Danıştay Kararı 6. Daire 2021/2096 E. 2022/10704 K. 07.12.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/2096 E.  ,  2022/10704 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/2096
Karar No : 2022/10704

DAVACI : 1- … 2- …
3- … 4- …
5- …
VEKİLİ : Av. …

DAVALILAR : 1- …
2- … Bakanlığı … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Muğla ili, Bodrum ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza yönelik Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak 04.02.2021 tarih ve 31385 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 03.02.2021 tarihli, 3500 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :Dava konusu taşınmazın bir bölümünün Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve …sayılı kararı ile I. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edildiği, 658 sayılı ilke uyarınca kesin inşaat yasağı getirildiği, taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınması sonucu hazırlanan imar planlarının sit alanı bütününde hazırlanmadığından koruma kurulu kararına uygun olmadığı, 2863 sayılı Kanunun 17/a maddesi uyarınca bir alanın sit alanı olarak ilanı bu alanda her ölçekteki plan uygulamasını durdurduğu, taşınmazın bir bölümün arkeolojik sit alanı ilan edildiği tarihte yürürlükte olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında sosyal-kültürel tesis alanı ve sağlık tesis alanı olarak belirlenen sosyal ve teknik donatı alanlarında bu kısmın uygulamasının durdurulduğu, dava konusu plan değişiklikleri ile sosyal ve teknik donatı alanlarının kaldırıldığı ve bu durumun Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırı olduğu, dava konusu imar planlarının onama işlemlerinin süre yönünden imar mevzuatına aykırı olduğu belirtilerek iptali gerektiği ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI : Davanın süresinde açılmadığı ve davacıların dava açma ehliyetinin bulunmadığı, taşınmaza yönelik hazırlanan planların, askı ve itiraz süreçleri nedeni ile üç kez revize edildiği ve bu revizyonlar sonrasında 03.02.2021 tarihli, 3500 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylandığı, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve …sayılı kararı ile I. Derece Arkeolojik Sit Alanı kararının dava konusu …ada …sayılı parseli kapsamadığı ve bu karar ile planlama alanına ilişkin herhangi bir kısıtlama getirilmediği, planlama sürecindeki itirazlar doğrultusunda toplam 24865,83m2 yüzölçümüne sahip parselin 9628,41m2’lik I. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescilli kısmının plan onama sınırı dışında bırakılarak 14566,78m2’lik kısmının planlama sınırı içine dahil edildiği ve planlama alanının %50.57’lik kısmının düzenleme ortaklık payı olarak ayrılarak maksimum düzeyde kamunun yaralanmasının amaçlandığı, planlama sürecinin süre yönünden imar mevzuatına aykırı olmadığı, dava konusu imar planı değişikliklerinin imar mevzuatına, planlamanın temel ilke ve esaslarına, çevre imar bütünlüğüne ve kamu yararına uygun olarak hazırlandığı, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Dava, Muğla ili, Bodrum ilçesi, …Mahallesi, …ada, …parsel sayılı taşınmaza yönelik Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak 04.02.2021 tarih ve 31385 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 03.02.2021 tarihli, 3500 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle açılmıştır.
Yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve …sayılı kararı ile tescil edilen I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalmakta olup anılan kararda bu alanda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun … tarih ve …sayılı ilke kararındaki koruma kullanma koşulunun geçerli olduğu koruma alanı içerisinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulundan izin alınmadan herhangi bir uygulama yapılmamasına karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile taşınmazın I. derece arkeolojik sit alanı sınırı dışında kalan kısmının planlandığı, sit alanı içerisinde kalan kısmının ise plan sınırı dışında bırakıldığı belirtilmişse de, planlama sürecinde Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve …sayılı kararı ile dava konusu imar planları için verilmiş olan uygun görüşün yine Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve …sayılı kararı ile iptal edildiği, imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararları ve yapılaşma koşullarından taşınmazın I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan kısmının da etkileneceği gözönünde bulundurulduğunda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun uygun görüşü alınmaksızın taşınmazda planlama yapılamayacağından, dava konusu imar planı değişikliklerinin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun … tarih ve …sayılı ilke kararlarına aykırılık taşıdığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’IN DÜŞÜNCESİ : Dava; Muğla ili, Bodrum ilçesi, …Mahallesi, …ada, …parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak 04.02.2021 tarih ve 31385 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 03.02.2021 tarihli, 3500 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parça-larının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasında: “Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş, (Belediye) alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumlarının Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. İlgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir.” hükmü; Ek 3. maddesinde ise: “Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (…) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler.” hükmü yer almıştır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 3. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinin 8. alt bendinde; koruma amaçlı imar plânı, bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlar olarak tanımlanmış, 17. maddesinde; “Bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plân uygulamasını durdurur. Sit alanının etkileşim-geçiş sahası varsa 1/25.000 ölçekli plân kararları ve notları alanın sit statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilerek ilgili idarelerce onaylanır. Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma bölge kurulu tarafından üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenir. Belediyeler, valilikler ve ilgili kurumlar söz konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlı imar planı hazırlatıp incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna vermek zorundadır. Üç yıllık süre içinde zorunlu nedenlerle plan yapılamadığı takdirde koruma bölge kurulunca gerekçeli olarak bu süre uzatılabilir. Uzatılan süre içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları uygulanır. Sit alanlarına ilişkin tüm ölçeklerde yapılmış; koruma bölge kurullarının uygun görüşü alınarak yürürlüğe giren planların yargı kararları ile uygulamasının durdurulması veya iptal edilmesi halinde ilgili koruma bölge kurulunca geçiş dönemi yapılanma şartları yeniden belirlenir. Koruma bölge kurulunda görüşülen ve uygun görülen koruma plânları onaylanmak üzere ilgili idarelere gönderilir. İlgili idareler, koruma amaçlı imar planını en geç iki ay içinde görüşür ve varsa değişmesini istediği hususları koruma bölge kuruluna bildirir. Koruma bölge kurulunda bu hususlar değerlendirilir ve kurul tarafından uygun görülen haliyle planlar ilgili idarelere onaylanmak üzere gönderilir. Planlar koruma bölge kurulunun uygun gördüğü şekliyle ilgili idarelerce altmış gün içinde onaylanmak zorundadır. Bu süre içinde görüşülmeyen ya da onaylanmayan planlar kesinleşerek yürürlüğe girer. Koruma amaçlı imar planının yürürlüğe girmesiyle geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ayrıca karar almaya gerek kalmadan ortadan kalkar.” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Özelleştirme kapsam ve programındaki, mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, … Mahallesi, …ada, …parsel sayılı taşınmaz, Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında özel kanunlara tabi alanlardan Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi/Turizm Merkezi ve Doğal Karakteri Korunacak Alanlar başlığı altında yer alan Önemli Doğal Alan içerisinde Kentsel Yerleşik Alan kullanımında, Muğla-Bodrum-Yalıkavak Beldesi 1/25000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında kentsel yerleşme alanı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 25.10.2013 tarihinde onaylanan ve 20/08/2014 tarihli kararı ile kesinleşen 1/5000 ölçekli Yalıkavak Revizyon ve İlave Nazım İmar Planında konut alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, park ve yol alanı, 1/1000 ölçekli Yalıkavak Revizyon ve İlave Uygulama İmar Planında konut alanı, park ve yol alanı kullanımında kalmakta iken Özelleştirme Yüksek Kurulunun … tarihli, …sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmış; dava konusu 03.02.2021 tarihli, 3500 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile de taşınmaza ticaret-konut alanı, park, yol ve genel otopark kullanım kararı getirilmesi üzerine anılan plan değişikliklerinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Danıştay Altıncı Dairesince, uyuşmazlık konusu imar planı değişikliklerinin dava konusu taşınmaz açısından geçmişten itibaren belirlenen fonksiyon/fonksiyonların değerlendirilmesi suretiyle, uyuşmazlık konusu edilen imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararlarının ve yapılaşma koşullarının çevre ve imar bütünlüğünü ve sosyal donatı dengesini bozucu nitelikte olup olmadığının, bozuyor ise sosyal donatı dengesini hangi yönlerden bozduğunun, üst ölçekli imar planları ile imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine uygun olup olmadığının, uyuşmazlığa konu taşınmaza verilen fonksiyonların yer seçiminin uygunluğunun, uyuşmazlığa konu alanda belirlenen fonksiyonlar açısından alanın kendi içerisinde ve çevresi ile birlikte ulaşım kademelenmesi yönünden de incelenerek, belirlenen kullanımlarının değişiklik planlama esasları ve şehircilik ilkeleri yönünden uygunluğunun, doğal sit alanları ve arkeolojik sit alanları yönünden koruma, kullanma ilkeleri ile imar mevzuatına uygunluğunun tespiti amacıyla taşınmazın mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle:
” – Dava konusu …ada …sayılı parselin 8.559,25 m2’lik kısmının, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün … tarih ve …sayılı kararı ile tescil edilen “I. Derece Arkeolojik Sit Alanı” içerisinde kaldığı, anılan kararda bu alanda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun … tarih ve …sayılı ilke kararındaki koruma kullanma koşulunun geçerli olduğu, dava konusu …ada …sayılı parselin doğusunda yer alan … sayılı parselde kaya mezarları, işlik parçası, duvar kalıntılarının tespit edildiği ve koruma alanı içerisinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’ndan izin alınmadan herhangi bir uygulama yapılmamasına karar verildiği,
– 1/5000 ve 1/1000 ölçekli ilk imar planı değişikliklerinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak 16.04.2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylandığı, bu plan değişikliklerine askı sürecinde yapılan itirazlar değerlendirilerek planların yeniden düzenlendiği ve 30.08.2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylandığı, onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planların Koruma Amaçlı Nazım ve Uygulama İmar planı olarak hazırlandığı, I. Derece Arkeolojik Sit alanının dava konusu parsel sınırları içerisinde yer alan kısmı plan sınırları içinde yer aldığı ve parsel ölçeğinde koruma amaçlı imar planı yapılamayacağı itirazı üzerine I. Derece Arkeolojik Sit alanı dava konusu …ada …parsel için yapılan planın plan sınırı dışında tutulduğu ve 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı olarak adlandırılarak 23.07.2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylandığı, ancak bu planlarda I. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırının yanlış işlendiğinin belirlenmesi ile planlar sınır düzeltilmesi suretiyle yeniden hazırlanan dava konusu planların 03.02.2021 tarihli, 3500 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylandığı, plan değişiklikleri ile … ada … sayılı parselin I. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırı dışında kalan 16306,58m2’lik alanın planlandığının görüldüğü,
– Dava konusu plan değişiklikleri ile verilen kullanım kararının, üst ölçekli planlarda bu bölge için önerilen kentsel yerleşme kararı ile çelişmediği, ancak, üst ölçekli planlarda net biçimde ortaya konmuş olan nüfus stratejilerine ilişkin yaratılan belirsizlik ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında uygulamaya esas olması gereken kademedeki bir planda kullanım kararına ilişkin olarak uygulamada yaratılan belirsizlik nedeniyle planların kademeli birlikteliği ilkesi açısından sorunlar ve aykırılıklar bulunduğu,
– Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen plan değişikliği koşulları oluşmadığı, plan bütünlüğü ve sürekliliği ile sosyal donatı alanlarında dengenin korunmadığı, dolayısıyla dava konusu plan değişikliklerinin ilgili yönetmeliklere ve planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu,
– Dava konusu planlarda önerilen ticaret + konut karma kullanımının niteliği, ticaret ve alanı olarak geliştirilmesi durumunda oluşacak donatı gereksinimi ve özellikle teknik altyapıya getireceği yük vb. konularda eksiklikler ve yetersizlikler bulunduğu ve bu durumun yarattığı belirsizliklerin şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından sakıncalı bulunduğu bu eksikliğin plan değişikliği sonucunda ortaya çıkacak sosyal ve teknik donatı alanı ihtiyacının yeterli düzeyde karşılanıp karşılanmadığı konusunda da belirsizlik yarattığı, bu durum da ilgili yönetmeliklere ve planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık taşıdığı,
