Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/10554 E. , 2022/9935 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/10554
Karar No : 2022/9935
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … 2- …
3- … 4- …
5- … 6- …
7- … 8- …
9- … 10- …
11- …
VEKİLİ : Av. …, Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla ili, Köyceğiz ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselin zilyedi olduğunu belirten davacılar tarafından, anılan taşınmazı kapsayan alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan Köyceğiz/Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgesi 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile söz konusu taşınmaz için … Başkanlığı tarafından hazırlanan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1.000 uygulama imar planı değişikliklerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; … Bakanlığının … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanarak en son 05/07/2018-03/08/2018 tarihlerinde askıya çıkarılan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planına askı süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığından bu tarihi izleyen yasal 60 günlük dava açma süresi içerisinde en son 02/10/2018 açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 19/01/2021 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenemeyeceği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. maddesinde 7221 sayılı yasa ile yapılan düzenleme imar planlarına karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda öngörülen dava açma sürelerini ortadan kaldırmamakta, aksine Kanun metninde geçen “her halde beş yıl içinde” ifadesi, her türlü imar planının kesinleşme tarihinden itibaren, 5 yıllık sürenin dolması üzerine her halde dava açılmasını engelleyen, imar planlarına dava açma yolunu kısıtlayan, hak düşürücü bir süreyi düzenlemekte olduğu, diğer bir ifade ile imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yılın geçmesinden sonra artık geriye dönük olarak planlara dava açılamayacağı, davacıların 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. maddesinde 7221 sayılı yasa ile yapılan düzenlemeye dayalı olarak davanın süresi içinde açıldığına yönelik iddialarının yerinde görülmediği sonucuna varılarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
… Bakanlığı tarafından; temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği ileri sürülmektedir.
… Başkanlığı tarafından; temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Muğla ili, Köyceğiz ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parsele yönelik olarak hazırlanan Köyceğiz / Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgesi 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile … Başkanlığı tarafından hazırlanan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1.000 uygulama imar planı değişikliklerinin … Bakanlığının … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanıp 07/02/2018-08/03/2018 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacılar tarafından söz konusu imar planlarına askı süresi içinde itiraz edilmediği, bununla birlikte 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1.000 uygulama imar planı değişikliklerine dava dışı kişilerce askı süresi içinde yapılan 3 adet itiraz yapıldığı, bu itirazlar üzerine anılan planların yeniden değerlendirildiği ve yapılan değişikliklerle birlikte planların Bakanlığın … tarih ve … sayılı kararıyla yeniden onaylanarak 05/07/2018-03/08/2018 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, askı süresi içinde planlara herhangi bir itiraz yapılmadığı ve planların kesinleştiği, taşınmazda zilyet olduğunu belirten davacılar tarafından 19/01/2021 tarihinde görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
T.C Anayasasının 2.maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmektedir. Hukuk Devletinin ögesi olan idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi iptal davaları yoluyla sağlanır.
2577 sayılı Yasanın 2. maddesinin 1. fıkrası (a) bendinde iptal davaları idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Aksi halde, kişilerin kendisine etkisi bulunmayan, menfaatlerini ihlal etmeyen idari işlemler hakkında da iptal davası açma hakkı doğar ve bu durum idarenin işleyişini olumsuz etkiler.İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan “dava açma ehliyeti” iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir.
… ada, … sayılı parseli zilyet olarak kullandığını belirten davacılar tarafından anılan parselin üniversite alanı, küçük sanatlar, kamu tesis alanı, az yoğunluklu gelişme konut alanı, bağ-bahçe alanı olarak belirlenmesine ilişkin imar planlarının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Uyuşmazlık konusu parsele verilen fonksiyon nedeniyle mülkiyet hakkını sınırlandırıldığı gerekçesiyle imar planlarının iptalini istemenin parselin malikine ait ve onun tarafından kullanılabilecek bir hak olduğu kuşkusuzdur.
Diğer taraftan, davacıların belde sakini olarak çevre, tarihi, kültürel değerler kapsamında imar planlarının iptali isteminde bulunmamaları nedeniyle dava konusu işlemde, kişisel, güncel ve meşru bir menfaat bağının bulunduğundan da söz edilemeyeceği açıktır.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı yönünden reddi yolundaki … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda yer verilen gerekçle ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 21/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.