Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/5654 E. , 2022/9968 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/5654
Karar No : 2022/9968
KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Plastik Kauçuk San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının değişik gerekçe ile onanmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 14/10/2020 tarih ve E:2016/1726, K:2020/9388 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan … Mahallesi Güneyi 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile bu plana yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporun ve dosyanın birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmazın konut alanı olarak işlevlendirilmesinin, alandaki fiili kullanımla örtüşmediği ve halihazırda faaliyet gösteren büyük ölçekli sanayi tesisinin işlevsel bütünlüğünü bozduğu sonucuna varıldığından, 1/5000 ölçekli Büyükçekmece İlçesi … Mahallesi Güneyi Nazım İmar Planı’nın İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … parsel sayılı taşınmaz açısından, kamu yararına, şehircilik ilkelerine, bütüncül planlama anlayışına uygun bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davalının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, dava konusu taşınmazla ilgili verilen planlama kararı sonucunda taşınmazın fonksiyonu ile bu taşınmaza yakın konumdaki taşınmazlara verilen fonksiyonlar ve arazi kullanım durumları karşılaştırıldığında, davaya konu edilen parselin mevcut yapı ve kullanımına bakılmaksızın konut alanı olarak planlanmasının alandaki fiili kullanımla örtüşmediği ve halihazırda faaliyet gösteren büyük ölçekli sanayi tesisinin işlevsel bütünlüğünü bozduğu açık olmakla birlikte parselin konut dışı kentsel çalışma alanı fonksiyonuna ayrılması anlamı taşımayacağı, parselin hemen komşuluğundaki parsellerin de konut alanı fonksiyonda belirlendiği bu nedenle dava konusu parsel yerine adanın tamamının değerlendirilmesi ya da dava konusu parselin müstakil bir ada oluşturup oluşturmayacağının planlanması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle değişik gerekçe ile onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI: Davalı tarafından, uyuşmazlık konusu taşınmazın 15.06.2009 tarihli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında havza içi rehabilite edilecek alan ile uzun mesafeli havza koruma kuşağı sınırları içinde yer aldığı, bu nedenle getirilen plan kararları ile içme suyu havzalarını korunmasının amaçlandığı, uzun mesafeli havza koruma kuşağı alanında kimsayal madde üretim tesisi, kimyevi madde depoları ve akaryakıt dolum tesisileri gibi fabrika veya tesislerin bulunmasının uygun olmadığı, dava konusu imar planının üst ölçekli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının amaç, ilke ve hedefleri doğrultusunda kurum görüşleri dikkate alınarak hazırlandığı ileri sürülerek Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki “Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır.” kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçildi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 14/10/2020 tarih ve E:2016/1726, K:2020/9388 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : 15.06.2009 tarihli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kısmen havza içi rehabilite edilecek alan, kısmen uzun mesafeli havza koruma kuşağı sınırları içinde yer alan uyuşmazlık konusu İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … sayılı parsel sayılı taşınmaza, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı kabul edilen ve 18.04.2013 tarihinde Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından onaylanan 1/5000 ölçekli … Mahallesi Güneyi Nazım İmar Planı ile “40 ki/ha meskun az yoğunlukta konut yerleşme alanı” ve “18. madde uygulama sınırı”, “uzun mesafeli havza koruma kuşağı” kullanım kararları getirilmiştir. 15.08.2013- 16.09.2013 tarihleri arasında askıya çıkarılan 1/5000 ölçekli … Mahallesi Güneyi Nazım İmar Planına davacı tarafından, taşınmazın üzerinde sanayi tesisi bulunduğu bu nedenle konut dışı kentsel çalışma alanı olarak planlanması gerektiği ileri sürülerek 13.09.2013 tarihinde itiraz edilmiş, bu itirazın zımnen reddi üzerine anılan planın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan; uygulama imar planı da; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış, aynı Kanunun 6. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde ise, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanması zorunluluğu getirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta dava konusu taşınmaz ve yakın çevresi 15.06.2009 tarihli 1/100.000 ölçekli İstanbul İl Çevre Düzeni Planında havza içi rehabilite edilecek alan sınırı içinde kalmakta olup bu planın uygulama hükümlerinin 8.4.1.3.1. maddesi uyarınca, “havza içi rehabilite edilecek alan içme suyu havzalarının “havza içi yapı yasaklı alanlar” dışındaki yapılaşmış alanlarını kapsamaktadır. Havza içi rehabilite edilecek alanlardaki nüfus, yoğunluk, kullanımlar ve yapılaşma koşulları içme suyu havzalarının korunması ve kontrolüne ilişkin mevzuat göz önünde bulundurularak alt ölçekli planlarda belirlenecektir.”, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının 12. sayılı “Havza Alanları” başlıklı plan notunun 12.3. sayılı maddesinde ise “Uzun mesafeli koruma alanlarında; tuz ile metal sertleştirme, metal kaplama, asitle yüzey temizleme, tekstil boyama ve emprime baskı, hurda plastik yıkama, liftli yıkama-yağlama, yanıcı, parlayıcı, patlayıcı kimyasal madde depoları, imalatından sanayi atıksuyu kaynaklanan kimsayal madde üretim tesisleri, hurda kağıttan kağıt imal tesisleri, ham deri işleme, asit imal ve dolum yerleri, zirai mücadele ilacı imal ve dolum yerleri, pil, batarya, akü imal yerleri, gres yağ fabrikaları, domuz çiftlikleri, ilaç sentez fabrikaları, ağır metal tuzu üretimi, cam yıkama, yün yıkama, endüstriyel ve evsel katı atık nihai depolama merkezleri, kimyevi madde depoları ve akaryakıt dolum tesisleri ile ilgili yapı ve faaliyet yapılamaz.” düzenlemesi yer almaktadır.
Uyuşmazlıkta, idare mahkemesi kararına esas alınan bilirkişi raporunda, taşınmazın Büyükçekmece su toplama havzası sınırları içinde kaldığı ve dava konusu imar planının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında “havza içi rehabilite edilecek alanlar” fonksiyonu ile uyum içerisinde olduğu, söz konusu taşınmazın bu doğrultuda hazırlandığı, ancak konut alanı fonksiyonunun alandaki fiili kullanımla örtüşmediği, halihazırda faaliyet gösteren büyük ölçekli sanayi tesisinin işlevsel bütünlüğünü bozduğu görüş ve kanaatine ulaşılmış ise de, dava konusu planlama işlemi ile de üst ölçekli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının gösterdiği ilkeler doğrultusunda hareket edilerek yalnız davacı parseli özelinde değil, yakın çevresinde yer alan taşınmazlara da konut kullanım kararı verildiği, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile üst ölçekli çevre düzeni planından gelen ve havza alanlarının sanayi alanlarından arındırılması yönündeki karar doğrultusunda planlama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 1/100.000 ölçekli İstanbul İl Çevre Düzeni Planına ve bu planın amaçlarına uygun olarak hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planının davacı parseline ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 22/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.