu değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; davanın ehliyet yönünden reddi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 10/02/2012 tarih ve E:2011/5676, K:2012/570 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu planlama alanının şehrin önemli bir kesiminde ve çevresinde yerleşimler olan bir yerde olduğu, çevresiyle bütünleşmesi sağlanmadan ve bütüncül olarak ele alınmadan mevzii imar planına konu edilmesinin şehircilik ilkelerine aykırı olduğu, planlama sınırının müdahil tarafın anlaşma yaptığı parseller üzerinden belirlendiği ve davacılara ait parsellerin plan sınırı dışında bırakıldığı, söz konusu planda noktasal kararlarla ayrıcalıklı imar haklarının tanındığı, dava konusu nazım imar planı değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığı, … tarih ve … sayılı Şişli Belediye Meclis kararına ilişkin olarak ise; mevzi imar planının hukuka aykırı olduğunun tespit edildiği, hukuka aykırılığı ortaya konulan mevzii imar planına göre işlem tesis edilmesinin mümkün olmadığından dava konusu meclis kararında da hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davalılar ve davalı yanında müdahillerin temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEP EDENLERİN İDDİALARI:
… Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; dava konusu alanda 09.09.2014 tarihinde nazım imar planı onaylandığı ve bilirkişi raporunda bu hususa yer verilmediği ileri sürülerek Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
… Belediye Başkanlığı tarafından; davanın süresinde açılmadığı, alanda yeni imar planlarının onaylandığı ve davanın konusuz kaldığı ileri sürülerek Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
Davalı yanında müdahiller tarafından; temyize konu mahkeme kararın eksik incelemeye dayandığı, dava konusu alanda 09.09.2014 tarihinde nazım imar planı onaylandığı ve bilirkişi raporunda bu hususa yer verilmediği, uyuşmazlık konusu alanın çevresinde büyük konut ve ofis projelerinin bulunduğu, çevresi ile bütünlük arz ettiği ileri sürülerek Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…’NIN DÜŞÜNCESİ :Karar düzeltme isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki “Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır.” kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 06/11/2019 tarih ve E:2016/2209, K:2019/10408 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlık konusu alan 15.02.1979 onay tarihli 1/1000 ölçekli … Sitesi Mevzi İmar Planında odun depolama alanı, kapalı depo alanı, yol, yeşil alan, açık otopark alanı olarak belirlenmiş, daha sonra alanda 24.01.1991 ve 26.05.1992 onay tarihli 1/5000 ölçekli Ayazağa Nazım İmar Planı onaylanmış, bu planlarda da depolama alanı fonksiyonu korunmuştur.
21.01.2003 onay tarihli 1/5000 ölçekli Ayazağa Revizyon Nazım İmar Planı ile uyuşmazlık konusu alanın bir kısmı idari tesis alanı ve ticaret hizmet alanı olarak belirlenmiş, nazım imar planının uyuşmazlık konusu alan dışında kalan … Mevkii, … pafta, …parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu nazım imar planı ile getirilen özel sosyal altyapı tesis alanı lejandının Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin ekinde yer alan lejantlar arasında bulunmadığından uyuşmazlık konusu taşınmaz bakımından iptaline karar verilmiş, temyiz istemi üzerine Danıştay Altıncı Dairesinin 05/04/2010 tarihli, E:2009/14881, K:2010/3219 sayılı kararıyla onanmasına karar verilerek anılan karar kesinleşmiş, yine … pafta, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu alanın üst ölçekli çevre düzeni planında ağaçlandırılacak alan olarak ayrıldığı, dava konusu plan ile kısmen açık otopark ve spor alanı, kısmen kentsel özel sosyal altyapı alanı olarak ayrıldığından üst ölçekli plan kararlarına aykırı olduğu gerekçesiyle uyuşmazlık konusu taşınmaz bakımından anılan nazım imar planının iptaline karar verilmiş, temyiz istemi üzerine Danıştay Altıncı Dairesinin 22/10/2010 tarih ve E:2010/6439, K:2010/9694 sayılı kararıyla anılan karar onanarak kesinleşmiştir.
İstanbul ili, Şişli, …Mahallesi … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaz, …ada, … parsel sayılı taşınmazlar, … ada, … parsel sayılı taşınmazlar, …ada, … parsel sayılı taşınmazlar, … ada, …parsel sayılı taşınmazlar ile bu parseller arasında kalan kadastral yollar ve yeşil alanların yargı kararları nedeniyle plansız alanda kaldığı, avan proje üzerinden uygulama yapılmak üzere ticaret+konut alanı olarak belirlenmesi amacıyla 1/5000 ölçekli mevzii nazım imar planı yapılması talebinde bulunulmuş, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, …sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli mevzii nazım imar planıyla dava konusu alana ticaret+konut kullanım kararı getirilmiş, yapılaşma koşulları ise E:2.00, H:serbest olarak belirlenmiş, dava konusu alanda … tarihli, … sayılı belediye meclis kararıyla anılan planda değişiklik yapılarak bahçe mesafelerine ilişkin plan notu eklenerek, tevhit şartı getirilmiş, 07.12.2007 onay tarihli plan değişikliyle ise bazı parsellere ilişkin tevhit şartı kaldırılarak bu parsellerin otopark alanı olarak belirlenmesine ilişkin plan notu getirilmiştir.
