Danıştay Kararı 6. Daire 2021/6332 E. 2022/5088 K. 21.04.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/6332 E.  ,  2022/5088 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/6332
Karar No : 2022/5088

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …, Av. …
2- (DAVALI) … Bakanlığı – ANKARA
VEKİLİ : Av. …

DİĞER DAVALI : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF : 1- … Bakanlığı 2- … Valiliği
3- …

İSTEMİN ÖZETİ : Samsun İli, Atakum İlçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların imar planında eğitim tesisi alanı olarak belirlenmesi nedeniyle, mülkiyet hakkının kısıtlandığından bahisle taşınmazların değerine karşılık ıslah edilmek suretiyle belirlenen 620.921,56-TL’nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle istemiyle açılan davada; … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kesin olarak karar verilmesi üzerine, davacı tarafından yapılan bireysel başvuru neticesinde, Anayasa Mahkemesinin 10/12/2019 tarih ve 2016/39252 sayılı kararı ile Anayasanın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ve ihlal sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi üzerine, yeniden yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulü yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, İdare Mahkemesince, davacı taşınmazının dava tarihindeki değerinin tespiti amacıyla mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda, bilirkişi tarafından serbest piyasa araştırması yapılmak suretiyle elde edilen ve keşif tarihi itibariyle satışa sunulmuş ancak henüz satışı gerçekleşmemiş taşınmazların emsal alınması ve emsal karşılaştırma yönteminin kullanılması suretiyle taşınmazların dava tarihi ( 01/04/2016) itibarıyla m² değerinin 919,13 TL/m² olarak hesaplandığı, istinaf aşamasında davalı idarece taşınmaz değerinin çok yüksek belirlendiği yolundaki itiraz üzerine Dairelerinin E:2020/822 sayılı dosyasında bu defa vergi beyanı, resmi kurumlarca yapılmış kıymet takdiri, özel amacı olmayan emsal taşınmazların satış değeri, varsa emsal nitelikteki taşınmazların kamulaştırma bedeli gibi veriler kullanılmak suretiyle dava konusu taşınmazların gayrimenkul değerinin yeniden belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor istenildiği, bu karar üzerine aynı bölgede daha önce satışı gerçekleştirilmiş taşınmazların satış bedelleri üzerinden yeniden yapılan değerleme sonucu ise taşınmazın dava tarihi olan 22/04/2016 tarihi itibarıyla m² birim değerinin 921,83 TL/m² olarak hesaplandığı görüldüğünden, farklı tarihler ve girdiler kullanılmak suretiyle emsal karşılaştırma yöntemiyle yapılan iki değerleme arasındaki 2,70- TL/m²’lik farkın önceki raporu kusurlandıracak nitelikte bir fark olmadığı, İdare Mahkemesince karara esas alınan bilirkişi raporu ve bu rapora dayalı olarak verilen mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirir nitelikte görülmediği gerekçesiyle davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen açıklama eklenmek suretiyle, davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, kararın, ıslah dilekçesi ile arttırılan 619.921,56-TL’ye miktar arttırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren yasal faiz yürütülmesine ilişkin kısmına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, 619.921,56-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, davalı idare tarafından kabule ilişkin kısmı yönünden, davacı tarafından ise vekalet ücreti yönünden usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ : 1- Davacı tarafından, davalı … Bakanlığının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
2- Davalı idareler tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile eş değer özellikleri olan bir taşınmazın emsal taşınmaz olarak esas alınması suretiyle yeniden taşınmazın değerinin belirlenmesi için bilirkişilerden ek rapor alınmak veya gerekirse yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle yeniden karar verilmesi, ayrıca dava açma tarihi itibariyle talep edilen miktar için, dava tarihinden geçerli olmak üzere, ıslah edilen kısım için ıslah tarihi itibariyle hesaplanması gerektiği gerekçesiyle İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Dava konusu taşınmaza ilişkin başka bir hissedar tarafından aynı istemle açılan davada; … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin E:… sayılı dosyasında taşınmazların değerinin yeniden belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor istenildiği, bilirkişiler tarafından hazırlanan 15/12/2020 tarihli ek raporda, satışı gerçekleşmiş taşınmazın emsal taşınmaz olarak esas alınması suretiyle taşınmazların m² değerinin 22/04/2016 tarihi itibarıyla m² birim değerinin 921,83 TL/m² olarak belirlendiği, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Dairemizin 21/041/2022 tarih ve E:2021/5029, K:2022/5089 sayılı kararıyla onanmasına karar verildiği; temyize konu İdari Dava Dairesi kararıyla, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin E:… sayılı dosyasında alınan ek raporunun hükme esas alınması suretiyle, İdare Mahkemesince karara esas alınan bilirkişi raporu ve bu rapora dayalı olarak verilen mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirir nitelikte görülmediği gerekçesiyle davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen açıklama eklenmek suretiyle reddine karar verildiği dikkate alındığında; iş bu davada her ne kadar anılan ek bilirkişi raporu iş bu davanın taraflarına tebliğ edilmemiş ise de; Anayasanın 141. maddesinde yer alan davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması gerekiliği dikkate alındığında, yargılamanın hızlı bir şekilde ve en az giderle yapılabilmesi bakımından usul ekonomisi ilkesi gereğince, gerek iş bu davadaki dava konusu parsellerin, yukarıda belirtilen dosyadaki aynı taşınmazlara ilişkin olması, gerekse davacı vekilinin yukarıda belirtilen dosyanın da vekili olduğu, anılan dosyada ek bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmiş olması karşısında, anılan hususlar temyize konu İdari Dava Dairesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/04/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY:
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11. maddesinde; 15. madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulunca, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın; a) Cins ve nevini, b) Yüzölçümünü, c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsarlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini, d) Varsa vergi beyanını, e) Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini, f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini, g) Arsalarda, kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini, h) Yapılarda, resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını, ı) Bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri, esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerininin tespit edileceği belirtilmektedir.
Davaya konu taşınmaza emsal taşınmaz olarak, dava konusu taşınmazın çevresinin imar durumu özellikleri dikkate alınarak, dava konusu taşınmaza yakın mesafede, aynı yapılaşma koşullarına sahip, eş değer özellikleri olan; mümkün olduğunca dava tarihine en yakın tarihli satışı gerçekleşmiş ve satış bedeli belirli olan taşınmazların seçilmesi suretiyle değer tespitinin yapılması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, satışa sunulmuş olan satış ilanlarının emsal taşınmaz olarak esas alınması suretiyle dava konusu taşınmazın değerinin belirlendiği, dava konusu taşınmaza ilişkin başka bir hissedar tarafından aynı istemle açılan davada; … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin E:… sayılı dosyasında taşınmazların değerinin yeniden belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor istenildiği, bilirkişiler tarafından hazırlanan 15/12/2020 tarihli ek raporda, satışı gerçekleşmiş taşınmazın emsal taşınmaz olarak esas alınması suretiyle taşınmazların m² değerinin 22/04/2016 tarihi itibarıyla m² birim değerinin 921,83 TL/m² olarak belirlendiği, temyize konu İdari Dava Dairesi kararıyla, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin E:… sayılı dosyasında alınan ek raporunun hükme esas alınması suretiyle, İdare Mahkemesince karara esas alınan bilirkişi raporu ve bu rapora dayalı olarak verilen mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirir nitelikte görülmediği gerekçesiyle davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen açıklama eklenmek suretiyle reddine karar verildiği ve İdare Mahkemesince karara esas alınan satışa sunulmuş olan satış ilanlarının emsal taşınmaz olarak esas alınması suretiyle taşınmazın değerinin belirlendiği bilirkişi raporunun esas alınması suretiyle karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; bilirkişi raporunda satışı gerçekleşmiş somut taşınmazların, emsal taşınmaz olarak esas