Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/6766 E. , 2021/14474 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/6766
Karar No : 2021/14474
DAVACI : 1- …
2- … 3- … Derneği 4- … 5- …
VEKİLLERİ : Av. …
DAVALI :…. Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
Davanın Özeti : 1/25.000 ölçekli … Yöresi Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin onaylanmasına ilişkin …. tarihli, … sayılı Çevre ve Orman Bakanlığı işleminin ve Çevre Düzeni Planlarının Yapılması Esaslarına Dair Yönetmeliğin 13. ve 17. maddelerinin, davaya konu imar planı değişikliği ile çok sayıda ağacın kesileceği, alanda mevcut olan 13 adet telesiyej hattının yeterli olduğu ki yılın 45 günü hizmet verdiği, bölgenin son yıllarda yüksek oranda yapılaşmaya açıldığı, fizibilite raporunun bulunmadığı, bölgedeki endemik bitki örtüsünün ve birçok türde yabani hayvan varlığı gerekçeleriyle iptali istemiyle acılmıştır.
Savunmanın Özeti : 1/25.000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Planı Değişikliğinde ve yönetmelikte şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi :Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı : …
Düşüncesi : Dava, 1/25000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Plan Değişikliğinin onaylanmasına ilişkin … tarihli, … sayılı … işleminin ve Çevre Düzeni Planlarının Yapılması Esaslarına Dair Yönetmeliğin …. Maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır.
Danıştay Altıncı Dairesinin 28/11/2007 günlü, E:2006/1403, K:2007/6998 sayılı kararıyla; 04/11/2000 günlü 24220 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çevre Düzeni Planlarının Yapılması Esaslarına Dair Yönetmeliğin Dairelerinin 12/11/2002 günlü E:2001/3041, K:2002/5000 sayılı kararıyla iptal edilerek Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/12/2006 günlü, E:2003/174, K:2006/2411 sayılı kararıyla onanması nedeniyle konusu kalmayan, Çevre Düzeni Planı Yapılması Esaslarına Dair Yönetmeliğin 13 ve 17. maddelerine yönelik kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin ise iptaline karar verildiği, davalı idarece, bu kararın iptale ilişkin kısmının temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/10/2012 günlü, E:2008/1516, K:2012/1657 sayılı kararıyla bozulduğu anlaşıldığından, dava 1/25000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Plan Değişikliğinin onaylanmasına ilişkin 16.03.2004 tarihli, 1370 sayılı Çevre ve Orman Bakanlığı işlemine ilişkin olarak incelendi:
Danıştay Altıncı Dairesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu Çevre Düzeni Plan Değişikliği ile öngörülen plan kararlarının doğal alanların korunmasına ilişkin ulusal mevzuat ve uluslararası muktesebata aykırı biçimde yoğun yapılaşma ve kullanım öngördüğü, Uludağ Milli Parkının, sadece ulusal değil küresel ölçekte önemli, ender ve biricik doğal ve ekolojik özelliklere sahip olduğunu ve koruma kararlarının “ekonomik” değil “ekolojik” hassasiyetle geliştirilmesi gerektiği, 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği ile planlama alanında öngörülen “Öneri Mekanik Tesis İstasyonu” ve “Öneri Mekanik Tesis” fonksiyonlarının, bölgedeki turizm alanlarındaki talebi ve büyümeyi tetikleyici bir etki yaratacağı, Uludağ Milli Parkının kaynak değerini öne çıkararak turizm hizmet kapasitesini arttıracağı, kullanıcı talebini tetikleyeceği, kullanıcı ve hizmet yoğunluğunun artışına paralel olarak toprak, orman, su ve hava kirliliğinin artmasına neden olacağı, Uludağ Milli Parkının ender ve biricik doğal özelliklerinin bütüncül niteliğini zedeleyerek alana ilişkin mevcut sorunları yeniden üreteceği, dava konusu 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği sınırları içinde kalan alanın, Uludağ Milli Parkı statüsü dikkate alındığında, Milli Park mevzuatı gereği Uzun Devreli Gelişme Planı