Danıştay Kararı 6. Daire 2020/6736 E. 2021/3335 K. 09.03.2021 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/6736 E.  ,  2021/3335 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/6736
Karar No : 2021/3335

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı/ …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yalova İli, Çınarcık İlçesi, … Köyü, … Mevkii, … pafta, … parsel (Yeni … ada, … parsel) sayılı ana taşınmaz üzerinde hissesi oranında … Blok … numaralı bağımsız bölümün maliki olan davacı tarafından, ana taşınmazla ilgili yapılan iparselasyon işlemine ilişkin Teşvikiye Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı idarece dava konusu … ada, … parsel sayılı taşınmaza münhasıran parselasyon işlemi tesis ettiği görülmekte ise de, taşınmazın daha önce yapılan parselasyon işlemi neticesinde oluştuğu, parsele 4 ayrı blok olmak üzere yapı yapılması yönünde yapı ruhsatı verildiği, ancak 2 bloğun halen yapılmadığı gerekçesiyle parselin bloklar dikkate alınarak 4 ayrı parçaya bölündüğü, söz konusu bu ayırma işleminin idarece parselasyon işlemi şeklinde nitelendirilerek uygulama yapılmış ise de, işlemin ifraz işlemi olduğu, işlemin bir parselasyon niteliği bulunmamakla birlikte ada ayırma çapı vs. düzenlenmeden bölünmek suretiyle tek parsele münhasır parselasyon yapıldığı, ancak bu işlem sırasında kanunun öngördüğü tüm maliklerin muvafakatının alınmadığı, 2981 sayılı Yasanın Ek-1. maddesi koşulları bulunmadığı halde hisse ayrıştırılmasına gidildiği görüldüğünden, ifraz işlemi için öngörülen maliklerin muvafakatının alınmadığı ve 2981 sayılı Yasanın Ek-1. Maddesi koşulları bulunmadığı halde hisse ayrıştırılmasına gidilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olarak yapıldığı, öte yandan, davacı tarafın kendisini vekil ile temsil ettirmediği halde lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ :
Uyuşmazlığın Esası Yönünden;
Temyize konu kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Vekalet Ücreti Yönünden;
Dosyanın incelenmesinden, davacının davayı bizzat takip ettiği, herhangi bir vekil tarafından temsil edilmediği, İdare Mahkemesi kararının hüküm kısmında karar tarihinde geçerli olan A.A.Ü.T uyarınca 1.362,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görülmüştür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. Maddesinin yargılama giderleri yönünden yollamadan bulunduğu Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı görüldüğünden, vekille temsil edilmeyen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu kararının vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararda hukuki isabet bulunmadığından bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Yalova İli, Çınarcık İlçesi, … Köyü, … Mevkii, … pafta, … parsel (Yeni … ada, … parsel) sayılı ana taşınmaz üzerinde hissesi oranında … Blok … numaralı bağımsız bölümün maliki olan davacı tarafından, ana taşınmazla ilgili yapılan ifraz işlemine ilişkin Teşvikiye Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinde; “Bu kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemnin sükununu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemler Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu” hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Yargılama giderlerinin kapsamı” başlıklı 323. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlığın esası yönünden;
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Daireleri tarafından verilen nihai kararların temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bu kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Vekalet ücreti yönünden;
Dosyanın incelenmesinden, davacının davayı bizzat takip ettiği, herhangi bir vekil tarafından temsil edilmediği, İdare Mahkemesi kararının hüküm kısmında karar tarihinde geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görülmüştür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin yargılama giderleri yönünden yollamada bulunduğu Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı görüldüğünden, vekille temsil edilmeyen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, vekil ile dava takip edilmesine karşın verilen iptal kararı nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararda bu yönüyle hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarelerin temyiz isteminin İdare Mahkemesi kararının esası yönünden reddine, vekalet ücretine hükmedilmesi yönünden ise kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının esasa ilişkin kısmının ONANMASINA, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının ise BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/03/2021 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.