Danıştay Kararı 6. Daire 2020/919 E. 2022/8527 K. 11.10.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/919 E.  ,  2022/8527 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/919
Karar No : 2022/8527

TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) … Derneği
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
II- (DAVALI) …Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
III- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF : I- …Belediye Başkanlığı
II- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
III- … Derneği

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 28/11/2017 tarih ve E:2017/5962, K:2017/10040 sayılı bozma kararına uyularak dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara ili, Mamak ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel, … ada, … parsel, …ada, …parsel, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Mamak Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilerek, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin bozma kararına uyularak mahallinde yeniden yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu uygulama imar planı değişikliğinin planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olduğu, alana ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin yapılması gerektiği halde yapılmadığı, kaldırılan sosyal ve teknik altyapı alanına karşılık aynı hizmet etki alanı içerisinde eşdeğer alan ayrılmadığı, ağaçlandırılacak alanın büyük bölümünün konut alanına dönüştürülmesi sonucunda alana atanan ilave nüfusun ihtiyacı olan donatı alanlarının mevzuatta öngörülen standartlarda ayrılmadığı, bu haliyle dava konusu plan değişikliğinin sosyal donatı ve teknik altyapı standartlarını düşüren bir değişiklik niteliğinde olduğu anlaşıldığından, mevzuata, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin … ada, …ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, temyiz istemine konu edilen İdare Mahkemesi kararında … ada, … parsel, … ada, … parsel, … ada, … parsel sayılı taşınmazlar yönünden hüküm kurulmadığı, ancak Danıştay Altıncı Dairesinin bozma kararında, alana ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planının bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa davacı tarafından bu planının da iptalinin istenilmiş olması nedeniyle davanın konusunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği şeklinde gerekçeye yer verildiğinden, söz konusu bozma kararının sadece … ve … parsel sayılı taşınmazları değil, …, …, … parsel sayılı taşınmazların tamamını ilgilendirdiği, bozma kararına uyularak İdare Mahkemesince yeniden yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu alanda yürürlükte olan 1/5000 ölçekli nazım imar planı bulunmadığı tespit edildiğinden, davaya konu edilen taşınmazların tümü yönünden 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptaline karar verilmesi gerektiği, diğer taraftan Danıştay Altıncı Dairesinin bozma kararı üzerine İdare Mahkemesince sadece …ve … parsel sayılı taşınmazlar yönünden yeniden mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bu kapsamda toplam 314 TL keşif harcı ile 1.800 TL bilirkişi ücretinin davalı … Belediye Başkanlığı tarafından dosyaya yatırıldığı ve yeniden yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda … ve …parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verildiği halde, … Belediye Başkanlığınca yatırılan keşif harcı ve bilirkişi ücretinin yarısının davacıya yükletilmesinin hatalı olduğu, ayrıca mahallinde yeniden yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sırasında davacı tarafından yatırılan 250,00 TL yol masrafının yargılama giderlerine dahil edilmediği ileri sürülmektedir.