niteliğinde ele alınarak hazırlanmadığı, koruma mevzuatı gereği koruma politikalarının odağa alındığı bir üst kademe plan niteliğinde ele alınarak hazırlanmadığı, dava konusu planların onay tarihinde geçerli olan “Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik”in 5. maddesine göre 1/25000 ve daha üst ölçekte hazırlanan Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde, planlanacak alan ve yakın çevresindeki alanlarda, yönetmelikte belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan verilerin elde edilmesi öngörülmesine karşın, dava konusu 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği ile öngörülen kullanımlara ilişkin kurum ve kuruluş görüşlerinin alınmadığı, plan kararlarının herhangi bir doğal, fiziki, mekansal ve sosyal veri ile gerekçelendirilmediği, dava konusu 1/25000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Planı Değişikliğine ilişkin hazırlanan 2 sayfalık “Uludağ Yöresi 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Nazım Planı Plan Değişikliği Açıklama Raporu”nda plan değişikliğini gerektirecek argümanları doğrulayacak nitelikte bilimsel veri sunmadığı, sadece plan değişikliği yapılmasına yönelik gerekçenin sunulduğu, dava konusu 1/25000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Plan Değişikliği gerekçesinin, “Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik”in 9. Maddesinde belirtilen Çevre Düzeni Planı değişikliği yapma gerekçeleri ile örtüşmediği, plan değişikliği üzerinde “Plân Yapımını Yükümlenecek Müelliflerin Yeterliliği Hakkında Yönetmelik” gereği planlama alanı grubuna ilişkin dava dosyasına belge sunulmamış olan bir Şehir Plancısı imzasının bulunduğu, dava konusu alanın Milli Park, 1. Derece Doğal Sit Alanı ve Orman Alanı olması nedeniyle planlama ekibinde başta Orman Mühendisi olmak üzere ilgili meslek disiplininden uzmanların yer almadığı, bu nedenle Uludağ Göknarı başta olmak üzere Uludağ Milli Parkında kaydına rastlanan endemik türlerin ve Bern Sözleşmesine göre Ek II listesinde yer alan türlerin, dava konusu 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğine ait plan kararlarının oluşturulmasında temel veri olarak ele alınmamış olduğu, dava konusu planların hazırlanmasında yürüten bir planlama ekibinin bulunmadığı, ilgili meslek alanlarının planlama ekibinde temsil edilmemesinin mevzuatta öngörülen düzenlemelere aykırı olduğu, dava konusu 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğine ilişkin, imar mevzuatında öngörülen imar planı askı süreçlerinin tamamlanmadığının görüldüğü, dava konusu işleme ilişkin askı süreçlerinin yargı kararlarından sonra tamamlandığı, dava konusu plan değişikliğinin yapıldığı tarihte Doğal Sit Alanı olarak ilan edilmiş olmasına karşın, Plan değişikliğinde Doğal Sit Alanı sınırlarının / gösteriminin yer almadığı, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 Maddesi (a) bendinde ve dava konusu işlemden sonra yürürlüğe giren “Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelik”in 5-(l) a) Maddesinde “Bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plân uygulamasını durdurur” hükmünün bulunduğu; buna göre plan değişikliğinin yapılmasına esas olan 08.06.1983 tarihinde onaylanan “1/25000 ölçekli Bursa Uludağ Çevre Düzeni Planı”nın, Doğal Sit olarak ilan edilmiş olan Uludağ Milli Parkı sınırları içindeki kısımlarının uygulamasının durduğu; uygulaması, yasa gereği durmuş olan bir Çevre Düzeni Planında, Çevre Düzeni Planı değişikliği yapılmasının, imar mevzuatına aykırı olduğu, yürürlükteki yönlendirici üst kademe plan olan 19.01.1998 onaylı “Bursa 2020 Yılı 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı”na ait “6.1.1.3.3.” no.lu Plan Hükmünde Milli Parklar mevzuatında da yer alan hususlar olarak yer alan; Milli Park alanında ekolojik dengeyi bozacak herhangi bir