Danıştay Kararı 6. Daire 2021/320 E. 2022/10934 K. 08.12.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/320 E.  ,  2022/10934 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/320
Karar No : 2022/10934

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kocaeli ili, Kartepe ilçesi, …Mahallesi, … Mevkii, … ve … parsel sayılı mülkiyeti hazineye ait, Milli Savunma Bakanlığına tahsisli taşınmazları kapsayan alanda Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonuna yönelik itirazın reddine ilişkin Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planıyla alana getirilen planlama kararlarının üst ölçekli plan kararlarıyla uyumlu olduğu, planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlandığı, üst ölçekli planın dava konusu edilmediği, planın hazırlık aşaması için gerekli olan kurum görüşlerinin elde edilmiş olduğu, plan açıklama raporunda gerekli analiz ve incelemelere yer verildiği, dava konusu planın şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 14’üncü maddesinin g bendi gereği dava konusu nazım imar planında askeri alan olarak gösterilen “askeri havaalanının” konuşlandığı ana taşınmaza bitişik konumda bulunan … ve …parsel sayılı taşınmazların havaalanı bütünü içinde kalmasından dolayı askeri alan olarak gösterilmesi gerektiği, askeri yasak ve güvenlik bölgeleri ile Milli Savunma Bakanlığına tahsisli ve tahsissiz olarak kullanılan veya kullanılmak üzere muhafaza edilen yerlerde ve çevresinde yapılacak imar planları ile değişikliklerinin onaylanmasından önce uygun görüşlerinin alınması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Kocaeli ili, Kartepe ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … ve … parsel sayılı mülkiyeti hazineye ait, Milli Savunma Bakanlığına tahsisli, Deniz Hava Komutanlığı sorumluluğunda bulunan taşınmazların park ve dinlenme alanı olarak belirlenmesine yönelik 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylandığı, anılan plana karşı davacı tarafından askı süresi içerisinde itiraz edilerek taşınmazların askeri alan olarak belirlenmesinin talep edildiği, söz konusu itirazın Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile taşınmazların park ve dinlenme alanı olan kullanımlarının havaalanı olarak değiştirilmesi suretiyle tadilen onaylanması üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihindeki yürülükteki şekliyle nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 6. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmıştır. Anılan Kanunun 8. maddesinde ise alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İmar planları, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla, kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan, ulaşım, hizmet ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantılar göz önüne alınarak hazırlanır.
Toplum yaşamını yakından etkileyen fiziksel çevrenin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması ve toprağın koruma-kullanma dengesinin en rasyonel biçimde belirlenmesi için hazırlanan imar planlarının yargısal denetiminde, planlanan yöredeki taşınmazların imar planında tahsis edildikleri amaçlar yönünden; mevzuata, üst ölçekli planlara şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına uygun olup olmadığının detaylı bir şekilde incelenmesi gerekmektedir.
Yukarıda detaylarına yer verilen düzenlemeler doğrultusunda, nazım imar planlarının, arazilerin genel kullanılış biçimleri ile gelişme yön ve büyüklüklerinin belirlendiği genel nitelikli planlar olduğu, uygulama imar planlarının ise; üst ölçekli nazım imar planında getirilen fonksiyon kararına uygun olmanın yanı sıra, ölçeği gereği bu plandan farklı olarak, yapı adalarını ve yoğunluklarını, düzenini, yolları, parselasyona esas etapları ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren uygulamaya yönelik planlar olduğu açıktır.