– Plan bütünlüğü, tutarlılık ve gerekli sosyal ve teknik donatı alanları açısından bu ölçekte bir planda gelişme konut alanı için yoğunluk kararları gösteriliyor ise, Ticaret+Konut karma kullanım alanlarının içinde ne oranda ve yoğunlukta konut kullanımı öngörüldüğünün, burada yer seçebilecek ticaret türlerinin ne olduğunun ve ne miktarda olacağının uygulamaya esas olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kapsamında belirlenmesi gerektiği, bunun yapılmamış olmasının planda belirsizlik yarattığı, planlama esasları açısından önemli bir sorun ve eksiklik olduğu,
– Sosyal ve kültürel tesis alanının arkeolojik sit alanına isabet etmesi nedeniyle kaldırılmasının, zorunlu koşulların yarattığı bir durum olmakla beraber, sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren bir imar planı değişikliği yapılması sonucunun ortaya çıktığı, bu durumun Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırı olduğu, Özelleştirme İdaresinin yetki alanı dışında eşdeğer alan ayırması söz konusu olamadığı için eşdeğer alan da ayrılmadığı ve bu durumun da anılan yönetmeliğe aykırılık anlamına geldiği, dava konusu plan değişiklikleri ile çevre ve imar bütünlüğü bozularak planlama ve şehircilik ilkelerine aykırı bir uygulama yapıldığı,
– Davaya konu parsellerde öngörülen fonksiyonların yer seçimi erişilebilirlik nedeniyle doğru bir yer seçimi kararı olmadığı, erişimin zorlukları nedeniyle dava konusu plan değişiklikleri ile getirilen çeşitli kullanımların burada gerçekleşmesi sonucu ciddi bir erişim sorunu, trafik yoğunluğu, buna bağlı olarak yaşam ve mekan kalitesi sorunları yaşanacağı, bu nedenlerle dava konusu işlemde şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ile kamu yararına aykırılık bulunduğu,
– Dava konusu plan değişikliklerinin doğal sit alanları ve arkeolojik sit alanları yönünden koruma, kullanma ilkeleri ile imar mevzuatına aykırılık taşımadığı, taşınmazın içinde yer alan arkeolojik sit alanı nedeniyle burada parsel bazında plan değişikliği yapılması ve sit alanına bitişik konut alanları önerilmesinin de yer secimi olarak hatalı bir yaklaşıma işaret ettiği” tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile anılan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmazın 8.559,25 m2’lik kısmının, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve …sayılı kararı ile tescil edilen “I. Derece Arkeolojik Sit Alanı” içerisinde kaldığı, dava konusu imar planı değişikliği ile taşınmazın I. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırı dışında kalan 16306,58m2’lik alanın planlandığının görülmesi üzerine Danıştay Altıncı Dairesinin 04.03.2021 tarihli, E: 2021/2096 sayılı ara kararı ile dava dışı Kültür ve Turizm Bakanlığı Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulundan uyuşmazlığa konu taşınmazın arkeolojik sit alanında kalıp kalmadığı, taşınmaz üzerinde tescilli yapı ve/veya tescilli eser bulunup bulunmadığı, taşınmaz koruma alanında kalıyorsa dava konusu plan değişiklikleri yapılırken koruma kurulu kararı alınıp alınmadığının sorulması, buna ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine, ara kararına verilen cevapta, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve …sayılı kararıyla …ada …parsel sayılı taşınmaza yönelik hazırlanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının düzeltildiği şekliyle uygun bulunduğu, ancak Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve …sayılı kararı ile taşınmaza yönelik hazırlanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının, I. derece arkeolojik sit alanının tamamını kapsayacak şekilde bütüncül olarak hazırlanması gerektiğinden, Kurulun … tarih ve …sayılı kararının iptaline karar verildiği ifade edilerek ilgili kurul kararlarının dosyaya sunulduğu anlaşılmaktadır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 57. maddesinde, “korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile ilgili uygulamaya yönelik kararlar almak” koruma bölge kurulları, koruma yüksek kurulunun ilke kararları çerçevesinde olmak kaydıyla koruma kurullarının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun, doğal (tabi) sitler ve arkeolojik sit alanlarına yönelik koruma ve kullanma koşullarını belirleyen ilke kararları bulunmaktadır.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun “Arkeolojik Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları” başlıklı …… tarih ve …sayılı İlke Kararı’nda, I. derece arkeolojik sitlerin, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanları olduğu, ayrıca bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesine, imar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenmesine, bilimsel amaçlı kazıların dışında hiçbir kazı yapılamayacağı belirtilmiştir.