uygulamanın yapılamayacağı; yaban hayatını tahrip edebilecek davranışların önleneceği; Alaçam planlama bölgesinde doğal bitki örtüsünü tahrip edecek hiçbir tesise izin verilemeyeceği hususlarının açıkça yer aldığı, “5.7.” no.lu Plan Hükmünde 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Plan değişikliği planlama alanı ile ilişkili olarak getirilen “I. Gelişim Bölgesi’nde mevcut konaklama kapasitesinin sabit tutulması”, “I. Gelişim Bölgesi’ndeki mevcut pistlerin korunması”, “I. Gelişim Bölgesi’nde yer alan mekanik tesislerin kapasiteleri ve sayılarının arttırılmaması ve boylarının uzatılamayacağı” hususlarının, alt kademe planlar için yönlendirici olmasına karşın, dava konusu 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Plan değişikliği ile yeni “öneri mekanik tesis istasyonu” ve “öneri mekanik tesis” öngörmesinin üst kademe plan olan 19.01.1998 onaylı “Bursa 2020 Yılı 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planına ait planlama politikalarına aykırı olduğu, dava konusu 16.03.2004 tarih ve 1370 sayılı işlemle onaylanan 1/25000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Plan Değişikliğinin, 08.06.1983 onay tarihli 1/25000 ölçekli Uludağ Çevre Düzeni Planında değişiklik yapılmasını öngördüğü; yürürlükteki yönlendirici üst kademe plan olan “Bursa 2020 Yılı 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı”na ait “5.7.” no.lu Plan Hükmünde bu plan refere edilerek “I. Gelişim Bölgesi’ndeki mevcut pistlerin korunarak yeni kayak pistlerini sadece II. Gelişim Bölgesinde önerdiği” dikkate alındığında plan ölçekleri arasındaki tutarlılığın bozulduğu, Uludağ Milli Parkı için Milli Parklar Kanunu uyarınca “Gelişme Koruma Planı” hazırlanmadan plan değişikliği yoluyla alanın turizm kullanım talebini arttıracak olan (ya da bu talebin çeşitli yönleriyle tartışıldığı bilimsel bir gerekçeye dayandırılmadan) “Öneri Mekanik Tesis İstasyonu” ve “Öneri Mekanik Tesis” önerildiği, bu nedenle üst kademe plan yönlendiriciliğinin gözetilmediği ve plan kademelenmesinin gereklerinin yerine getirilmediği, dava konusu işlem sonrasında yürürlüğe giren mülga Çevre ve Orman Bakanlığınca 10.12.2009 onay tarihli “Uludağ Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı”nda, mevcut kayak pistlerin, mekanik hat ve tesislerin, etkin ve verimli bir biçimde işletilebilmeleri amacıyla hat uzunluğu, istasyon yeri ve kapasitesi gibi gerekçelere dayandırıldığı; mekanik hatların, Milli Park + Doğal Sit Alanı + Orman Alanı olan Uludağ Milli Parkının, en fazla tahrip otan ve talebin en fazla yoğunlaştığı I.Gelişim Bölgesi ve çevresine verdiği / vereceği zararı ortadan kaldıracak / en aza indirgeyerek ekolojik özelliklerin korunmasına yönelik bilimsel çözümler içeren, denetim araçlarını geliştiren “Kayak Alanı Ana Planı”nın hazırlanmasının öngörüldüğü; buna karşın dava konusu 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği ile getirilen “Öneri Mekanik Tesis İstasyonu” ve “Öneri Mekanik Tesis” plan kararlarının, herhangi bir bütüncül sistemin parçası olmaktan uzak münferit bir karar olduğu ve yatırımcı talebi odaklı olarak geliştirildiği, dava konusu 1/25000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Plan Değişikliğinin Milli Park + Doğal Sit Alanı + Orman Alanı olan Uludağ Milli Parkının korunmasına ve kullanım yoğunluğunun fazlalığından kaynaklanan tahribatın giderilmesine yönelik herhangi bir politika ve plan kararı geliştirmediği, öngördüğü “Öneri Mekanik Tesis İstasyonu” ve “Öneri Mekanik Tesis” plan kararlarını gerekçelerinin, Uludağ Milli Parkının jçin fazla tahrip olmuş bölümü otan I.Gelişm Bölgesindeki mevcut konaklama tesislerinin kullanım yoğunluğunun arttırılmasın yönelik olarak “ekonomik” rasyonellerin maksimize edilmesi üzerine temellendiği, dava konusu 1/25000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Plan