Danıştay Kararı 6. Daire 2020/6667 E. 2023/110 K. 12.01.2023 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/6667 E.  ,  2023/110 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/6667
Karar No : 2023/110

DAVACI : … Şehir Plancıları Odası (…Şubesi)
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 29.04.2020 tarihinde onaylanan Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı(ÇDP) değişikliğinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu işlemle ciddi oranda tarımsal toprak kaybına sebep olunacağı, nüfus öngörülerinin abartılı olduğu, bölgede yeni yerleşim alanlarına ihtiyaç duyulmadığı gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptali istenilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI : Davanın Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığına ihbar edilmesinin gerektiği, Kanuni Bulvarına ilişkin olarak açılan davalarda daha önce Danıştay Altıncı Dairesince ret kararları verildiği, dava konusu plan değişikliği ile Trabzon ili sınırları içerisinde kentsel yerkleşik alan öngörüldüğü, daha önce aynı alanda kentsel yerleşik alan öngörülmesine ilişkin çevre düzeni planı (ÇDP) değişikliğinin iptali istemiyle aynı davacı tarafından açılan davada Danıştay Altıncı Dairesince 09/01/2019 tarih, E:2016/1357 sayılı dosyada verilen yürütmenin durdurulması isteminin kabulü yönündeki karara karşı yapılan itirazın İdari Dava Daireleri Kurulunca 16/10/2019 tarih, 2019/906 sayılı karar ile kabul edildiği ve yürütmenin durdurulması kararının yeniden karar verilmek üzere kaldırıldığı, tüm bu nedenlerle dava konusu işlemde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerekeceği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu çevre düzeni planı değişikliği ile 334 hektar kentsel yerleşik alan öngörülmesinin bölgede tarımsal toprak kaybına yol açacak olması nedeniyle dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’NUN DÜŞÜNCESİ: Dava, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 29.04.2020 tarihinde onaylanan Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı(ÇDP) değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
Plana yönelik itirazın reddi üzerine süresinde dava açıldığı görüldüğünden davalı idare tarafından bu hususta ileri sürülen itirazlar yerinde görülmeyerek, işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Aynı alana yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 16/11/2015 tarihli oluru ile onaylanan Ordu-Giresun-Trabzon-Rize-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan ve Danıştay Altıncı Dairesi’nin E:2016/1357 sayılı dosyasına kayıtlı davada, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda özetle; dava konusu planın Trabzon kenti için öngördüğü nüfus projeksiyonunun yeterli bilimsel dayanağının olmadığı, nüfus verisindeki bu son derece yüksek projeksiyon verisi temel alınarak başta Ortahisar olmak üzere tüm ilçeler için önerilen yeni kentsel gelişme alanlarının yeniden ele alınmasının kaçınılmaz olduğu; plan hükümleri 6.1 maddesinin dava konusu planda yer almadığı; plan öngörülerine altlık ve dayanak oluşturması gereken araştırma ve değerlendirmeler yapılmadan, doğal niteliği bakımından önemli bir bölgede sanayi yer seçimi yapılmasının planlama ilkelerine aykırı olduğu; kent içi karayolu güzergahının olumsuzlanmadığı, planın Trabzon kenti için öngördüğü nüfus projeksiyonunun yeterli bilimsel dayanağı olmadığını, son derece yüksek projeksiyon verisi temel alınarak başta Ortahisar olmak üzere tüm ilçeler için önerilen yeni kentsel gelişme alanlarının yeniden ele alınmasının kaçınılmaz olduğu, yeni kentsel gelişme alanları için tarım alanlarının kullanılmasının kamu yararı açısından olumsuz olduğu, abartılı nüfus kestirimlerine bağlı olarak dava konusu Çevre Düzeni Planı Revizyonunda Gölçayır-Çukurçayır Bölgesinde sona eren kentsel yerleşim alanının Düzalan’ı da kapsayacak şekilde Akoluk Çağlayan yönüne doğru yayılmasının kentsel alan sürekliliği yaratıldığı, gereksinmelerin çok üzerinde kentsel alan yaratılarak büyük ölçülerde tarımsal toprak kaybına yol açıldığı ” şeklinde tespit ve