Dava konusu nazım imar planında gösterim tekniği itibarıyla farklı bir uygulama getirildiği, genel yerleşim yön ve büyüklüğüne göre 8 farklı planlama bölgesi oluşturulduktan ve her bölgede yer alacak teknik ve sosyal donatı alanlarının tür ve büyüklüklükleri belirlendikten sonra, planda gelişme konut alanı olarak belirlenen yerlerde bu alanların büyüklükleri değiştirilmeksizin zemin yapısına göre yer seçiminin alt ölçekli uygulama imar planlarına bırakıldığı, bu gösterimle ilgili 1.2.4 ve 2.1.2 sayılı plan notlarının düzenlendiği, ayrıca nazım imar planı paftasına her bölgede yer alacak teknik ve sosyal donatı alanlarının lejandlarının her bölgenin üzerinde ayrı ayrı olmak üzere tablo şeklinde işlendiği görülmüştür.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kartepe planlama bölgesi 1/5000 ölçekli nazım imar planı plan notları incelendiğinde, Genel Hükümler başlığında 1.2.4 sayılı plan notunda “Bu planda (uygulama imar planı yapılacak alan sınırı) çizilerek belirlenmiş alanlarda; plan üzerinde ifade edilen ve alan büyüklükleri belirtilen sosyal ve teknik altyapı alanlarının oluşturulacağı alanlar, büyüklüklükleri belirtilen sosyal ve teknik altyapı alanlarının oluşturulacağı alanlar, büyüklükleri değiştirilmeksizin, zemin yapısına, topoğrafyaya, ulaşıma, doğal verilere vb. bağlı olarak 1/1000 ölçekli uygulama imar planında belirlencektir” ve 2.1.2 Gelişme Konut Alanları başlığı altında ise “Gelişme konut alanlarında plan üzerinde ifade edilen ve alan büyüklükleri belirtilen sosyal ve teknik altyapı alanlarının oluşturulacağı alanlar, büyüklükleri değiştirilmeksizin, zemin yapısına, topoğrafyaya, ulaşıma, doğal verilere vb. bağlı olarak 1/1000 ölçekli uygulama imar planında belirlenecektir” şeklinde düzenleme yapıldığı ve 1/5000 ve 1/1000 ölçekli plan paftaları incelendiğinde anılan plan notları sonucunda 1/5000 ölçekli plan sınırları içerisinde gelişme konut alanlarında gösterilmeyen sosyal ve teknik altyapı alanlarının 1/1000 ölçekli uygulama imar planına işlendiği görülmüştür.
Görüldüğü üzere, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında uygulama imar planı yapılacak alan sınırlarıyla gösterilen alanlarda ve gelişme konut alanlarında plan paftası üzerinde söz konusu alanda yer alacak sosyal ve teknik altyapı alanlarının tür ve büyüklüklerinin belirlendiği ancak yer seçiminin uygulama imar planına bırakıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat ve açıklamalar kapsamında oldukça büyük bir alanda olması öngörülen sosyal ve teknik altyapı alanlarının nazım imar planının ölçeği, tanımı ile uygulama imar planını yönlendirme işlevi dikkate alındığında yer itibarıyla 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmesi gerekmekte olup dava konusu nazım imar planının ise ölçeğin gerektirdiği ayrıntı düzeyinde hazırlanmadığı, bu haliyle plan yapım yöntem ve tekniklerine uygun olmadığı açıktır. Zira 1/5000 ölçekli nazım imar planı bütününde bazı yerlerde sosyal ve teknik altyapı alanları gösterilmiş, bazı yerlerde ise alt ölçekli plana bırakılmıştır. Planlamadaki bu aykırılık dava konusu planın tümünü hukuka aykırı hale getirmektedir.
Nitekim, Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih, … sayılı, … tarih, … sayılı ve … tarih, … sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının iptali istemiyle başka taşınmaz sahipleri tarafından açılan davalarda, Mahkemelerce kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarının imar mevzuatına aykırı bir biçimde şematik olarak gösterildiği, fiziki mekan anlamında planlanmadığı, kentsel mekandaki gösterimlere/kararlara ilişkin herhangi bir mekansal tanımlama yapılmadığı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ölçeğinin işlevsiz bırakıldığı, böylelikle ölçekler arasındaki hiyerarşik uyumun bozulduğu, jeolojik ve jeoteknik etüd raporunda AJE-2 olarak belirlenen alanlar için kısıtlılıkların planlara işlenmesi gerektiği, aynı raporda plan dışı bırakılan alanların planlama sahasına dahil edilerek fonksiyonlandırıldığı, bu bağlamda analitik etütlere aykırı bir plan kararı verildiği genel gerekçesiyle 1/5000 ölçekli nazım imar planın iptaline karar verildiği ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin kararların temyizi neticesinde Dairemizce onanmasına karar verildiği görülmüştür.
Öte yandan, dava konusu planlama çalışmasında Milli Savunma Bakanlığının … tarih … sayılı yazısının dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı kapsamında kurum görüşü olarak kabul edildiği belirtilmiş ise de anılan görüşün askeri alanların planlara işlenmesinden ibaret olduğu, uyuşmazlığa konu taşınmazlara ilişkin görüş alınmadığı dosya kapsamından anlaşılmış olup dava konusu planda bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 08/12/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.