Değişikliği plan kararları ile öngörülen “Öneri Mekanik Tesis İstasyonu” ve “Öneri Mekanik Tesis”lere ilişkin Tahsis kararında belirtilen “800 kişi /saat kapasiteli teleski (929-0 m.), 1500 kişi /saat kapasiteli telesiyej (1465 m.), Babylift (110 m.), 6 adet istasyon, 200 kişilik kapalı 200 kişilik açık kafe, dinlenme-seyir noktalan, 24 yataklı personel konaklama ünitesi, korunak ve servis üniteleri, revir, idare ünitesi, kayak odaları” kullanımlarının, uzunluğu ve kapasite projeksiyonlarının yapıldığı bütüncül bir turizm planlamasının parçası olarak gerekçelendirilemediği, dava konusu 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Plan değişikliği ile öngörülen mekanik t hatlarının geçtiği güzergahlara ilişkin verilen “tahsis”in içerik itibariyle Devlet orman ticari işletmeye konu olmasına neden olması nedeniyle Orman ve Millî Park mevzuatına aykırı olduğu ve kamu yararı ilkeleri ile çeliştiği, güzergah üzerinde oluşacak doğal etkinin irdelendiği bilimsel değerlendirme yapılmadığı, Uludağ Milli Parkının ender özellikleri dikkate alınacak biçimde doğal bitki örtüsü ve yaban hayatını korumaya yönelik alınacak önlemlere değinilmediği, dava konusu 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği ile öngörülen mekanik tesislere ve mekanik hatlara ilişkin kararların, Milli Park ve Doğal Sit Alanı olan Uludağ Milli Parkının, ekolojik hassasiyetini gözeterek alınmadığı, üst kademe planlar ve dava konusu planlar kapsamında “öneri mekanik hat geliştirilmemesi” yönündeki planlama politikasına aykırılık oluşturduğu, dava konusu 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Plan değişikliği plan onama sınırı içinde “Öneri Mekanik Tesis İstasyonu” ve “Öneri Mekanik Tesis” olarak iki kullanım kararının yer aldığı, buna karşılık tanımsız ve plan kararı geliştirilmemiş alanlar bulunduğu; Orman ve Doğal Sit Alanı kullanımlarının işlenmediği belirtilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu Çevre Düzeni Plan değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı ve mevzuata uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Çevre Düzeni Plan değişikliğinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve 04/11/2000 günlü 24220 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çevre Düzeni Planlarının Yapılması Esaslarına Dair Yönetmeliğin Dairenin 12/11/2002 günlü E:2001/3041, K:2002/5000 sayılı kararıyla iptaline karar verilmesi ve bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/12/2006 günlü, E:2003/174, K:2006/2411 sayılı kararıyla onanması nedeniyle konusu kalmayan, Çevre Düzeni Planı Yapılması Esaslarına Dair Yönetmeliğin 13 ve 17. maddelerine yönelik kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin ise iptali yolundaki Danıştay Altıncı Dairesinin 28/11/2007 günlü, E:2006/1403, K:2007/6998 sayılı kararının, davalı idarece iptale ilişkin kısmının temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/10/2012 günlü, E:2008/1516, K:2012/1657 sayılı kararıyla bozulması üzerine 1/25000 ölçekli … onaylanmasına ilişkin … tarihli, … sayılı Çevre ve Orman Bakanlığı işlemine hasren görülen davada, davanın reddi yolunda verilen Danıştay Altıncı Dairesinin 05.02.2018 tarih ve E:2014/567 K:2018/882 sayılı kararının bozulması yolundaki 22/06/2020 tarih ve E:2018/3351, K:2020/1069 sayılı kararı uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
1964 tarihinde “Uludağ Milli Parkı Uzun Devreli İnkişaf Planı” onaylanmıştır.
Dava konusu bölge, 1979 yılında doğal sit alanı olarak ilan edilmiş ve 1991 yılında 1. derece Doğal Sit alanı olarak tescillenmiştir.
08/06/1983 tarihinde “1/25.000 ölçekli Bursa Uludağ Çevre Düzeni Planı onaylanmıştır.
21/10/1985 tarihinde Bursa Uludağ 1. ve 2. Gelişim Bölgeleri 1/1000 ölçekli Tatbikat İmar Planları onaylanmıştır.
