Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/8892 E. , 2021/13661 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/8892
Karar No : 2021/13661
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:….sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yalova ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın “rekreasyon alanı” olarak belirlenmesine ilişkin … Belediye Meclisinin …. tarih ve …. sayılı kararı kabul edilen 1.Etap 1/5000 ölçekli Revizyon ve İlave Nazım İmar Planı ile 1.Etap 1/1000 ölçekli Revizyon ve İlave Uygulama İmar Planının ve bu planlara yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı … Belediye Meclisi kararının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemeye gönderilmesi yolunda … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararı üzerine …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararda; dava dilekçesinde her ne kadar imar planları ile plan açıklama raporu ve plan notlarının iptali istemine yer verilmiş ise de Mahkemenin …. ve … tarihli ara kararı ile davacı idareden hangi plan notlarının iptalinin istenildiği, iptali istenilen plan notlarının davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin sorulması üzerine
davacı tarafından özel bir iptal talebi ileri sürülmediğinden davacının menfaatini etkileyebilecek plan notlarının rekreasyon ve günübirlik tesis alanlarına ilişkin olduğu sonucuna ulaşılarak yapılan incelemede plan notlarının Kıyı Kanunu ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği ile uyumlu olduğu sonucuna ulaşıldığı, uyuşmazlığın imar planları ile getirilen plan kararları yönünden incelenmesinde ise yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmazın 1987 tarihli imar planında “rekreasyon ve fuar alanı” olarak, 1995 tarihli imar planında “rekreasyon alanı” olarak, sonrasında 19/10/2015 tarih ve 281 sayılı belediye meclisi kararı ile kabul edilen imar planlarında da “rekreasyon alanı” olarak belirlendiği, dava konusu imar planları ile taşınmazda herhangi bir fonksiyon değişikliğine gidilmediği, üst ölçekli çevre düzeni planında öngörülen günübirlik ve rekreasyon alanları kullanımı ile uyuşmazlık konusu taşınmaz için öngörülen rekreasyon alanı kullanımının bütünlük, süreklilik ve kademeli birliktelik ilkesine uygun olduğu, dava konusu taşınmazın bir kısmının sahil şeridinin birinci bölümünde, diğer kısmının ise sahil şeridinin ikinci bölümünde kaldığı, taşınmazın sahil şeridinin birinci bölümünde bulunan kısmında davacının istemi doğrultusunda günübirlik turizm alanı kullanımının öngörülmesinin Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte belirtilen ilkelere göre olanaklı olmadığı, dava konusu imar planları ile taşınmazın rekreasyon alanı olarak planlanmasının Kıyı Kanunu ve ilgili Yönetmeliğine, imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu taşınmazın batısında yer alan parselin günübirlik turizm alanı olarak planlandığı, maliki olduğu parselin de plan bütünlüğü açısından günübirlik turizm alanı olarak planlanması gerektiği, taşınmazın çok küçük bir kısmının sahil şeridinin ilk 50 metrelik bölümünde yer aldığı, neredeyse tamamının ikinci 50 metrelik bölümünde yer aldığı bu nedenle günübirlik turizm alanı olarak planlanması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Yalova ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bir kısmı sahil şeridininin ilk 50 metrelik bölümünde bir kısmı ise ikinci 50 metrelik bölümü içinde yer almaktadır. Uyuşmazlık konusu taşınmaz, … Belediye Meclisinin …. tarih ve … sayılı kararı kabul edilen 1.Etap 1/5000 ölçekli Revizyon ve İlave Nazım İmar Planı ile 1.Etap 1/1000 ölçekli Revizyon ve İlave Uygulama İmar Planında “rekreasyon alanı” olarak belirlenmiştir.
Davacı tarafından, 01.11.2016 tarihli dilekçe ile taşınmazın büyük bir kısmının sahil şeridinin ikinci 50 metrelik bölümünde kaldığı gerekçesiyle günübirlik turizm alanı olarak belirlenmesi talebiyle itiraz edilmiş, itirazın … Belediye Meclisinin …. tarih ve … sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanunu’nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle, 5. maddesinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış, 6. maddesinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, 8. maddesinin 1. fıkrasında; planların tanımlaması yapılarak, planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiş, 8. maddenin 1. fıkrasına 6495 sayılı Kanun’un 73. maddesi ile eklenen f) alt bendinde; ”Kentsel asgari standartlar, Bakanlıkça belirlenen esaslar doğrultusunda çevre düzeni planı ile belirlenebilir. Uygulamaya ilişkin kararlar, yörenin koşulları, parselin bulunduğu bölgenin genel özellikleri, yapının niteliği ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik, çevreye etkisi dikkate alınarak ve ölçüleri verilerek Bakanlıkça belirlenen esaslara göre uygulama imar planı ile belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 14/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin ”Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, “Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder.” tanımına yer verilmiş, “Mekansal planlama kademeleri ve ilişkileri” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, mekansal planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekansal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları olarak hazırlanacağı, buna göre planlama kademelerinin, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; mekansal strateji planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planından oluştuğu kural altına alınmış, aynı maddenin 2. fıkrasında, mekansal planların, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanacağı, her planın, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda anlatılan mevzuat hükümlerine göre, alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, kararlarına uyumlu olması gerektiğine kuşku bulunmamaktadır.