değerlendirmeleri içeren bilirkişi raporu düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; kentsel gelişme kullanımında büyük ölçülerde tarımsal toprak kaybına yol açtığı saptanarak şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararın aykırı bulunan 16/11/2015 tarihli plandan sonra dava konusu 29.04.2020 tarihli plan değişikliğinin öngörüldüğü, Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının, Ortahisar İlçesi sınırlarında kalan, Yalıncak-Çilekçi-Çimenli bölgesinde nitelikli tarım tarım toprağı üzerinde yer alan 364 hektarlık G-43 no’lu plan paftasındaki alanı kentsel yerleşme alanından çıkarılarak Kutlugün-Gölçayır-Düzyurt-Çukurçayır bölgesinde yaklaşık 334.3 hektarlık alanın kentsel yerleşme alanına ilave edilmesine yönelik bir plan kararı olduğu, ayrıca bu bölgedeki küçük sanayi sitesinin de kaldırılmasını içerdiği anlaşılmaktadır.
Bir kentsel gelişme alanını kaldırarak bir başka alanda kentsel yerleşme alanı öngören bir plan kararının, yürürlükteki çevre düzeni planının temel koruma-kullanma dengesi ile sürdürülebilir hedef ilke ve startejileriyle nüfusun mekansal yerleşimine ve kentin nüfus projeksiyonlarına uygun olup olmadığı, ayrılan kentsel yerleşme ve gelişme alanların yeterli bilimsel veriye dayanıp dayanmadığı geliştirilen plan kararlarının imar mevzuatına, planlama ve şehircilik ilkelerine, kamu yararına uygun olup olmadığı hususları teknik inceleme gerektirdiğinden, bu hususlar ile idarenin planlamayla kentin kıyı geri sahasında bir kentsel ve kırsal gelişme koridoru oluşturularak kentin güneye doğru gelişiminin sağlanması ve bu suretle kıyıdaki yoğun yapılaşma baskısının azaltılması, gelişmenin çevre düzeni planı ile kontrol altında tutulmasının sağlanması hedefini gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin değerlendirilebilmesi için mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra varılacak sonuca göre uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu, plan hakkında mahallinde yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine bilirkişilerden alınacak raporun değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, 29/10/2021 tarih ve 31643 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2. maddesi ile de aynı Kararnamenin 97. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Çevre ve Şehircilik” ibaresinin “Çevre, Şehircilik ve İklim değişikliği” şeklinde değiştirildiği görüldüğünden, davalı idarenin isminin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak değiştirilmesi suretiyle Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 29.04.2020 tarihinde onaylanan Ordu – Giresun – Trabzon – Rize -Gümüşhane – Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği ile Ortahisar ilçesi sınırları içerisinde kalan, Yalıncak-Çilekli-Çimenli bölgesinde nitelikli tarım toprağı üzerinde yer alan 364 hektarlık alanın kentsel yerleşik alandan çıkarılmış, Kutlugün – Gölçayır – Düzyurt – Gözalan – Çukurçayır bölgesine daha önce daha önce toprak koruma kurulu kararı ile tarım alanından çıkarılan yaklaşık 334 hektar alan kentsel yerleşim alanı olarak belirlenmiş, anılan plan değişikliği 28.05.2020-28.06.2020 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, davacı oda tarafından yapılan …tarihli, … sayılı itirazın reddine dair …tarihli, …sayılı davalı idare yazısının davacı odaya iletilmesi üzerine 27.07.2020 tarihinde bakılmakta olan davanın açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, “Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
10/7/2018 tarihli 30474 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 38. maddesinin 2. fıkrası ile Çevre Düzeni Planlarına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmış, Geçici 1. maddesinde, bu yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce onay makamına sunulan veya idare meclisinde gündeme alınan plan tekliflerinin bu yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılacağı hüküm altına alınmıştır.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, “Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder.” kuralı yer almaktadır.