Taşınmazın bir kısmı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve …sayılı kararı ile tescil edilen I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalmakta olup anılan kararda bu alanda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun … tarih ve …sayılı ilke kararındaki koruma kullanma koşulunun geçerli olduğu koruma alanı içerisinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulundan izin alınmadan herhangi bir uygulama yapılmamasına karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile taşınmazın I. derece arkeolojik sit alanı sınırı dışında kalan kısmının planlandığı, sit alanı içerisinde kalan kısmının ise plan sınırı dışında bırakıldığı, planlama sürecinde Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve …sayılı kararı ile dava konusu imar planları için verilmiş olan uygun görüşün yine Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve …sayılı kararı ile iptal edilmiş olduğu anlaşıldığından, imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararları ve yapılaşma koşullarından taşınmazın I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan kısmının da etkileneceği gözönünde bulundurulduğunda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun uygun görüşü alınmaksızın taşınmazda planlama yapılamayacağından, dava konusu imar planı değişikliklerinin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun … tarih ve …sayılı ilke kararlarına aykırılık taşıdığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, Muğla ili, Bodrum ilçesi, …Mahallesi, …ada, …parsel sayılı taşınmaza yönelik Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak 04.02.2021 tarih ve 31385 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 03.02.2021 tarihli, 3500 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinin iptaline karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 07/12/2022 tarihinde, davacı vekili Av. …’un ve davalı idareler vekili Av. …’nin geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Özelleştirme kapsam ve programındaki mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, …Mahallesi, …ada, …parsel sayılı taşınmaz, Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında özel kanunlara tabi alanlardan Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi/Turizm Merkezi ve Doğal Karakteri Korunacak Alanlar başlığı altında yer alan Önemli Doğal Alan içerisinde Kentsel Yerleşik Alan kullanımında, Muğla-Bodrum-Yalıkavak Beldesi 1/25000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında kentsel yerleşme alanı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 25.10.2013 tarihinde onaylanan ve 20/08/2014 tarihli kararı ile kesinleşen 1/5000 ölçekli Yalıkavak Revizyon ve İlave Nazım İmar Planında konut alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, park ve yol alanı, 1/1000 ölçekli Yalıkavak Revizyon ve İlave Uygulama İmar Planında konut alanı, park ve yol alanı kullanımında kalmaktadır.
Özelleştirme Yüksek Kurulunun … tarihli, …sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınan …ada, …parsel sayılı taşınmaza dava konusu 03.02.2021 tarihli, 3500 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile ticaret-konut alanı, park, yol ve genel otopark kullanım kararı getirilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parça-larının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasında: “Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş, (Belediye) alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumlarının Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. İlgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir.” hükmü; Ek 3. maddesinde ise: “Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (…) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler.” hükmü yer almıştır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 3. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinin 8. alt bendinde; koruma amaçlı imar plânı, bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlar olarak tanımlanmış, 17. maddesinde; “Bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plân uygulamasını durdurur. Sit alanının etkileşim-geçiş sahası varsa 1/25.000 ölçekli plân kararları ve notları alanın sit statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilerek ilgili idarelerce onaylanır. Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma bölge kurulu tarafından üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenir. Belediyeler, valilikler ve ilgili kurumlar söz konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlı imar planı hazırlatıp incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna vermek zorundadır. Üç yıllık süre içinde zorunlu nedenlerle plan yapılamadığı takdirde koruma bölge kurulunca gerekçeli olarak bu süre uzatılabilir. Uzatılan süre içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları uygulanır. Sit alanlarına ilişkin tüm ölçeklerde yapılmış; koruma bölge kurullarının uygun görüşü alınarak yürürlüğe giren planların yargı kararları ile uygulamasının durdurulması veya iptal edilmesi halinde ilgili koruma bölge kurulunca geçiş dönemi yapılanma şartları yeniden belirlenir. Koruma bölge kurulunda görüşülen ve uygun görülen koruma plânları onaylanmak üzere ilgili idarelere gönderilir. İlgili idareler, koruma amaçlı imar planını en geç iki ay içinde görüşür ve varsa değişmesini istediği hususları koruma bölge kuruluna bildirir. Koruma bölge kurulunda bu hususlar değerlendirilir ve kurul tarafından uygun görülen haliyle planlar ilgili idarelere onaylanmak üzere gönderilir. Planlar koruma bölge kurulunun uygun gördüğü şekliyle ilgili idarelerce altmış gün içinde onaylanmak zorundadır. Bu süre içinde görüşülmeyen ya da onaylanmayan planlar kesinleşerek yürürlüğe girer. Koruma amaçlı imar planının yürürlüğe girmesiyle geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ayrıca karar almaya gerek kalmadan ortadan kalkar.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idarenin süre aşımı itirazına ilişkin olarak, dava konusu işlemin Cumhurbaşkanlığının 03.02.2021 tarihli ve 3500 sayılı kararıyla onaylanarak, 04.02.2021 tarih ve 31385 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığı, 17.02.2021 ile 19.03.2021 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, 02.03.2021 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Ehliyet itirazına ilişkin olarak, idarenin bütün eylem ve işlemlerinin yargısal denetime açık olduğu hukuk devletinde idarenin hukuka uygunluğunun sağlanmasında en etkin araçlardan biri “iptal davaları”dır.
