Danıştay Kararı 6. Daire 2021/3102 E. 2022/8705 K. 18.10.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/3102 E.  ,  2022/8705 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/3102
Karar No : 2022/8705

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. ….

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kocaeli ili, Kartepe ilçesi, …, … ada … parsel sayılı taşınmazı kapsayan 1/1000 ölçekli uygulama imar planına yapılan itirazın kabulüne dair Kartepe Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararının değiştirilerek onanmasına ilişkin Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; Danıştay Altıncı Dairesi 14/02/2017 tarih ve E:2015/6823, K:2017/937 sayılı bozma kararına uyularak; 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında bölgenin ihtiyacı olan sosyal ve teknik alanların ayrılması maksadıyla 1/5000 ölçekli nazım imar planına göre farklılaştırma yapılabileceği anlaşıldığından, bu planda “tali iş merkezi” olarak planlanan parselin dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında “park alanı” planlanmasında plan yapım tekniklerine ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Plan yapılan alandaki park ve yeşil alan miktarının çok fazla olduğu, taşınmazının park alanı olarak planlanmasına ihtiyaç olmadığı, yüz ölçümü bu kadar küçük alanın park olarak kullanılmasının mümkün olmadığı ve fiilen bu alanın çöplüğe dönüşeceği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında park alanı olarak planlanan bu alanının üst ölçekli planlarda gösterilmediği, bu durumun planlama esaslarına aykırı olduğu, plan istikametinin taşınmaza gelindiğinde park alanı olarak belirlenmesi ile bozulduğu, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
1/5000 ölçekli nazım imar planında; “tali iş merkezi alanı” olarak planlanan uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yer alacak teknik ve sosyal donatı alanlarına ilişkin lejandların tablo şeklinde plan paftasına işlendiği ve plan notlarında bu alanların zemin yapısına göre yer seçiminin alt ölçekli uygulama imar planlarına bırakıldığına dair hükme yer verildiği, bunun üzerine anılan taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında; “ticaret alanı, kültürel tesis alanı, otopark alanı, park alanı ve imar yolu” olarak planlandığı, bu plana davacı tarafından askı süresi içerisinde taşınmazın ”park alanı” fonksiyonunun ”tali iş merkezi” olarak değiştirilmesi istemiyle yapılan itirazın Kartepe Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edildiği ancak bu kararın Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararıyla uygun görülmeyerek değiştirilerek onaylanması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
İşlem tarihindeki yürülükteki şekliyle 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun’un 6. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmıştır. Anılan Yasanın 8. maddesinde ise alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılan davada, İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; 1/5000 ölçekli nazım imar planında tür ve miktarları belirlenmiş kentsel ve sosyal teknik altyapı alanlarının, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile düzenlenmesi/ayrıntılandırılması ve bunun sonucunda davacı parselinin bir bölümünün kültürel tesis, otopark ve park alanı olarak ayrılmasının planların kademeliği birlikteliğine ve imar mevzuatına aykırılık taşımadığı, ancak davacının taşınmazının bir kısmının üzerinde planlanan park alanının, etrafının tümüyle çalışma alanlarıyla çevrili olduğu ve kuzeyinde yer alan ticari alanın arka bahçesi konumunda kaldığı, bir park alanında bulunması gereken açık-yeşil alan kimliğine sahip olmadığı, park düzenlemesinin yapılması halinde parka girişin sınırlı bir bölümden yapılabileceği ve alanın kalan bölümlerinin ise tümüyle yapılarla çevrili, güneşlenme-havalanma imkanı olmayan bir nitelik taşıyacağı, ölçeği itibariyle küçük bir semt parkı niteliğindeki bu alanın yakın çevresinde bu kullanımın hizmet edeceği yerleşik bir nüfusun bulunmadığı, böylesi bir alanda yapılacak park düzenlemesinin, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması gereği de gözetilerek anlamlı olmayacağı, konum ve işlevsellik açısından şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve plan tasarım tekniğine uygun olmadığı” görüş ve tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Yukarıda açıklanan bilirkişi raporlarındaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile taşınmazın bir kısmına isabet edecek şekilde planlanan ”park alanının”; planlama sahası içerisinde öngörülen yeşil alan sisteminin bir parçası olmadığı, etrafında bulunan çalışma alanlarında bulunan kişilere hizmet edecek bu kişilerin aktif olarak yararlanabileceği şekilde işlevsel açıdan uygun ve erişilebilirliği yüksek bir yerde planlanmadığı anlaşıldığından, yer seçimi, konumu ve fonksiyonu bakımından şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 18/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X)KARŞI OY:
Davacı tarafından 1/1000 ölçekli uygulama imar planında; “ticaret alanı, kültürel tesis alanı, otopark alanı, park alanı ve imar yolu” olarak planlanan taşınmazın bu plandaki ”park alanı” fonksiyonunun ”tali iş merkezi” olarak değiştirilmesi istemiyle yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. Diğer bir deyişle taşınmazındaki park alanı fonksiyonununun tamamının iptalini talep etmektedir.
Bakılan uyuşmazlığın, davacının anılan talebi göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi neticesinde, uyuşmazlık konusu park alanının bitişiğinde öngörülen kültürel tesis alanı ile birlikte bir komşuluk birimi oluşturduğu ve bu komşuluk biriminin bir parçası konumunda olduğu, yine bu park alanının çevresinde bulunan ticaret alanları arasında bağlantıyı sağlayan ve bu alanlara hizmet eden önemli yeşil alanlardan bir tanesi olduğu anlaşılmakla, bu alanın kullanım amacı da göz önünde bulundurulduğunda yer seçiminin, konumunun, büyüklüğünün, fonksiyonunun şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı ve kentsel ihtiyaçlar açısından uygun olduğu, kaldırılmasının bölgedeki sosyal donatı dengesini bozacağı, park alanının komşuluğundaki diğer fonksiyonlardan yollarla ayrıştırılarak bir ada halinde planlanması planlama tekniği açısından daha uygun olmakla birlikte bu hususun tek başına park fonksiyonunun kaldırılmasını gerektirmediği sonucuna ulaşıldığından davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.