Danıştay Kararı 6. Daire 2021/3543 E. 2022/7352 K. 22.06.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/3543 E.  ,  2022/7352 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/3543
Karar No : 2022/7352

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …
2- …
VEKİLLERİ : Av. …

İSTEMİN ÖZETİ : Ankara ili, Çankaya ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselde yer alan taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında “İlkokul alanı” olarak ayrıldığı halde uzun yıllar kamulaştırılmayarak mülkiyet haklarının kısıtlandığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00-TL’nin (ıslah sonrası 205,690,00 TL) taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, “Davacıya ait taşınmazın imar planında “Temel eğitim alanı” olarak belirlenmesi nedeniyle 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 3 ay içinde bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programının belediyece hazırlanmaması ve bunun sonucunda taşınmazının kamulaştırılmaması nedeniyle davacının mülkiyet hakkının belirsiz bir süre ile kısıtlandığı ve bu kısıtlamanın kaldırılmadığının sabit olması karşısında, taşınmaz malın değerinin belirlenerek ilgilisine ödenmesi gerektiği” gerekçesiyle davacıların tazminat isteminin kabulüne, … için 67.540,00 TL, … için ise 138.150,00 TL taşınmaz bedelinin belirlendiği 28/01/2019 tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece her bir davacıya ödenmesi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yapılan istinaf başvurusunun, Mahkeme kararının tazminata uygulanacak faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmının düzeltilerek reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasının ikinci bendinde, temyiz incelemesi sonucu Danıştay’ın kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tam yargı davaları, adli yargıdaki fiili el atma nedeniyle açılan kamulaştırmasız el atma davalarından farklı olarak; 3194 sayılı Kanun kapsamında açılan davalar olduğundan hükmedilecek faizin; dava açma tarihi itibarıyla talep edilen miktar için dava tarihinden, miktar artırım (ıslah) dilekçesiyle artırılan kısım için ise ıslah tarihinden itibaren hesaplanması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davanın 31/07/2019 tarihinde her bir davacı için 1.000-TL, toplam 2000-TL istemli açıldığı, keşif bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra 21/10/2020 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile davacı … için 67.540,00-TL, davacı … için 138.150,00-TL olarak ıslah edildiği anlaşılmakta olup, bu sebeple temyize konu kararda, hükmedilen toplam bedelin 2.000,00-TL’lik kısmına dava tarihi (31/07/2019) itibarıyla, kalan kısmına (Islahla artırılan kısmına) ıslah tarihi (21/10/2020) itibarıyla faiz işletilmesi gerektiği halde, hükmedilen tazminat bedelinin tamamına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verildiği anlaşıldığından, hüküm kısmının 2. fıkrasında yer alan;
“2- Mahkeme kararında geçen “… için 67.540,00 TL, … için ise 138.150,00 TL’nin taşınmaz bedelinin belirlendiği 28/01/2019 tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece her bir davacıya ödenmesine” ilişkin kısmının “… için 67.540,00 TL, … için ise 138.150,00 TL’nin dava tarihinden (31/07/2019) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece her bir davacıya ödenmesine” şeklinde düzeltilmesine, “
şeklindeki ifadenin,;
“2- Mahkeme kararında geçen ‘… için 67.540,00 TL, … için ise 138.150,00-TL’nin taşınmaz bedelinin belirlendiği 28/01/2019 tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece her bir davacıya ödenmesine’ ilişkin kısmının ‘… için 67.540,00-TL’nin 1.000,00-TL’lik kısmına dava açma tarihinden (31/07/2019), 66.540,00-TL’lik kısmına ıslah tarihinden (21/10/2020) itibaren, … için ise 138.150,00-TL’nin 1.000,00-TL’lik kısmına dava açma tarihinden (31/07/2019), 137.150,00-TL’lik kısmına ıslah tarihinden (21/10/2020) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece her bir davacıya ödenmesine’ şeklinde düzeltilmesine, “
şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 22/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY (X):
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde; “1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar. 2. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar. 3. Kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hâllerinde kesinleşen kısım Danıştay kararında belirtilir. 4. Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır. 5. Temyize konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim aynı davanın temyiz incelemesinde görev alamaz.” hükmü, 50. maddesinin 3. fıkrasında ise; “Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir.” hükmü yer almaktadır.
Anılan hüküm ile yargılamanın hızlı ve etkin bir şekilde yapılabilmesi bakımından usul ekonomisi gözetilerek, temyiz incelemesi sonucu yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, kararın Danıştay tarafından düzeltilerek onanması imkanı getirilmiş ve esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılması amaçlanmıştır. Öte yandan; Danıştayca verilen bozma kararları üzerine, bölge idare mahkemelerinin, bozma kararında yazılı esaslara uygun olarak karar verme ya da ilk kararlarında ısrar etme imkanları bulunmaktadır.
Temyiz incelemesinde; incelemeye tabi karardaki gerekçenin değiştirilmesi veya maddi hata ve yanlışlıkların düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanması mümkün olmakla birlikte, hükmün sonuç ve kapsamını değiştirecek şekilde hukuki değerlendirme ve tartışma gerektiren konularda düzeltme yapılması mümkün değildir.
Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesince kabulüne karar verilen toplam 205,690,00-TL’nin yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine karar verildiği, anılan karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, İdari Dava Dairesince, davanın kabulüne ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddine tazminat bedeli olarak hükmedilen tutara uygulanacak faizin başlangıç tarihlerinin ise düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bakılan davanın temyiz incelemesinde; kararın hüküm fıkrasında, 2577 sayılı Kanunun 49/1. maddesi kapsamında düzeltme yapılması mümkün olmadığı halde, yasal faizin başlatılacağı tarihin maddi hata ya da düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık olarak kabul edilmek suretiyle, İdari Dava Dairesi kararının düzeltilerek onanması usul hükümlerine aykırılık oluşturduğu gibi, hükmün sonucunu değiştirecek şekilde düzeltme yapılması, İdari Dava Dairesine Kanun hükmü ile tanınan ısrar edilebilme imkanını da ortadan kaldırmaktadır.
Bu durumda; temyize konu İdari Dava Dairesi kararının düzeltilerek onanan kısmının, maddi hata ya da düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık kapsamında değerlendirilemeyeceği, öte yandan, temyiz isteminin, yasal faizin başlangıç tarihine yönelik kısmı yönünden de reddedilerek kararın aynen onanması gerektiği düşüncesiyle, temyize konu İdari Dava Dairesi kararının tazminat miktarına uygulanacak faizin başlangıç tarihinin düzeltilerek onanmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.