İptal davalarındaki sübjektif ehliyet koşulu doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorundur. Dolayısıyla sübjektif ehliyet koşulunun, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir.
Nitekim; çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda sübjektif ehliyet koşulunun, bu durum dikkate alınarak yorumlanması gerektiğine ilişkin Danıştay kararları yerleşik içtihat niteliği kazanmıştır.
Bu saptamalar çerçevesinde uyuşmazlığa bakıldığında, komşu taşınmaz maliki olan davacıların dava konusu işlem ile kişisel, meşru ve güncel bir menfaat bağlarının bulunduğu sonucuna ulaşıldığından davalı idarenin ehliyet itirazı yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden:
Uyuşmazlık konusu imar planı değişikliklerinin dava konusu taşınmaz açısından geçmişten itibaren belirlenen fonksiyon/fonksiyonların değerlendirilmesi suretiyle, uyuşmazlık konusu edilen imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararlarının ve yapılaşma koşullarının çevre ve imar bütünlüğünü ve sosyal donatı dengesini bozucu nitelikte olup olmadığının, bozuyor ise sosyal donatı dengesini hangi yönlerden bozduğunun, üst ölçekli imar planları ile imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine uygun olup olmadığının, uyuşmazlığa konu taşınmaza verilen fonksiyonların yer seçiminin uygunluğunun, uyuşmazlığa konu alanda belirlenen fonksiyonlar açısından alanın kendi içerisinde ve çevresi ile birlikte ulaşım kademelenmesi yönünden de incelenerek, belirlenen kullanımlarının değişiklik planlama esasları ve şehircilik ilkeleri yönünden uygunluğunun, doğal sit alanları ve arkeolojik sit alanları yönünden koruma, kullanma ilkeleri ile imar mevzuatına uygunluğunun tespiti amacıyla 21.04.2021 tarihli Dairemiz kararı üzerine 08.07.2021 tarihinde naip üye …niyabetinde Prof. Dr. …, Prof. Dr. … ve Prof. Dr. …’dan oluşan bilirkişi kurulunun katılımıyla keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özet olarak :
” – Dava konusu …ada …sayılı parselin 8.559,25 m2’lik kısmının, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün … tarih ve …sayılı kararı ile tescil edilen “I. Derece Arkeolojik Sit Alanı” içerisinde kaldığı, anılan kararda bu alanda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun … tarih ve …sayılı ilke kararındaki koruma kullanma koşulunun geçerli olduğu, dava konusu …ada …sayılı parselin doğusunda yer alan …sayılı parselde kaya mezarları, işlik parçası, duvar kalıntılarının tespit edildiği ve koruma alanı içerisinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’ndan izin alınmadan herhangi bir uygulama yapılmamasına karar verildiği,
– 1/5000 ve 1/1000 ölçekli ilk imar planı değişikliklerinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak 16.04.2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylandığı, bu plan değişikliklerine askı sürecinde yapılan itirazlar değerlendirilerek planların yeniden düzenlendiği ve 30.08.2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylandığı, onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planların Koruma Amaçlı Nazım ve Uygulama İmar planı olarak hazırlandığı, I. Derece Arkeolojik Sit alanının dava konusu parsel sınırları içerisinde yer alan kısmı plan sınırları içinde yer aldığı ve parsel ölçeğinde koruma amaçlı imar planı yapılamayacağı itirazı üzerine I. Derece Arkeolojik Sit alanı dava konusu …ada … parsel için yapılan planın plan sınırı dışında tutulduğu ve 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı olarak adlandırılarak 23.07.2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylandığı, ancak bu planlarda I. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırının yanlış işlendiğinin belirlenmesi ile planlar sınır düzeltilmesi suretiyle yeniden hazırlanan dava konusu planların 03.02.2021 tarihli, 3500 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylandığı, plan değişiklikleri ile … ada … sayılı parselin I. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırı dışında kalan 16306,58m2’lik alanın planlandığının görüldüğü,