1/1000 ölçekli imar planında 29/12/1988 tarihinde 1. Revizyon, 01/06/1990 tarihinde II. Revizyon, 29/07/1994 tarihinde III. Revizyon yapılmıştır.
19/01/1988 tarihinde Bursa 2020 yılı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı onaylanmış ve 13/02/1988-14/03/1988 tarihleri arasında askıya çıkarılmıştır.
27/08/1988 tarihinde Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından “1/25.000 ölçekli Uludağ Kış Sporları Merkezi Çevre Düzeni Planı, Plan Değişikliği” onaylanmıştır.
16/03/2004 tarihinde Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından dava konusu 1/25.000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Planı Değişikliği onaylanmıştır.
10/12/2009 tarihinde Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu uyarınca “Uludağ Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı” onaylanmıştır.
24/07/2010 tarih ve 6000 sayılı Bursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu kararıyla 2. derece sit alanında yer alan 1. Gelişim Oteller Bölgesine yönelik olarak hazırlanan “1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı” ile “1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planı” onaylanmıştır.
16/03/2004 tarihinde Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından onaylanan, 1/25.000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Planı Değişikliği’nin iptali istemiyle incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’nun 4. maddesinde; “Bu Kanun hükümlerine göre milli park olarak belirlenen yerlerin özellik ve nitelikleri gözönünde tutularak, koruma ve kullanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere, kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini kapsayan gelişme planı, ilgili bakanlıkların olumlu görüşleri ve gerektiğinde fiili katkılarıyla, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca hazırlanır ve yürürlüğe konur.
Gelişme planı uyarınca iskan ve yapılaşmaya konu olacak yerler için, imar mevzuatına göre imar uygulama planları,milli park gelişme planı hüküm ve kararlarına uygun olarak hazırlanır veya hazırlattırılarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının (işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle İmar ve İskan Bakanlığı) onayı ile yürürlüğe konulur.” kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu planın onaylandığı tarihte yürürlükte olan Çevre Düzeni Planlarının Yapılması Esaslarına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinde, “Çevre Düzeni Planı (Plan): Ülke ve Bölge plan kararlarına uygun olarak konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanım kararlarını belirleyen ve 1/25.000, 1/50.000, 1/100.000 veya daha küçük ölçekli olarak hazırlanan plan” şeklinde tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dairemizce yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, dava konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğine yönelik;
“1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği ile planlama alanında öngörülen “Öneri Mekanik Tesis İstasyonu” ve “Öneri Mekanik Tesis” fonksiyonlarının, bölgedeki turizm alanlarındaki talebi ve büyümeyi tetikleyici bir etki yaratacağı, Uludağ Milli Parkının kaynak değerini öne çıkararak turizm hizmet kapasitesini arttıracağı, kullanıcı talebini tetikleyeceği, kullanıcı ve hizmet yoğunluğunun artışına paralel olarak toprak, orman, su ve hava kirliliğinin artmasına neden olacağı,
Uludağ Milli Parkının ender ve biricik doğal özelliklerinin bütüncül niteliğini zedeleyerek alana ilişkin mevcut sorunları yeniden üreteceği, dava konusu Çevre Düzeni Plan Değişikliği ile öngörülen plan kararlarının doğal alanların korunmasına ilişkin ulusal mevzuat ve uluslararası muktesebata aykırı biçimde yoğun yapılaşma ve kullanım öngördüğü,
