Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/7410 E. , 2022/10145 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/7410
Karar No : 2022/10145
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Cam Mozaik ve Yapı Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 11/04/2017 tarih ve E:2015/3357, K:2017/2487 sayılı bozma kararına uyularak verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Avcılar İlçesi, … Mevkii, … pafta, … parsel sayılı taşınmaza yönelik Avcılar Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli … Mahallesinde Kalan Bölüme Ait 3.Etap Uygulama İmar Planının ve dayanağı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli Avcılar İlçesi Tem ve D-100 Karayolları Arası Nazım İmar Planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, planlamaya konu alanda mevcutta yapılaşmanın gerçekleştiği, davaya konu imar planlarında davacıya ait taşınmaz için öngörülen donatı alanlarının fiilen aktif sanayi tesisi üzerinde konumlandığı, mevcut sanayi tesislerinin ekonomik ömrü sona erinceye dek faaliyetlerini sürdürebileceğinin plan notlarıyla belirtilmesi nedeniyle konut alanlarının ihtiyaç duyacağı donatı alanlarının fiilen hayata geçirilemeyeceği, mevcut sanayi tesisisin taşınacağı alanın ve taşınma sürecinin imar planlarında düzenlenmediği, 1/5000 ölçekli nazım imar planında sanayi alanları içine getirilen donatı alanlarının gerçekleşme zamanının belirtilmediği, bütün bu hususların belirsizlik oluşturduğu, plan hiyerarşisine göre planlar arasında uyumsuzluk bulunduğu, dava konusu imar planlarının üst ölçekli çevre düzeni planı kararlarına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirket tarafından lojistik amaçlı depolama alanı olarak kullanılan İstanbul İli, Avcılar İlçesi, … Mevkii, … pafta, … parsel sayılı taşınmaz davaya konu imar planları öncesinde sanayi alanında kalmaktadır. Ancak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 15.06.2009 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planıyla Küçükçekmece Gölü’nün batısını kapsayan alanda yer alan imalat ve sanayi tesislerinin desantralizasyonu öngörülmüştür. Üst ölçekli bu plan kararları doğrultusunda hazırlanan dava konusu İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli Avcılar İlçesi Tem ve D-100 Karayolları Arası Nazım İmar Planı ve Avcılar Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli Firuzköy Mahallesinde Kalan Bölüme Ait 3.Etap Uygulama İmar Planında davacıya ait taşınmazlar kısmen ticaret ve hizmet alanı, kısmen park alanı, kısmen de yol alanı olarak belirlenmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından, imar planlarında sanayi alanı işlevinde kalmasına güvenilerek büyük yatırımlar yapılmak amacıyla taşınmazın satın alındığı, mevcut sanayi tesislerinin ekonomik ömrü sona erinceye dek faaliyetlerini sürdürebileceği yönündeki plan notu sebebiyle imar planında taşınmazın bir kısmında belirlenen park alanının gerçekleşmesinin mümkün olamayacağı, uyuşmazlığa konu imar planıyla getirilen kullanım kararlarının plan notundaki belirsizlik ve çelişki nedeniyle plan yapım tekniklerine uymadığı, anılan taşınmaza yeniden sanayi alanı işlevi verilmesi gerektiği ileri sürülerek 1/1000 ölçekli uygulama imar planına askı süresi içerisinde yapılan itirazın zımnen reddi üzerine söz konusu uygulama imar planının ve dayanağı nazım imar planının taşınmazına ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun “Tanımlar” başlıklı 5. Maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan şeklinde, “Çevre düzeni planı; ülke ve bölge plan kararlarına uygun olarak konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanılması kararlarını belirleyen plan, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme, yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan, uygulama imar planı ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun “Planlama kademeleri” başlıklı 6.maddesinde, “Planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları, imar planlarının ise nazım imar planları ve uygulama imar planları olarak hazırlanacağı, 8. maddesinde ise, planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında uyulacak esaslar belirlenerek (b) bendinde, imar planlarının, nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana geleceği, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu işlemler tarihinde yürürlükte olan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 3. maddesinde ise, “Çevre Düzeni Planı: Konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi sektörler ile kentsel – kırsal yapı ve gelişme ile doğal ve kültürel değerler arasında koruma-kullanma dengesini sağlayan ve arazi kullanım kararlarını belirleyen yönetsel, mekansal ve işlevsel bütünlük gösteren sınırlar içinde, varsa bölge planı kararlarına uygun olarak yapılan, idareler arası koordinasyon esaslarını belirleyen, 1/25.000, 1/50.000, 1/100.000 veya 1/200.000 ölçekte hazırlanan, plan notları ve raporuyla bir bütün olan plandır.” şeklinde tanımlanmıştır.