– Dava konusu plan değişiklikleri ile verilen kullanım kararının, üst ölçekli planlarda bu bölge için önerilen kentsel yerleşme kararı ile çelişmediği, ancak, üst ölçekli planlarda net biçimde ortaya konmuş olan nüfus stratejilerine ilişkin yaratılan belirsizlik ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında uygulamaya esas olması gereken kademedeki bir planda kullanım kararına ilişkin olarak uygulamada yaratılan belirsizlik nedeniyle planların kademeli birlikteliği ilkesi açısından sorunlar ve aykırılıklar bulunduğu,
– Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen plan değişikliği koşulları oluşmadığı, plan bütünlüğü ve sürekliliği ile sosyal donatı alanlarında dengenin korunmadığı, dolayısıyla dava konusu plan değişikliklerinin ilgili yönetmeliklere ve planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu,
– Dava konusu planlarda önerilen ticaret + konut karma kullanımının niteliği, ticaret ve alanı olarak geliştirilmesi durumunda oluşacak donatı gereksinimi ve özellikle teknik altyapıya getireceği yük vb. konularda eksiklikler ve yetersizlikler bulunduğu ve bu durumun yarattığı belirsizliklerin şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından sakıncalı bulunduğu bu eksikliğin plan değişikliği sonucunda ortaya çıkacak sosyal ve teknik donatı alanı ihtiyacının yeterli düzeyde karşılanıp karşılanmadığı konusunda da belirsizlik yarattığı, bu durum da ilgili yönetmeliklere ve planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık taşıdığı,
– Plan bütünlüğü, tutarlılık ve gerekli sosyal ve teknik donatı alanları açısından bu ölçekte bir planda gelişme konut alanı için yoğunluk kararları gösteriliyor ise, Ticaret+Konut karma kullanım alanlarının içinde ne oranda ve yoğunlukta konut kullanımı öngörüldüğünün, burada yer seçebilecek ticaret türlerinin ne olduğunun ve ne miktarda olacağının uygulamaya esas olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kapsamında belirlenmesi gerektiği, bunun yapılmamış olmasının planda belirsizlik yarattığı, planlama esasları açısından önemli bir sorun ve eksiklik olduğu,
– Sosyal ve kültürel tesis alanının arkeolojik sit alanına isabet etmesi nedeniyle kaldırılmasının, zorunlu koşulların yarattığı bir durum olmakla beraber, sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren bir imar planı değişikliği yapılması sonucunun ortaya çıktığı, bu durumun Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırı olduğu, Özelleştirme İdaresinin yetki alanı dışında eşdeğer alan ayırması söz konusu olamadığı için eşdeğer alan da ayrılmadığı ve bu durumun da anılan yönetmeliğe aykırılık anlamına geldiği, dava konusu plan değişiklikleri ile çevre ve imar bütünlüğü bozularak planlama ve şehircilik ilkelerine aykırı bir uygulama yapıldığı,
– Davaya konu parsellerde öngörülen fonksiyonların yer seçimi erişilebilirlik nedeniyle doğru bir yer seçimi kararı olmadığı, erişimin zorlukları nedeniyle dava konusu plan değişiklikleri ile getirilen çeşitli kullanımların burada gerçekleşmesi sonucu ciddi bir erişim sorunu, trafik yoğunluğu, buna bağlı olarak yaşam ve mekan kalitesi sorunları yaşanacağı, bu nedenlerle dava konusu işlemde şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ile kamu yararına aykırılık bulunduğu,
– Dava konusu plan değişikliklerinin doğal sit alanları ve arkeolojik sit alanları yönünden koruma, kullanma ilkeleri ile imar mevzuatına aykırılık taşımadığı, taşınmazın içinde yer alan arkeolojik sit alanı nedeniyle burada parsel bazında plan değişikliği yapılması ve sit alanına bitişik konut alanları önerilmesinin de yer secimi olarak hatalı bir yaklaşıma işaret ettiği” tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalı idare tarafından bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunulmuştur.