Uludağ Milli Parkının, sadece ulusal değil küresel ölçekte önemli, ender ve biricik doğal ve ekolojik özelliklere sahip olduğu ve koruma kararlarının “ekonomik” değil “ekolojik” hassasiyetle geliştirilmesi gerektiği, dava konusu 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği sınırları içinde kalan alanın, Uludağ Milli Parkı statüsü dikkate alındığında, Milli Park mevzuatı gereği Uzun Devreli Gelişme Planı niteliğinde ele alınarak hazırlanmadığı, koruma mevzuatı gereği koruma politikalarının odağa alındığı bir üst kademe plan niteliğinde ele alınarak hazırlanmadığı,
Dava konusu planların onay tarihinde geçerli olan “Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik”in 5. maddesine göre; 1/25.000 ve daha üst ölçekte hazırlanan Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde, planlanacak alan ve yakın çevresindeki alanlarda, yönetmelikte belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan verilerin elde edilmesi öngörülmesine karşın, dava konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği ile öngörülen kullanımlara ilişkin kurum ve kuruluş görüşlerinin alınmadığı, plan kararlarının herhangi bir doğal, fiziki, mekansal ve sosyal veri ile gerekçelendirilmediği,
Dava konusu 1/25000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Planı Değişikliğine ilişkin hazırlanan 2 sayfalık “Uludağ Yöresi 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Nazım Planı Plan Değişikliği Açıklama Raporu”nda plan değişikliğini gerektirecek argümanları doğrulayacak nitelikte bilimsel veri sunulmadığı, sadece plan değişikliği yapılmasına yönelik gerekçenin sunulduğu, dava konusu 1/25000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Plan Değişikliği gerekçesinin, “Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik”in 9. maddesinde belirtilen Çevre Düzeni Planı değişikliği yapma gerekçeleri ile örtüşmediği,
Plan değişikliği üzerinde, “Plân Yapımını Yükümlenecek Müelliflerin Yeterliliği Hakkında Yönetmelik” gereği planlama grubuna ilişkin belge sunulmadığı, sadece bir Şehir Plancısının imzasının bulunduğu, dava konusu alanın Milli Park, 1. Derece Doğal Sit Alanı ve Orman Alanı olması nedeniyle planlama ekibinde başta Orman Mühendisi olmak üzere ilgili meslek disiplininden uzmanların yer almadığı, bu nedenle Uludağ Göknarı başta olmak üzere Uludağ Milli Parkında kaydına rastlanan endemik türlerin ve Bern Sözleşmesine göre Ek II listesinde yer alan türlerin, dava konusu 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğine ait plan kararlarının oluşturulmasında temel veri olarak ele alınmamış olduğu,
Dava konusu planların hazırlanması sürecinde bir planlama ekibinin bulunmadığı, ilgili meslek alanlarının planlama ekibinde temsil edilmemesinin mevzuatta öngörülen düzenlemelere aykırı olduğu,
Dava konusu plan değişikliğinin yapıldığı tarihte Doğal Sit Alanı olarak ilan edilmiş alanlar olmasına karşın, Plan değişikliğinde Doğal Sit Alanı sınırlarının / gösteriminin yer almadığı, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17. maddesi (a) bendinde ve dava konusu işlemden sonra yürürlüğe giren “Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelik”in 5-(l) a) maddesinde “Bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plân uygulamasını durdurur” hükmünün bulunduğu; buna göre plan değişikliğinin yapılmasına esas olan 08/06/1983 tarihinde onaylanan “1/25000 ölçekli Bursa Uludağ Çevre Düzeni Planı”nın, Doğal Sit olarak ilan edilmiş olan Uludağ Milli Parkı sınırları içindeki kısımlarının uygulamasının durduğu; uygulaması, yasa gereği durmuş olan bir Çevre Düzeni Planında, Çevre Düzeni Planı değişikliği yapılmasının, imar mevzuatına aykırı olduğu,
