Danıştay Kararı 6. Daire 2021/4256 E. 2022/9882 K. 17.11.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/4256 E.  ,  2022/9882 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/4256
Karar No : 2022/9882

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

DAVACI YANINDA MÜDAHİL : …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 09/03/2020 tarih ve E:2018/3305, K:2020/3355 sayılı bozma kararına uyularak … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının hissedarı olduğu Antalya İli, Konyaaltı İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın 1/25000 ölçekli ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında değişiklik yapılarak “arıtma tesis alanı”ndan çıkartılması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı işlemi ile taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında değişiklik yapılarak “arıtma tesis alanı”ndan çıkartılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … Belediye Başkanlığının … tarihli, … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın imar planlarında hali hazırda sosyal ve teknik alt yapı alanı niteliğindeki “günübirlik tesis alanı”nda kaldığı, taşınmazın bu kullanımdan çıkartılması halinde bulunduğu bölgede aynı kullanıma ayrılabilecek eşdeğer bir alan bulunup bulunmadığının davalı idarelerden sorulduğu, davalı idarelerce verilen cevap yazılarında bu şekilde bir eşdeğer alan ayrılmadığının belirtildiği, bu itibarla “günübirlik tesis alanı”nın kaldırılabilmesinin ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması koşuluyla mümkün olacağı, somut olayda bu şekilde bir eşdeğer alan bulunmayışı karşısında dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, mahkemece imar planlarında taşınmazın “günübirlik tesis alanı”ndan çıkartılması halinde bölgede aynı kullanıma ayrılabilecek eşdeğer bir alan bulunup bulunmadığının davalı idarelerden sorulduğu, davalı idarelerce verilen cevaplarda “günübirlik tesis alanı”nın sosyal ve teknik alt yapı alanı niteliğinde olmadığı, dolayısıyla anılan kullanımın kaldırılabilmesi için eşdeğer alan ayrılmasının gerekli olmadığının belirtildiği, mahkemece bu cevapların tam tersine bir değerlendirme yapılarak “günübirlik tesis alanı”nın sosyal ve teknik alt yapı alanı sayıldığı, bu değerlendirmeden yola çıkılarak imar planlarında taşınmazın “günübirlik tesis alanı”ndan çıkartılması halinde bölgede aynı kullanıma ayrılabilecek eşdeğer alan bulunmadığı sonucuna varıldığı, oysa davalı idarelerce verilen cevaplarda taşınmazın bulunduğu bölgede günübirlik tesis alanı” olarak ayrılabilecek bir yerin bulunup bulunmadığı ile ilgili bir bilgiye yer verilmediği, dolayısıyla mahkemenin vardığı bu sonucun da dayanaksız ve isabetsiz olduğu, ayrıca davanın, açıldığı tarihteki maddi ve hukuki koşullara göre incelenmesi gerektiği, davanın devamı sırasında yapılan plan değişiklikleri ile taşınmazın kullanım kararında değişiklik yapılmasının göz önünde bulundurulmaması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:
… Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
… Belediye Başkanlığı tarafından; savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ:Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından, hissedarı olduğu Antalya İli, Konyaaltı İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın 1/25000 ölçekli ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında değişiklik yapılarak “arıtma tesis alanı”ndan çıkartılması istemiyle … Büyükşehir Belediye Başkanlığına ve taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında değişiklik yapılarak “arıtma tesis alanı”ndan çıkartılması istemiyle Konyaaltı Belediye Başkanlığına başvurulmuştur. … Belediye Başkanlığınca … tarihli, … sayılı yazıyla başvuru reddedilirken … Büyükşehir Belediye Başkanlığınca başvuruya herhangi bir cevap verilmeyerek reddedilmiş, bu işlemlerin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Davacının imar planı değişiklikleri yapılarak taşınmazının imara açılması istemiyle yaptığı başvuruların reddine ilişkin işlemlerin yargısal denetiminin halihazır durum itibariyle yapılması gerektiğinden her ne kadar davacı başvurusunun yapıldığı tarihten sonra yürürlüğe girmişse de uyuşmazlığın çözümünde Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin uygulanması gerekmektedir.
Anılan Yönetmeliğinin 5. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, “Sosyal altyapı alanları: Birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreatif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik kamu veya özel sektör tarafından yapılan eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlara verilen genel isimdir.” tanımına ve (k) bendinde ise, “Teknik altyapı alanları: Kamu veya özel sektör tarafından yapılacak elektrik, petrol ve doğalgaz iletim hatları, içme ve kullanma suyu ile yer altı ve yer üstü her türlü arıtma, kanalizasyon, atık işleme tesisleri, trafo, her türlü enerji, ulaştırma, haberleşme gibi servislerin temini için yapılan tesisler ile açık veya kapalı otopark kullanışlarına verilen genel isimdir.” tanımına yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 26. maddesinde, “İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır.
(2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz.
(3) İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için:
a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır.
b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir…” düzenlemesine yer verilmiştir.
Yönetmeliğin eki imar planı gösterimleri listelerinde ise “günübirlik tesis alanı” gösterimine “turizm alanları” başlığı altında yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen düzenlemelerden “günübirlik tesis alanı”nın sosyal ve teknik alt yapı alanı niteliğinde olmadığı, aksine turizm alanlarından sayıldığı, bu nedenle imar planlarında değişiklik yapılarak herhangi bir “günübirlik tesis alanı”nın kaldırılması durumunda aynı hizmet etki alanı içerisinde eşdeğer yeni bir alan ayrılmasının gerekli olmadığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu taşınmazın halihazırda imar planlarında “günübirlik tesis alanı”nda kaldığı, bu kullanımın sosyal ve teknik alt yapı alanı niteliğinde olmadığı, ayrıca davalı idarece verilen cevaplarda taşınmazın bulunduğu bölgede “günübirlik tesis alanı” olarak ayrılabilecek eşdeğer alan bulunmadığına dair bir bilginin yer almadığı, dolayısıyla mahkemece tam aksi yönde yapılan değerlendirme ve varılan sonuca göre verilen temyize konu kararda isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, gerekirse taşınmaz mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak imar planı değişikliğiyle taşınmaza imar planlarındaki mevcut kullanım kararı yerine davacının talep ettiği gibi imarlı alan (konut, ticaret v.b.) kullanımı verilmesinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olup olmadığı ortaya konulduktan sonra dava hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, mahkemece davacı yanında müdahilin mahkeme kararında davanın tarafları arasında gösterilmemesi nedeniyle verilen ve işin esasına dair herhangi bir değerlendirme içermeyen bozma kararına uyularak işin esası hakkında yeni bir karar verilmiş olmasının da yargılama usulüne uygun olmadığı açıktır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçe ile reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4.2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 17/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.