Dairemizce yapılan değerlendirme:
Yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgeler, davalı idarenin bilirkişi raporuna itirazı, Danıştay Altıncı Dairesinin 04.03.2021 tarihli, E: 2021/2096 sayılı ara kararı cevabı birlikte değerlendirildiğinde;
Her ne kadar dava konusu taşınmazın 8.559,25 m2’lik kısmının, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 10.05.2014 tarih ve 4373 sayılı kararı ile tescil edilen “I. Derece Arkeolojik Sit Alanı” içerisinde kaldığı, dava konusu imar planı değişikliği ile taşınmazın I. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırı dışında kalan 16306,58m2’lik alanın planlandığı görülmüş ise de,
Danıştay Altıncı Dairesinin 04.03.2021 tarihli, E: 2021/2096 sayılı ara kararı ile dava dışı Kültür ve Turizm Bakanlığı Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulundan uyuşmazlığa konu taşınmazın arkeolojik sit alanında kalıp kalmadığı, taşınmaz üzerinde tescilli yapı ve/veya tescilli eser bulunup bulunmadığı, taşınmaz koruma alanında kalıyorsa dava konusu plan değişiklikleri yapılırken koruma kurulu kararı alınıp alınmadığının sorulması, buna ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine, ara kararına verilen cevapta, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve 7255 sayılı kararıyla …ada …parsel sayılı taşınmaza yönelik hazırlanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının düzeltildiği şekliyle uygun bulunduğu, ancak Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve …sayılı kararı ile taşınmaza yönelik hazırlanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının, I. derece arkeolojik sit alanının tamamını kapsayacak şekilde bütüncül olarak hazırlanması gerektiğinden, Kurulun …tarih ve …sayılı kararının iptaline karar verildiği ifade edilerek ilgili kurul kararları dosyaya sunulmuştur.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 57. maddesinde, “korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile ilgili uygulamaya yönelik kararlar almak” koruma bölge kurulları, koruma yüksek kurulunun ilke kararları çerçevesinde olmak kaydıyla koruma kurullarının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun, doğal (tabi) sitler ve arkeolojik sit alanlarına yönelik koruma ve kullanma koşullarını belirleyen ilke kararları bulunmaktadır.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun “Arkeolojik Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları” başlıklı … tarih ve …sayılı İlke Kararında, I. derece arkeolojik sitlerin, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanları olduğu, ayrıca bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesine, imar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenmesine, bilimsel amaçlı kazıların dışında hiçbir kazı yapılamayacağı belirtilmiştir.
Uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 10.05.2014 tarih ve 4373 sayılı kararı ile tescil edilen I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalmakta olup anılan kararda bu alanda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun … tarih ve …sayılı ilke kararındaki koruma kullanma koşulunun geçerli olduğu koruma alanı içerisinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulundan izin alınmadan herhangi bir uygulama yapılmamasına karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, planlama sürecinde Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 24.10.2018 tarih ve 7255 sayılı kararı ile dava konusu imar planları için verilmiş olan uygun görüşün yine Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve …sayılı kararı ile alanın I. derece arkeolojik sit alanını da kapsayacak biçimde bütüncül olarak planlanması gerektiğinden bahisle iptal edilmiş olduğu anlaşıldığından, imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararları ve yapılaşma koşullarından taşınmazın I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan kısmının da etkileneceği göz önünde bulundurulduğunda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun uygun görüşü alınmaksızın alanda planlama yapılamayacağından, dava konusu imar planı değişikliklerinin kültür ve tabiat varlıklarını koruma mevzuatına, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İvedi Yargılama Usulü” başlıklı 20/A maddesi kapsamında kalan dava konusu işlemin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Keşif ve bilirkişi incelemesi için yatırılan gider avansından artan …TL’nin davacılara iadesine,
6. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,
7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 07/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.