Davalı …Belediye Başkanlığı tarafından, idari işlemlerin tesis edildiği tarihteki hukuki durumuna göre değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu uygulama imar planı değişikliğinin onaylandığı 2006 yılında 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı yürürlükte olmadığından, söz konusu üst ölçekli plana aykırılıktan söz edilemeyeceği, diğer taraftan … ve … parsel sayılı taşınmazların 1/25.000 ölçekli nazım imar planında kentsel ve bölgesel yeşil alan kullanımına ayrılmasının, söz konusu taşınmazlara ilişkin kısım yönünden dava konusu işlemin iptali yolunda İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar uyarınca, bir önceki imar planı olan 1998 yılı onaylı ıslah imar planı kararlarının üst ölçekli plana aktarılmasından kaynaklandığı, ayrıca 1/25.000 ölçekli nazım imar planının şematik gösterimler içermesi nedeniyle, alt ölçekli planda yapılan detaylandırmanın üst ölçeğe aykırılığından söz edilemeyeceği, bölgenin ıslah imar planı ile geliştiği ve yasal açıdan ıslah imar planlarının 1/1000 ölçeğinde hazırlandığı, dava konusu uygulama imar plan değişikliğinin ise bölgede yürürlükte olan ıslah imar planına bağlı olarak 3194 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yapılan bir değişiklik olması nedeniyle 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğini gerekli kılmadığı, bölgede öncesinde sondajlı jeolojik etüt yapılmış olması halinde dava konusu plan değişikliğine hiç gerek kalmayacağından, üst ölçekli plana uygunluk ve eşdeğer alan koşulunun aranmaması gerektiği, önceki planda yerleşime uygun olmayan alan belirlemelerinin yalnızca gözlemsel etütlere dayandığı ve arazinin topografik eğimleri dikkate alınarak yapıldığı, ancak dava konusu plan değişikliği, sondajlı jeolojik etütler sonucunda yerleşime uygun alan belirlemesi esas alınarak yapıldığından usul ve yasaya uygun olduğu, dava konusu alanın topografyaya uygun yeni düzenleme getirilmesini zorunlu kılacak kadar büyük bir alan olmaması ve daha hızlı imarlı yapılaşma sürecine geçilebilmesi için eski ulaşım sisteminde değişiklik yapılmadan ve ada bazında uygulama yerine parsel bazında yapılaşmayı hedefleyen yaklaşımla sorunların çözümlendiği, dava konusu plan değişikliği ile hem bölgede eksik olan sosyal kültürel tesis alanı ihtiyacının karşılandığı hem de azaltılan yeşil alanın bir miktar artırılması amacıyla park alanı kullanımı getirildiği, 2006 ve 2010 yılı onaylı uygulama imar planı değişiklikleri doğrultusunda bölgede yapılaşmanın tamamlandığı, bu aşamada iptal kararı verilmesinin hak kayıplarına ve mağduriyete sebebiyet vereceği ileri sürülmektedir.
Davalı … Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, mevcut ıslah imar planında ağaçlandırılacak alanda kalmış olan özel şahıs hisselerinin, konut alanlarına taşınarak mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla dava konusu uygulama imar planı değişikliğinin yapıldığı, sondajlı jeolojik etütler neticesinde kazanılan ada ortası alanların konut alanlarına çevrilmesi suretiyle, parsel boyutları yetersiz olan konut alanlarında daha sağlıklı mimaride yapılaşmaya olanak sağlandığı, bu yönüyle dava konusu işlemde kamu yararı bulunduğu, bölgenin kaçak ve sağlıksız yapılaşmaların çoğunlukta olduğu, ıslah imar planı ile gelişen bir bölge olması nedeniyle mülkiyet durumunun ve kısıtlı arazi yapısının elverdiği ölçüde donatı ihtiyacının karşılanmaya çalışıldığı, toplumsal gelişme odağı işlevinin rantsal fayda sağlayacak türden bir işlev olmadığı, donatı alanları açısından zaten yetersiz olan ıslah imar planındaki donatı standardını ve çeşitliliğini artırmak amacıyla kurgulandığı, dava konusu uygulama imar planı değişikliği öncesinde … ve … parsel sayılı taşınmazlar ağaçlandırılacak alan kullanımında kalmakta iken, … parsel sayılı taşınmazların tamamının, … ve … sayılı parsel sayılı taşınmazların bir kısmının park alanına çevrilmesi suretiyle açık yeşil alan miktarının artırıldığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın bu kısmının onanması gerektiği savunulmaktadır.