Yönetmeliğin “Planlama alanı” başlıklı 18.maddesinde, “Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır.” kuralına, “Plan ilke ve esasları” başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, “Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması,f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır.” kuralına yer verilmiştir.
Anılan 19.maddenin 2.fıkrasında, “Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı maddenin 3.fıkrasında, ” Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır.” kuralı, 4.fıkrasında, “Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir.” kuralı, 5.fıkrasında, “Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur.” kuralı bulunmaktadır.
Yönetmeliğin “Revizyon ve değişiklikler” başlıklı 20. maddesinin 1.fıkrasında, “Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır.” düzenlemesine, 2.fıkrasında da, “Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2016/1357 sayılı dosyası ile birlikte değerlendirilmesinden;
Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 16/11/2015 tarihli, 18479 sayılı oluru ile onaylanan Ordu-Giresun-Trabzon-Rize-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan Danıştay Altıncı Dairesinin E:2016/1357 sayılı dosyasında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda,
“Bilirkişi raporunun Nüfus Kestirimine Yönelik İtiraz Bölümünde “dava konusu planın Trabzon kenti için öngördüğü nüfus projeksiyonunun yeterli bilimsel dayanağı olmadığını, son derece yüksek projeksiyon verisi temel alınarak başta Ortahisar olmak üzere tüm ilçeler için önerilen yeni kentsel gelişme alanlarının yeniden ele alınmasının kaçınılmaz olduğunun” dile getirildiği, bu açıdan değerlendirildiğinde, yeni kentsel gelişme alanları için tarım alanlarının kullanılmasını Kurulumuz kamu yararı açısından olumsuz değerlendirmektedir. Söz konusu abartılı nüfus kestirimlerine bağlı olarak dava konusu Çevre Düzeni Planı Revizyonunda Gölçayır-Çukurçayır Bölgesinde sona eren kentsel yerleşim alanı Düzalan’ı da kapsayacak şekilde Akoluk Çağlayan yönüne doğru yayılmakta, kentsel alan sürekliliği yaratılmaktadır. Kurulumuzca, abartılı nüfus kestirimlerinin sonucu olarak gereksinmelerin çok üzerinde kentsel alan yaratılmakta, gereksiz bir kentsel saçılmanın önü açılmakta ve bu da büyük ölçülerde tarımsal toprak kaybına yol açmaktadır. Dolayısıyla, davacının bu konudaki itirazları Kurulumuzca yerinde görülmektedir. ” şeklinde tespit ve değerlendirmeleri içeren bilirkişi raporu doğrultusunda,”Alanda öngörülen kentsel gelişme kullanımında bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere büyük ölçülerde tarımsal toprak kaybına yol açması nedeniyle şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık görülmemiştir.” gerekçesiyle Dairemizce dava konusu işlemin bu kısmına ilişkin olarak yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Anılan karara yapılan itiraz üzerine İdari Dava Daireleri Kurulunca 16/10/2019 tarihli E:2019/906 sayılı kararla “bilirkişi raporunda belirtilen, Gölçayır-Çukurçayır Bölgesinde sona eren kentsel yerleşim alanının Düzalan’ı da kapsayacak şekilde Akoluk Çağlayan yönüne genişletilmesine ilişkin hususun, dava konusu çevre düzeni planı değişikliği ile yapılmadığı, bu davanın konusu olmayan ve daha sonradan tesis edilen 17/06/2016 tarihli Çevre Düzeni Planı değişikliği ile tesis edildiği anlaşılmakta olup, bilirkişi raporundaki bu tespite dayanılarak söz konusu alana yönelik yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin Daire kararına hukuken katılmak mümkün görülmemiştir.” gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına yönelik dairemiz kararı kaldırılmış, dairemizce esasa yönelik olarak Dairemizin yürütmenin durdurulması kararındaki aynı gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ve bu kararın da temyiz edilmesi üzerine danıştay İdari Dava Daireleri kurulunca bu kez anılan karar “nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanması ve kent makroformunun yeniden düzenlenmesi amaçlanmışsa da, yerleşime uygun olmadığı tespit edilen, mevcut çevre düzeni planındaki kentsel yerleşme alanlarında, belirtilen amaçları hukuken geçerli kılacak bir değişiklik yapılmaksızın, kentsel yerleşme alanı kullanımına 384,01 hektarlık ilave bir alan eklenmesinde, bu yönüyle, imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu nedenle, Daire kararının, dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinin Akoluk-Çukurçayır arasındaki tarımsal alanlar üzerinde kentsel gelişme öngörülmesine ilişkin kısmının iptaline ilişkin kısmında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.” gerekçesiyle 23/12/2021 tarih, E:2021/2815 ,K:2021/3289 sayılı karar ile değişik gerekçeli olarak onanmıştır.
Dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinin; Ortahisar ilçesi sınırları içerisinde kalan, Yalıncak-Çilekli-Çimenli bölgesinde nitelikli tarım toprağı üzerinde yer alan 364 hektarlık alanın kentsel yerleşik alandan çıkarılması, Kutlugün – Gölçayır – Düzyurt – Gözalan – Çukurçayır bölgesine yaklaşık 334 hektar kentsel yerleşim alanı ilave edilmesinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemle bu kez de yukarıda anlatıldığı üzere Dairemizce iptaline karar verilerek İdari Dava Daireleri Kurulunca onanan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 16/11/2015 tarihli, 18479 sayılı oluru ile onaylanan Ordu-Giresun-Trabzon-Rize-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği ile öngörülen 384,01 hektarlık kentsel yerleşik alan ile iç içe geçecek şekilde yani 384,01 hektarlık alanın bittiği yerden başlayacak şekilde Kutlugün – Gölçayır – Düzyurt – Gözalan – Çukurçayır bölgesine yaklaşık 334 hektar kentsel yerleşim alanı ilave edilerek kentsel yerleşik alan öngörüsü 334 hektar daha genişletilmiştir.
Dairemizce yukarıda anılan E:2016/1357 sayılı dosyada iptal kararı verilerek İdari Dava Daireleri Kurulununca onanan kentsel yerleşik alan kullanıma dava konusu işlem ile 334 hektar daha ekleme yapıldığı gibi bu ekleme yapılırken önceki dosyadan farklı olarak Ortahisar ilçesi sınırları içerisinde kalan, Yalıncak-Çilekli-Çimenli bölgesinde nitelikli tarım toprağı üzerinde yer alan 364 hektarlık alanın kentsel yerleşik alandan çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Ancak bu durumun özel ürün alanı, mera alanı olan bir alanın kentsel yerleşim alanına açılarak tarımsal toprak kaybına neden olunduğu gerçeğini değiştirmediği gibi daha önce iptal kararı verilen bir alanda düzenleme yapılmadan yeni ekleme şeklinde kentsel yerleşik alan öngörüldüğü gerçeğini de değiştirmediği açıktır.
Bu durumda yukarıda bahsedilen E:2016/1357 sayılı dosyada, bölgede tarımsal toprak kaybına yol açması nedeniyle hukuka aykırı bulunarak Dairemizce iptal kararı verilerek İdari Dava Daireleri Kurulunca onaran kentsel yerleşik alan öngörüsüne ilişkin 2016 tarihli çevre düzeni planı değişikliğine, dava konusu çevre düzeni planı değişikliği ile ek olarak 334 hektar daha kentsel yerleşik alan öngörülmesinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu işlemin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 12/01/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.