Danıştay Kararı 6. Daire 2021/1868 E. 2022/12075 K. 27.12.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/1868 E.  ,  2022/12075 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/1868
Karar No : 2022/12075

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … …
8- …
VEKİLLERİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- …Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- …Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 23/05/2016 tarih ve E:2016/3701, K:2016/3044 sayılı bozma kararına uyularak …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Maltepe İlçesi, …Mahallesi, …pafta, …ada, …parsel sayılı taşınmaz için imar durumu verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Maltepe Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün …tarih ve …sayılı işlemi ile 16.04.2005 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 26.02.2007 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, taşınmazın bulunduğu bölgenin genel olarak konut işleviyle geliştiği ve yakın çevresinde görece yüksek katlı ve daha yeni inşa edilmiş konut yapıları bulunduğu, uyuşmazlığa konu taşınmaz için fiili durumuna ve bölge yapılaşma koşullarına uygun şekilde konut işlevi getirilmesinin talep edildiği, yakın çevresi incelendiğinde talep edilen kullanımın bölgedeki kullanım biçimlerine aykırı olmadığı, ancak taşınmazın işlevinin davacıların talebi doğrultusunda değiştirilmesinin yapı ve nüfus yoğunluğunu artıracağı, donatı miktarını azaltacağı, planlama alanında yaklaşık 311.954 kişilik nüfus öngörüldüğü, bu nüfusa karşılık 312 hektar büyüklüğünde yeşil alan ayrılması gerekirken, dava konusu planlarda sadece 67,5 hektar büyüklüğünde park ve yeşil alan ayrıldığı, yeşil alan miktarının yetersizliği göz önüne alındığında plan değişiklikleri ile bu alanların azaltılması değil, aksine uygulamaya geçirilmesi gerektiği, yeşil alanların, bölgenin yaşanabilirliğini olumlu yönde ve önemli derecede etkileyen bir fonksiyon türü olduğu, yapılaşma ve nüfus yoğunluğunu azalttığı, dolayısıyla ulaşım taleplerinin artmamasını sağladığı, taşınmazda öngörülen park alanı fonksiyonunun öznel bir planlama kararı olmadığı, yapı adasının bütününe getirildiği, kaldı ki önceki planda da ada bütününde spor alanı öngörüldüğü, bütüncül olarak belirlenen bu fonksiyonun parsel bazlı bozulmasının plan bütünlüğüne ve park alanının yakın çevresine sunacağı hizmetin kalitesine olumsuz etki edeceği, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile taşınmaza getirilen 9 metre genişliğindeki yol alanının, en alt kademede erişim yolu olduğu, süreklilik arz eden bir yolun parçası konumunda olduğu ve parselin oldukça küçük bir alanına karşılık geldiği, devamlılığı olan bu yolun parselde kesilmesi ve daralmasının yaya ve taşıt hareketliliğini olumsuz yönde etkileyeceği, taşınmaza getirilen park alanı ve yol alanı işlevlerinin, planlarda revizyon yapılması durumunda değiştirilmesi düşünülebilecekse de mevcut planların bütünü açısından imar mevzuatına, kamu yararına ve şehircilik ilkelerine uygun olduğu, imar durumu verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlem yönünden ise, taşınmazlarda inşaat yapılabilmesinin mümkün olduğu durumlarda verilebilecek olan imar durumunun, tamamı donatı alanında kalan uyuşmazlık konusu taşınmaz için verilmesi mümkün olmadığından, dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Taşınmaz üzerinde yer alan ve davacıların halen ikamet ettiği konutun uzun yıllar önce inşa edildiği, yapıldığı tarihteki imar planına ve yapı ruhsatına uygun şekilde tamamlanan ve kullanma izni verilmiş olan yapı için davacıların kazanılmış hakkının bulunduğu, dava konusu plan değişiklikleri ile davacıların taşınmazına park alanı işlevi getirilirken, bu taşınmazın bitişiğinde ve boş durumda olan diğer bir taşınmazın önceki planda park alanı olan işlevinin konut alanına çevrildiği, devamında da bu taşınmazda lüks bir konut sitesinin inşa edildiği, üçüncü şahıslara bireysel yarar sağlamak amacıyla bölgede yeşil alan miktarı azaltılırken, davacıların kazanılmış hakkı gözetilmeksizin, azaltılan bu yeşil alanın uyuşmazlığa konu taşınmazdan karşılanmaya çalışılmasının eşitlik ilkesine ve hakkaniyete aykırı olduğu, bu hususun ilk derece yargılama aşamasında sıklıkla ileri sürülmesine rağmen Mahkemece bu iddia yönünden herhangi bir inceleme yapılmadan karar verildiği, imar planına ve bu plana dayanılarak verilen yapı ruhsatına uygun şekilde inşa edilen ve tamamen bitirilen yapının idari istikrar ilkesi gereği korunması gerektiğine dair Danıştay Altıncı Dairesinin çok sayıda emsal kararının bulunduğu, bölgede boş durumda taşınmazlar mevcutken, üzerinde ruhsatlı yapı bulunan davacıların taşınmazına park alanı işlevi getirilmesi suretiyle, bilirkişi raporunda iddia edilenin aksine, yeşil alanların artmasına değil, azaltılmasına neden olunduğu, bu yönüyle de dava konusu plan değişikliklerinin kamu yararına ve planlama tekniklerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.
