Danıştay Kararı 6. Daire 2021/6740 E. 2022/10510 K. 01.12.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/6740 E.  ,  2022/10510 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/6740
Karar No : 2022/10510

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı yerde bulunan davacıya ait taşınmazda imara aykırı olarak yapı inşa edildiği ve yapının tamamının ruhsata bağlanma imkanının bulunmadığından bahisle Boğaziçi Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararı ile kabul edilerek İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve 2577 sayılı Kanun’un 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesi üzerine, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; işleme konu yapının üzerinde bulunduğu İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parselin, 22/07/1983 onanlı 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında kısmen “jeolojik alan” kısmen “tarım alanı” kısmen”yol” alanında kaldığı ve söz konusu planın kesinleşmiş olduğu, planda sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş olan taşınmaz üzerinde yapıldığı sabit olan yapıların ise Geçici 16.madde ile sağlanan haklardan yararlanma imkanı bulunmadığı anlaşıldığından yapı kayıt belgesine dayalı hak iddia edilemeyeceği sonucuna varıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Uyuşmazlıkta, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun geçici 16. maddesinin istisnaları sayan 10. fıkrasında açıkça madde hükümlerinin, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda uygulanmayacağı kurala bağlandığı, dava konusu yapının Boğaziçi Öngörünüm Bölgesinde yer alması karşısında, anılan Kanun maddesinden yararlanmasına olanak bulunmadığından, davacının, yapı kayıt belgesi alındığından yıkım kararının iptali gerektiği yolundaki iddiasının yasal dayanağı bulunmadığı, ruhsatsız yapılan ve ruhsata bağlanma olanağı bulunmayan yapı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde ve davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, söz konusu alanın sosyal donatı alanı kapsamında olmadığı, dava konusu yıkım işleminin 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca değil, 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 13. maddesi uyarınca tesis edildiği, hem dava konusu işlemin tesis edildiği tarih, hem de yapı kayıt belgesinin alındığı tarih itibarıyla 3193 sayılı Kanunun geçici 16. maddesinin 4. fıkrası uyarınca yapı kayıt belgesi alan yapılar için 2960 sayılı Kanun kapsamında yıkım kararı alınamayacağı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, yapı kayıt belgesinin hukuken geçerli olduğu ve mahkemenin önüne uyuşmazlık olarak intikal etmeyen bir idari işlemin hukuki yönden değerlendirilmesinin yerinde olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı yerde bulunan davacıya ait taşınmazda imara aykırı olarak yapı inşa edildiği ve yapının tamamının ruhsata bağlanma imkanının bulunmadığından bahisle Boğaziçi Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararı alınmıştır.
Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’nun “Yıkım işleri” başlıklı 13. maddesinde ” Yıkım işleri: Aşağıda belirtilen yapılar Boğaziçi İmar İdare Heyetinin kararı ve Boğaziçi İmar Müdürünün yazılı emri ile yıkılır veya yıktırılır.
a) İnşaat ruhsatı olmayan yapılar,
b) Yapının, inşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırı yapılmış bölümleri,
c) Boğaziçi İmar Müdürlüğünce mühürlenerek yapımı durdurulmuş yapıların mühürlendikten sonra yapılan ilaveleri,
d) Yapılarda kullanma izni verildikten sonra imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentileri.
Bu Kanun hükümlerine göre yıkılması gereken yapılar tespit edildiğinde Boğaziçi İmar Müdürlüğünce derhal valiliğe bildirilir. Vali, Boğaziçi İmar İdare Heyetini en geç yedi gün içinde toplayarak konunun karara bağlanmasını sağlar ve kararı Boğaziçi İmar Müdürlüğüne gönderir.
Yıkım emri 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine bağlı kalınmaksızın güvenlik kuvvetleri veya belediye zabıta kuvvetleri tarafından mal sahibine veya müteahhide tebliğ edilir. Bu tebligat onbeş gün içinde tamamlanır. Tebligatın bu şekilde yapılması mümkün olmadığı takdirde, yıkım emri yapı mahallinde görülebilecek bir yere onbeş gün müddetle asılır ve bu işlem bir tutanakla belirlenir. Bu suretle durum mal sahibi veya müteahhide tebliğ edilmiş sayılır.
Tebligatın tamamlanmasından itibaren onbeş gün içinde yapı, mal sahibi veya müteahhit tarafından yıkılmadığında, yıkım işlemi Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yerine getirilir ve yıkım masrafları % 20 fazlası ile mal sahibi veya müteahitten tahsil edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazda yapılan denetimde tanzim edilen … tarihli, … sıra numaralı yapı tatil tutanağı ile, taşınmaz üzerinde ruhsatsız olarak tek katlı yapılar yapıldığının tespit edilmesi üzerine, yapıların bulunduğu parselin 22/07/1983 onanlı 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında kısmen “jeolojik alanda” kısmen “tarım alanında” kısmen de “yolda” kaldığı ve yapıların ruhsata bağlanma imkanının da bulunmadığından bahisle tamamının yıkımına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yapı tatil tutanağı ile tespit edilen yapıların İmar Kanunu kapsamında ruhsata tabi olduğu ve meri imar planı gereğince ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında, anılan yapıların yıkımına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/12/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.