Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/9610 E. , 2022/8596 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/9610
Karar No : 2022/8596
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- … Belediye Başkanlığı
2- …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sakarya ili, Erenler ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, …-…-… sayılı parselde bulunan yapı nedeniyle, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca Erenler Belediye Encümeninin … günlü, … sayılı kararı ile verilen 257.011,96.-TL para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen … günlü, … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezasına ilişkin Erenler Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararının … İdare Mahkemesinin … tarih ve E…., K…. sayılı kararı ile iptal edildiği anlaşıldığından, dayanaksız kalan ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, istinaf incelemesi sonucu idari para cezasının 67.634,74-TL’lik ilişkin kısmının iptali, 189.377,22-TL’lik kısmı yönünden ise davanın reddi ile sonuçlandığı görüldüğünden, dava konusu ödeme emrinin de 67.634,74-TL’ye ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu, 189.377,22-TL’lik kısmının ise hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Dava konusu ödeme emrinin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu, İdari Dava Dairesince yukarıda belirtilen gerekçeyle kısmen kabul edilmiş ve İdare Mahkemesi kararının 67.634,74-TL’ye ilişkin kısmı kaldırılarak davanın reddine, dava konusu işlemin 189.377,22-TL’lik kısmı yönünden ise istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
1-Davacı tarafından; temyize konu kararın redde ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
2-Davalı tarafından; temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Diğer taraftan aynı Kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında: “Temyiz incelemesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise kararın düzeltilerek onanmasına karar verilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Maddenin gerekçesinde ise, madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekalet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun Mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, istinaf incelemesi sonucu idari para cezasının 67.634,74-TL’lik kısmının iptali, 189.377,22-TL’lik kısmı yönünden ise davanın reddi ile sonuçlandığı, anılan karar baz alınarak İdari Dava Dairesince dava konusu ödeme emrinin 67.634,74-TL’ye ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu, 189.377,22-TL’lik kısmının ise hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığı, dava konusu ödeme emrinin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun İdari Dava Dairesince yukarıda belirtilen gerekçeyle kısmen kabul edildiği, işlemin 67.634,74-TL’ye ilişkin kısmı hukuka aykırı bulunduğu halde Mahkeme kararı kaldırılarak davanın reddine, dava konusu işlemin 189.377,22-TL’lik kısmı yönünden ise İdare Mahkemesince verilen iptal kararının aksine hukuka uygun bulunduğu halde istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, karar gerekçesi ile hüküm fıkrasında yer alan tutarların birbiri ile çelişkili olacak şekilde yerlerinin değiştiği, belirtilen hususun ise yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayacak nitelikte, düzeltilmesi mümkün yanlışlık olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının hüküm fıkrasının “2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 67.634,74-TL’lik kısmına yönelik davalı idare istinaf başvurusunun reddine, aynı Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davalı idare istinaf başvurusunun ise; dava konusu ödeme emrinin 189.377,22-TL’lik kısmı yönünden kabulüne, belirtilen tutara ilişkin Mahkeme kararının kaldırılarak dava konusu ödeme emrinin 189.377,22-TL’lik kısmı yönünden davanın reddine” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın düzeltilerek ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X):
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinde; “1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.” hükmüne yer verilmiştir.
Temyiz incelemesinde; incelemeye tabi karardaki gerekçenin değiştirilmesi veya maddi hata ve yanlışlıkların düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanması mümkün olmakla birlikte, hükmün sonucunu, kapsamını değiştirecek şekilde düzeltme yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Temyiz istemine konu Mahkeme kararında, karar gerekçesi ile hüküm fıkrasında yer alan tutarların birbiri ile çelişkili olacak şekilde yerlerinin değiştirilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu husus, yukarıda belirtildiği üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunmayıp; kararın bozulmasını gerektiren “hukuka aykırılık” teşkil etmektedir.
Bu sebeple, İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması kararına katılmıyorum.
Ayrıca; ödeme emrinin dayanağı para cezası hakkında kısmen işlemin iptali, kısmen davanın reddi yolunda karar verildiğinden dolayı ödeme emri hakkında da kısmen işlemin iptali, kısmen davanın reddi yolunda karar verilmiş ise de; ödeme emrinin bir bütün olduğu ve bölünmesinin mümkün olmadığı hususu dikkate alındığında, Mahkemece ödeme emrinin tamamının iptaline karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Öte yandan; dava konusu dayanak para cezası hakkında verilen yargı kararı sonucuna göre davalı idare tarafından yeniden ödeme emri düzenlenebileceği de tabidir.