Danıştay Kararı 6. Daire 2020/3799 E. 2022/8703 K. 18.10.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/3799 E.  ,  2022/8703 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/3799
Karar No : 2022/8703

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Akyazı Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilerek Sakarya Büyükşehir Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı ile bu planın dayanağı Sakarya Büyükşehir Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının Sakarya ili, Akyazı ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada ve … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…, sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu revizyon nazım imar planında yüz ölçümü itibariyle daha küçük park ve çocuk bahçesi alanları gösterildiği halde uyuşmazlık konusu taşınmazın bir kısmında öngörülen 5097 m2 yüz ölçümlü parkın gösterilmediği, uygulama imar planında bölgede tanımlanan 10 metre enkesitli kuzey-güney, batı-doğu istikametindeki birçok tali yolun nazım imar planında tanımlanmaması sebebiyle uygulama imar planının yol hiyerarşisinin ve kademelenmesinin kaybolmasına ve bölgeyi kuzey-güney istikametinde kateden 10 metrelik yolun ana aks olma kurgusunun bozulmasına sebep olunduğu anlaşıldığından, uyuşmazlık konusu taşınmaz ve çevresinde öngörülen çocuk parkı ve yol kullanımları açısından dava konusu nazım imar planının uygulama imar planını yönlendirmede yetersiz kaldığı ve ölçeğinin gerektirdiği detayı içermediği, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, ulaşım planlamasına ve hukuka aykırı olduğu, hukuka aykırılığı tespit edilen dava konusu 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planına dayanılarak tesis edilen dava konusu 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planınında da bu sebeple hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu imar planlarının uyuşmazlık konusu parsele ilişkin kısımlarının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; dava dilekçesi ve planlara yapılan itirazlara ilişkin dilekçelerin incelenmesinden, davacının taşınmazının bir kısmında planlanan yol fonksiyonunun kaldırılarak tamamının konut alanı olarak planlanması istemiyle bakılan davayı açtığı, ancak ilk derece mahkemesince bu doğrultuda irdeleme yapılarak karar verilmediği, uyuşmazlık konusu taşınmaz imar planlarında kısmen konut, kısmen yol alanında kalmasına rağmen park ve çocuk bahçesine yönelik değerlendirmeler de yapıldığı, yola yönelik yapılan değerlendirmelerin ise davacının taşınmazına ilişkin olmadığı görüldüğünden ilk derece mahkemesi kararına itibar edilmediği, bakılan olayda, nazım imar planı ile kurgulanan geometrisinin ve sürekliliğinin nazım imar planına aykırı olarak belirlendiğine dair bir veri de bulunmayan uyuşmazlık konusu yolun Karacasu kanalının da geçtiği 26 metrelik yola alternatif olarak belirlendiği, doğu-batı yönünde belirlenen ve parselin güney kısmına isabet eden 20 metrelik ana artere ulaşma bağlantısı olarak planlandığı görüldüğünden dava konusu imar planlarında planlama ilkelerine, şehircilik esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davalı idarelerin istinaf başvurularının kabulüne, anılan mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dosya kapsamında İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan iki ayrı keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda farklı iki heyetçe hazırlanan bilirkişi raporlarında dava konusu nazım imar planının alt ölçeği yönlendirici niteliğe sahip olmadığı, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve imar mevzuatına aykırı olduğu, yolun genişliğinin ve geometrisinin mevcut yapılaşmalar dikkate alınmayarak planlandığının tespit edildiği, planlar arasında ölçeksel bütünlük olmadığı, bu durumun planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında taşınmazının üzerinden geçecek şekilde planlanan 10 metre enkesitli taşıt yolunun kent içindeki konut yollarından birisi olduğu ve kavşak kollarının birbiriyle kesiştiği noktalarda dik kesişmelerin yapılmadığının anlaşıldığı, taşınmazın bulunduğu alanda 10 metre enkesitli iki ayrı taşıt yolunun kesiştiği noktada oluşturulan ”Y” şeklindeki hemzemin kavşağın riskli yani kör noktalarının fazla olduğu, bu şekilde trafik güvenliğinin oluşmayacağının ortada olduğu, dava konusu nazım imar planı ile uyuşmazlık konusu taşınmazın üzerinden geçecek şekilde planlanan 10 metre enkesitli taşıt yolunun imar ada ve parseller için ana toplayıcı iç yol mahiyetinde olacak şekilde planlandığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise bölgede kuzey-güney, doğu-batı istikametinde 10 metre enkesitli birçok tali yol planlandığından nazım imar planında uyuşmazlık konusu 10 metre enkesitli yolun ana aks olma kurgusunun bozulduğu, yol hiyerarşisi ve kademelenmesinin kaybolduğu, dava konusu imar planlarının imar mevzuatına ve Danıştayın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ :
… Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; imar planları hazırlanırken kamu yararı esas alındığından yapılan düzenlemelerin şahısların menfaatlerini ihlal etmesi mümkünse de burada asıl olanın hakkaniyet ve eşitlik ilkelerine uygun hareket edilmesi olduğu, dava konusu imar planlarında da bu ilkelere uygun hareket edildiğinden Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
… Belediye Başkanlığı tarafından; Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Duruşma yapılmasına gerek görülmedi.