Davalı … Belediye Başkanlığı tarafından, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tamamından davacının sorumlu olması gerektiği, davacının temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı …Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ: Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi ile işin esası yönünden İdare Mahkemesi kararının onanmasına, davacının temyiz isteminin yargılama giderlerine ilişkin kısmının kabulü ile, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ilk bilirkişi raporu doğrultusunda … ada, … parsel, …ada, … parsel, … ada, … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısım yönünden davanın reddi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısım yönünden dava konusu işlemin iptali yolunda … İdare Mahkemesince verilen …. tarih ve E…, K:… sayılı kararın redde ilişkin kısmına karşı davacı tarafından yasal süresi içinde temyiz isteminde bulunulmayarak, kararın bu kısmının kesinleşmesi, anılan kararın iptale ilişkin kısmına karşı davalı idarelerce temyiz isteminde bulunulması üzerine Danıştay Altıncı Dairesince verilen 28/11/2017 tarih ve E:2017/5962, K:2017/10040 sayılı bozma kararına uyularak İdare Mahkemesince, uyuşmazlık konusu taşınmazlardan sadece … ve … parsel sayılı taşınmazlarla sınırlı şekilde mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve söz konusu taşınmazlara münhasır şekilde düzenlenen ikinci bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu işlemin … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi nedeniyle, mahallinde yeniden yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi için davalı … Belediye Başkanlığınca yatırılan 314 TL keşif harcı ile 1.800 TL bilirkişi ücretinin davalı idareler üzerinde bırakılması gerekirken, sonucu itibariyle kısmen davanın reddine, kısmen dava konusu işlemin iptaline karar verildiğinden söz konusu keşif harcı ve bilirkişi ücretinin yarısının davacıya yükletilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmadığı, bu itibarla İdare Mahkemesi kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği, davacının … ada, … parsel, … ada, … parsel, … ada, … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz isteminin ise, kararın kesinleşen kısmına ilişkin olması nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlığa konu … ve … parsel sayılı taşınmazlar ilk olarak Mamak Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen … Mahallelerine Ait Islah İmar Planında, gözlemsel verilere dayalı olarak jeolojik ve topografik sakıncalı alan belirlemesi nedeniyle ağaçlandırılacak alan kullanımına ayrılmıştır. … ve … parsel sayılı taşınmazların yer aldığı … sayılı imar adasının ise kuzey kısmı ağaçlandırılacak alan kullanımına ayrılırken, imar adasının güney kısmına 3 katlı konut alanı ve 4 katlı konut+ticaret alanı kullanımları getirilmiştir.
Devam eden süreçte … sayılı imar adasının jeolojik ve topografik sakıncaları nedeniyle ağaçlandırılacak alan olarak belirlenen kısmı için taşınmaz maliklerinin talebi doğrultusunda hazırlanan ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile … A.Ş. tarafından onaylanan jeolojik etüt raporu doğrultusunda, imar adasına ilişkin 1998 yılı ıslah imar planı değişikliği onaylanmış, bu plan değişikliği ile … sayılı imar adasında yer alan taşınmazlardan, uyuşmazlık konusu … ve … parsel sayılı taşınmazlar haricinde kalanların tamamının işlevi ağaçlandırılacak alandan, ayrık nizam 3 kat yapılaşma koşulunda konut alanına çevrilmiş, … ve … parsel sayılı taşınmazların ise eğimlerinin %40’dan fazla olması nedeniyle jeolojik ve topografik sakıncalı alan olarak ağaçlandırılacak alan işlevi korunmuştur.
Islah imar planında yapılan 12.03.1999 onay tarihli plan notu değişikliği ile, konut alanlarının yapılaşma koşulları 3 kattan, 4 kata yükseltilmiş, söz konusu değişiklik sonucunda artan nüfusun yeşil alan ihtiyacının, jeolojik ve topografik sakıncalı alanlardan karşılanmasına karar verilmiştir.
Bölge genelinde devam eden sondajlı jeolojik etüt çalışmaları kapsamında uyuşmazlık konusu …ada, … parsel, …ada, … parsel, … ada, … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 24.09.2001 tarihinde onaylanan etüt raporuna göre söz konusu alanın bazı kısımları yerleşime uygun alan, bazı kısımları ise yerleşime uygun olmayan alan olarak belirlenmiş, uyuşmazlık konusu … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alana ilişkin aynı kurum tarafından 17.01.2003 tarihinde onaylanan sondajlı jeolojik etüt raporuna göre, söz konusu alan “önlem alınmak kaydıyla yapılaşmaya uygun alan” olarak belirlenmiştir.
