Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/64 E. , 2022/7533 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/64
Karar No : 2022/7533
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İli, … İlçesi, … Köyü, … mevkiinde bulunan İR:… sayılı ruhsat sahasına yapılması planlanan “kırma-eleme tesisi” projesine izin verilmesi ile R:… sayılı ruhsat sahasında mevcut maden işletme (taş ocağı) izin sahasına ek olarak 44.686,79 m2 maden işletme izni verilmesi isteğiyle yapılan başvuruların, taşınmazın nitelikli doğal koruma sit alanında kalması nedeniyle 25/01/2017 tarih ve 29959 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 99 sayılı Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararı uyarınca reddine ilişkin 07/08/2017 tarih ve 116 sayılı İzmir II Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıya ait taşınmazın, İzmir III Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun … tarih ve 949 sayılı kararı ile uygun bulunan ve 644 sayılı KHK’nın 13/A-2 bendi uyarınca 27/06/2010 tarih ve 7002 sayılı Bakanlık Makamı Olur’u ile onaylanan karar eki sit paftasına göre Nitelikli Doğal Sit Alanında kaldığı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun “Doğal (Tabii) Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları”na ilişkin 25/01/2017 tarih ve 29959 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 05/01/2017 gün ve 99 sayılı ilke kararında ise Nitelikli Doğal Koruma Alanlarıda taş, toprak, kum alınmamasına; kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden gibi ocakların açılamayacağı hükme bağlandığından, davacının İzmir İli, Çeşme İlçesi, Germiyan Köyü, Köyüstü mevkiinde bulunan İR:82133 nolu ruhsat sahasına yapılması planlanan “Kırma-Eleme Tesisi Projesi” izin talebi ile İR:.. ruhsat nolu sahada mevcut maden işletme(taş ocağı) izin sahasına ek olarak 44.686,79 m2 maden işletme izin verilmesi istemiyle yapılan başvuruların, taşınmazın Nitelikli Doğal Sit Alanında kaldığı, bu nedenle de ilgili ilke kararı gereğince reddine ilişkin 07/08/2017 tarihli ve 116 sayılı İzmir II Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu kararınında mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, usul ve hukuka aykırı olan İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. ve 48. maddeleri uyarınca incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 48. maddesinin 7. fıkrası uyarınca işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY:
… İli, … İlçesi, … Köyü, … mevkiinde bulunan İR:… sayılı ruhsat sahası, mülga İzmir III Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 08/06/2016 tarih ve 949 sayılı kararı ile uygun bulunan ve 644 sayılı KHK’nın 13/A-2 bendi uyarınca 27/06/2010 tarih ve 7002 sayılı Bakanlık Makamı Olur’u ile onaylanan karar eki sit paftasına göre “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” sınırıları içerisinde kalmaktadır.
Davacı tarafından İzmir İli, Çeşme İlçesi, Germiyan Köyü, Köyüstü mevkiinde bulunan İR:… sayılı ruhsat sahasında yapılması planlanan “Kırma-Eleme Tesisi” projesine izin verilmesi istenilmiştir.
Diğer taraftan, mülga İzmir III Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 21/10/2016 tarih ve 1073 sayılı kararı ile; davacının İR:… sayılı ruhsat sahasında mevcut maden işletme (taş ocağı) izin sahasına ek olarak 44.686,79 m2 maden işletme izin alanı talebinin, yeni doğal sit kategorisine göre Koruma ve Kullanma Koşullarını Belirleyen İlke Kararları yürürlüğe girdikten sonra değerlendirilmesine karar verilmiştir.
07/08/2017 tarih ve 116 sayılı İzmir II Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu kararı ile her iki talebin de, taşınmazın nitelikli doğal koruma sit alanında kalması nedeniyle 25/01/2017 tarih ve 29959 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 99 sayılı Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararının “B-Nitelikli Doğal Koruma Alanları” başlığı altında yer alan 2. bent uyarınca uygun olmadığına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, davacının talebinin reddine ilişkin 07/08/2017 tarih ve 116 sayılı İzmir II Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İstinaf” başlıklı 45. maddenin 6. fıkrasında; Bölge İdare Mahkemelerinin 46. maddeye göre temyiz yolu açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükmüne yer verilmiş, “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sınırlı olarak sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilerek, aynı fıkranın (g) bendinde yer alan; Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davaların ve (h) bendinde yer alan; maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davaların temyize tabi olduğu düzenlenmiş, 48. maddesinin 7. fıkrasında ise; “Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir.” hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde, bölge idare mahkemesinin temyiz incelemesine tabi kararlarının sınırlı olarak sayıldığı, Danıştay Altıncı Dairesinin görevine giren ve temyize konu olabilecek davalar arasında; Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararların belirlendiği, söz konusu maddede sayılanlar dışındaki davalar hakkında Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince kesin olarak karar verilmesi gerektiği, kesin olarak verilen kararlar hakkındaki temyiz istemlerinin ise incelenemeyeceği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; dava konusu … İli, … İlçesi, … Köyü, Köyüstü mevkiinde bulunan İR:… sayılı ruhsat sahasına yapılması planlanan “kırma-eleme tesisi” projesine izin verilmesi ile İR:… sayılı ruhsat sahasında mevcut maden işletme (taş ocağı) izin sahasına ek olarak 44.686,79 m2 maden işletme izni verilmesi isteğiyle yapılan başvuruların, taşınmazın nitelikli doğal koruma sit alanında kalması nedeniyle 25/01/2017 tarih ve 29959 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 99 sayılı Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararı uyarınca reddine ilişkin İzmir II Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu kararının, temyize tabi davalardan olan Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu veya Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine tesis edilen işlemlerden olmadığı gibi, taleplerin, 25/01/2017 tarih ve 29959 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 99 sayılı Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararı çerçevesinde değerlendirilmesi nedeniyle 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde belirtilen diğer temyiz edilebilir davalar (örneğin maden, taşocakları, orman ile ilgili mevzuatın uygulanması) kapsamındaki tesis edilen işlemlerden de olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, istinaf incelemesinden sonra temyiz incelemesine tabi olan davalar arasında sayılmayan ve 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca istinaf incelemesi üzerine kesinleşen karar hakkında temyiz isteminde bulunulması hukuken mümkün olmadığı gibi, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiş olması, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesi uyarınca temyiz yolu öngörülmeyen kararla ilgili kanunla öngörülmeyen temyiz incelemesi yapılması hakkı kazandırmayacağından, davacının temyiz isteminin de incelenemeyeceğinin kabulü gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.