Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/5972 E. , 2021/14267 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/5972
Karar No : 2021/14267
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : SS … Konut Yapı Kooperatifi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ :Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, Muğla ili, Fethiye ilçesi, … Mahallesi, …. ada, … parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılarak belediye hizmet alanı kullanımından çıkartılması ve özel sosyo-kültürel alanı (düğün salonu, kafeterya vs.) kullanımına ayrılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarihli …sayılı Fethiye Belediye Meclisi kararının ve söz konusu taşınmazı belediye hizmet alanı olarak belirleyen 10/11/2010 tarihli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı oluru ile kabul edilen imar planlarının iptali istemiyle açılmıştır.
… İdare Mahkemesince, davanın süre aşımı yönünden reddi yolundaki … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararıyla kaldırılması ve esastan yeniden karar verilmek üzere dosyanın Mahkemeye iade edilmesi üzerine, İdare Mahkemesince; 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile plan gösterimi (lejantı) arasında uyumun bulunmadığı belediye hizmet alanı olarak belirlenen bir alanda, hangi tür kullanıma ya da kullanımlara yer verildiğinin somut olarak gösterilmesi gerekmesine rağmen plan notlarında ve açıklama raporunda belediye hizmet alanı olarak belirlenen yerde belediye hizmetlerine ilişkin hangi fonksiyonun verildiğine dair somutlaştırmanın yapılmadığı, bu durumda dava konusu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım ve uygulama imar planının, planlama ilkelerine, şehircilik esaslarına, kamu yararına ve mevzuata aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu reddedilmiş, bu karar davalı idareler tarafından temyiz edilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7.maddesinde, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri hüküm altına alınmakla, ilanı gereken düzenleyici işlemler yönünden ilgililere uygulama üzerine dava açma olanağı tanındığı tartışmasızdır.
Aynı Kanun’un dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle 10. maddesinde ise; “İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen yasal hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planında değişiklik yapılması yolundaki istemin 2577 sayılı Yasanın 10. maddesi kapsamında bir başvuru olduğu ve bu başvuru üzerine tesis edilen işleme karşı anılan maddede öngörülen süreler içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, anayasal güvence altındaki temel hak ve özgürlüklerden olan mülkiyet hakkının kullanılabilmesi için ilgililerin gerekli işlemlerin yapılmasını idarelerden her zaman isteyebilecekleri açıktır. İmar planları mülkiyet hakkıyla ilgilidir ve bu mülkiyet hakkının kullanılabilmesi için imar durumu alınmış olması halinde aynı konuda idareye tekrar bavşurulmasına ve başvuruya verilen cevap üzerine imar planına karşı dava açılmasına bir engel bulunmamaktadır. Her yeni başvuru üzerine idarece tesis edilecek işlem üzerine yukarıda açıklanan 2577 sayılı Yasanın 7. maddesinde öngörülen 60 günlük süre içerisinde imar planına dava açılması mümkündür.
Muğla ili, Fethiye ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılarak belediye hizmet alanı kullanımından çıkartılması ve özel sosyo-kültürel alanı (düğün salonu, kafeterya vs.) kullanımına ayrılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarihli … sayılı Fethiye Belediye Meclisi kararının ve söz konusu taşınmazı belediye hizmet alanı olarak belirleyen 10/11/2010 tarihli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı oluru ile kabul edilen imar planlarının iptali istemiyle açılan davada iptali istenen imar planlarının 11/011/2010-13/12/2010 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, bu planlara dava açılmadığı, davacının 09/09/2015 tarihinde İdari Yargılama Usul Kanunun 10. maddesi kapsamında yaptığı başvuruda sözkonusu imar planlarında değişiklik yapılarak dava konusu taşınmazın belediye hizmet alanı kullanımından çıkartılması ve özel sosyo-kültürel alan (düğün salonu, kafeterya vs.) kullanımına ayrılmasının istendiği, bu başvurunun 04/01/2016 tarihinde reddedildiği, en son 21/10/2016 tarihli dilekçe ile söz konusu taşınmazı belediye hizmet alanı olarak belirleyen imar planlarının örneğinin verilmesi talebiyle yapılan başvuruya, talep edilen imar planlarının davalı idarede bulunmadığı yönünde 11/11/2016 tarihinde cevap verilmesi üzerine, bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacının 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği talebiyle 09/09/2015 tarihinde yaptığı başvurusunun 2577 sayılı Yasanın 10.maddesi kapsamında olduğu, anılan başvurunun, 09/09/2015 tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmeyerek zımnen reddi üzerine takip eden 60 günlük süre içerisinde yani en geç 07/01/2016 tarihinde dava açılması gerektiği, bu süre geçirilerek 21/11/2016 tarihinde açılan davada süreaşımı bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar davacı tarafından, en son 21/10/2016 tarihli dilekçe ile taşınmazı belediye hizmet alanı olarak belirleyen imar planlarının örneğinin verilmesi talebiyle başvuruda bulunulmuş ve talep edilen imar planlarının davalı idarede bulunmadığı yönünde 11/11/2016 tarihinde cevap verilmiş ise de, söz konusu başvurunun bilgi istemli bir başvuru olduğu, 2577 sayılı Yasanın 10.maddesi kapsamında olmadığı yeni bir dava açma süresi başlatmayacağı açıktır.
Bu durumda, davanın süre aşımı yönünden reddi gerekirken, dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/12/2021 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.