Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/11165 E. , 2022/9661 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/11165
Karar No : 2022/9661
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
2) … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1) …
2) …
3) …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda … tarihli, … sayılı büyükşehir belediye meclisi kararıyla kabul edilen ve 17.04.2012 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli Ömerli-Deliklikaya Bölgesi Nazım İmar Planı ile … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararıyla kabul edilen ve 17.02.2014 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Ömerli-Deliklikaya Bölgesi Uygulama İmar Planının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararının 1/5000 ölçekli nazım imar planına yönelik bölümünün onanması, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına yönelik bölümünün bozulması yolunda Danıştay Altıncı Dairesince verilen 02/06/2020 tarihli, E:2016/1081, K:2020/4500 sayılı karara uyularak, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptaline dair … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 15/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi
(X) KARŞI OY :
İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda yapılan ve 02.05.2014 tarihinde askıya çıkarılan 1/1000 ölçekli Ömerli-Deliklikaya Bölgesi Uygulama İmar Planı ile taşınmazda 10 metre genişliğindeki yol öngörüldüğü, anılan plana 29.05.2014 tarihinde itiraz edildiği, itirazın zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan; uygulama imar planı da; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış, aynı Kanunun 6. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde ise, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanması zorunluluğu getirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında taşınmazın bir kısmının 10 metre genişliğindeki yolda kaldığı, bu 10 metrelik yolun ise 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer almadığı anlaşılmaktadır.
3194 sayılı Kanunun Tanımlar başlıklı 5. maddesindeki nazım ve uygulama imar planlarının tanımları göz önünde bulundurulduğunda, ana ulaşım sisteminin, bu bağlamda birinci ve ikinci derecedeki ulaşım yollarının nazım imar planı ile daha alt düzeydeki tali nitelikte üçüncü derece ve daha altındaki yolların ise uygulama imar planları ile düzenlenmesi gerekeceği görülmektedir.
Ayrıca ana ulaşım sistemi dışındaki hangi enkesitli yolun nazım imar planında gösterilmesi gerekeceği hususu yolun enkesitinden ziyade, imar planı içerisinde ulaşım sistemi bakımından üstlendiği fonksiyonla ilişkili olması gerekir.
Ölçeği gereği genel kullanım kararları ile başlıca bölge tiplerini belirleyen nazım imar planının, uygulama imar planıyla düzenlenmesi gereken imar adaları oluşturulmadan belirtilen nitelikteki yol kullanımını ihdas etmesinin planlama ilkeleri bakımından mümkün olmadığı, nitekim uyuşmazlığa konu “yol”un geçtiği bölgede nazım imar planında ada bazında bir düzenleme yapılmadığı nazır imar planı paftasının incelenmesinden görülmekte olduğu gözetildiğinde, bu kapsamda özellikle yapı adalarını ve bu bağlamda da farklı kullanım kararlarına konu alanları birbirinden ayıran ve bunlar arasındaki ulaşım ihtiyacının karşılanmasına yönelik yolların uygulama imar planı kararı ile getirilebileceğinde hiçbir duraksama bulunmamaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptaline karar verilmesinde isabet bulunmadığından, davalıların temyiz isteminin kabulü ile temyize konu mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.