Yine işlem tarihinde yürürlükte olan Çevre Düzeni Planlarına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinde ise, “Çevre düzeni planı, ülke ve bölge plan kararlarına uygun olarak konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanılması kararlarını belirleyen plan olarak tanımlanmış, aynı Yönetmeliğin 14. maddesinde de, çevre düzeni planı ilke, esas ve kararlarına aykırı imar planı yapılamayacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aynı planlama bölgesinde yer alan farklı taşınmaz maliklerince aynı imar planlarının benzer iddialarla iptali istemiyle açılan davalarda düzenlenen bilirkişi raporlarında, “1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında nazım imar planlamasına konu edilen bölgeye meskun alan fonksiyonu verildiği, plan açıklama raporlarında, doğal bir lagün olması itibariyle ekolojik öneme sahip bir alan olan Küçükçekmece Gölü ve çevresinin “Yerleşmelerin Yaşam Destek Sistemlerine ve Hassas Ekosistemlere Duyarlı Gelişmesini Sağlamak” şeklindeki ana stratejisini hayata geçirmek üzere ekosistem özelliklerini kaybeden içme suyu havzalarına doğal ekosistem özelliklerinin yeniden kazandırılması politikası tanımlamasına göre, sanayi bölgelerinin dönüştürülmesinin planın temel ilkesi olduğu, yörenin sanayi alanı fonksiyonundan, nazım ve uygulama imar planları ile ticaret+hizmet fonksiyonuna dönüşümü yolunda alınan karar uyarınca, çevre düzeni planının Küçükçekmece Gölünün hemen batısında yer alan bu bölgenin, gölün ekolojik koridora geri kazandırılması amacına da yönelik olarak konut ağırlıklı meskun alan hakim fonksiyonuna ayrıldığı, bu fonksiyonda konut ve konut kullanımına hizmet edecek ticaret, sosyal, kültürel ve teknik altyapı tesisleri ile küçük sanayi siteleri vb. kullanımların da yer alabileceği, bu itibarla, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı ilke, esas ve kararlarına aykırılık taşımadığı, uyuşmazlığa konu donatı alanlarının mekansal dağılımının davacıların mülklerine isabet etmesinin, bölgede oluşmuş yoğun konut dokusunun varlığı ve bu dokudaki mülkiyet ve hak sahipliği yapısının karmaşıklığından kaynaklandığı göz önünde bulundurulduğunda dava konusu imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve tekniklerine uygun olduğu” şeklinde görüşlere yer verildiği ve bu görüşler esas alınarak davanın reddi yolunda verilen kararların Dairemizce de onanmak suretiyle kesinleştiği görülmektedir.
Davacı şirket tarafından lojistik amaçlı depolama alanı olarak kullanılan taşınmazın bulunduğu alanda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 15.06.2009 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı çerçevesinde bölgedeki imalat ve sanayi tesislerinin desantralizasyonunun gündeme geldiği ve bu karar doğrultusunda uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu bölgeye ilişkin plan bütünlüğü ve üst ölçekli plan kararları çerçevesinde dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının kabul edildiği taşınmazın kısmen ticaret ve hizmet alanı, kısmen park alanı, kısmen de yol alanı olarak belirlendiği, Firuzköy ve Üniversite Mahallelerinin sanayiden ticarete dönüştürülmesinin hedeflendiği, bu doğrultuda davacıya ait taşınmazın bulunduğu bölgenin genelinde sanayi fonksiyonuna yer verilmediği, bölgeye hizmet edecek şekilde gerekli donatı alanlarının oluşturulduğu, donatı alanlarının belirlenmesinde bütüncül hareket edildiği anlaşılmaktadır.
Kaldı ki, dosyada bulunan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı paftalarından, davacıya ait taşınmazı da kısmen kapsayan ve bitişiğindeki komşu parsellerle birlikte servis aldığı 20 m. en kesitindeki yol boyunca uzun bir bant şeklinde park alanı fonksiyonu getirildiği, 20 m. genişliğindeki taşıt yolunun devamlılığı bulunan ana arterlerden biri olduğu ve temyize konu karara esas alınan bilirkişi raporunda yola ilişkin ulaşım ilkeleri yönünden bir aykırılık tespit edilmediği görülmektedir.
Bu durumda, davacıya ait taşınmazın çevresiyle birlikte üst ölçekli çevre düzeni planı kararlarına uygun olarak sanayi kullanımından çıkarılarak ticaret ve hizmet alanı fonksiyonuna ayrılması ve bir kısmının plan bütünlüğü içindeki konumu ve çevresindeki fonksiyonlar gözetilerek park alanı ve sürekliliği olan taşıt yolu olarak belirlenmesine ilişkin dava konusu imar planlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, dava konusu nazım imar planı notlarının A.18 sayılı maddesinde, “Plan bütünlüğü çerçevesinde yer alan ve bu plandan önceki planlara göre yapılan mevcut sanayi ve/veya depolama/lojistik tesisleri; insan ve çevre sağlığı açısından risk oluşturmaması ve ilgili kurumların uygun görüşlerinin olması koşulları ile ömürlerini tamamlayıncaya kadar mevcudiyetlerini sürdürebilirler.” şeklindeki düzenlemenin belirsizlik oluşturmadığı, plan notu ile bilakis bölgedeki davacının da aralarında bulunduğu mevcut sanayi veya depolama tesislerine sahip taşınmaz maliklerinin mağduriyetinin önüne geçilmesinin hedeflendiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalıların temyiz isteminin kabulüne,
2.Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 24/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.