Yürürlükteki yönlendirici üst kademe plan olan 19/01/1998 onaylı “Bursa 2020 Yılı 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı”na ait “6.1.1.3.3.” sayılı Plan Hükmünde, Milli Parklar mevzuatında da yer alan; Milli Park alanında ekolojik dengeyi bozacak herhangi bir uygulamanın yapılamayacağı; yaban hayatını tahrip edebilecek davranışların önleneceği; Alaçam planlama bölgesinde doğal bitki örtüsünü tahrip edecek hiçbir tesise izin verilemeyeceği hususlarının açıkça yer aldığı, “5.7.” no.lu Plan Hükmünde 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Plan değişikliği planlama alanı ile ilişkili olarak getirilen “I. Gelişim Bölgesi’nde mevcut konaklama kapasitesinin sabit tutulması”, “I. Gelişim Bölgesi’ndeki mevcut pistlerin korunması”, “I. Gelişim Bölgesi’nde yer alan mekanik tesislerin kapasiteleri ve sayılarının arttırılmaması ve boylarının uzatılamayacağı” hususlarının, alt kademe planlar için yönlendirici olmasına karşın, dava konusu 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Plan değişikliği ile yeni “öneri mekanik tesis istasyonu” ve “öneri mekanik tesis” öngörmesinin, üst kademe plan olan 19/01/1998 onaylı “Bursa 2020 Yılı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ait planlama politikalarına aykırı olduğu,
Dava konusu 16/03/2004 tarih ve 1370 sayılı işlemle onaylanan 1/25.000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Plan Değişikliğinin, 08/06/1983 onay tarihli 1/25.000 ölçekli Uludağ Çevre Düzeni Planında değişiklik yapılmasını öngördüğü; yürürlükteki yönlendirici üst kademe plan olan “Bursa 2020 Yılı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı”na ait “5.7.” no.lu Plan Hükmünde bu plan refere edilerek “I. Gelişim Bölgesi’ndeki mevcut pistlerin korunarak yeni kayak pistlerini sadece II. Gelişim Bölgesinde önerdiği” dikkate alındığında plan ölçekleri arasındaki tutarlılığın bozulduğu,
Uludağ Milli Parkı için Milli Parklar Kanunu uyarınca “Gelişme Koruma Planı” hazırlanmadan plan değişikliği yoluyla alanın turizm kullanım talebini arttıracak olan (ya da bu talebin çeşitli yönleriyle tartışıldığı bilimsel bir gerekçeye dayandırılmadan) “Öneri Mekanik Tesis İstasyonu” ve “Öneri Mekanik Tesis” önerildiği, bu nedenle üst kademe plan yönlendiriciliğinin gözetilmediği ve plan kademelenmesinin gereklerinin yerine getirilmediği, Dava konusu işlem sonrasında yürürlüğe giren mülga Çevre ve Orman Bakanlığınca 10/12/2009 onay tarihli “Uludağ Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı”nda, mevcut kayak pistlerin, mekanik hat ve tesislerin, etkin ve verimli bir biçimde işletilebilmeleri amacıyla hat uzunluğu, istasyon yeri ve kapasitesi gibi gerekçelere dayandırıldığı;
Mekanik hatların, Milli Park + Doğal Sit Alanı + Orman Alanı olan Uludağ Milli Parkının, en fazla tahrip olan ve talebin en fazla yoğunlaştığı I.Gelişim Bölgesi ve çevresine verdiği / vereceği zararı ortadan kaldıracak / en aza indirgeyecek ekolojik özelliklerin korunmasına yönelik bilimsel çözümler içeren, denetim araçlarını geliştiren “Kayak Alanı Ana Planı”nın hazırlanmasının öngörüldüğü; buna karşın dava konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği ile getirilen “Öneri Mekanik Tesis İstasyonu” ve “Öneri Mekanik Tesis” plan kararlarının, herhangi bir bütüncül sistemin parçası olmaktan uzak münferit bir karar olduğu ve yatırımcı talebi odaklı olarak geliştirildiği,
Dava konusu 1/25000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Plan Değişikliğinin Milli Park + Doğal Sit Alanı + Orman Alanı olan Uludağ Milli Parkının korunmasına ve kullanım yoğunluğunun fazlalığından kaynaklanan tahribatın giderilmesine yönelik herhangi bir politika ve plan kararı geliştirmediği, öngördüğü “Öneri Mekanik Tesis İstasyonu” ve “Öneri Mekanik Tesis” plan kararları gerekçelerinin, Uludağ Milli Parkının en fazla tahrip olmuş bölümü olan I.Gelişme Bölgesindeki mevcut konaklama tesislerinin kullanım yoğunluğunun arttırılmasına yönelik olarak “ekonomik” rasyonellerin maksimize edilmesi üzerine temellendiği,
Dava konusu 1/25.000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Plan Değişikliği plan kararları ile öngörülen “Öneri Mekanik Tesis İstasyonu” ve “Öneri Mekanik Tesis”lere ilişkin Tahsis kararında belirtilen “800 kişi /saat kapasiteli teleski (929-0 m.), 1500 kişi /saat kapasiteli telesiyej (1465 m.), Babylift (110 m.), 6 adet istasyon, 200 kişilik kapalı 200 kişilik açık kafe, dinlenme-seyir noktalan, 24 yataklı personel konaklama ünitesi, korunak ve servis üniteleri, revir, idare ünitesi, kayak odaları” kullanımlarının, uzunluğu ve kapasite projeksiyonlarının yapıldığı bütüncül bir turizm planlamasının parçası olarak gerekçelendirilemediği,
