Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/5870 E. , 2022/8644 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/5870
Karar No : 2022/8644
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) :
1 2- …
3- … 4- …
5- … 6- …
7… 8- …
9- … 10…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı / …
VEKİLİ : Av…
2- … Belediye Başkanlığı / ..
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN ÖZETİ : Davacıların hissedarı oldukları … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile … Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ve Konyaaltı Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada, davanın reddi yolundaki … … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ :
… Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
… Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ:Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
“Planların kademeli birlikteliği ilkesi” olarak da adlandırılan planlama hiyerarşisi gereğince alt ölçekli planların üst ölçekli planlara uygun olması gerekmektedir. Ancak bu ilke, üst ölçekli plandaki kullanım kararlarının olduğu gibi alt ölçekli plana aktarılmasını gerekli kılmamaktadır. Farklı ölçekteki imar planlarının yapı ve amaçlarının farklı olması nedeniyle alt ölçekli planların üst ölçekli planların ölçeğinin büyütülmesi yoluyla üretilmesinin planlama esasları ile uyumlu bir uygulama olmayacağı açıktır. Dolayısıyla ölçeği itibariyle üst ölçekli planda gösterilmesi gerekli görülmeyen nispeten daha küçük yüz ölçümlü kullanım kararlarının bir alt ölçekli plan düzeyinde değerlendirilmesi mümkündür.
Uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alanda yürürlükte bulunan 1/25000 ölçekli nazım imar planında, bu planda konut alanında kalan alanlarda alt ölçekli imar planları ile bu planda değişiklik yapılmaksızın 5 hektarı geçmeyen büyüklükteki donatı alanlarının ayrılabileceği öngörüldüğünden ve 1/25000 ölçekli nazım imar planında “konut alanı”nda kalan taşınmazın yüz ölçümü 5 hektardan küçük olduğundan dava konusu imar planı değişikliklerinin sözü edilen üst ölçekli plana aykırı olduklarına dair davacı taraf iddiasına itibar edilmemiştir. Nitekim dosyada bulunan bilirkişi raporunda da bu doğrultuda bir değerlendirmeye yer verildiği görülmüştür.
Davacıların dosyaya sunduğu ve taşınmazın bulunduğu bölgeye ait imar planlarının iptaline dair olduğunu ileri sürdükleri, yıllar öncesinde verilmiş mahkeme kararlarının taşınmazın bulunduğu bölgeye dair olup olmadıkları anlaşılamadığından ve dava konusu imar planı değişikliklerine ait plan açıklama raporlarından bu imar planı değişikliklerinden önce taşınmazın bulunduğu bölgede yürürlükte olan imar planlarının bulunduğu anlaşıldığından dava konusu imar planı değişikliklerinin kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptaline karar verilen planlar üzerinde gerçekleştirilmeleri nedeniyle hukuka aykırı oldukları yolundaki davacı taraf iddiasına da itibar edilmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.