Danıştay Kararı 6. Daire 2020/8675 E. 2021/6082 K. 26.04.2021 T.

6. Daire         2020/8675 E.  ,  2021/6082 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/8675
Karar No : 2021/6082

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Firüzköy ilçesi, … mevkii, …pafta, …, …,… ve … parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda 27.02.2013 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planına yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlem ile söz konusu planın tümünün iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesi’nin 31.05.2017 tarih ve E:2015/8696, K:2017/4337 sayılı kararının bozmaya ilişkin kısmına uyularak, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 1/5000 ölçekli nazım imar planına uygun olarak hazırlandığı ve plan hiyerarşisi bakımından 1/1000 ölçekli uygulama imar planının üst ölçekli plana uygun olması zorunlu olduğundan, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Planlama alanında üst ölçekli 1/5000 nazım imar planında 20 metre olarak planlanan yolun dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında 15 metreye düşürülmesinin, plan hiyerarşisine, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve hukuka aykırı olduğu, yine dava konusu imar planı ile getirilen A-4 plan notununda hukuka aykırı olduğu, dava konusu imar planı ile ekonomik ömrü devam etmekte olan ve faaliyetini sürdürmekte olan taşınmazların üzerindeki sanayi tesisinin ekonomik ömrünün kısaltılmasına, tesislerin ekonomik geleceklerinin belirsiz kılınmasına, mülkiyet hakkının içinin boşaltılmasına ve mağduriyetlerine sebep olunduğu, dava konusu imar planının uygulanabilir olmadığı, aynı alandaki komşu parsel malikleri tarafından üst ölçekli 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle açılan davalarda, bu planın hukuka aykırılığının … Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlaması Müdürlüğü öğretim görevlileri tarafından hazırlanan 21.10.2016 tarihli teknik rapor ile belirlendiği, bu raporda belirtilen hukuka aykırılıklarda dikkate alınarak dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planınında iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ: Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının uygulama imar planında taşınmazlara verilen yol fonksiyonu dışındaki kullanımlar yönünden davanın reddine ilişkin kısmının onanması, uygulama imar planında taşınmazlara verilen yol fonksiyonu yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davanın açıldığı tarihte uyuşmazlık konusu taşınmazların malikinin … Plastik Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş olduğu, dava devam ederken taşınmazların 07.12.2018 tarihinde … ve …’e satıldığı, davacı … Plastik Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin anılan taşınmazlar ile mülkiyet bağının bu satış işlemi ile sona erdiği, davanın devamı sırasında devredilen taşınmazlara ilişkin dava konusu hakka yeni maliklerin sahip olduğu, yeni maliklerin vekili tarafından verilen ve 09.01.2020 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kayıtlarına giren dilekçe ile davayı takip etme isteğinin belirtildiği görüldüğünden, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesi gereğince uyuşmazlık konusu taşınmazların yeni malikleri Nusret Salargil ve Ali Salargil davacı mevkine alınarak işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul ili, Firüzköy ilçesi, … mevkii, … pafta, …, …,… ve … parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda 27.02.2013 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planına yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlem ile söz konusu planın tümünün iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesi kararının 1/1000 ölçekli uygulama imar planının uyuşmazlık konusu taşınmazların yol fonksiyonu dışındaki kullanım kararları yönünden davanın reddine ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usülü Kanunu’nun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmazlara 1/1000 ölçekli uygulama imar planında verilen yol fonksiyonuna gelince;
Yukarıda yer alan hükümlere göre, nazım imar planları, halihazır haritalar üzerine çizilen ve ticaret, sanayi, konut gibi bölgelerle iskan bakımından yoğun veya seyrek bölgeleri ve iskana elverişli, iskana elverişli olmayan veya iskana izin verilmeyen bölgeleri, topoğrafik özelliklerden faydalanma konularını, ulaşım sistemlerini ve bu gibi ana hatları göstermek suretiyle arazi parçalarının kullanma şekillerini belirleyen planlar, uygulama imar planları ise, varsa kadastral durumu da işlenmiş halihazır haritaların üzerine nazım plan esaslarına göre çizilen ve yol, yapı adası ve muhtelif bölgelerin detayları ile inşaat nizamlarını ve uygulama için gerekli bilgileri içeren planlardır.
Alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, kararlarına uyumlu olması zorunludur.
Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmazların, 1/5000 ölçekli nazım imar planında kısmen ticaret+hizmet alanları, kısmen park alanı ve kısmen 15.00 metrelik imar yolunda kaldığı, dava konusu 27.02.2013 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise; kısmen E.1.75 yapılaşma koşullarında ticaret+hizmet alanı, kısmen park alanı ve kısmen 20.00 metrelik imar yolu kullanımının getirildiği görülmüştür.
Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının anılan taşınmazlar yönünden ticaret+hizmet fonksiyonu ve yapılaşma şartları yönüyle dayanağı üst ölçekli nazım imar planı ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Ancak, 1/5000 ölçekli nazım imar planında 15 metre olarak planlanan yolun dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında 20 metre olarak planlandığı, bu durumun planlama kademelenmesine uygun olmadığı, davaya konu işlem tarihinde yürürlükte olan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelikte yolların kentsel teknik alt yapı içerisinde yer aldığı, dava konusu uygulama imar planı ve dayanağı nazım imar planının lejant paftalarında 15 m’lik yolların “3.derece kent içi ulaşım aksları”, 20 m’lik yolların ise “2.derece kent içi ulaşım aksları” şeklinde tanımlandığı, imar planlarında görülen bu farkın 1/1000 ölçekli plan kapsamında yapılacak düzenleme olmayıp üst ölçekli nazım imar planı kararlarını da etkilediği, bu nedenle dava konusu parsellerin yola ayrılmasına ilişkin 1/1000 ölçekli planın plan hiyerarşisine, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda dava konusu uygulama imar planının uyuşmazlık konusu parsellerin yol olarak belirlenmesine ilişkin kısmının iptali gerekirken bu kısma yönelik davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2.Temyize konu … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, uygulama imar planında taşınmazlara verilen yol fonksiyonu dışındaki kullanımlar yönünden davanın reddine ilişkin kısmının oybirliğiyle ONANMASINA, uygulama imar planında taşınmazlara verilen yol fonksiyonu yönünden davanın reddine ilişkin kısmın esasta oybirliği gerekçe yönünden oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 26/04/2021 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY (X) :
Davacılar üst ölçekli planlarda sanayi bölgesi olarak gösterilen taşınmazlarına dava konusu uygulama imar planı ile; kısmen E=1.75 yapılaşma koşulunda ticaret+hizmet alanı, kısmen park alanı ve kısmen 20.00 metrelik imar yolu fonksiyonu verilmesinin plan hiyerarşisine aykırı olduğu iddiasıyla iş bu davayı açmıştır. Diğer bir deyişle taşınmazlarına sanayi fonksiyonu verilmesi amacına yönelik olarak dava konusu imar planı ile getirilen kullanım kararlarının tamamının iptalini talep etmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu uygulama imar planlarının taşınmazlara verilen kullanım kararları yönünden şehircilik ilkeleri planlama esaslarına uygun olduğu tespit edilmiştir.
Uyuşmazlıkta nazım imar planında 15 metre olarak düzenlenen yol fonksiyonunun uygulama imar planında 20 metre olarak düzenlenmesinin plan hiyerarşisi bakımından planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık oluşturup oluşturmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
Uygulama imar planının üst ölçekli nazım imar planına aykırı olamayacağı açıktır. Nazım imar planında öngörülen yol genişliğinin uygulama imar planında daraltılmasının üst ölçekli plan kararlarına aykırı olacağında duraksama bulunmamakta ise de daha geniş öngörülmesi, hususuna gelince;
14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 26/2. maddesinde imar planlarında sosyal ve teknik alt yapı hizmetlerinin iyileştirilmesinin esas olduğu vurgulanmıştır. 24/2. maddesinde de nazım imar planları üzerinde gösterilen sosyal ve teknik alt yapı alanlarının konum ile büyüklükleri toplam standartların altına düşülmemek, nazım imar planının ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü ve genel işleyişini bozmamak ve hizmet etki alanı içinde kalmak şartı ile ilgili kurum ve kuruluşların görüşü dikkate alınarak uygulama imar planlarında değiştirilebileceği öngörülmüştür. Aynı maddenin 3. fıkrasında da; uygulama imar planlarında bölgenin ihtiyacına yönelik sosyal ve teknik alt yapı alanlarını arttırıcı küçük alan gerektiren fonksiyonların ayrılabileceği ve bu fonksiyonların konulmasının nazım imar planına aykırılık teşkil etmeyeceği, 5. fıkrasında; araç trafiğine ayrılmış şerit sayısını azaltmamak ve ilgili TSE standartlarına uymak kaydı ile, taşıt yollarının yaya, engelli ve bisiklet kullanımına ayrılmış kısımlarının genişlikleri, nazım imar planında değişikliğe gerek olmaksızın uygulama imar planında arttırılabileceği öngörülmüştür.
Yukarıda aktarılan kuralların bir bütün halinde değerlendirilmesinden, nazım imar planında 15 metre olarak düzenlenen yol fonksiyonunun uygulama imar planında 20 metre olarak düzenlenmesinin tek başına plan hiyerarşisine aykırılık oluşturmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, dava konusu uygulama imar planı ile getirilen yol fonksiyonunun anılan nazım imar planı ana kararlarını ve sürekliliğini bozup bozmadığı, imar planı kapsamında şehircilik ve planlama ilkeleri ile imar mevuatına uygun bulunup bulunmadığı hususları yönünden incelenerek ulaşılacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken belirtilen şekilde bir inceleme yapılmaksızın verilen kararda isabet bulunmadığından, kararın uygulama imar planında taşınmaza verilen yol fonksiyonu yönünden davanın reddine ilişkin kısmının belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği oyuyla bozmaya ilişkin çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.