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlık konusu taşınmaz; 10.12.2012 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli revizyon nazım imar planında ”mevcut konut alanı”, 21.10.2013 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı, 09.02.2015 tarihinde onaylanan dava konusu 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ve 05.03.2015 tarihinde onaylanan dava konusu 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında ”kısmen konut alanı, kısmen 10 metre enkesitli yol” olarak planlanmıştır. Davacı tarafından, taşınmazının üzerinden geçecek şekilde planlanan 10 metre enkesitli yolun kaldırılmasına yönelik 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği yapılması istemiyle İlçe Belediye Başkanlığı ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na yapılan başvuruların reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 3194 sayılı İmar Kanunu’nun ”Tanımlar” başlıklı 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama İmar Planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış, “Plan Kademeleri” başlıklı 6. maddesinde ise; planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas alan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, 8.maddesinde ise, planların tanımlaması yapılarak, planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin “Gösterim (lejand) Teknikleri” başlıklı 10. maddesinde, her türlü mekânsal planın, kendi kademesinin ve yapılış amacının gerektirdiği çizim ve gösterim tekniğine göre hazırlanacağı kurala bağlanmış, “İmar Planı Değişiklikleri” başlıklı 26. maddesinin 6. fıkrasında, “İmar planında gösterilen yolların genişletme, daraltma ve güzergahına ait imar planı değişikliklerinde:
a) Devamlılığı olan bir yolun belli bir kesimde şerit sayısı azaltılamaz ve daraltılamaz.
b) Yolların kaydırılmasında, mülkiyet ve yapılaşma durumu dikkate alınır.
c) İmar planlarındaki gelişme alanlarında geçiş amaçlı 3,00 metreden dar yaya yolu, 10,00 metreden dar trafik yolu açılamaz; yerleşik alanlarda mülkiyet ve yapılaşma durumlarının elverdiği ölçüde yukarıdaki standartlara uyulur. Ancak parseller 7,00 metreden dar yollardan mahreç alamaz.
ç) İmar planı değişikliği ile taşıt geri dönüş kurbu olmayan çıkmaz yol ihdas edilemez.
d) İmar planlarında Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olan karayollarında yapılacak her türlü değişiklikte bu Kuruluştan alınacak görüşe uyulur.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılan davada, İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan 03.01.2018 ve 08.02.2019 tarihli bilirkişi raporları ile 05.04.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; uyuşmazlık konusu taşınmazın da üzerinden geçecek şekilde planlanan 10 metre enkesitli taşıt yolunun kavşak kollarının birbiriyle kesiştiği noktalarda dik kesişmelerin yapılmadığı, bu alanda 10 metre enkesitli iki ayrı taşıt yolunun kesiştiği noktada oluşturulan ”Y” şeklindeki hemzemin kavşağın risk noktalarının (kör noktalarının) fazla olduğu ve geometrisinin kavşak içinde kararsız araç hareketlerinden kaynaklanacak trafik kazalarına neden olabileceği, bunun yerine doğu-batı yönünden geçen 10 metre enkesitli taşıt yolu “temel aks” alınarak bu yola dik bağlanan kavşak kolları planlanmasının, ulaşım planlaması ve kavşak tasarımı açısından daha doğru olacağı, böylelikle ”Y” şeklindeki kavşaklarda görülen trafik kararsızlığının ortadan kaldırılabileceği, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu bölgede planlanan çocuk bahçesinin güneydoğusundaki çıkıntının kavşak alanına dahil edilmesiyle kuzey-güney istikametindeki 10 metre enkesitli yol aksının, doğu-batı istikametindeki 10 metre enkesitli yol aksıyla dik kesişmesinin mümkün olduğu, böylelikle çocuk bahçesinin parsel geometrisinin de daha düz hale geleceği ve daha sağlıklı bir kavşak tasarımının söz konusu olacağı, yine davacı taşınmazının sadece bu amaçla kamulaştırılmasına yönelik kamusal maliyetin de ortadan kalkacağı, dava konusu nazım imar planı ile uyuşmazlık konusu taşınmazın üzerinden geçecek şekilde planlanan 10 metre enkesitli taşıt yolunun imar ada ve parseller için ana toplayıcı iç yol mahiyetinde olacak şekilde planlandığı, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise bölgede kuzey-güney, doğu-batı istikametinde 10 metre enkesitli birçok tali yol planlandığından nazım imar planında uyuşmazlık konusu 10 metre enkesitli yolun ana aks olma kurgusunun bozulduğu, yol hiyerarşisi ve kademelenmesinin kaybolduğu, bu durumun nazım imar planının ulaşım kurgusu, hiyerarşisi ve kademelenmesinden kaynaklandığı, nazım imar planının ulaşım kademelenmesi hususunda yetersiz kaldığı, alt ölçekli planları yönlendirici nitelikte olmadığı, bu yönüyle dava konusu nazım ve uygulama imar planları ile uyuşmazlık konusu taşınmaz ve çevresinde öngörülen ulaşım kurgusu ve kademelenmesinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına ve kamu yararına aykırı olduğu” yönünde görüş ve tespitlere yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen bilirkişi raporlarındaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu nazım ve uygulama imar planlarında uyuşmazlık konusu taşınmazın da üzerinden geçecek şekilde planlanan 10 metre enkesitli taşıt yolunun ulaşım sistemi açısından gerekli olduğu ancak bu yolun sürekliliğinin bulunmadığı, taşıt dolaşım sistemi ve ulaşım şeması içerisindeki güzergahının uygun olmadığı, bu yol ile diğer taşıt yollarının kesiştiği noktada oluşturulan üçlü kavşağın geometrisinin trafik güvenliği açısından tehlike yarattığı, bu yolun güzergahının düzeltilmesine topoğrafik bir engel de bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu nazım ve uygulama imar planı revizyonlarında 10 metre enkesitli taşıt yolu fonksiyonu yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının kabulü, anılan mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/10/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.