Bu doğrultuda Mamak Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilerek, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile tadilen onaylanan dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile, … ada, … parsel, … ada, …parsel, …ada, … parsel sayılı taşınmazların ağaçlandırılacak alan olan işlevi park alanına çevrilmiş, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların ise yaklaşık 4.380 m2’lik kısmına, imar adasındaki mevcut konut parsellerinin derinliklerinin artırılması suretiyle, E:1.60, 4 kat yapılaşma koşullarında konut alanı işlevi, kalan 2.215 m2’lik kısmına park alanı ile E:1.00, hmaks:serbest yapılaşma koşullarında toplumsal gelişme odağı işlevleri getirilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından; dava konusu plan değişikliklerinin kamu yararına aykırı şekilde, kişisel menfaat gözetilerek yapıldığı, yapı yoğunluğunun artırıldığı ve kişi başına düşen donatı alanlarının azaltıldığı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin parçacıl şekilde ve noktasal bazda yapılmasının, plana uygun olarak yapılaşmasını tamamlamış parseller aleyhine eşitsizlik yarattığı, dava konusu plan değişikliklerinin plan bütünlüğünü bozucu nitelikte olduğu şeklinde iddialar ileri sürülerek bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun geçici 8. maddesinde, ivedi yargılama usulü hariç olmak üzere bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı, bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümlerin uygulanacağı hükme bağlanmış, aynı Kanun’un “Kararın düzeltilmesi” başlıklı 54. maddesinde ise, Danıştay dava daireleri ve İdare ve Vergi Dava Daireleri Genel Kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar ile bölge idare mahkemelerinin itiraz üzerine verdikleri kararlar hakkında bir defaya mahsus olmak üzere kararın tebliğ tarihini izleyen on beş gün içinde belirtilen hallerde taraflarca kararın düzeltilmesinin istenebileceği düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının temyiz isteminin … ada, …parsel, … ada, … parsel, … ada, … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede;
Bakılan davada ilk olarak … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlık konusu … … ve …parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısım yönünden, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine esas alınan sondajlı jeolojik etütler sonucunda söz konusu parsellerin bir kısmının yerleşmeye uygun olmayan alan olarak belirlenmesi nedeniyle yapılaşmaya açılmamasının ve öncesinde alanda yapılan ıslah imar uygulamasında düzenleme ortaklık payı kesintisi ile elde edilmeleri nedeniyle park alanı olarak belirlenmelerinin imar mevzuatına uygun olduğu, ayrıca özel mülkiyete konu olan ağaçlandırılacak alan kullanımının kamu mülkiyetine konu olan park alanı kullanımına dönüştürülmesinin kamu yararına da uygun olduğu, uyuşmazlık konusu … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısım yönünden ise, bu türden eğimli alanların yapılaşmaya açılmasının kentleşme maliyetlerini yükseltici özellikler taşıdığı, bunun yanı sıra kottan kazanılacak ilave alanlarla, planda öngörülen yapılaşma koşullarının çok üzerinde yapı ve nüfus yoğunluğuna ulaşılacağı, dava konusu plan değişikliği ile arttırılan yapı ve nüfus yoğunluklarının ihtiyacı olan sosyal donatı ve teknik altyapı alanlarının standartlara uygun olarak ayrılması gerekirken, imar adası içinde sadece tek bir parselin bu amaçla park alanı olarak ayrıldığı, plan değişikliğini zorunlu kılan bilimsel, nesnel, teknik gerekçelerin ortaya konulmadığı, yeni alanların yapılaşmaya açılma nedenlerinin, yapı ve nüfus yoğunluğu artışının gerekli kıldığı ek donatı alanı ihtiyacı miktarının ve bu ihtiyacın hangi alanlarda ne ölçüde karşılandığının gösterildiği plan açıklama raporu düzenlenmediği, bu yönüyle de mevzuata aykırı olduğu, plan değişikliğinin sadece jeolojik uygunluk açısından yeni veriler elde edildiği gerekçesine dayandırıldığı, ancak sondajlı jeolojik etüt sonuçlarının herhangi bir alanın yapılaşmaya açılması için tek belirleyici olmaması gerektiği, uyuşmazlık konusu parsellerin yapılaşmaya açılmasının, mevcut konut parsellerinin derinliklerinin artırılması suretiyle gerçekleştirildiği, ancak daha önceden parselasyon yapılmış alanda, hiçbir gerekçe olmaksızın, yeni yerlerin yapılaşmaya açılmasının yeni uygulama sorunlarına neden olacağı gerekçesiyle … ada, … parsel, …ada, … parsel, … ada, … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısım yönünden davanın reddine, …ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bu karara karşı hem davacı hem de davalı idarelerin vekilleri tarafından temyiz istemlerinde bulunulması üzerine, Danıştay Altıncı Dairesinin 29/05/2012 tarih ve E:2009/15254, K:2012/2962 sayılı kararıyla; dava konusu işlemlerin doğrudan doğruya dernek tüzel kişiliğinin hak ve menfaatini etkilemediği, dernek tüzüğünün de davacıya hukuken böyle bir hak tanımayacağı göz önünde bulundurulduğunda davacı derneğin dava konusu işlemlerin iptalini istemekte hukuken korunması gereken bir menfaatinin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle temyiz istemine konu edilen kararın, … ada, … parsel, … ada, … parsel, … ada, … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının değişik gerekçe ile onanmasına, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir.