Dava konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Plan değişikliği ile öngörülen mekanik hatlarının geçtiği güzergahlara ilişkin verilen “tahsis”in içerik itibariyle Devlet ormanının ticari işletmeye konu olmasına neden olması nedeniyle Orman ve Millî Park mevzuatına aykırı olduğu ve kamu yararı ilkeleri ile çeliştiği,
Güzergah üzerinde oluşacak doğal etkinin irdelendiği bilimsel değerlendirme yapılmadığı, Uludağ Milli Parkının ender özellikleri dikkate alınacak biçimde doğal bitki örtüsü ve yaban hayatını korumaya yönelik alınacak önlemlere değinilmediği, dava konusu 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği ile öngörülen mekanik tesislere ve mekanik hatlara ilişkin kararların, Milli Park ve Doğal Sit Alanı olan Uludağ Milli Parkının, ekolojik hassasiyetini gözeterek alınmadığı,
Üst kademe planlar ve dava konusu planlar kapsamında “öneri mekanik hat geliştirilmemesi” yönündeki planlama politikasına aykırılık oluşturduğu, dava konusu 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Plan değişikliği plan onama sınırı içinde “Öneri Mekanik Tesis İstasyonu” ve “Öneri Mekanik Tesis” olarak iki kullanım kararının yer aldığı, buna karşılık tanımsız ve plan kararı geliştirilmemiş alanlar bulunduğu; Orman ve Doğal Sit Alanı kullanımlarının işlenmediği” şeklindeki tespitlere ve değerlendirmelere yer verilmiştir.
Bilirkişi raporunda, dava konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğine ilişkin ayrıntılı belirlemeler yapılmış, bu plan ile öngörülen tesislere yönelik kararların şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ile kamu yararına uygun olup olmadığı etraflıca değerlendirilmiştir.
Davacılar tarafından dava konusu imar planı değişikliği ile çok sayıda ağacın kesileceği, bunun çevresel tahribata yol açacağı, bölgenin son yıllarda yüksek oranda yapılaşmaya açıldığı, bölgedeki endemik bitki örtüsünün ve birçok türde yabani hayvan varlığının tehlikeye girdiği iddialarıyla açılan bu davada, bilirkişi raporunda esas olarak, dava konusu plan değişikliğinin üst ölçekli Bursa 2020 Yılı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının bu bölge için öngörülen kararlarına aykırı olduğu, söz konusu planın nesnel ve bilimsel gerekçelere ve yeterli araştırma ile veriye dayanmaksızın hazırlandığı, planda öngörülen teleferik, telesiyej ve babylift tesislerinin ekolojik etkilerinin bulunmasına karşın, bu hususun planlamada dikkate alınmadığı, bu doğrultuda şehircilik ilkelerine ve planlama ilkelerine aykırı olduğu saptanmıştır.
Bu durumda, dava konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının imar mevzuatına, şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ile kamu yararına aykırı olduğunu ayrıntılarıyla açıklayan ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu anlaşılan bilirkişi raporunda varılan sonuçlara göre dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Dava konusu … tarihli, … sayılı Çevre ve Orman Bakanlığı işleminin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yatırılan avanstan karşılanan keşif ve bilirkişi incelemesi gideri olan …-TL’nin ve davalı idare tarafından yapılan yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yatırılan keşif avansından harcanan ….-TL TL’nin davalı idareden alınarak Maliye Hazinesine yatırılmasının ve davalı idarelerden tahsilinin sağlanabilmesi için kararın bir örneğinin Hazine ve Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ile Muhakemat Genel Müdürlüğüne tebliğine,
5.Keşif ve bilirkişi avansından artan …-TL’nin Hazine adına Maliye Bakanlığı’na iadesine,
6.Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere 27/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.