alınmak suretiyle dava konusu taşınmazın değer tespitinin yapılmadığı, öte yandan dava konusu taşınmaza ilişkin başka bir hissedar tarafından aynı istemle … İdare Mahkemesinin E:2020/63 sayılı dosyasında açılan davada, istinaf incelemesi aşamasında … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin E:… sayılı dosyasında taşınmazın değerinin yeniden belirlenmesi için bilirkişilerden ek rapor istenilmesi üzerine hazırlanan 15/12/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda ise; satışı gerçekleşmiş taşınmazın emsal taşınmaz olarak esas alındığı, emsal taşınmazın imar planında ayrık nizam, TAKS:0,20, Emsal:1,25, konut alanında kaldığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgedeki taşınmazların imar planında ayrık nizam 4 katlı, TAKS:0,40, konut alanında ve ayrık nizam, TAKS:0,30, Emsal:0,90/1,50, konut alanında kaldığının belirtildiği, bilirkişiler tarafından dava konusu taşınmazın çevresinin imar durum özellikleri dikkate alınarak, dava konusu taşınmazla aynı imar koşullarına sahip, eş değer özellikleri olan taşınmazın emsal taşınmaz olarak belirlenmediği, ayrıca anılan ek bilirkişi raporunun iş bu davanın taraflarına tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Bilirkişi raporunun verilmesi” başlıklı 280. maddesinde, bilirkişinin, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye vereceği, raporun verildiği tarihin rapora yazılacağı ve duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği; “Bilirkişi raporuna itiraz” başlıklı 281. maddesinin 1. fıkrasında ise, tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. Anılan hükümler uyarınca, Mahkemelerce esas hakkında karar verilmeden önce, bilirkişi raporunun birer örneğinin taraflara tebliğ edilmesi ve bilirkişi raporuna tarafların itiraz edebilmelerine olanak tanınması, uygulanması zorunlu bir usul kuralıdır.
Bu durumda; dava konusu taşınmazın başka bir hissedarı tarafından açılan diğer davada alınan ek bilirkişi raporunun, iş bu davanın taraflarına tebliğ edilmemesi sebebiyle anılan ek bilirkişi raporunun iş bu davanın taraflara tebliğ edilmeden ve taraflara rapora itiraz hakkı tanınmadan, dolayısıyla hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanması suretiyle karar verilmesinde usul hükümlerine uygunluk görülmediği ve anılan ek bilirkişi raporlarının iş bu davaya esas alınması mümkün olmadığından ve 2942 sayılı Kanunun 15. maddesi uyarınca en az üç kişilik bilirkişi kurulu teşkil edilmesi zorunlu olduğundan, İdare Mahkemesince bu raporun hükme esas alınması mümkün olmadığından, aralarında gayrimenkul değerleme uzmanının da bulunduğu en az üç kişilik yeni bir bilirkişi kurulu ile yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, dava konusu taşınmaza yakın mesafede, aynı yapılaşma koşullarına sahip, eş değer özellikleri olan; mümkün olduğunca dava tarihine en yakın tarihli satışı gerçekleşmiş ve satış bedeli belirli olan taşınmazların seçilmesi suretiyle, taşınmazların dava tarihindeki cins ve nevi, yüzölçümü, kıymetini etkileyecek bütün nitelik ve unsurları, her unsurun ayrı ayrı değeri, varsa vergi beyanı, varsa resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirleri, taşınmazın mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri, özel amacı olmayan emsal (uyuşmazlığa konu taşınmazın çevresinin imar planındaki kullanım biçimi, yapılaşma koşulları ve konumları açısından benzer özellikleri olan taşınmazlar arasından seçilmeli, davaya konu taşınmaz kadastro parseli ise; emsal alınacak taşınmaz da kadastro parseli olmalı ya da emsal parsel imar parseli ise, emsal taşınmazda kesilen düzenleme ortaklık payı oranı ölçüsünde davaya konu taşınmaz bedeli düşülerek taşınmazın gerçek bedeli belirlenmeli) satışlara göre satış değeri, bedele etki eden tüm kanuni veriler, imar verileri, taşınmazın özgün nitelik ve kullanım şekli, değeri etkileyen hak ve yükümlülükleri, gayrimenkul üzerinde ayni ve şahsi irtifak hakları ve gayrimenkul mükellefiyetleri vb. bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçülerin belirlenmesi suretiyle taşınmazların bedelinin tespit edilerek uyuşmazlığın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği, ayrıca hükmedilecek faizin; dava açma tarihi itibariyle talep edilen miktar için, dava tarihinden geçerli olmak üzere, ıslah edilen kısım için ıslah tarihi itibariyle hesaplanması gerektiği gerekçesiyle, İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.