…İdare Mahkemesince … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla, Danıştay Altıncı Dairesinin anılan bozma kararına uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine, … ada, …parsel, … ada, …parsel, … ada, … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısım yönünden davanın reddine, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bu kararın sadece iptale ilişkin kısmına karşı davalı idarelerce temyiz isteminde bulunulmuş, anılan kararın ısrara ilişkin kısmının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/02/2015 tarih ve E:2014/328, K:2015/176 sayılı kararı ile onanması ve kararın düzeltilmesi isteminin de aynı Kurulun 29/05/2017 tarih ve E:2015/4628, K:2017/2310 sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine, işin esası hakkında karar verilmek üzere dosya Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmiştir.
İdare Mahkemesi kararının temyiz istemine konu edilen iptale ilişkin kısmı ile sınırlı şekilde yapılan temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Altıncı Dairesinin 28/11/2017 tarih ve E:2017/5962, K:2017/10040 sayılı kararıyla; 1/5000 ölçekli nazım imar planının dava konusu olup olmadığı belirlendikten sonra, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin üst 1/5000 ölçekli nazım imar planına, plan yapım tekniğine, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygunluğunun yeniden değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın iptale ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.
Anılan bozma kararına uyularak … İdare Mahkemesinin yukarıdaki bölümde gerekçesine yer verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptaline karar verilmiş, bu karara karşı davalı idarelerin vekilleri tarafından işin esası yönünden, davacı vekili tarafından hem yargılama giderleri yönünden hem de … ada, … parsel, … ada, … parsel, … ada, … parsel sayılı taşınmazlar yönünden temyiz isteminde bulunulmuştur.
Bu açıklamalar doğrultusunda, uyuşmazlık konusu … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısım yönünden davanın reddi yolunda İdare Mahkemesince verilen ısrar kararına karşı davacı tarafından yasal süresi içinde temyiz isteminde bulunulmaması suretiyle kararın bu kısmının kesinleştiği görülmektedir.
Bu durumda, İdare Mahkemesi kararının kesinleşen kısmına karşı yapılan iş bu temyiz isteminin … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Davacının yargılama giderlerine yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali, … ada, … parsel, … ada, … parsel, …ada, … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısım yönünden davanın reddi yolunda sonuçlanan davada, yargılama giderlerinin haklılık oranına göre yarısının davacı üzerinde bırakılması, yarısının davalı idarelere yükletilmesi hukuk ve usule uygun olduğundan, temyiz isteminde konu edilen İdare Mahkemesi kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmında 2577 sayılı Yasanın 49/1. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Davalıların temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede;
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali yolundaki temyize konu idare mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalıların temyiz istemleri ile davacının yargılama giderlerine ilişkin temyiz isteminin reddine,
2. Temyiz istemine konu edilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Uyuşmazlık konusu … ada, … parsel, … ada, …parsel, … ada, …parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacının temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
4. Dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.