Şişli Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla dava konusu alanda kalan kadastral yollar ve yeşil alanlara ilişkin olarak , belediye adına tescil edilecek alanın hisselerinde, diğer hissedarlarla birlikte davranmak suretiyle kat karşılığı inşaat yaptırmanın belediyeye maksimum yarar sağlayacağı, kamu hisselerinin diğer hissedarlarla birlikte kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu edilebilmesi için belediye encümenine yetki verilmesine karar verilmiş, bu karar üzerine plan onama sınırı dışında kalan parsel malikleri tarafından anılan meclis kararı ve dayanağı planların iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle “Tanımlar” başlıklı 5. maddesinde; “Nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır.” hükmüne yer verilmiştir.
Planlar arasındaki hiyerarşi kapsamında alt ölçekli imar planlarının, üst ölçekli imar planlarına uygun yapılması gerekmektedir.
İşlem tarihinde yürürlükte olan (14.06.2014 tarihli 29030 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 38’nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.) Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde, mevzii imar planı; mevcut planların yerleşmiş nüfusa yetersiz kalması veya yeni yerleşim alanlarının kullanıma açılması gereğinin ve sınırlarının ilgili idarece belirlenmesi halinde, bu Yönetmeliğin plan yapım kurallarına uyulmak üzere yapımı mümkün olan, yürürlükteki her tür ve ölçekteki plan sınırları dışında, planla bütünleşmeyen konumdaki, sosyal ve teknik altyapı ihtiyaçlarını kendi bünyesinde sağlayan, raporuyla bir bütün olan plan, olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. fıkrasında da, “Çevre düzeni planı sınırları içerisinde mevzi imar planı yapılamaz. Çevre düzeni planı ile yapılaşma kararı alınmış alanlar için yapılacak imar planları, mevzii imar planı olarak değerlendirilmez.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer alan ilgili mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, çevre düzeni planı olan yerlerde mevzi plan yapılamayacağı ve alanı kapsayan üst ölçekli plan kararları doğrultusunda alt ölçekli planların yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, dava dosyası içeriğinde ve temyize konu karara esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu işlemin onaylandığı tarihte yürürlükte üst ölçekli çevre düzeni planı olup olmadığı hususunda herhangi bir araştırma yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu meclis kararında uyuşmazlık konusu alana ait bir önceki 21.03.2003 onay tarihli 1/5000 ölçekli Ayazağa Revziyon Nazım İmar Planının yargı kararıyla iptal edilmesi sonucu; alanın, plansız alan konumunda kaldığı, bu nedenle mevzii imar planının yapıldığı belirtilmiş ise de söz konusu yargı kararlarının nazım imar planının tamamına ilişkin olmadığı, uyuşmazlık konusu taşınmazlarla ilgisi bulunmayan … Mevkii, …pafta, …parsel sayılı taşınmaza ve … pafta, … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olduğu, Mahkemece uyuşmazlık konusu alana ilişkin yargı yerince verilmiş farklı bir iptal kararı veya nazım imar planın iptaline ilişkin herhangi bir belediye meclis kararı alınıp alınmadığına ilişkin hususun açıklığa kavuşturulmadığı görülmektedir.
Öte yandan, usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan “taleple bağlılık” ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda; İdare Mahkemelerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır.
Talep sonucunun belirlenmesinde, dava dilekçesinin bir bütün olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. “Talep sonucunun çok açık olmaması hâlinde, onu dava dilekçesinin diğer bölümlerinde yazılanların ışığı altında bir yoruma tâbi tutarak, davacının bu dava ile neyin hüküm altına alınmasını istediği tespit edilmelidir.” (KURU Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Şubat 2001, İstanbul, Cilt II, s. 1608)
Dava dilekçesinin bir bütün olarak incelenmesinden; davacıların temel itirazının dava konusu nazım imar planında kendi taşınmazlarının plan onama sınırı dışında bırakılmasına ve uyuşmazlık konusu taşınmazlara, çevresine göre daha fazla yapılaşma imkanı verilerek ayrıcalıklı imar hakkı tanınmasına ilişkin olduğu, dolayısıyla taşınmazların fonksiyonun ticaret+konut alanı olarak belirlenmesine ilişkin herhangi bir iddiada bulunulmadığı görülmektedir.
Bu durumda, çevre düzeni planı sınırları içerisinde mevzii imar planı yapılamayacağı, çevre düzeni planı ile yapılaşma kararı alınmış alanlar için yapılacak imar planlarının, mevzii imar planı olarak değerlendirilmeyeceği göz önünde bulundurularak, dava konusu 1/5000 ölçekli imar planının, mevzii bir plan mı yoksa bir nazım imar planı mı olduğu tespit edilerek, bu tespitten sonra davacının iddiaları doğrultusunda plan onama sınırlarının hangi suretle oluşturulduğu ve anılan sınırlarının planlama esaslarına uygun olup olmadığı, ayrıca dava konusu alanının yapılaşma koşulları bakımından çevresi ile imar bütünlüğünü sağlayıp sağlamadığı hususlarına ilişkin gerekli incelemenin yapılması gerekmektedir.
Öte yandan, davalı ve davalı yanında müdahilin uyuşmazlık konusu alanda 09.09.2014 tarihinde nazım imar planı onaylandığı ve davanın konusuz kaldığına yönelik iddiasının da araştırılarak, anılan nazım imar planının onayına ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi ve uyuşmazlık konusu alanda herhangi bir kullanım kararı değişikliği olup olmadığı hususunun da açıklığa kavuşturularak karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalıların ve davalı yanında müdahillerin temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin, … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.