Davalı Maltepe Belediye Başkanlığı tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi ile hukuka ve usule uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ: Davacıların temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacıların hissedarı olduğu taşınmazda konut amacıyla kullanılmak üzere toplam 684 m2 alanlı 8 adet daireden oluşan toplam 3 katlı yapı yapılması için 23.05.1972 tarihli yapı ruhsatı ile bu doğrultuda taşınmazda tamamlanan 160 m2 alanlı 2 adet daireden oluşan toplam 2 katlı yapının tamamı için 27.06.1975 tarihli yapı kullanma izni verilmiş, devamında da taşınmazda inşa edilen toplam 588 m2 alanlı 8 adet daireden oluşan toplam 4 katlı yapı için 2981 sayılı Kanun kapsamında ,,, tarih ve ,,, sayılı yapı kullanma izni verilmiş olup, mevcut durumda taşınmaz üzerinde konut amaçlı kullanılan ve kat irtifakı kurulmuş olan 4 katlı yapı bulunmaktadır.
Söz konusu yapı ruhsatı ile ilk yapı kullanma izninin verilmesinden sonra taşınmazı kapsayan alana yönelik 18.04.1978 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları ile 26.05.1992 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde taşınmaz kısmen 9,50 metre genişliğinde yol alanı, kısmen TAKS:0.05, E:0.05 yapılaşma koşullarında yeşil alan kullanımlarına ayrılmış ve bu alanda sadece kamuya açık sportif yapılar yapılabileceğine dair plan notu getirilmiştir.
Anılan imar planlarından sonra 16.04.2005 tarihinde onaylanan dava konusu 1/5000 ölçekli Maltepe E-5 Güneyi Nazım İmar Planı değişikliği ile taşınmazın işlevi park alanına çevrilmiş, bu doğrultuda 26.02.2007 tarihinde onaylanan dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile taşınmaza kısmen park alanı, kısmen 9 metre genişliğinde yol alanı işlevleri getirilmiştir.
Davacılar tarafından taşınmaz için imar durumu verilmesi istemiyle 16.05.2014 tarihinde davalı belediyenin kayıtlarına giren dilekçe ile yapılan başvurunun; taşınmazın imar planlarında park alanında kaldığı, donatı alanları kamu eline geçmeden uygulama yapılamayacağı belirtilerek Maltepe Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 30.05.2014 tarih ve 27849 sayılı işlemi ile reddedilmesi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 6.maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmıştır. Anılan Kanun’un 8. maddesinde ise alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
Dava konusu imar planı değişikliklerinin onaylandığı tarihte yürürlükte olan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 16. maddesinde, hazırlanacak her ölçekteki imar planlarının yapım ve değişikliklerinde planlanan beldenin ve bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak sosyal ve teknik donatı alanlarında Ek-1 deki tabloda belirtilen asgari standartlara uyulacağı kural altına alınmış, anılan tabloda ise nüfusu 100.000 kişiden fazla olan yerde kişi başına 10 m2 asgari yeşil alan ayrılacağı düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda detaylarına yer verilen Yönetmelik hükmü ile imar planlarında projeksiyon nüfusa göre ayrılması gereken sosyal donatı ve teknik altyapı alanlarının asgari standardının belirlenmesi suretiyle, donatı alanları ile birlikte gelişen fiziksel çevrenin oluşturulması, bu şekilde sağlıklı ve düzenli kentleşmenin sağlanması hedeflenmektedir.