Planların kademeli birlikteliği ilkesi çerçevesinde her alt ölçekli planlama kademesinin bir üst ölçeğin ana kararlarını korumakla birlikte üst ölçektekinden daha fazla bilgi ve ayrıntı içermesi gerekir. Bu nedenle, nazım imar planları çevre düzeni planlarının, uygulama imar planları da nazım imar planlarının, büyütülmüş kopyaları olmayıp soyuttan somuta inen plan kararlarının alındığı farklı özellikleri ve ayrıntıları içeren belgeler olduğu bilinmektedir.
Alt ölçekli planları denetleyen, yönlendiren ve esneklik çerçevesini çizen üst ölçekli planlar, kentin ana gelişme kararlarını ve arazi parçalarının kullanış biçimlerini ilke düzeyinde veren belgelerdir. Üst ölçekli plan niteliğinde olan çevre düzeni planında da bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirilmekte ve getirilen bu kararlar çevre kirliliğinin oluşmadan önce önlenebilmesi ve sağlıklı bir çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayacak nitelikte olmaktadır. Bu yönüyle söz konusu plan, bu plana dayanılarak yapılacak ve arazi kullanımlarının fonksiyonel dağılımı ile genel yoğunluğunun belirlendiği 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve nazım imar planları esaslarına göre çizilen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunun belirlendiği 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile öngörülen arazi kullanım kararlarından farklılık arz etmektedir. Bu itibarla, leke plan olan ve alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği çevre düzeni planının nazım ve uygulama imar planları gibi değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bölgeye ilişkin olarak, 08.06.2007 tarihinde … İl Genel Meclisi ve … Belediye Meclisi tarafından kabul edilerek yürürlüğe giren 1/25.000 ölçekli … İl Çevre Düzeni Planı, 644 sayılı KHK’nin yürürlüğe girmesi üzerine yürürlükten kaldırılmıştır. Sonrasında alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 08.04.2013 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli Yalova il Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin tümünün TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ve TMMOB Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi tarafından açılan davada …. İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…., K:… sayılı kararı ile iptaline karar verilmiş, anılan karar Danıştay Altıncı Dairesinin 07.03.2018 tarih ve E:2015/10318, K:2018/2052 sayılı kararıyla onanmış, 25.09.2019 tarih ve E:2018/5522, K:2019/7977 sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
Belirtilen iptal kararı üzerine, bölgede 1/25.000 ölçekli Yalova İl Çevre Düzeni Planı Değişikliği 26.08.2015 tarihli Çevre ve Şehircilik Bakanlığı oluru ile onaylanmıştır. Bu plana askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda planda yapılan değişiklikler 26.10.2015 tarihli Bakanlık oluru ile onaylanmıştır. Dairemizce E:…, E:…, E:…., E:…, E:…, E:…. sayılı dava dosyalarında temyiz aşamasında verilen 17.09.2019 tarihli ara kararları ile davalı idareden dava konusu planları kapsayan alanda bu planlardan sonra yapılan üst ölçekli planların sorulması ve varsa dava konusu parselin işaretlendiği onaylı plan paftalarının istenmesi üzerine, davalı idare tarafından 1/50.000 ölçekli Yalova İl Çevre Düzeni Planının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 29/05/2018 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girdiği bildirilmiştir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, 26.10.2015 tarihili 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile 29/05/2018 tarihli 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planının idarece iptal edilip edilmediği, bu planların tümünün iptali istemiyle herhangi bir dava açılıp açılmadığı ile yürürlükte bulunup bulunmadığının, eğer yürürlükte bulunmuyor ise alanda yeni bir çevre düzeni planı yapılıp yapılmadığının araştırılması, üst ölçekli çevre düzeni planının varlığının belirlenmesi halinde taşınmaz için getirilen kullanım kararının çevre düzeni planına uygun olup olmadığı değerlendirilerek gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle, imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı yönünden uygun olup olmadığı hususları açıklığa kavuşturularak karar verilmesi gerektiğinden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/12/2021 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.