Danıştay Kararı 6. Daire 2021/7234 E. 2023/107 K. 12.01.2023 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/7234 E.  ,  2023/107 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/7234
Karar No : 2023/107

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 27/04/2016 tarihli, E:2012/1671, K:2016/2231 sayılı bozma kararına uyularak verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, … Mevkii, … pafta, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi hükmü kapsamında parselasyon yapılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı mülga Haraçcı Belediye Encümeni Kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu işlemin davacının taşınmazına yönelik kısmının, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi Ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğe, uygulama tekniklerine, dayanağı imar planlara ve dağıtımda gözetilmesi gereken hakkaniyet ilkesine uygun olduğu ve bu yönüyle de hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bozma kararına uygun inceleme yapılmadığı, hangi imar planına göre inceleme yapıldığının belli olmadığı, tahsis yapılan parsellerden birinde orman ile ilişiği vardır şerhinin bulunduğu, değersiz alandan tahsis yapıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir..

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…’IN DÜŞÜNCESİ:Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının 164 m² hissesinin bulunduğu İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, … Mevkii, … pafta, … parsel sayılı 5514 m²’lik taşınmazı da kapsayacak şekilde yapılan parselasyon sonucunda kamu ortaklık payı olarak oluşturulan ve tapu kütüğünde orman ile ilişiği vardır beyanı ile kısmen 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi kapsamında bulunduğuna yönelik tapu şerhi olan … ada, … parsel sayılı taşınmazda davacı 3,8 m² hisselendirilmiş, kadastral parselin (… parsel) bulunduğu alanda davacı … ada,… parsel sayılı taşınmazda 20,7 m²; … ada, … parsel sayılı taşınmazda 52,2 m² ve … ada, … parsel sayılı taşınmazda da 20,8 m² olmak üzere kamu ortaklık payı parseliyle birlikte toplamda dört parselde hisselendirilmiş bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın “Ormanların korunması ve geliştirilmesi” başlıklı 169. maddesinde: “Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. rmanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz.
Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2. maddesinin (A) ve (B) bentlerinde, orman sınırları dışına çıkarılacak alanlar gösterilmiş, devam eden fıkra hükmünde, orman sınırları dışına çıkartılan bu yerlerin devlete ait ise hazine adına, hükmî şahsiyeti haiz müesseselere ait ise bu müesseseseler adına, hususi orman ise sahipleri adına orman sınırları dışına çıkartılacağı, ugulama kesinleştikten sonra tapuda kesin tashih ve tescil işlemi yapılacağı, bu yerler dışında orman sınırlarında hiçbir suretle daraltma yapılamayacağı belirtilmiş, 6. maddesinde, Devlet Ormanlarına ve Devlet Ormanı sayılan yerlere ait her çeşit işlerin Orman Genel Müdürlüğü’nce yapılacağı, 17. maddesinde de; Devlet Ormanları içinde bu ormanların korunması, ihtihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi ilave tesisler müstesna olmak üzere, her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerlerin yapılması ve tarıma açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesinin yasak olduğu, Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesislerin, şahıslar adına tapuya tescil olunamayacağı, buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulamayacağı, hükümlerine yer verilmiştir.
İşlem tarihi itibariyle yürürlükte olan şekliyle 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Arazi ve arsa düzenlemesi” başlıklı 18.maddesinin 1.fıkrasında; “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile,yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye,bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re`sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır” hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2022/209 sayılı sayılı dosyası ile birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu işlemin iptali istemiyle Orman Genel Müdürlüğünce
açılan davada, … İdare Mahkemesince; … parsel sayılı taşınmazın ifrazı neticesinde oluşan …ve …parsel sayılı taşınmazların orman içerisinde kalan kısımlarının imar uygulamasına dahil edildiği bu kapsamda, 6831 sayılı Kanunu’nun anılan 6. maddesinde yer alan, Devlet Ormanlarına ve Devlet Ormanı sayılan yerlere ait her çeşit işlerin Orman Genel Müdürlüğü’nce yapılacağı yolundaki hüküm uyarınca ormanlık alanlarla ilgili olarak davalı İdarenin 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi uygulaması yapması mümkün olamayacağından, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar Danıştay Altıncı Dairesinin 12.01.2023 tarih ve E:2022/209, K:2023/106 sayılı karar ile onandığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, 6831 sayılı Yasanın anılan 6. maddesinde yer alan, Devlet Ormanlarına ve Devlet Ormanı sayılan yerlere ait her çeşit işlerin Orman Genel Müdürlüğü’nce yapılacağı yolundaki hüküm uyarınca ormanlık alanlarla ilgili olarak davalı belediyenin 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uygulaması yapması mümkün olamayacağından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 12/01/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.