Planlamanın bu amacının gerçekleştirilebilmesi için donatıların hangi alt bölgelere hizmet edeceği, bu alt bölgenin nüfus projeksiyonu ile bu nüfusun donatı alanına erişim mesafeleri gibi nesnel ve teknik kriterler göz önünde bulundurularak bir kurgu oluşturulması, bu suretle donatı alanlarının türü, konumu ve büyüklüğünün belirlenmesi gerekmektedir. Bir kurgu dahilinde planlama alanının geneline dengeli şekilde dağıtılmayarak, mevzuatta öngörülen asgari donatı standardını sağlamak adına rastlantısal şekilde yer seçimleri yapılmasının planlama ile elde edilmek istenilen amaca hizmet etmeyeceği açıktır.
Bununla birlikte imar planları ile amaçlanan sağlıklı çevre oluşturma, bölge halkının sosyal ve kültürel gereksinimlerini karşılama ve yaşam kalitesini artırma hedefine ulaşılabilmesi için plan kararlarının uygulanabilir olması gerektiğinden, mevcut doku ve yapı analizi yapılmadan veya söz konusu analiz sonuçları dikkate alınmadan, üzerinde yapı ruhsatına uygun şekilde inşa edilen ve bu doğrultuda kullanma izni verilmiş olan, dolayısıyla ekonomik ömrünü tamamlayıncaya kadar korunması gereken yapıların bulunduğu taşınmazların sosyal donatı alanlarına çevrilmesi suretiyle uzun yıllar kamu eline geçirilemeyecek donatı alanları yaratılması kamu yararıyla bağdaşmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının maliki olduğu …ada, …parsel sayılı taşınmaz üzerinde konut amacıyla kullanılmak üzere 23.05.1972 tarihli yapı ruhsatı doğrultusunda tamamlanan yapının mevcut olduğu, taşınmaza 1978 yılı onaylı 1/5000 ölçekli nazım ve uygulama imar planları ile getirilen; ancak taşınmazın mevcut yapılaşma durumu nedeniyle hayata geçirilemeyen yeşil alan işlevinin dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinde de korunarak park alanı kullanımı getirildiği görülmektedir.
Dosyada düzenlenen bilirkişi raporunda her ne kadar planlama alanında yaklaşık 311.954 kişilik nüfus öngörüldüğü, bu nüfusa karşılık 312 hektar büyüklüğünde yeşil alan planlanması gerekirken, dava konusu planlarda sadece 67,5 hektar büyüklüğünde park ve yeşil alan ayrıldığı, yeşil alan miktarının yetersizliği göz önüne alındığında plan değişiklikleri ile yeşil alanların azaltılması değil, bu alanların uygulamaya geçirilmesi gerektiği şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verilmiş ise de, dava konusu plan paftalarına göre taşınmazın yakın çevresinde başka park alanlarının da planlı olduğu ve söz konusu parkların planlama alanının geneline değil, semt ölçeğine hizmet edecek büyüklük ve nitelikte olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlık konusu taşınmazın hizmet etki alanı içinde ortaya çıkan nüfusun ihtiyacını karşılamaya elverişli büyüklükte park alanlarının çevrede mevcut ve/veya planlı olup olmadığı, yürüme mesafeleri ve alt bölgeler dikkate alınarak plan bütününde yeşil sistem kurgusu oluşturulmak suretiyle taşınmaza bu işlevin getirilip getirilmediği araştırılmaksızın, planlama alanının genelinde ayrılması gereken asgari park ve yeşil alan miktarından hareketle taşınmaza getirilen işlevin uygun olduğuna dair bilirkişi raporunda yer verilen değerlendirmelerin eksik incelemeye dayalı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, imar planlarının, planlama alanına ilişkin ilgili kurumlardan toplanan veriler doğrultusunda bilimsel tekniklere dayalı araştırma, inceleme, analiz ve sentez çalışmaları sonucunda hazırlanması, öngörülen nüfus ve yapı yoğunluğu ile işlevlerin dağılımına göre sosyal donatı ve teknik altyapı alanlarının büyüklüğünün, konumunun, kent, mahalle ve semt ölçeğine göre hizmet etki alanlarının belirlenmesi gerektiğinden, dava konusu imar planı değişikliklerinde söz konusu çalışmalara dayanılarak tasarlanan bir yeşil sistemin parçası olarak mı uyuşmazlık konusu taşınmaza park alanı işlevi getirildiğinin, taşınmazın hizmet etki alanı içerisinde bu işleve ihtiyaç bulunup bulunmadığının, ihtiyaç varsa taşınmazın konumu, büyüklüğü, mevcut yapının hukuki durumu, yakın çevresi ile ilişkisi, ulaşılabilirliği gibi yönlerden bu işlevi gerçekleştirmeye elverişli olup olmadığının gerekli görülürse mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle ortaya konulması, elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 27/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.